1. 1.
    4 yaşındaki oğlu ile 5 yıldır fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalarak tehditlerle sürdürmek zorunda kaldığı evliliğini 2 kere bitirmek isteyip de, tehditlere boyun eğmesinin sebebi olan eşine bağlılığından dolayı sonlandıramamış zira düzelir diye umut etmiş fakat 17 aralık'ta sabaha karşı eşinin ona doğrulttuğu tüfeği, çevresi tarafından sevilip her yaptığı pisliğe de ses çıkarılmamış mahalle abisi diye bilinen eşine döndürerek çektiği bütün acılarına da son veren 26 yaşında bir kadın.

    evlenmeden önce de şiddet görüyor fakat kaçırılıyor ve kaçtığı düşünülerek ailesi tarafından yalnız bırakılıyor. kendisini öldürmek isteyen şahsı öldürdükten sonra polise teslim oluyor ve oğlu da öldürülen şahsın ailesine veriliyor.

    aşk ve bağlılık insanın sesini çıkarmasına engel olmamalı, evlilikte çocuk bahane edilerek veya ''kocamdır sever de döver de'' denilerek aile içi kadına yönelik şiddete şans verilmemeli zira sevgi şiddete katlanmayı gerektirmez. kadın korktukça ve tehdite boyun eğdikçe erkek kendini güçlü sanar, arsız güçlü olunca haklı da suçlu olur.

    Aylin'in, 17 nisan'da görülecek olan duruşması için cezaevinden kadınlara bir çağrısı var;

    https://ekmekvegul.net/me...ndayim-ama-nefes-aliyorum

    edit: yasaları da, nasıl işlediklerini de gayet iyi biliyorum zira bu işlerin içindeyim.
    57 -4 ... arabeskkadin
  2. 2.
    mektubunda iki yer çok etkiledi:

    ''Dört duvar içindeyim;
    Ama burada dayak yemiyorum, aşağılanmıyorum, sürekli ölüm korkusuyla dolaşmıyorum. Hayattayım, nefes alıyorum.''

    ''Ezilen tüm kadınlara kalbimle dua ediyorum, kalbinizle dualarınızı beklerim.
    17 Nisan’da mahkemem var. Yanımda olup bana destek olursanız çok sevinirim. Belki buradan çıkamam ama kanımı dökmek için gün sayan insanlara yalnız olmadığımı hissettiririm ilk defa.''

    umarım en kısa zamanda oradan çıkar, evladını, babası gibi bir canavarı yetiştiren aileden alır ve çok iyi bir insan olarak yetiştirir. dışarıda da nefes almanın, güvende hissetmenin tadına varır.
    15 -1 ... turkuaz haykiris
  3. 3.
    yasaların üstünde hiçbir şey yoktur. bu nedenle suç işleyen birey, ne olursa olsun, arkasında ne bırakırsa bıraksın, cezalandırılmalıdır.

    madde 81- (1) bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. nitelikli haller
    madde 82- (1) kasten öldürme suçunun;
    a) tasarlayarak,
    b) canavarca hisle veya eziyet çektirerek,
    c) yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle,
    ”d) üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı,”
    e) çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
    f) gebe olduğu bilinen kadına karşı,
    g) kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
    h) bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla,(1) i) (ek:29/6/2005 - 5377/9 md.)bir suçu işleyememekten dolayı duyduğu infialle,
    j) kan gütme saikiyle,(2)
    k) töre saikiyle,(2)
    ı̇şlenmesi halinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.

    seksen ikinci maddenin d bendine bakınız.

    kanunlara karşı gelen bir kişiyi cezalandırmanın iki faydası vardır: suçu işleyen kişiye hak ettiğini vermek ve başka bireylerin aynı suçu işlemesini engellemek. böyle bir durumda, adam öldüren kişinin istenilen cezadan daha hafif bir ceza ile cezalandırılması, kocasından memnun olmayan kadınları kocalarını öldürmeye teşvik edecektir.

    kadın eş cinayetleri, “borozan” kadın dergileri, “borozan” feministler tarafından duyurulsa da, erkek eş cinayetleri ancak celp kağıtları incelendikten sonra duyurulmakta.

    erkek öldürdüğü zaman suç oluyor da kadın öldürdüğü zaman suç olmuyor mu? ikisi de adam öldürme, ikisi de cinayet, ikisi de yaşama hakkına karşı işlenen suç, ikisi de insanlık suçu değil mi?

    edit: fikirlere eksi işlemez.
    3 -2 ... liberez les mots
  4. 4.
    umrumda değilsin, iyi geceler.
    1 -2 ... nardaninciler