bugün
- clio klitorisin kısaltılmışıdır3
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak14
- anal ilişki yaparsak hemoroid olur muyuz2
- öğretmenlerin teneffüse ihtiyacı olması4
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum6
- nissan micra kullanan erkek11
- nemlendirici krem17
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek10
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın9
- hırsıza verilmeyen ceza hırsızı teşviktir2
- ab'nin birliğe almadan önce 15 yıl deneme süresi2
- nev18
- erlik4
- disco disco gezen insan8
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri10
- katatespizartmasi13
- oflamak3
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- haklısın özür dilerim seni seviyorum diyen kadın4
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- askerde özlenen şeyler8
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek24
- fon vurgunu56
- eskileri özlemek3
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- sadrazam torununun izmir'in üçte ikisini istemesi7
- çocukluk arkadaşlığı11
- 2006'nın 20 sene önce olması8
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız11
- mokv yaşıyor mu6
- teleferik6
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler9
- sözlük yazarlarının yapay zeka fotoğrafları5
- ağzı kokan arkadaş5
- bakın ne geldi6
- tabağın dibini ekmekle sıyıran kız6
- iri memeler6
- şu an ne isterdin14
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı55
- from gold from dust34
- kimsenin memleket takımı tutmaması18
- sophie dee'nin memeleri4
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- batı trakya müftülük atamalarına ankara tepkisi4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı26
- babaların babası5
- birbirine benzeyen ünlüler4
- parayı gazze için katlamak istedim4
boy a, tam anlamıyla ıngiliz sinemasının kendini aklaması olarak kabul edilebilir.. hele hele harry potter ile giderek yükselen ıngiliz sineması artık final sınavını vermiştir desek, az bile gelir.. bafta televizyon ödülleri'08' de 7 adaylıkla giren film 4 ödülle çıkmıştır..
bunları geçip konuya gelecek olursak aslında çok klasik bir konu olan "kişisel hesaplaşma"yı işliyor, lakin gayet ilginç bir konuyla; çocukken işlediği cinayetin ardından hapis yatan jack'in hapisten çıktıktan sonra kendisine bir hayat kurmaya çalışmasını, yer yer geri dönüşlerle, anlatıyor..
jack'in, özellikle kız arkadaşına gerçeği söyleyip söylememekteki tereddütü insanda empati uyandıracak cinsten.. ve bir kaza sonrası küçük kızın hayatını kurtarıp kahraman ilan edildiği ofisindeki insanlar ciddi anlamda toplumsal eleştiri.. hani fıkrada geçer ya, aslanı öldürünce kahraman olan adamın yahudi olduğunu öğrenen alman gazetelerinin "cani adam" diye manşet atması; işte jack'in başına gelen de bu oluyor tam anlamıyla..
ınsanın hayatında dibe vurması olasıdır, ancak dibe vurduktan sonra tekrar yukarı çıkmayı da herkes beceremez.. jack ise iki kategoriye de girmiyor.. zira onun durumu farklı, onun hayatı pamuk ipliğine bağlı; internetteki ilanı gören herhangi biri tesadüfen o'nu sokakta görse kurduğu tüm düzen yıkılabilirdi.. o da bunun bilincinde olarak hayata çok sarılmadı ilk başlarda, seyirci de bu fikre alışır gibi olurken film hız kazandı, jack'in hayatına giren arkadaşları, sevgilisi oldu.. herşey yolunda giderken de bir sabah gelen telefonla film, ki burada vurgulamazsak olmaz telefon sahnesinden önceki sahnedeki "rüya" cidden çok etkileyici, değişik bir yol alıyor ve aldığı o yolda da bir bilinmeze giderek bitiyor.. yani jack'in iki kategoriye girmemesinin sebebi ikisinde de bulunmuş olması, yani kendi eliyle yüzeye çıkması ve başkası yüzünden de batması..
film gerçek anlamda "hesaplaşma"ya dayalı; kişinin kendisiyle hesaplaşması, baba - oğul hesaplaşması, toplum vicdanı hesaplaşması, adaletin hesaplaşması.. ızlerken kendi kendinize "ben olsaydım" diye defalarca sormanız gereken soruları yönelten film, gerçekten başarı gösteriyor ve sonunda insanı düşüncelere itiyor..
bunları geçip konuya gelecek olursak aslında çok klasik bir konu olan "kişisel hesaplaşma"yı işliyor, lakin gayet ilginç bir konuyla; çocukken işlediği cinayetin ardından hapis yatan jack'in hapisten çıktıktan sonra kendisine bir hayat kurmaya çalışmasını, yer yer geri dönüşlerle, anlatıyor..
jack'in, özellikle kız arkadaşına gerçeği söyleyip söylememekteki tereddütü insanda empati uyandıracak cinsten.. ve bir kaza sonrası küçük kızın hayatını kurtarıp kahraman ilan edildiği ofisindeki insanlar ciddi anlamda toplumsal eleştiri.. hani fıkrada geçer ya, aslanı öldürünce kahraman olan adamın yahudi olduğunu öğrenen alman gazetelerinin "cani adam" diye manşet atması; işte jack'in başına gelen de bu oluyor tam anlamıyla..
ınsanın hayatında dibe vurması olasıdır, ancak dibe vurduktan sonra tekrar yukarı çıkmayı da herkes beceremez.. jack ise iki kategoriye de girmiyor.. zira onun durumu farklı, onun hayatı pamuk ipliğine bağlı; internetteki ilanı gören herhangi biri tesadüfen o'nu sokakta görse kurduğu tüm düzen yıkılabilirdi.. o da bunun bilincinde olarak hayata çok sarılmadı ilk başlarda, seyirci de bu fikre alışır gibi olurken film hız kazandı, jack'in hayatına giren arkadaşları, sevgilisi oldu.. herşey yolunda giderken de bir sabah gelen telefonla film, ki burada vurgulamazsak olmaz telefon sahnesinden önceki sahnedeki "rüya" cidden çok etkileyici, değişik bir yol alıyor ve aldığı o yolda da bir bilinmeze giderek bitiyor.. yani jack'in iki kategoriye girmemesinin sebebi ikisinde de bulunmuş olması, yani kendi eliyle yüzeye çıkması ve başkası yüzünden de batması..
film gerçek anlamda "hesaplaşma"ya dayalı; kişinin kendisiyle hesaplaşması, baba - oğul hesaplaşması, toplum vicdanı hesaplaşması, adaletin hesaplaşması.. ızlerken kendi kendinize "ben olsaydım" diye defalarca sormanız gereken soruları yönelten film, gerçekten başarı gösteriyor ve sonunda insanı düşüncelere itiyor..
sosyal ahlak VE HAKLI-haksız, suçlu-suçsuz kavgası arasında gidip gelen muhteşem bir film.
8.5/10
resmi sitesi;
http://www.boyamovie.info/
8.5/10
resmi sitesi;
http://www.boyamovie.info/
"herkes ikinci bir şansı hak eder" felsefesiyle öne çıkan, oyunculuklarıyla göz dolduran ve kesinlikle izlenmesi gereken filmler arasında yer alan ingiliz filmi.
biraz ağır akan bir film olmasına rağmen konusu etkileyici. filmin anlayamadığım yanları jack'in beyaz balina'yı nasıl o kadar kolayca etkileyebildiği ayrıca zeka geriliği belli olan bir çocuğun nasıl böylesine suçlanabildiği.. filmin son sahnesinde jack'in söylediği o söz herşeyi açıklıyor aslında; 'kurtardığımız o kızı hatırla.' kendini bilmediği bir yaşta suç işleyen bir çocuk ıslah edilir ise insanlara yardımları da dokunabilir. ancak biz onların bu yönlerini görmekten her zaman kaçınırız.
andrew garfieldin en iyi filmi diyebilirim.gerçekten izlenmesi gerekir.
--spoiler--
hiçbirşey göründüğü gibi değildir.
--spoiler--
--spoiler--
hiçbirşey göründüğü gibi değildir.
--spoiler--
kaybetme hallerini duruluğu, ağırlığı, rensizliği ve yavan diliyle tam da olması gerektiği gibi harika bir şekilde anlatan, iddiasız ama mükemmel olan film.
Gösterişten uzak, sade, iyi noktalara değinen john crowley filmi. Günü zehir etmek isteyenler izleyebilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar