bugün
- namus takıntısı olan erkek17
- regl dönemi çirkinliği5
- karton toplayan cocuk evlenirse karısına bakar mı3
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi15
- namus4
- aya gidilmedi dünya düz aşı karşıtıyım3
- kadınlar sözlük5
- talkan ve curcan katliamları4
- pernado bey birader3
- güzel kızların isimleri9
- true'ya arkadan sahip olmak2
- sari renkli seker ibnesi2
- yazarların şu sıralar streslendikleri konular3
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- diyete başlama pazartesisi5
- müzisyen yazarlar3
- evde boş boş çerez yiyip bira içmek4
- 86 yıl sonra bile atatürk'e minnet duyulma sebebi3
- ibni tekerlek el keşiş dağı2
- halkım yok sayılıyor işte kürt sorunu benim5
- suni arabistan2
- emek hırsızı patronları ifşa etme akımı4
- sözlük yazarlarının suları3
- yarı seküler yarı muhafazakar birisi olmak2
- alarm ertelemek2
- yeni arabalarda tuş yerine ekran olması3
- bilgi için mi like için mi yazılır7
- aniden gelen boşluk hissi3
- evlenmeyi başaramamış kadın17
- ismet bin komsomol el tavariş ül raskolnikov4
- ona bir şey söyle14
- abd iran anlaşması3
- istanbul'da ortalama kiranın 42 bin tl olması3
- 61 yaşındaki anne oğlunun bebeğini doğurdu2
- buddy dude23
- kızına eşine bikini giydiren aile reisi7
- yeşil burun adaları4
- botların ekşiden başlık araklaması4
- deli1i6
- aydın ünal2
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı5
- deliliğin tedavisi10
- menzil terör örgütü metö4
- 15 haziran 2026 isveç tunus maçı3
- 14 haziran 2026 avustralyalının türk çocuğu x i2
- barış alper yılmaz6
- futbol5
- siyah carlsberg4
- diamond bosphoruss birader4
- tunus5
boy a, tam anlamıyla ıngiliz sinemasının kendini aklaması olarak kabul edilebilir.. hele hele harry potter ile giderek yükselen ıngiliz sineması artık final sınavını vermiştir desek, az bile gelir.. bafta televizyon ödülleri'08' de 7 adaylıkla giren film 4 ödülle çıkmıştır..
bunları geçip konuya gelecek olursak aslında çok klasik bir konu olan "kişisel hesaplaşma"yı işliyor, lakin gayet ilginç bir konuyla; çocukken işlediği cinayetin ardından hapis yatan jack'in hapisten çıktıktan sonra kendisine bir hayat kurmaya çalışmasını, yer yer geri dönüşlerle, anlatıyor..
jack'in, özellikle kız arkadaşına gerçeği söyleyip söylememekteki tereddütü insanda empati uyandıracak cinsten.. ve bir kaza sonrası küçük kızın hayatını kurtarıp kahraman ilan edildiği ofisindeki insanlar ciddi anlamda toplumsal eleştiri.. hani fıkrada geçer ya, aslanı öldürünce kahraman olan adamın yahudi olduğunu öğrenen alman gazetelerinin "cani adam" diye manşet atması; işte jack'in başına gelen de bu oluyor tam anlamıyla..
ınsanın hayatında dibe vurması olasıdır, ancak dibe vurduktan sonra tekrar yukarı çıkmayı da herkes beceremez.. jack ise iki kategoriye de girmiyor.. zira onun durumu farklı, onun hayatı pamuk ipliğine bağlı; internetteki ilanı gören herhangi biri tesadüfen o'nu sokakta görse kurduğu tüm düzen yıkılabilirdi.. o da bunun bilincinde olarak hayata çok sarılmadı ilk başlarda, seyirci de bu fikre alışır gibi olurken film hız kazandı, jack'in hayatına giren arkadaşları, sevgilisi oldu.. herşey yolunda giderken de bir sabah gelen telefonla film, ki burada vurgulamazsak olmaz telefon sahnesinden önceki sahnedeki "rüya" cidden çok etkileyici, değişik bir yol alıyor ve aldığı o yolda da bir bilinmeze giderek bitiyor.. yani jack'in iki kategoriye girmemesinin sebebi ikisinde de bulunmuş olması, yani kendi eliyle yüzeye çıkması ve başkası yüzünden de batması..
