bugün
- azrail gelse ona ne derdiniz8
- g i l d e d l i l y9
- ümmetçilerin apo sevgisi6
- evde fare görmek4
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı10
- sevdiğine şiir yazabilen kaslı ve yakışıklı erkek3
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- hangi üye hangisiydi hepsi karıştı6
- bana onu sormayin6
- benkimki4
- duygusal yerine fiziksel ilişki tercih etmek2
- ayran fetişisti3
- yengeç burcu erkeklerinin yengeç gibi olması2
- köfteci yusuf3
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
- sakal erkeğin peçesidir2
- özgür özel14
- silinen hesap 0145677
- insan sevmemek7
- arkadaşlar zall gitti3
- 12 ağustos 20263
- turhan çömez2
- yunus bülbül2
- gammazlık3
- altındaki 45 tl zararımı kim ödeyecek sorunsalı8
- aç karnına kahve içmek6
- gratisin içini merak etmek10
- diamond bey dönsün kampanyası2
- arabada sigara içilir mi6
- kavganız bittiyse artık bilgi içeriği girelim3
- uludağ sözlük te kaç hesabınız var4
- kaçan kovalanır mı sizce4
- sözlükte küfür eden insanlar3
- vücut ölçüleri ile nick almak2
- martılara simit atmak2
- hoşlanılan kızla soğuk hava deposunda buluşmak5
- eline krem süren erkek6
- yapay zekadan akıl almak6
- özlü sözler2
- iş yerinde dikkat edilmesi gereken tipler4
- fake yazarların sanki biraz daha iyi yazması3
- çerçeve yasa24
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması3
- polonya2
- sebahattin şirin16
- yani kısaca deriz ki5
- renault 96
- 11 ağustos 2026 sturm graz fenerbahçe maçı6
- ciddi ilişki yaşayamamak5
- robot moderatör2
I. Albert (Alber okunur) (d. 8 Nisan 1875, Brüksel - ö. 17 Şubat 1934 Marche-les-Dames) 23 Aralık 1909'dan ölümüne kadar tahtta oturan üçüncü Belçika kralı, Saksonya Dükü, Saxe-Cobourg-Gotha Prensi. Flandre Kontu Prens Philip ve Prenses Marie de Hohenzollern-Sigmaringen'in oğluydu. 2 Ekim 1900'de Bavyera Düşesi Élisabeth ile evlendi. Bu evlilikten üç çocukları oldu:
III. Léopold
Prens Charles, Flandre Kontu, 1944 ila 1951 arasında Belçika tahtı vekili.
Marie-José, Belçika Prensesi, italya Kraliçesi (1946).
I. Dünya Savaşı'ndan sonra, I. Albert, ülkesini işgal eden Almanya'ya ait olduğu gerekçesiyle Saksonya Dükü ve Saxe-Cobourg-Gotha Prensi ünvanlarını terk etti. Buna karşın, bu ünvanlar resmi belgelerde (doğum ve ölüm kayıtları, vb.) varlıklarını sürdürmektedir.
1893 ila 1909'da Prens Albert senatörlük yaptı, ülkenin kara, deniz ve demiryolu ulaştırma altyapısının geliştirilmesi için çalıştı. 1906'da fakir balıkçı gençler için deniz kıyısında Ibis Kraliyet Okulu'nu açtı.
Basit bir hayat yaşayan, gösterişten hoşlanmayan I. Albert ve eşi, halk tarafından çok sevildi. II. Léopold'ün ardından 23 Aralık 1909'da kral oldu. Brüksel'deki taç giyme töreninde büyük bir kalabalık toplandı ve tezahüratta bulundu. I. Albert, hem Fransızca hem de Flemenkçe yemin ederek tahta geçen ilk kral oldu.
I. Albert'in hükümranlığının ilk yıllarından itibaren Avrupa'da gerilim artıyor, ülkeler paktlara katılıyor ve ordularını güçlendiriyordu. 1913'te Almanya ve Fransa'ya giderek ülkesinin tarafsızlığı konusunda israr etti, topraklarının işgal edilmemesi için çaba gösterdi. Zorunlu askerlik kanununu onayladı. Bu sayede 180.000 kişiden oluşan Belçika ordusu, 340.000 kişiye çıktı.
1914'de Cihan Harbi başladı. 2 Ağustos'ta Almanya Belçika'ya bir ultimatum verdi: Alman ordularının serbest geçişine izin vermezse, Almanya, Belçika'yı düşman kabul edecekti. Albert bunu reddetti ve ordunun komutasını aldı. 4 Ağustos'ta Alman ordusu sınırı geçti. Liège ve Anvers'deki kanlı çarpışmalardan sonra 15 Ekim'de Belçika ordusu Yser nehrinin gerisine çekildi ve bu hattı dört yıl boyunca savundu.
Kral, Le Havre'a kaçan hükümetin peşinden gitmedi, ordusunun başında kaldı. Askerleri cesaretlendirmek için düzenli olarak cephe hattına gitti. Cesareti, kendisine "asker kral" ve "süvari kral" lakâplarının takılmasına neden oldu.
I. Dünya Savaşı'nın ardından Kral I. Albert, Versailles'daki barış görüşmelerinde ülkesini temsil etti. Bu görüşmelerde ülkesinin çıkarlarını savunduğu gibi, Almanya'nın ağır koşullar altında aşırı derecede ezilmesini de önledi. Bundan sonra kendini savaşta harap olan ülkesinin yeniden inşa edilmesine adadı. Bu çalışmaların en iyi örneği, Liège ve Anvers şehirleri arasında, kendi ismini taşıyan kanaldır. Bir bilim tutkunu olarak, 1928'de Ulusal Bilimsel Araştırma Fonu (le Fonds National de la Recherche Scientifique (F.N.R.S.))'nu kurdu. Ülkeyi bölmeye başlayan etnik soruna çok duyarlı davranarak Gent Üniversitesi'nin 1930'da Flemenkçe tedrisata geçmesini destekledi. I. Albert, Eşi Kraliçe Élisabeth ile birlikte pek çok sanatçı, yazar ve biliminsanının arkadaşıydı.
Hobi olarak kaya tırmanışı yapmaya başladı, ancak 17 Şubat 1934'te Meuse vadisinde, Namur yakınlarındaki Marche-les-Dames kayalıklarında düşerek öldü. Laeken'deki Notre-Dame Kilisesindeki kraliyet kabrinde, atalarının mezarlarının yanına defnedildi.
Kişiliği, savaş yıllarındaki yararlıkları, fedarkârlığı ve maceralı ölümü, I. Albert'in kamuoyu nezdinde efsaneleşmesine neden oldu.
http://tr.wikipedia.org/w...el%C3%A7ika_Kral%C4%B1%29
III. Léopold
Prens Charles, Flandre Kontu, 1944 ila 1951 arasında Belçika tahtı vekili.
Marie-José, Belçika Prensesi, italya Kraliçesi (1946).
I. Dünya Savaşı'ndan sonra, I. Albert, ülkesini işgal eden Almanya'ya ait olduğu gerekçesiyle Saksonya Dükü ve Saxe-Cobourg-Gotha Prensi ünvanlarını terk etti. Buna karşın, bu ünvanlar resmi belgelerde (doğum ve ölüm kayıtları, vb.) varlıklarını sürdürmektedir.
1893 ila 1909'da Prens Albert senatörlük yaptı, ülkenin kara, deniz ve demiryolu ulaştırma altyapısının geliştirilmesi için çalıştı. 1906'da fakir balıkçı gençler için deniz kıyısında Ibis Kraliyet Okulu'nu açtı.
Basit bir hayat yaşayan, gösterişten hoşlanmayan I. Albert ve eşi, halk tarafından çok sevildi. II. Léopold'ün ardından 23 Aralık 1909'da kral oldu. Brüksel'deki taç giyme töreninde büyük bir kalabalık toplandı ve tezahüratta bulundu. I. Albert, hem Fransızca hem de Flemenkçe yemin ederek tahta geçen ilk kral oldu.
I. Albert'in hükümranlığının ilk yıllarından itibaren Avrupa'da gerilim artıyor, ülkeler paktlara katılıyor ve ordularını güçlendiriyordu. 1913'te Almanya ve Fransa'ya giderek ülkesinin tarafsızlığı konusunda israr etti, topraklarının işgal edilmemesi için çaba gösterdi. Zorunlu askerlik kanununu onayladı. Bu sayede 180.000 kişiden oluşan Belçika ordusu, 340.000 kişiye çıktı.
1914'de Cihan Harbi başladı. 2 Ağustos'ta Almanya Belçika'ya bir ultimatum verdi: Alman ordularının serbest geçişine izin vermezse, Almanya, Belçika'yı düşman kabul edecekti. Albert bunu reddetti ve ordunun komutasını aldı. 4 Ağustos'ta Alman ordusu sınırı geçti. Liège ve Anvers'deki kanlı çarpışmalardan sonra 15 Ekim'de Belçika ordusu Yser nehrinin gerisine çekildi ve bu hattı dört yıl boyunca savundu.
Kral, Le Havre'a kaçan hükümetin peşinden gitmedi, ordusunun başında kaldı. Askerleri cesaretlendirmek için düzenli olarak cephe hattına gitti. Cesareti, kendisine "asker kral" ve "süvari kral" lakâplarının takılmasına neden oldu.
I. Dünya Savaşı'nın ardından Kral I. Albert, Versailles'daki barış görüşmelerinde ülkesini temsil etti. Bu görüşmelerde ülkesinin çıkarlarını savunduğu gibi, Almanya'nın ağır koşullar altında aşırı derecede ezilmesini de önledi. Bundan sonra kendini savaşta harap olan ülkesinin yeniden inşa edilmesine adadı. Bu çalışmaların en iyi örneği, Liège ve Anvers şehirleri arasında, kendi ismini taşıyan kanaldır. Bir bilim tutkunu olarak, 1928'de Ulusal Bilimsel Araştırma Fonu (le Fonds National de la Recherche Scientifique (F.N.R.S.))'nu kurdu. Ülkeyi bölmeye başlayan etnik soruna çok duyarlı davranarak Gent Üniversitesi'nin 1930'da Flemenkçe tedrisata geçmesini destekledi. I. Albert, Eşi Kraliçe Élisabeth ile birlikte pek çok sanatçı, yazar ve biliminsanının arkadaşıydı.
Hobi olarak kaya tırmanışı yapmaya başladı, ancak 17 Şubat 1934'te Meuse vadisinde, Namur yakınlarındaki Marche-les-Dames kayalıklarında düşerek öldü. Laeken'deki Notre-Dame Kilisesindeki kraliyet kabrinde, atalarının mezarlarının yanına defnedildi.
Kişiliği, savaş yıllarındaki yararlıkları, fedarkârlığı ve maceralı ölümü, I. Albert'in kamuoyu nezdinde efsaneleşmesine neden oldu.
http://tr.wikipedia.org/w...el%C3%A7ika_Kral%C4%B1%29
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar