bugün
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı31
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- 40 lı yaşların en güzel dönem olması2
- sözlükteki ilişki skandalı20
- gilded'in iyi bir insan olduğu gerçeği10
- doktorluğu en zor tıbbi branş2
- keşke geri dönse dediğiniz yazarlar16
- tc kimlik numarası ile sigara almak2
- arkadaşlar ben ölsem üzülür müsünüz13
- keko bir erkek tarafından sevilmek16
- punchline2
- ehliyetsiz araba kullanmak5
- çok kötü ve kırgın hissettiğinizde ne yapıyorsunuz13
- bu saatte uyumayan yazarlar9
- karton toplayan piç5
- filistin54
- morkstar2
- müge anlı ve esra erol gittikten sonra atv10
- dişçi olmak ergen olmaya engel mi9
- uludağ sözlükte birbirleriyle çıkan yazarlar10
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen29
- sözlüğün ne güzel kız yazarı12
- bana onu sormayin32
- her şey yolundaysa ve mutluysanız ne yapıyorsunuz7
- en iyi kadir inanır filmi9
- camın başında oturup karı kız kesen tip6
- ne kadar yaşlısın22
- anın görüntüsü25
- şu an sahip olduğunuz sosyal uygulamalar6
- yazarların ilk arabası10
- macron adamdır14
- gokyuzunun silinen rengi2
- para mı saygınlık mı6
- bu nasıl bir gün resmen bitti amk4
- kartoncu ibnesi4
- antipanik'in sözlüğe vedası4
- joseph shomolo kuschca8
- fait bey saik bey asabiyanik biraderdir8
- gece sohbet edilecek meslek grupları4
- uludağ sözlük yönetimini protesto ediyoruz7
- aşkın güzellikle alakasının olmaması5
- en sevdiğiniz seks pozisyonu nedir anketi7
- kim jong un'a darbe yapmak2
- tenha bir bar bulup barmenle sohbet etmek4
- hay senin 31 vardı öldü mü4
- hımm ok5
- royall stars5
- sevgilim dediğin kisiyi satar mısın7
- et döner dürüm3
- bu yazar sadece arkadaşlarından mesaj alıyor8
I. Albert (Alber okunur) (d. 8 Nisan 1875, Brüksel - ö. 17 Şubat 1934 Marche-les-Dames) 23 Aralık 1909'dan ölümüne kadar tahtta oturan üçüncü Belçika kralı, Saksonya Dükü, Saxe-Cobourg-Gotha Prensi. Flandre Kontu Prens Philip ve Prenses Marie de Hohenzollern-Sigmaringen'in oğluydu. 2 Ekim 1900'de Bavyera Düşesi Élisabeth ile evlendi. Bu evlilikten üç çocukları oldu:
III. Léopold
Prens Charles, Flandre Kontu, 1944 ila 1951 arasında Belçika tahtı vekili.
Marie-José, Belçika Prensesi, italya Kraliçesi (1946).
I. Dünya Savaşı'ndan sonra, I. Albert, ülkesini işgal eden Almanya'ya ait olduğu gerekçesiyle Saksonya Dükü ve Saxe-Cobourg-Gotha Prensi ünvanlarını terk etti. Buna karşın, bu ünvanlar resmi belgelerde (doğum ve ölüm kayıtları, vb.) varlıklarını sürdürmektedir.
1893 ila 1909'da Prens Albert senatörlük yaptı, ülkenin kara, deniz ve demiryolu ulaştırma altyapısının geliştirilmesi için çalıştı. 1906'da fakir balıkçı gençler için deniz kıyısında Ibis Kraliyet Okulu'nu açtı.
Basit bir hayat yaşayan, gösterişten hoşlanmayan I. Albert ve eşi, halk tarafından çok sevildi. II. Léopold'ün ardından 23 Aralık 1909'da kral oldu. Brüksel'deki taç giyme töreninde büyük bir kalabalık toplandı ve tezahüratta bulundu. I. Albert, hem Fransızca hem de Flemenkçe yemin ederek tahta geçen ilk kral oldu.
I. Albert'in hükümranlığının ilk yıllarından itibaren Avrupa'da gerilim artıyor, ülkeler paktlara katılıyor ve ordularını güçlendiriyordu. 1913'te Almanya ve Fransa'ya giderek ülkesinin tarafsızlığı konusunda israr etti, topraklarının işgal edilmemesi için çaba gösterdi. Zorunlu askerlik kanununu onayladı. Bu sayede 180.000 kişiden oluşan Belçika ordusu, 340.000 kişiye çıktı.
1914'de Cihan Harbi başladı. 2 Ağustos'ta Almanya Belçika'ya bir ultimatum verdi: Alman ordularının serbest geçişine izin vermezse, Almanya, Belçika'yı düşman kabul edecekti. Albert bunu reddetti ve ordunun komutasını aldı. 4 Ağustos'ta Alman ordusu sınırı geçti. Liège ve Anvers'deki kanlı çarpışmalardan sonra 15 Ekim'de Belçika ordusu Yser nehrinin gerisine çekildi ve bu hattı dört yıl boyunca savundu.
Kral, Le Havre'a kaçan hükümetin peşinden gitmedi, ordusunun başında kaldı. Askerleri cesaretlendirmek için düzenli olarak cephe hattına gitti. Cesareti, kendisine "asker kral" ve "süvari kral" lakâplarının takılmasına neden oldu.