film gerçek anlamda "hesaplaşma"ya dayalı; kişinin kendisiyle hesaplaşması, baba - oğul hesaplaşması, toplum vicdanı hesaplaşması, adaletin hesaplaşması.. ızlerken kendi kendinize "ben olsaydım" diye defalarca sormanız gereken soruları yönelten film, gerçekten başarı gösteriyor ve sonunda insanı düşüncelere itiyor..
bunları geçip konuya gelecek olursak aslında çok klasik bir konu olan "kişisel hesaplaşma"yı işliyor, lakin gayet ilginç bir konuyla; çocukken işlediği cinayetin ardından hapis yatan jack'in hapisten çıktıktan sonra kendisine bir hayat kurmaya çalışmasını, yer yer geri dönüşlerle, anlatıyor..
jack'in, özellikle kız arkadaşına gerçeği söyleyip söylememekteki tereddütü insanda empati uyandıracak cinsten.. ve bir kaza sonrası küçük kızın hayatını kurtarıp kahraman ilan edildiği ofisindeki insanlar ciddi anlamda toplumsal eleştiri.. hani fıkrada geçer ya, aslanı öldürünce kahraman olan adamın yahudi olduğunu öğrenen alman gazetelerinin "cani adam" diye manşet atması; işte jack'in başına gelen de bu oluyor tam anlamıyla..
ınsanın hayatında dibe vurması olasıdır, ancak dibe vurduktan sonra tekrar yukarı çıkmayı da herkes beceremez.. jack ise iki kategoriye de girmiyor.. zira onun durumu farklı, onun hayatı pamuk ipliğine bağlı; internetteki ilanı gören herhangi biri tesadüfen o'nu sokakta görse kurduğu tüm düzen yıkılabilirdi.. o da bunun bilincinde olarak hayata çok sarılmadı ilk başlarda, seyirci de bu fikre alışır gibi olurken film hız kazandı, jack'in hayatına giren arkadaşları, sevgilisi oldu.. herşey yolunda giderken de bir sabah gelen telefonla film, ki burada vurgulamazsak olmaz telefon sahnesinden önceki sahnedeki "rüya" cidden çok etkileyici, değişik bir yol alıyor ve aldığı o yolda da bir bilinmeze giderek bitiyor.. yani jack'in iki kategoriye girmemesinin sebebi ikisinde de bulunmuş olması, yani kendi eliyle yüzeye çıkması ve başkası yüzünden de batması..
film gerçek anlamda "hesaplaşma"ya dayalı; kişinin kendisiyle hesaplaşması, baba - oğul hesaplaşması, toplum vicdanı hesaplaşması, adaletin hesaplaşması.. ızlerken kendi kendinize "ben olsaydım" diye defalarca sormanız gereken soruları yönelten film, gerçekten başarı gösteriyor ve sonunda insanı düşüncelere itiyor..
sosyal ahlak VE HAKLI-haksız, suçlu-suçsuz kavgası arasında gidip gelen muhteşem bir film.
8.5/10
resmi sitesi;
http://www.boyamovie.info/
8.5/10
resmi sitesi;
http://www.boyamovie.info/
"herkes ikinci bir şansı hak eder" felsefesiyle öne çıkan, oyunculuklarıyla göz dolduran ve kesinlikle izlenmesi gereken filmler arasında yer alan ingiliz filmi.
biraz ağır akan bir film olmasına rağmen konusu etkileyici. filmin anlayamadığım yanları jack'in beyaz balina'yı nasıl o kadar kolayca etkileyebildiği ayrıca zeka geriliği belli olan bir çocuğun nasıl böylesine suçlanabildiği.. filmin son sahnesinde jack'in söylediği o söz herşeyi açıklıyor aslında; 'kurtardığımız o kızı hatırla.' kendini bilmediği bir yaşta suç işleyen bir çocuk ıslah edilir ise insanlara yardımları da dokunabilir. ancak biz onların bu yönlerini görmekten her zaman kaçınırız.
andrew garfieldin en iyi filmi diyebilirim.gerçekten izlenmesi gerekir.
--spoiler--
hiçbirşey göründüğü gibi değildir.
--spoiler--
--spoiler--
hiçbirşey göründüğü gibi değildir.
--spoiler--
kaybetme hallerini duruluğu, ağırlığı, rensizliği ve yavan diliyle tam da olması gerektiği gibi harika bir şekilde anlatan, iddiasız ama mükemmel olan film.
Gösterişten uzak, sade, iyi noktalara değinen john crowley filmi. Günü zehir etmek isteyenler izleyebilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar