bugün

/636
çürük diş kokusu gibidir.
bile bile tutsaklıktır.
*
bir boktur yemeyen yoktur.
araya cinsellik girince soğuyan hadise.
bulanık boktan bir sudur aşk, insanın her seferinde kendini görmek için eğildiği.
geceyle gündüzün hiç bir şey ifade etmemesi değildir aşk. geceyle gündüzün hatta her saatin her dakikanın takvim yapraklarının tek bir şeyi söylemesidir.
onu kaybetme korkusu can korkusundan da öte olan duygusal olduğunu düşünmediğim tamamen kutsal olan olay.
insaf et, aşk güzel bir iştir!

Sen, kendi şehvetine ve arzularına aşk adını takmışsın;
Halbuki şehvetten kurtulup aşka ulaşabilmek için yol çok uzundur. (mevlana)
aşk, sevdiğine kitap yazmaya benzer. sen onu yaşadıkça yazarsın, o seni okur okur anlamaz.
Aşk:aslında kimsenin tam olarak tarif edemediği, bütün duyguları içinde barından tuhaf anlaşılmaz bir şeydir.
"mumdan bir kayıkla, ateşten denizleri geçmektir." diye anlatmış şeyh galip.
elif şafak romanı.
ben seni nasıl incitebilirim, ayağına bir öpücük kondurayım desem, kirpiklerimin dikeni ayağına batarda rahatsız eder diye korkarım.

kime ait bilmiyorum ama aşk budur.
hani şu insanı komik gösteren şey.
çekmece gibi, hızlı çekenin elinde kalır.
peçete gibi, hızlı çekersen uzağa akar.
pencere gibi, kapatmazsan ceyran yapar. *
kendisinden kaçtığım ama bir gün beni çıkmaz bir sokakta sıkıştıracağını ve hayatımı karıştıracağını düşündüğüm adı konmaz 3 harfli şey.
şarap gibi olmalı aşk, yıllandıkça kıymeti artmalı, içtikçe içmeli hiç kanmamalı...
Bir insana hayatı boyunca en az bir kere kesinlikle uğrayan şeydir aşk. Kimi zaman mutlu eder, kimi zaman acı çektirir, kimi zaman ne yaptığınızı bile bilemezsiniz. Bir kere düştümü içinize atamazsınız artık onu içinizden dışarıya. Etkisi azalır zamanla belki ama bitti desenizde, başka bi tane daha geldi desenizde ilk düşenin izini ve etkilerini ölene kadar atamazsınız.
Sevginin bir başka belirtisi ise meydana getirdiği fizyolojik değişmelerdir.
--spoiler--
kader yolun tamamını değil,sadece yol ayrımlarını verir.güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir.
öyleyse ne hayatın hakimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin.
--spoiler--

--spoiler--
dünya oluş ve varoluş alemidir.her şey tezatından tezahür eder.sadece Rabb'ın zıttı yoktur.o yüzden , O hep sırdır.
--spoiler--

ben de bir tane şems istiyorum, please.
imkansızı makbul olan duygudur kimilerince.
hani mükemmel bir güneş gözlüğü görürsünüz afili bir mağazanın vitrininde. içiniz gider, "vay bee ne güzelmiş" dersiniz. ardından hemen adımınızı atarsınız mağazadan içeri. fiyatı önemsizdir o an sizin için. "kredi kartım var alırım lan" dersiniz. mağazanın içinde her şey alabildiğine canlıdır. renk renk gözlükler, insanın içini açan bir dekorasyon... güleryüzlü mağaza personelinden denemek için gözlüğü getirmesini isterken aklınıza o gözlüğün size nasıl bir hava katacağını düşünürsünüz. gözlüğü elinize alıp ayna karşısına geçer ve heyecanla takarsınız.

fakat o anda farkedersiniz ki gözlük vitrinde durduğu gibi durmamaktadır gözünüzde. burnumdan mı acaba deyip gözlüğü sağa sola hafifçe oynatırsınız ama ıı ııh... nafile. o gözlük sizin için tasarlanmamıştır. sizi olduğunuzdan daha farklı, daha çirkin göstermektedir. yine de "neyse canım...olmadı bu gözlük" deyip hafif bir buruklukla ayrılırsınız mağazadan. ta ki yeni bir mağaza vitrininde başka bir güzel gözlük görünceye dek...

aşk da böyledir bence sevgili dostlarım. onu görürsünüz ve vurulursunuz. o kadar büyülü bir dünyadır ki içinde bulunduğunuz; her şeyi unutturur size. en yakınınızı, hatta kendinizi bile. onun için her zorluğun üstesinden gelmeye hazır hissedersiniz. onun sizi değiştireceğini; beraberse tüm dünyayı değiştirebileceğinize inanırsınız. fakat bu illüzyon etkisini çabuk yitirir. bir anda anlarsınız onun sizin için yaratılmadığını. gerçeklerle yüzleştikçe, ondan uzaklaşırsınız. en sonunda ondan kopup yolunuza gitmekten başka çare kalmaz. ta ki bir başkası için aynı şeyleri hissedene kadar.

aşk da güneş gözlükleri gibidir cancağızlarım...ancak arlarında bir fark vardır: binlerce gözlüğü deneyip deneyip, sonunda size uygununu bulduğunuzda diğerlerini hiç denememişçesine, aynı duyguyla o gözlüğü alıp güneşli günlerinizin tadını çıkarabilirsiniz. fakat aşk... öyle değildir. denedikçe çok şey götürür sizden. ve emin olun dostlarım; götürdükleri her zaman getirdiklerinden fazladır.
cemal süreya'nın tanımıyla;

Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.

dan ibarettir gerçekten de aşk.
© copyright 2005 - 2026