I. Dünya Savaşı'nın ardından Kral I. Albert, Versailles'daki barış görüşmelerinde ülkesini temsil etti. Bu görüşmelerde ülkesinin çıkarlarını savunduğu gibi, Almanya'nın ağır koşullar altında aşırı derecede ezilmesini de önledi. Bundan sonra kendini savaşta harap olan ülkesinin yeniden inşa edilmesine adadı. Bu çalışmaların en iyi örneği, Liège ve Anvers şehirleri arasında, kendi ismini taşıyan kanaldır. Bir bilim tutkunu olarak, 1928'de Ulusal Bilimsel Araştırma Fonu (le Fonds National de la Recherche Scientifique (F.N.R.S.))'nu kurdu. Ülkeyi bölmeye başlayan etnik soruna çok duyarlı davranarak Gent Üniversitesi'nin 1930'da Flemenkçe tedrisata geçmesini destekledi. I. Albert, Eşi Kraliçe Élisabeth ile birlikte pek çok sanatçı, yazar ve biliminsanının arkadaşıydı.
Hobi olarak kaya tırmanışı yapmaya başladı, ancak 17 Şubat 1934'te Meuse vadisinde, Namur yakınlarındaki Marche-les-Dames kayalıklarında düşerek öldü. Laeken'deki Notre-Dame Kilisesindeki kraliyet kabrinde, atalarının mezarlarının yanına defnedildi.
Kişiliği, savaş yıllarındaki yararlıkları, fedarkârlığı ve maceralı ölümü, I. Albert'in kamuoyu nezdinde efsaneleşmesine neden oldu.
http://tr.wikipedia.org/w...el%C3%A7ika_Kral%C4%B1%29
III. Léopold
Prens Charles, Flandre Kontu, 1944 ila 1951 arasında Belçika tahtı vekili.
Marie-José, Belçika Prensesi, italya Kraliçesi (1946).
I. Dünya Savaşı'ndan sonra, I. Albert, ülkesini işgal eden Almanya'ya ait olduğu gerekçesiyle Saksonya Dükü ve Saxe-Cobourg-Gotha Prensi ünvanlarını terk etti. Buna karşın, bu ünvanlar resmi belgelerde (doğum ve ölüm kayıtları, vb.) varlıklarını sürdürmektedir.
1893 ila 1909'da Prens Albert senatörlük yaptı, ülkenin kara, deniz ve demiryolu ulaştırma altyapısının geliştirilmesi için çalıştı. 1906'da fakir balıkçı gençler için deniz kıyısında Ibis Kraliyet Okulu'nu açtı.
Basit bir hayat yaşayan, gösterişten hoşlanmayan I. Albert ve eşi, halk tarafından çok sevildi. II. Léopold'ün ardından 23 Aralık 1909'da kral oldu. Brüksel'deki taç giyme töreninde büyük bir kalabalık toplandı ve tezahüratta bulundu. I. Albert, hem Fransızca hem de Flemenkçe yemin ederek tahta geçen ilk kral oldu.
I. Albert'in hükümranlığının ilk yıllarından itibaren Avrupa'da gerilim artıyor, ülkeler paktlara katılıyor ve ordularını güçlendiriyordu. 1913'te Almanya ve Fransa'ya giderek ülkesinin tarafsızlığı konusunda israr etti, topraklarının işgal edilmemesi için çaba gösterdi. Zorunlu askerlik kanununu onayladı. Bu sayede 180.000 kişiden oluşan Belçika ordusu, 340.000 kişiye çıktı.
1914'de Cihan Harbi başladı. 2 Ağustos'ta Almanya Belçika'ya bir ultimatum verdi: Alman ordularının serbest geçişine izin vermezse, Almanya, Belçika'yı düşman kabul edecekti. Albert bunu reddetti ve ordunun komutasını aldı. 4 Ağustos'ta Alman ordusu sınırı geçti. Liège ve Anvers'deki kanlı çarpışmalardan sonra 15 Ekim'de Belçika ordusu Yser nehrinin gerisine çekildi ve bu hattı dört yıl boyunca savundu.
Kral, Le Havre'a kaçan hükümetin peşinden gitmedi, ordusunun başında kaldı. Askerleri cesaretlendirmek için düzenli olarak cephe hattına gitti. Cesareti, kendisine "asker kral" ve "süvari kral" lakâplarının takılmasına neden oldu.
I. Dünya Savaşı'nın ardından Kral I. Albert, Versailles'daki barış görüşmelerinde ülkesini temsil etti. Bu görüşmelerde ülkesinin çıkarlarını savunduğu gibi, Almanya'nın ağır koşullar altında aşırı derecede ezilmesini de önledi. Bundan sonra kendini savaşta harap olan ülkesinin yeniden inşa edilmesine adadı. Bu çalışmaların en iyi örneği, Liège ve Anvers şehirleri arasında, kendi ismini taşıyan kanaldır. Bir bilim tutkunu olarak, 1928'de Ulusal Bilimsel Araştırma Fonu (le Fonds National de la Recherche Scientifique (F.N.R.S.))'nu kurdu. Ülkeyi bölmeye başlayan etnik soruna çok duyarlı davranarak Gent Üniversitesi'nin 1930'da Flemenkçe tedrisata geçmesini destekledi. I. Albert, Eşi Kraliçe Élisabeth ile birlikte pek çok sanatçı, yazar ve biliminsanının arkadaşıydı.
Hobi olarak kaya tırmanışı yapmaya başladı, ancak 17 Şubat 1934'te Meuse vadisinde, Namur yakınlarındaki Marche-les-Dames kayalıklarında düşerek öldü. Laeken'deki Notre-Dame Kilisesindeki kraliyet kabrinde, atalarının mezarlarının yanına defnedildi.
Kişiliği, savaş yıllarındaki yararlıkları, fedarkârlığı ve maceralı ölümü, I. Albert'in kamuoyu nezdinde efsaneleşmesine neden oldu.
http://tr.wikipedia.org/w...el%C3%A7ika_Kral%C4%B1%29
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar