bugün
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı10
- sarapci koala72
- fikir değiştirmek döneklik midir8
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın13
- arkadaşlar fasfakirim ya5
- şarapçının nick değişerek tepkilerden kurtulacanı4
- silver ile evlenecek erkek43
- evgeny grinko3
- islam sosyoloji ve psikolojiyi kabul ediyor mu2
- müdüre tamam aşkım diye mesaj atmak4
- teomancalmasur8
- cop316
- uzay gemisini değnekçiye bırakan uzaylı2
- uludağ sözlüğün müzikal yapısı4
- pazartesi diyete başlamak4
- sözlükteki akepeliler2
- düşen insana gülmek3
- dut çayı2
- dünün en beğenilen entry leri3
- mesajla verilmiş en büyük ayarlar8
- carrefour2
- ellerim bos gonlum hos29
- el chadaille bitshiabu9
- sözlükteki bot yazarlar3
- aşk-ı memnu4
- sokakta dayak atılan kadın görsen karışır mısın7
- rica etsem beni linçler misiniz13
- apartmanda ayakkabılarını kapı önüne bırakmak2
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki12
- sabahları nefret edilen şeyler15
- yüzüklerin efendisi6
- enayimiknatisi ile kavga etmek10
- sürü zekası8
- bik bik nedir niye bu kadar sevilesidir9
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak9
- avukat sevgili8
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı30
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- parayla saadet olması18
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı9
- imparatorice olmak ister miydiniz7
- nervio hamferdi10
- ruhun bir bedenden diğerine geçmesi5
- amedspor19
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir9
- ortama girince herkesin susması11
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
(bkz: bitki biyolojisi)
lanet olası bi ders.
bitki bilimiymiş sıçayım senin bitkinede sanada ya.
bitki bilimiymiş sıçayım senin bitkinede sanada ya.
Bahçe bilimidir. Evet.
görsel şöyle yerlere hastayım. botanik bahçesi.
gözlerim kan çanağına döndü yine, açıkçasıı çok aceleye gelsin istemiyorum amma bi iki bi şey söyleyip kaçıcam zaten. botanik bahçeler. botanik nedir botanik bahçe bi anlatım bozukluğu mudur orasını artık sizler bilirsiniz, beni karıştırmayın; bi terslik var gibi ama neyse.
görsel
ukrayna'da bi arkadaşımın evinde misafirim. brovary'de oturuyor ilk gün mesajla tarif etti bana şu numara şu renk atla gel diye ben beklicem seni durakta, tamam. bizim köy arabaları gibi ufak tefek bi araca bindim geçiyorum, yoldayım. tüm gün yorulmuşum kiev'de kaybolmuşum. sırt çantamda arkamdan asılıyor atıcam şimdi camdan aşağı. karanlık iyiden iyiye çöktü şehre. ukraynaca çok az bildiğimden pür dikkat şoför durak ismi söylerse diye dinliyorum. her koltukta konuşulanları duyuyorum, kulaklıktan yükselen sesi, yol çukurlarının saldırılarını, sürgülü camların kızak seslerini of. çok rahat biriyimdir ama karnımda acıktı durak falan kaçırıp geri de yürümek istemiyorum şansımı deneyip tam karşımda oturan hanımefendiye arkadaşımdan gelen mesajı açıp müsaadesi ile gösteriyorum. kadın gülümseyip tam kendi dilinde konuşmaya başlarken benim gülümsememle benden çok gülüp gözlerini tavana dikip muhtemel az kullanılmış ingilizce bilgilerini yoklayıp aynı yerde ineceğimizi söylüyor. harbi allah'ın sevilen kuluyum. çok zaman almadan bana davay komutu geliyor ve atlıyoruz ikimizde aşağı. çat pat tam burası diyor ama şanslıyım çok nazik birine denk geldiğimden bi süre arkadaşım hala gelmedi diye benimle beraber bekliyor. bu süre uzadıkça ben kadına mahçup olduğumdan binbir teşekkürle onu gitmeye ikna ediyorum ve gidiyor. ukraynalılar çok iyi mütevazi insanlar eğer giderseniz şahit olacaksınız hazırlıklı olun.
görsel
çok geçmeden arkadaşım geliyor elena. zayıf, çevik biri sporla uğraştığı belli. hızlı adımlarla bana doğru geliyor, belli ki aiesec grubundan fotoğrafıma bakmış beni tanıyor gülümseyerek geliyor çok yaklaştı. elena'nın ansızın çıkardığı sağ yumruğundan eğilerek sola küçük bi adımla kurtuluyorum, mesafeyi çok iyi ayarlıyorum sol kroşem için harika bi konumdaki yüzünü kaçırıyorum, sağ adımımı geri çekip distancetan çıkıp parmak ucumla tekrar giriyorum ve sağ direkt ile direncini kırıyorum. puffff! elena bana sarılıyor ve eski bi dost gibi bugün neler yaptığını heyecanla anlatıyor. ne zaman biriyle tanışsam biriyle yakınlaşsam istemsizce ziihnimin içinde bu senaryolar beliriyor engel olamıyorum. her zaman evet her zaman.
görsel
karanlık ara sokaklara giriyoruz ve bi kaç sokak aşağıdaki iki katlı evlerine varıyoruz. ailesiyle tanışıp uyuyorum. gündüz kieve geçiyoruz akşam üstü o eve dönüyor ben misafir olduğumu unutup densizlik ediyorum ve eve gece yarııs varıyorum. uzun yıllar üniversitede kuryelik yaptığımdan sokakları tanımak hiç zor olmuyor benim için alt katta ışıklar sürekli değişiyor perdede belli ki babası daha yatmamış. nasıl bi adamsa sabah 7 de kalktığımda da ayaktaydı gece 2 hala ayakta elena sağolsun aşağı içip kapıyı açıyor bana yatmadan bahçede bi sigara daha içip hatam için kendisinden af diliyorum hiç sorun etmeyip beni rahatlatıyor sigaramın izmaritni tam bahçe duvarından dışarı atarken nononono diye çıkışıyor bana ama nafile attım bile sonrasında öğreniyorum ki babası her sabah evin dört bi yanını temizlermiş yolda dahil evet ve izmaritlerin hepsini eliyle toplarmış sigarayı sokağa atanlarada söylenirmiş. diğer mahçubiyetim yetmezmiş gibi bunla yerin dibine girip uyuyorum.
görsel
sabah erkenden kalkıp bakıyorum üst kattaki odamdan bakıyorum babası yolu garajı her tarafı adam etmiş benim izmarit de yok canım sıkılıyor sabah sabah. öğreniyorum ki babası emekli askermiş hah işte bu. uykuyu hiç sevmeyen ben bu adamın disiplinine hayranlık duyuyorum ulan bu benden de az uyuyor benden çok da iş yapıyor muhteşem.
görsel
kahvaltıda sohbet ediyoruz kolunda subay dövmesi falan var benim dövmeme laf atıp sataşıyor sanki ben anlıyormuşum gibi ukraynaca konuşuyor benle. ben de iyi iş çıkartıyorum ama anlıyorum anlamıyorum sohbet bi şekilde akıyor gidiyor. çok da güzel bi bahçesi var adamın nasıl olmasın. köy hayatını bilenler bilir köyde hayat erken başlar çiçekler beklemez bahçe beklemez hayvan beklemez sütçü beklemez imam beklemez pazar beklemez dondurmacı beklemez.
adam diyor ki erken yapılacak işler bunlar sabah kalkıp su vermek ister, günlük budamak ister, zamanında ilaçlamak ister, zamanında koparmak ister bakmak ister.. bi kez daha saygı duyuyorum kendisine ve vedalaşıyorum.
çok uzattım ancak bu hayat uykuya pek gelmez iki gözüm. demem o ki ah bu çiçekler yok mu çiçekler bağ bahçe çayır çimen sevmek ister sevilmek ister emek ister ilgi ister. değiştirebiliriz kuzum bi kedinin bi köpeğin bi çocuğun bi çiçeğin hayatını yahu diyorum ki kendimizi değiştirebiliriz kendimizi; kendimizle her şeyi.
görsel
gözlerim kan çanağına döndü yine, açıkçasıı çok aceleye gelsin istemiyorum amma bi iki bi şey söyleyip kaçıcam zaten. botanik bahçeler. botanik nedir botanik bahçe bi anlatım bozukluğu mudur orasını artık sizler bilirsiniz, beni karıştırmayın; bi terslik var gibi ama neyse.
görsel
ukrayna'da bi arkadaşımın evinde misafirim. brovary'de oturuyor ilk gün mesajla tarif etti bana şu numara şu renk atla gel diye ben beklicem seni durakta, tamam. bizim köy arabaları gibi ufak tefek bi araca bindim geçiyorum, yoldayım. tüm gün yorulmuşum kiev'de kaybolmuşum. sırt çantamda arkamdan asılıyor atıcam şimdi camdan aşağı. karanlık iyiden iyiye çöktü şehre. ukraynaca çok az bildiğimden pür dikkat şoför durak ismi söylerse diye dinliyorum. her koltukta konuşulanları duyuyorum, kulaklıktan yükselen sesi, yol çukurlarının saldırılarını, sürgülü camların kızak seslerini of. çok rahat biriyimdir ama karnımda acıktı durak falan kaçırıp geri de yürümek istemiyorum şansımı deneyip tam karşımda oturan hanımefendiye arkadaşımdan gelen mesajı açıp müsaadesi ile gösteriyorum. kadın gülümseyip tam kendi dilinde konuşmaya başlarken benim gülümsememle benden çok gülüp gözlerini tavana dikip muhtemel az kullanılmış ingilizce bilgilerini yoklayıp aynı yerde ineceğimizi söylüyor. harbi allah'ın sevilen kuluyum. çok zaman almadan bana davay komutu geliyor ve atlıyoruz ikimizde aşağı. çat pat tam burası diyor ama şanslıyım çok nazik birine denk geldiğimden bi süre arkadaşım hala gelmedi diye benimle beraber bekliyor. bu süre uzadıkça ben kadına mahçup olduğumdan binbir teşekkürle onu gitmeye ikna ediyorum ve gidiyor. ukraynalılar çok iyi mütevazi insanlar eğer giderseniz şahit olacaksınız hazırlıklı olun.
görsel
çok geçmeden arkadaşım geliyor elena. zayıf, çevik biri sporla uğraştığı belli. hızlı adımlarla bana doğru geliyor, belli ki aiesec grubundan fotoğrafıma bakmış beni tanıyor gülümseyerek geliyor çok yaklaştı. elena'nın ansızın çıkardığı sağ yumruğundan eğilerek sola küçük bi adımla kurtuluyorum, mesafeyi çok iyi ayarlıyorum sol kroşem için harika bi konumdaki yüzünü kaçırıyorum, sağ adımımı geri çekip distancetan çıkıp parmak ucumla tekrar giriyorum ve sağ direkt ile direncini kırıyorum. puffff! elena bana sarılıyor ve eski bi dost gibi bugün neler yaptığını heyecanla anlatıyor. ne zaman biriyle tanışsam biriyle yakınlaşsam istemsizce ziihnimin içinde bu senaryolar beliriyor engel olamıyorum. her zaman evet her zaman.
görsel
karanlık ara sokaklara giriyoruz ve bi kaç sokak aşağıdaki iki katlı evlerine varıyoruz. ailesiyle tanışıp uyuyorum. gündüz kieve geçiyoruz akşam üstü o eve dönüyor ben misafir olduğumu unutup densizlik ediyorum ve eve gece yarııs varıyorum. uzun yıllar üniversitede kuryelik yaptığımdan sokakları tanımak hiç zor olmuyor benim için alt katta ışıklar sürekli değişiyor perdede belli ki babası daha yatmamış. nasıl bi adamsa sabah 7 de kalktığımda da ayaktaydı gece 2 hala ayakta elena sağolsun aşağı içip kapıyı açıyor bana yatmadan bahçede bi sigara daha içip hatam için kendisinden af diliyorum hiç sorun etmeyip beni rahatlatıyor sigaramın izmaritni tam bahçe duvarından dışarı atarken nononono diye çıkışıyor bana ama nafile attım bile sonrasında öğreniyorum ki babası her sabah evin dört bi yanını temizlermiş yolda dahil evet ve izmaritlerin hepsini eliyle toplarmış sigarayı sokağa atanlarada söylenirmiş. diğer mahçubiyetim yetmezmiş gibi bunla yerin dibine girip uyuyorum.
görsel
sabah erkenden kalkıp bakıyorum üst kattaki odamdan bakıyorum babası yolu garajı her tarafı adam etmiş benim izmarit de yok canım sıkılıyor sabah sabah. öğreniyorum ki babası emekli askermiş hah işte bu. uykuyu hiç sevmeyen ben bu adamın disiplinine hayranlık duyuyorum ulan bu benden de az uyuyor benden çok da iş yapıyor muhteşem.
görsel
kahvaltıda sohbet ediyoruz kolunda subay dövmesi falan var benim dövmeme laf atıp sataşıyor sanki ben anlıyormuşum gibi ukraynaca konuşuyor benle. ben de iyi iş çıkartıyorum ama anlıyorum anlamıyorum sohbet bi şekilde akıyor gidiyor. çok da güzel bi bahçesi var adamın nasıl olmasın. köy hayatını bilenler bilir köyde hayat erken başlar çiçekler beklemez bahçe beklemez hayvan beklemez sütçü beklemez imam beklemez pazar beklemez dondurmacı beklemez.
adam diyor ki erken yapılacak işler bunlar sabah kalkıp su vermek ister, günlük budamak ister, zamanında ilaçlamak ister, zamanında koparmak ister bakmak ister.. bi kez daha saygı duyuyorum kendisine ve vedalaşıyorum.
çok uzattım ancak bu hayat uykuya pek gelmez iki gözüm. demem o ki ah bu çiçekler yok mu çiçekler bağ bahçe çayır çimen sevmek ister sevilmek ister emek ister ilgi ister. değiştirebiliriz kuzum bi kedinin bi köpeğin bi çocuğun bi çiçeğin hayatını yahu diyorum ki kendimizi değiştirebiliriz kendimizi; kendimizle her şeyi.
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar