bugün
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı26
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- halife olacağım7
- her şeyden anlayan adam edası4
- her şeye sahip insan mutsuzluğu4
- evliliğin anlamı11
- alexander sörloth3
- yazarların bu seneki tatil yeri tercihi8
- kürtsüz türkiye10
- hilafet gelsin mi6
- türkiye türklerin ve kendini türk hissedenleridir7
- herkese pas veren kız barselonada oynasın3
- beyazconverse nickli yazar erkek mi3
- windows 982
- anın görüntüsü33
- ülkücülerin gerçek yüzleri6
- sophie dee'nin memeleri3
- fenerbahçe15
- ülkücülük vs atsızcılık vs atatürkçülük7
- zafer ve iyi partinin ortak adayı mansur yavaş8
- kelly divine ın götü2
- güne bir şarkı bırak2
- beyazconverse birader2
- dünyanın en güzel evi4
- sanayi devrimi bitene kadar uyuyoruz arkadaşlar4
- uludağ sözlük yapay zeka moderatörü6
- hakkı yenen türkler de dağa çıksın6
- gökten çikolata yağması4
- gece vakti yolda karşılaşılan sümüklü sapık3
- haşlanmış kurbağa sendromu3
- kadir mısıroğlu vs abdullah öcalan5
- nervio hamferdi7
- amerikan kuklası halife2
- atsız milliyetçiliği vs atatürk milliyetçiliği4
- başarılı olmuş tek akımın ümmetçilik olması3
- genç atatürkçüler partisi3
- fesli alagavatın gençliği2
- ayak fetişistlerini onurlu yaşama davet2
- türk vatandaşı yerine eşit yurttaşlık yeni parti4
- gecekonduda otururken dünyanın en zengini oluverme2
- fenerbahçe nin en iyi kadrosu3
- çok sıkıcı adamlarsınız lan2
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı18
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması14
- 16 ağustos 2026 amed erzurumspor maçı4
- atsızcı veletler2
- suçluları topluma kazandırmalıyız insanı3
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği9
- hala mansur yavaş'tan medet umanlar var2
- ismet gürbüz4
sade atakumda değil, bütün samsunda var olan dönercidir, ama sonu yakındır, teker teker kapatıyor.
Girişi bile insanı duygulandıran, erkut taçkın şarkısıdır.
Kaldı ki arada erkut taçkın şiir edasında seslendirir şarkıyı o anda da verir duyguyu.
Sözlerinden Film çekilir denilen şarkıdır.
Kaldı ki arada erkut taçkın şiir edasında seslendirir şarkıyı o anda da verir duyguyu.
Sözlerinden Film çekilir denilen şarkıdır.
hikaye gibi şarkı. dinlerken beyaz ev, o evde yaşananlar. hepsi kafada canlanıveriyor.
O ev beni çağırır gel gör gidemem sensiz, dırıruım.
En güzel türkçe parçalardan biridir. Erkut taçkın ın yorumu bana maço bir erkeğin ağlayışını çağrıştırır.
Samsunda bulunan meşhur bir dönerci. Ama bir çalıkuşu değildir.
erkut taçkın'ın sacha distel 'in la casa d irene 'sinden arakladığı romantik şarkı.
https://www.youtube.com/watch?v=9Ww70wcGXhw
https://www.youtube.com/watch?v=o6qWE1N12M0
https://www.youtube.com/watch?v=9Ww70wcGXhw
https://www.youtube.com/watch?v=o6qWE1N12M0
orada tatmıştık mutluluğu
kaldı uzakta o en derin haz.
kaldı uzakta o en derin haz.
Gelmiş geçmiş en iyi türkçe şarkıdır.
orjinali için;
(bkz: A Casa d Irene)
(bkz: A Casa d Irene)
ertuç taçkın'ın söylediği muazzam şarkıdır. 70'lere özlem duyan 90 çocuklarının şarkılarından..
1981 yılında yemin ederek ABD Başkanlığına göreve başlamasından yaklaşık bir ay sonra dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan ve eşi Nancy Reagan, Beyaz Sarayda akşam yemeğini yedikten sonra hiç beklemedikleri bir sürprizle karşılaşırlar. Görevli garson yemeğin hesap faturasını getirmiştir. Baş kahyanın bir garsonla gönderdiği hesap faturasında sadece o akşamın değil son bir ayın bütün yemeklerinin hesabı da yer almaktadır. Sadece yemekler de değil
Ağırladıkları kişisel misafirlerin, bir aydır kullandıkları kuru temizleme hizmetinden, diş fırçası, diş macunu, temizlik ve parfümeri malzemelerine kadar bütün kişisel malzemelerin ücreti de miktarlarıyla beraber kaydedilmiştir. Ronald Reagan, hesabın büyüklüğüne şaşırsa da görevlinin getirdiği faturayı gülümseyerek alır ve muhasebeye maaşından ödenmesi talimatı verir. Kocasının aksine Nancy Reaganın şaşkınlığı çok daha büyüktür. Anılarında, kimse bize Başkan ve Eşinin Beyaz Sarayda yaşarken yedikleri yemeklere ve kullandıkları günlük malzemelere para ödemek zorunda olduklarından bahsetmemişti diye anlatıyor o şaşkınlık anını. Aslında, ABD kamuoyunun büyük çoğunluğu da pek bilmiyordu. ABD eski Başkanı Bill Clintonun eşi ve birinci Obama döneminin dışişleri bakanı Hillary Clintonın, bu yıl yayınlanan Hard Choices kitabının Haziran ayındaki tanıtım ve imza gezilerinden birinde, Beyaz Saraydan ayrıldıkları zaman, borç içinde ve beş parasız olduklarını söylemesi, sosyal medyada büyük yankı yapmıştı. Hillary Clinton, sekiz yıl kaldıkları Beyaz Saraydan taşınınca Washington DCde ve New Yorkta mortgage kredisiyle iki ev aldıklarını, bu kredi ile kızları Chelseanin Stanford Üniversitesi parasının kendilerini, 2001 kışında 12 milyon dolar borcu olan olan bir aile haline getirdiğini anlatacaktı. Borç batağından, Bill Clintonın art arda yayınlanan kitaplarının, ücretli konuşmalarının gelirleriyle düzlüğe çıkacaklardı. Son borçlarını da 2004 yılında ödeyerek borçlarını temizleyeceklerdi.
Peki, 8 yıl boyunca yıllık ortalama 500 bin dolar maaşı olan ve kira gideri olmayan bir aile niçin Beyaz Saraydan beş parasız ayrılacaktı? Nancy Reaganı çok şaşırtan sebepten dolayı
ABD Başkanları Beyaz Saraya kira ödemez ama onun dışındaki herşey maaşlarından kesilir. Beyaz Saray, devletin ABD Başkanı için tahsis ettiği misafirhanedir ve orada 4 ya da 8 yılını geçirmek zorunda olan her aile, kendilerinin ve kişisel misafirlerinin bütün masraflarını kendisi karşılamak durumundadır. Sadece resmi devlet konuklarının ağırlanma masrafını Amerikan vergi mükellefleri öder. Geri kalan kişisel mutfak giderleri, hizmet ve malzemelerin ücreti Başkan ve ailesine aittir. Başkan takım elbiselerinin kuru temizleme ücretini kendisi ödemek zorundadır. Kaybolan düğmesinin yerine alınacak yenisinin de, ayakkabılarının boya ve cilasının da Konutun başkan ve ailesinin kaldıkları kısmındaki temizlikçi, garson ve hizmetçilerin çalıştıkları süredeki saat ücretini de başkan öder. Kısacası, kira ve elektrik faturası dışında kendileri için harcanan her kuruşu devlete ödemek zorundadırlar.
Çünkü, ABD bir monarşi değil bir cumhuriyettir ve bu konut da bir saray değil bir evdir. Amerikalılar buraya saray demiyor zaten, o bizim yakıştırmamız. Washington DCde 1600 Pennsylvania Avenue adresinde bulunan dünyanın bu en ünlü evinin adı Türkçeye yanlış şekilde Beyaz Saray diye çevirilmiş olsa da, aslında ingilizcedeki orijinal adı White House yani Beyaz Evdir. Ve ABDye devlet başkanı seçildi diye kimse, devletin parasını keyfince harcayamaz. Sadece bu ev içinde de değil her yerde ABD Başkanı, şehir dışı tatil masraflarını, haftasonlarını geçirmek istediğinde Camp Davidteki dinlenme evinin haftasonu masraflarını kendi cebinden karşılamak zorunda. Yine örneğin başkan, ABD Başkanlık uçağına, devlet delegasyonundan olmayan tek bir kişi bile bindirecekse, (kardeşi bile olsa), bir ticari yolcu uçağının first class uçak bileti miktarınca devlete para ödemek zorundadır.
Gerald Fordtan George W. Busha kadar 6 başkan döneminde bu evin baş kahyası (chief usher) olmuş Gary Waltersın deyişi ile, başkan ve ailesi bu evin 4 veya 8 yıllık kira sözleşmesine sahip kiracılarıdır. istedikleri yemekler pişirilir, malzemeler ve ürünler istedikleri markalardan seçilir ama parasını Amerikan halkı değil, Başkan ve ailesi maaşlarından öder. Ve doğal olarak fiyatın yüksekliğine alışmaları zaman alır. Çünkü başkanlar ve ailelerine verilen hizmet 5 yıldızlı otel kalitesinde olduğu gibi başkanın bunlar için ödeyeceği para da 5 yıldızlı otel fiyatları düzeyindedir. Devlet konutu diye cüzi ücretlendirme yapılmaz. Walters, yemek, hizmet ve malzemelerin pahalı olduğundan yakınmayan tek bir first aile hatırlamıyorum diyor. Hatırladığı en büyük tepki ise Jimmy Carterın eşi Rosalynn Cartera ait. Memleketleri Atlantada yemeğin de malzemelerin de çok daha ucuz olduğunu söyleyip durmuş aylarca. Ama first ladynin şikayetleri, fiyatları aşağı çekmeye yetmemiş. George W. Bushun eşi Laura Bush da, Spoken from the Heart adlı anı kitabında, Beyaz Sarayda yaşamanın ne kadar pahalı olduğundan yakınıyor. Onu en çok zorlayan konulardan biri de, hergün saçlarını yapan kuaföre, devleti temsil edeceği törenlere giderken bile olsa, ücretini kendisinin ödemesi olmuş. Bayan Bush kitabında, faturanın aylık geldiğini ve Başkan ve eşi ile iki kızının bütün yemeklerinin, kullandıkları bütün kişisel malzemelerin, kuru temizleme dahil tüm hizmetlerin, garsonların ve temizlik görevlilerinin saat başı ücretinin, özel misafirlerinin tüm msaraflarının bu faturada yer aldığını yazıyor. Faturada ağzımı açık bırakan kalemler de vardı diye aktaran Bayan Bush şu örneği veriyor:
Ülkenin First Ladysi olarak giyeceğim kıyafetlerin de özel tasarım olması gerektiği şartı vardı ama elbisenin ücretinin yanı sıra bu tasarımların ücreti de yine benden tahsil ediliyordu.
ABD Başkanlarının maaşına en son 1999 yılında zam yapıldı. Buna göre ABD Başkanın çıplak maaşı yıllık 400 bin dolar civarında. 50 bin dolar da görev tazminatı ödenir. Bu her iki ödeme de vergiye dahildir. Başkan bunların gelir vergisini ödemek zorunda. Bunların yanı sıra başkanın gezileri için, vergiden muaf yıllık 100 bin dolar harcırah ödenir. Ancak, Beyaz Saray faturasının yüksekliği göz önüne alındığında bir ABD Başkanı, maaşının neredeyse tamamını aylık giderlerine harcar. Yani ayrıca bir serveti yoksa, Beyaz Sarayda ucu ucuna yaşamak durumunda Belki de bu yüzden Başkan Gerald Ford, Beyaz Evi, Bugüne kadar gördüğüm en lüks sosyal yardım konutu diye tanımlamıştı.
Beyaz Ev, kompleks bir yapıdır. Aynı anda hem bir konut, hem bir müze ve hem de bir devlet dairesidir. ABD dünyanın süper gücü olmasına rağmen, Beyaz Ev, dünyadaki en büyük devlet başkanı sarayı değil, aksine büyük devletler içindeki en küçük devlet başkanlığı konutlarından biridir. Sadece bir katından, dünyanın en büyük devletinin yürütme organı yönetilir. 1700lerin dünyasında 13 kolonili devlet için inşa edilmiş, bugün dünya lideriyiz. Bu ihtiyaca uygun çok daha büyük bir saray yapalım diyen tek bir başkan bile olmamıştır. Kimsenin aklına böyle bir şey gelmez. Çünkü, Beyaz Ev, ABD demokrasisinde devamlılığın da sembolüdür.Ve yine Beyaz Ev, kendi toplumundan izole bir yer de değil. Dünyada, içinde başkan yaşadığı halde halkının ziyaretine açık tek devlet başkanlığı konutudur. Çünkü Amerikan tarihinin en önemli kültür müzesidir. Haftalık ortalama ziyaretçi sayısı 30 bindir. Başkanın penceresinin bir kaç on metre uzağındaki bahçe demirliğinin önü ise ABDnin en ünlü gösteri ve protesto yeridir.
Beyaz Ev, başkanlar için kalıcı bir ihtişam ve keyif sarayı değil geçici bir barınma ve hizmet yeridir. Başkan Trumana göre, dışı çok gösterişli bir hapishaneden başka bir şey değildi. Ronald Reagan ise, buradaki yılları boyunca kendisini sürekli bir akvaryum balığı gibi hissettiğini anlatır. Michelle Obama da geçtiğimiz yıl, çok iyi dekore edilmiş bir hapishane olarak niteleyecekti. Bu eve kiracı başkanlar aileleriyle gelir geçer. Mülk sahibi Amerikan halkı ve demokrasisidir. Bu gerçeği, bir hizmetçisi, Baba George Bushun eşi Barbara Busha şöyle söyler bir gün:
Buraya her dört yılda bir başkanlar gelir gider Biz kalıcıyız.
CEMAL TUNÇDEMiR
http://amerikabulteni.com...yinda-oturmanin-faturasi/
Peki, 8 yıl boyunca yıllık ortalama 500 bin dolar maaşı olan ve kira gideri olmayan bir aile niçin Beyaz Saraydan beş parasız ayrılacaktı? Nancy Reaganı çok şaşırtan sebepten dolayı
ABD Başkanları Beyaz Saraya kira ödemez ama onun dışındaki herşey maaşlarından kesilir. Beyaz Saray, devletin ABD Başkanı için tahsis ettiği misafirhanedir ve orada 4 ya da 8 yılını geçirmek zorunda olan her aile, kendilerinin ve kişisel misafirlerinin bütün masraflarını kendisi karşılamak durumundadır. Sadece resmi devlet konuklarının ağırlanma masrafını Amerikan vergi mükellefleri öder. Geri kalan kişisel mutfak giderleri, hizmet ve malzemelerin ücreti Başkan ve ailesine aittir. Başkan takım elbiselerinin kuru temizleme ücretini kendisi ödemek zorundadır. Kaybolan düğmesinin yerine alınacak yenisinin de, ayakkabılarının boya ve cilasının da Konutun başkan ve ailesinin kaldıkları kısmındaki temizlikçi, garson ve hizmetçilerin çalıştıkları süredeki saat ücretini de başkan öder. Kısacası, kira ve elektrik faturası dışında kendileri için harcanan her kuruşu devlete ödemek zorundadırlar.
Çünkü, ABD bir monarşi değil bir cumhuriyettir ve bu konut da bir saray değil bir evdir. Amerikalılar buraya saray demiyor zaten, o bizim yakıştırmamız. Washington DCde 1600 Pennsylvania Avenue adresinde bulunan dünyanın bu en ünlü evinin adı Türkçeye yanlış şekilde Beyaz Saray diye çevirilmiş olsa da, aslında ingilizcedeki orijinal adı White House yani Beyaz Evdir. Ve ABDye devlet başkanı seçildi diye kimse, devletin parasını keyfince harcayamaz. Sadece bu ev içinde de değil her yerde ABD Başkanı, şehir dışı tatil masraflarını, haftasonlarını geçirmek istediğinde Camp Davidteki dinlenme evinin haftasonu masraflarını kendi cebinden karşılamak zorunda. Yine örneğin başkan, ABD Başkanlık uçağına, devlet delegasyonundan olmayan tek bir kişi bile bindirecekse, (kardeşi bile olsa), bir ticari yolcu uçağının first class uçak bileti miktarınca devlete para ödemek zorundadır.
Gerald Fordtan George W. Busha kadar 6 başkan döneminde bu evin baş kahyası (chief usher) olmuş Gary Waltersın deyişi ile, başkan ve ailesi bu evin 4 veya 8 yıllık kira sözleşmesine sahip kiracılarıdır. istedikleri yemekler pişirilir, malzemeler ve ürünler istedikleri markalardan seçilir ama parasını Amerikan halkı değil, Başkan ve ailesi maaşlarından öder. Ve doğal olarak fiyatın yüksekliğine alışmaları zaman alır. Çünkü başkanlar ve ailelerine verilen hizmet 5 yıldızlı otel kalitesinde olduğu gibi başkanın bunlar için ödeyeceği para da 5 yıldızlı otel fiyatları düzeyindedir. Devlet konutu diye cüzi ücretlendirme yapılmaz. Walters, yemek, hizmet ve malzemelerin pahalı olduğundan yakınmayan tek bir first aile hatırlamıyorum diyor. Hatırladığı en büyük tepki ise Jimmy Carterın eşi Rosalynn Cartera ait. Memleketleri Atlantada yemeğin de malzemelerin de çok daha ucuz olduğunu söyleyip durmuş aylarca. Ama first ladynin şikayetleri, fiyatları aşağı çekmeye yetmemiş. George W. Bushun eşi Laura Bush da, Spoken from the Heart adlı anı kitabında, Beyaz Sarayda yaşamanın ne kadar pahalı olduğundan yakınıyor. Onu en çok zorlayan konulardan biri de, hergün saçlarını yapan kuaföre, devleti temsil edeceği törenlere giderken bile olsa, ücretini kendisinin ödemesi olmuş. Bayan Bush kitabında, faturanın aylık geldiğini ve Başkan ve eşi ile iki kızının bütün yemeklerinin, kullandıkları bütün kişisel malzemelerin, kuru temizleme dahil tüm hizmetlerin, garsonların ve temizlik görevlilerinin saat başı ücretinin, özel misafirlerinin tüm msaraflarının bu faturada yer aldığını yazıyor. Faturada ağzımı açık bırakan kalemler de vardı diye aktaran Bayan Bush şu örneği veriyor:
Ülkenin First Ladysi olarak giyeceğim kıyafetlerin de özel tasarım olması gerektiği şartı vardı ama elbisenin ücretinin yanı sıra bu tasarımların ücreti de yine benden tahsil ediliyordu.
ABD Başkanlarının maaşına en son 1999 yılında zam yapıldı. Buna göre ABD Başkanın çıplak maaşı yıllık 400 bin dolar civarında. 50 bin dolar da görev tazminatı ödenir. Bu her iki ödeme de vergiye dahildir. Başkan bunların gelir vergisini ödemek zorunda. Bunların yanı sıra başkanın gezileri için, vergiden muaf yıllık 100 bin dolar harcırah ödenir. Ancak, Beyaz Saray faturasının yüksekliği göz önüne alındığında bir ABD Başkanı, maaşının neredeyse tamamını aylık giderlerine harcar. Yani ayrıca bir serveti yoksa, Beyaz Sarayda ucu ucuna yaşamak durumunda Belki de bu yüzden Başkan Gerald Ford, Beyaz Evi, Bugüne kadar gördüğüm en lüks sosyal yardım konutu diye tanımlamıştı.
Beyaz Ev, kompleks bir yapıdır. Aynı anda hem bir konut, hem bir müze ve hem de bir devlet dairesidir. ABD dünyanın süper gücü olmasına rağmen, Beyaz Ev, dünyadaki en büyük devlet başkanı sarayı değil, aksine büyük devletler içindeki en küçük devlet başkanlığı konutlarından biridir. Sadece bir katından, dünyanın en büyük devletinin yürütme organı yönetilir. 1700lerin dünyasında 13 kolonili devlet için inşa edilmiş, bugün dünya lideriyiz. Bu ihtiyaca uygun çok daha büyük bir saray yapalım diyen tek bir başkan bile olmamıştır. Kimsenin aklına böyle bir şey gelmez. Çünkü, Beyaz Ev, ABD demokrasisinde devamlılığın da sembolüdür.Ve yine Beyaz Ev, kendi toplumundan izole bir yer de değil. Dünyada, içinde başkan yaşadığı halde halkının ziyaretine açık tek devlet başkanlığı konutudur. Çünkü Amerikan tarihinin en önemli kültür müzesidir. Haftalık ortalama ziyaretçi sayısı 30 bindir. Başkanın penceresinin bir kaç on metre uzağındaki bahçe demirliğinin önü ise ABDnin en ünlü gösteri ve protesto yeridir.
Beyaz Ev, başkanlar için kalıcı bir ihtişam ve keyif sarayı değil geçici bir barınma ve hizmet yeridir. Başkan Trumana göre, dışı çok gösterişli bir hapishaneden başka bir şey değildi. Ronald Reagan ise, buradaki yılları boyunca kendisini sürekli bir akvaryum balığı gibi hissettiğini anlatır. Michelle Obama da geçtiğimiz yıl, çok iyi dekore edilmiş bir hapishane olarak niteleyecekti. Bu eve kiracı başkanlar aileleriyle gelir geçer. Mülk sahibi Amerikan halkı ve demokrasisidir. Bu gerçeği, bir hizmetçisi, Baba George Bushun eşi Barbara Busha şöyle söyler bir gün:
Buraya her dört yılda bir başkanlar gelir gider Biz kalıcıyız.
CEMAL TUNÇDEMiR
http://amerikabulteni.com...yinda-oturmanin-faturasi/
geç keşfettiğim türk rock müziğinin önderlerinden erkut taçkın'ın müthiş eseri.
samsun kurupelit e şube açılmasını istediğimiz dürümleriyle ünlü restaurant. bu kadar öğrenci potansiyeli olan bir yere daha önceden düşünülüp açılmaması zaten hatadır.
samsun'da birbirinin benzeri dönercilerin ön plana çıkanlarından biri.
hacettepe beytepe kampüsünde hacettepe akademik personeli ve mezunlarına hizmet veren restoran.
hacettepeye ilk başladığımda adı tuhaf gelmişti. hep bi ev gibi hayal etmiştim orayı hani oturma odası, kileri ve yerde halıları olan.
yemekleri güzeldir, personeli naziktir ancak müdavimleri göz önünde bulundurulduğunda kasvetlidir. mezun kartınız ya da akademik kimliğiniz yoksa kampüse zor girersiniz ama girebilirseniz beyaz ev sizindir. haa sever miyim yine de? evet severim. sonuçta beytepede dir.
hacettepeye ilk başladığımda adı tuhaf gelmişti. hep bi ev gibi hayal etmiştim orayı hani oturma odası, kileri ve yerde halıları olan.
yemekleri güzeldir, personeli naziktir ancak müdavimleri göz önünde bulundurulduğunda kasvetlidir. mezun kartınız ya da akademik kimliğiniz yoksa kampüse zor girersiniz ama girebilirseniz beyaz ev sizindir. haa sever miyim yine de? evet severim. sonuçta beytepede dir.
romence: casa alba
sözleri fikret şeneş'e, müziği leonardo schultz'a ait superstar'83 albümünün hüzünlü ajda pekkan şarkısı. şarkıyı dinledikçe gözünüzde bahsi geçen beyaz ev canlanıveriyor, ama bunun ötesinde iç acıtan bi' yanı var şarkının. söylenememiş, söze dökülememiş hüznünüzü saçıyor etrafa. keşkeler dolduruveriyor sonra etrafı, bi' sigara yakıp dalıveriyor insan çok da geçmiş olmayan geçmişe.
--alıntı--
burdan geçerken seni ararım nedense
durur gözlerim o beyaz evin bahçesinde
hergün yüzünde aynı hüzünle gizlensen de
mutsuzluğun beni çağırıyor gel diye
dursam yanında tanımazsın ki görünce
nerden bilirsin sevdiğimi gönüllerce
oysa yakından sana dokunsam ben kendimce
bir de konuşabilsem neler söylerdim dinle
acı var gözyaşında topla ver bana
bir de gülen gözlerle bak dünyaya
unutman için zaman katsam sana
ölümsüz yaşam varsa bulsam sana
en güzel yıllarımı saklasam en sona
--alıntı--
--alıntı--
burdan geçerken seni ararım nedense
durur gözlerim o beyaz evin bahçesinde
hergün yüzünde aynı hüzünle gizlensen de
mutsuzluğun beni çağırıyor gel diye
dursam yanında tanımazsın ki görünce
nerden bilirsin sevdiğimi gönüllerce
oysa yakından sana dokunsam ben kendimce
bir de konuşabilsem neler söylerdim dinle
acı var gözyaşında topla ver bana
bir de gülen gözlerle bak dünyaya
unutman için zaman katsam sana
ölümsüz yaşam varsa bulsam sana
en güzel yıllarımı saklasam en sona
--alıntı--
erkut tackın'ın enfes şarkısı. böyle şarkılar yapılmıyor artık ...
http://yetmisler-seksenle...erkut-tackn-beyaz-ev.html
http://yetmisler-seksenle...erkut-tackn-beyaz-ev.html
kamer genç'in sık sık gittiği restoran. *
(bkz: la casa d irene)
Restauranttır.
(bkz: Severek gidiyoruz)
(bkz: Severek gidiyoruz)
amerikan başkanının konakladığı ev. ingilizcesi "the white house". fransızlar " la maison blanche", ispanyollar " casa blanca" derken bizim "akıllılar" neden evi saray diye çevirmişler ve yüceltmişler anlamak mümkün değil. onlar değil mi bize "hindi" diyen.
atakum'a da şube açmasıyla beraber, bana kilo problemi yaşatacak dürümcü.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar