bir prensiptir.

asla borç vermem, çünkü biliyorum ki birine borç verdiğinizde en yakınınız bile olsa bir süre sonra en uzağınız haline gelir. geciktirse, ödeyemese içiniz sıkılır, her yaptığı size batmaya başlar. "bana borcu var bilmem nerede bira içiyor şerefsiz, önce borcunu ödesin." diye düşünmeye başlıyorsunuz bir süre sonra. o da ödeyemeyecekse sizinle görüşmek istemiyor, kaçıyor, uzaklaşıyor.

karnı açsa, gelsin soframızda arkadaşlarımızın hep yeri var. isterse her gün her öğün yesin içsin. başını sokacak yeri yoksa evimiz açık, gelsin istediği kadar kalsın. ancak borç istemesin.
© copyright 2005 - 2026