bugün

/638
birbirine paralel iki doğrudur.
aşk bazen;
bir öküzün tekrar buzağı olduğu andır.

(bkz: möö)
yazmıyacağım bu başlığa dedim ama yazacağım. aşk nedir ?..hımm ( sakalını sıvazlayan bir pai mei edası ile düşüncelere dalıp, sakemden bir fırt alıyorum )hani kanuni demiş ya olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.. evet alakasız bir örnek oldu. ama bu ne idüğü belirsiz soyutlukta, hayatımızın içine gelip en alakasız yerde, çiçekli böcekli cümleler kurdurup sıçmıyor mu..? hem de sen daha kuramsal teoriyi çözecek iken; bir anda fizik-matematik- kimya, aragon - ahmet telli - ümit yaşar üçgenine dönüşmüyor mu ?hani yedi cihana göğüs geren bir alp er( eril olarak ) olsan, bir sikimdirik güzel-çirkin-akıllı-deli-mal (bkz: daha gider bu), çıkıp seni yedi düvele rezil etmiyor mu.? elinde kurt başlı hançerinle, çotakancılık oynayacağını düşlerken, bir bakıyorsun elinde dandik papatya fal bakıyorsun "seviyor - sevmiyor"..bu ne lan şimdi. acıyı bal eyleyip içiyorsun.. kan kusuyorsun "kızılcık şerbeti içtim sana da vereyim mi" diyorsun. en olmadık yerinden , en olmadık zamanın da yakalayan, bir hain semenderdir aşk.. ötesi benim için muamma...
AŞK
Aşk kaçmaktan çok kovalamayı sever,
Görmekten çok özlemeyi,
Dokunmaktan çok düşlemeyi,
Ve aşk öyle haindir ki,
Nerde imkansız varsa onu sever...

özdemir asaf
aşktı o
aşktı o! değiştiren tüm gecelerimi,
aşktı o! beni durup durup yenileyen,
oydu, duygulu yapan hoyrat ellerimi,
oydu, doludizgin gidişime dur diyen..

bir bıçağın keskin yüzünde kan lekesiydim,
aşktı yine beni yıkayan, arıtan su,
boyle ak pak olacağımı bilir miydim,
içimde açmasaydı o sevmek duygusu?

ben bir tutsağım şimdi sevgiye, gönüllü,
çözmeyin ellerimi, zincirlerim kalsın,
görsün prangalarım o doğacak günü,
ve bu dünyaya aşk dolu şiirlerim kalsın..

seninle her yerde güzel, her zaman yeni
istemem, sensiz hatırlamasınlar beni...

ümit yaşar oğuzcan
durup durup kirlendim yaşadıkça,
aşktı beni yıkayan, arıtan su,
dünyamı saran bir uçtan bir uca,
hep o bir gün sevememek korkusu..

ümit yaşar oğuzcan
herkesin bir şey sandığı özünde veletliğimizden kelli bize pompalanan film, söz,müzik, olayımsılar sayesinde kafamızın içinde var olan dogmatik kavram.iyi anlaştığın ya da kötü anlaştığın insan vardır.eğer iyi anlaştığın insanla sevişebiliyorsan aha bu da aşktır.sevişemiyorsan arkadaştır kankadır falan filandır.niye bu kadar kıllandırıp peri masalı haline getirmeye çalışıyorlar, neden bu kadar abartıp kendilerini yoruyorlar anlaşılmaz.ben de inanmadım mı vaktiyle inandım ama vakit kaybından başka birşey değilmiş kuru kuru aşk.anlaşmakta lazımmış.haa tabularına sığınıp sevişen insanlara orospu ya da hiç kızın geleceğini düşünmez mi diyen insanlar bana aaa hayvana bak aşkla seksi aynı şey zannediyor diyebilir. ama bu insanlar mahkumdur kafalarındaki dogmalara. yazık lan der geçerim.son olarakta hepinizi yanaklarınızdan öperim.*
hararetli bir gecenin sabahında aynanın karşısına gecip hasar tespiti yapan sevgiliyi izlemektir.
ateşten bir gömlektir. bi kere giydin mi yakar bedenini.. ya hiç giymeyeceksin bu gömleği ya da giydin mi katlanacaksın acısına..
aşk kırık kalp demektir.erişilemeyen erişildiği zamanda bitendir.
bır gun dimdik yurumenıze bazende koltuk degneklerıyle yurumenıze sebeb olandır.
keşke olsam denilen hastalıktır.
acı veren ruhsal bir hastalıktır.
bitti sanarken en ufak bir şeyden hatırlanıp delilikler yaptırasıdır.
galiba en çok entry girilendir aynı zamanda. halüsinasyondur. bir vardır, bir yoktur.
çay bardağında bırakılan dudak payı kadar bile uzak kalamamaktır gözlerine. *
'biz de duvar yazısıyız' adlı kitapta gördüğüm bir aşk tanımı:
hissetmediğin hisleri, hissettiğin anda, hissettiğin his; aşktır! **
sınıfca pikniğe gidilmiştir. gülünür eğlenilir. otobüs sizi tekrar dersanenin önüne getirir.
ayrılırken hoşlandığın kız yanına gelir. "yarın görüşmek üzere" der ve yanağını hafifçe öper.
eve giden otobüse binersin. otobüs camının yansımasında kendini görürsün. hiç bişey düşünmediğin halde
yüzünde aptal bi gülümseme vardır. aşktır bu.

edit:imla
bağlanmak
paylaşmak
sadakat
saygı
hoşgörü
anlayış
bekleyiş
tutku....vs.

aşık olan kişinin her zaman sadık kalacağı duygular;
umutsuzca bağlanır,
karşılıksız paylaşır,
her zaman sadıktır,
elinden geldiği kadar saygılıdır,
bir çok şeyi hoşgörür,
sevgiliyi anlamaya çalışır, anlayışla karşılar,
daima bekler,
tutku bütün duyguların çarpanı ve sonsuz olmasını sağlayan tek vasıta.
* aşk, beklenmedik bir anda kalbinizin size muştuladığı ve sizin tarafınızdan kurulan bir ülkedir. başlarda, çoğunlukla iki kişi tarafından kurulduğu düşünülür; ancak sonlara doğru anlaşılır ki bu ülkeyi kuran sizmişsiniz, yöneten ise o imiş...

* bu ülkenin işgali için o kadar çok talip çıkar ki...
kibir, gurur, saygısızlık, anlayışsızlık, kıskançlık, şayia vs. işte bunların hepsi ve daha fazlası sizin rikkatle kurduğunuz bu ülkeyi talan etmeye niyetlenmiş tuzaklardır. eğer siz aşkınızdan mutmainseniz bütün bu tuzaklar size, ülkenize başka yerlerden gelmiş rüzgar gibi gelir. yeter ki bu rüzgar sizi savurmasın, yeter ki aşık olduğunuz kişiyle el ele tutuşup rüzgara karşı yürüyecek gücünüz olsun.
ağzına sıçıp senin tuvalete bile sıçmana müsade etmeyendir.
mazoşistliğin bir numaralı örneğidir, acısını bir tattırdımı bünyeye çektikçe çekesi gelir bünyenin... doymaz bir türlü o acıya, isot acısı gibi tatlı acıdır ama bir yerden sonra kabız yapabilir, eğer o acı tatlılaşmadan devam ederse ilerlemeye basura bile yol açabilir.

edit: ruhuda bedenide helak eder aq.
aşk bir sarmaşık, sarılmışız. ****
aşk bir sudur
iç iç kudur
aşkın tarifi budur
anlamadıysan kudur
belli bir yaştan sonra kaybolan ve yerine mantığa bırakan şey.
© copyright 2005 - 2026