bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu50
- sinirlenen dilenci kadın6
- fatma betülüm yapmaz9
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü6
- iyi menemenin sırrı22
- fatma betül sayan kaya18
- çok kaslı erkekleri beğenmiyorum diyen kezban3
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması2
- hayati yazıcı2
- sabahları nefret edilen şeyler6
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş3
- sevgilinin mantarlı ayak parmak arası3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- ayakla üzüm ezen kızlar3
- insanlık nasıl geliştirilebilir13
- dizilerde herkesin holding patronu olması2
- bu yazar sadece kadın yazarlardan mesaj alıyor3
- boğaz ağrısı5
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak22
- yorik'in kafatasına mum dikmek4
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı11
- misafir terliği kokusu2
- flavio bolsonaro'nun brezilya'dan kaçışı3
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- her sorunun çözümü2
- beşiktaş6
- nasıl hissettiğimi kimse anlamıyor3
- haram para2
- fon vurgunu4
- sözlüğün yeni tasarımı14
- yüz gerdirme ameliyatı olan doktorun ölmesi2
- murat ünalmış2
- muslettin amca23
- kötüye bir şey olmaz5
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- aşk11
- gece gelen açlık7
- uyudunuz mu4
- işe gitmeye üşenmek2
- hayatın anlamı ne7
- alexander nübel7
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- gülşen in memeleri14
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- yeraltı varlıkları7
- aşk bir yemek olsaydı8
- sigara içmek8
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi5
- sözlükte kim kimle sevgili27
hemen düzeltelim akıllara başka birşey gelmesin. bu yapılmasını önerdiğim bir çocuk programının adıdır. esin kaynağım ise sevgi kelebeği veyahut pıtırcık ormanı gibi çocukların aklını çelebilecek bir isim tamlamasıdır.
programımızın amacı çocuklarımızı erken yaşta 'ayar' denilen olguyla tanıştırıp hayata da erken atılmalarını sağlamaktır. sunucu olarak birbirlerine sürekli ayar veren ve bu programların olmazsa olmazı, yüzleri her daim gülen, 32 dişide beyaz ve aynı anda görülebilen 'teen' ablalarımız ve abilerimizdir. işte efenim yok kağıttan uzay yapmaca veya kuru kalem ile kapı boyamaca gibi etkinlikler yapılırken çocuklar sürekli sunucu ablaya abiye ayar vermekte, buram buram terletmektedirler. oyun saatinde tabii ki 'hugo' sahne alacak ve telefonla bağlanıp en sağlam ayarı çeken çocuğa eti'den çukulatalı ayar hediye edilecektir. programın sonunda yine olmazsa olmaz bize öğüt veren yaşlı, ton ton bir amca çıkacaktır ve elinden geldiğince bize bir masal, hikaye anlatmaya çalışacak, ancak yine ortalıkta gezinen, içlerinde ufak yaşta sanayide çalışmaya başlamış çocuklarında bulunduğu bir grup bitmez tükenmez sorular ve alaycı konuşmalarla amcayı o koltuğa oturup o makyajı yaptığına pişman edeceklerdir.
hazır konu açılmışken eğer bu isim tutmazsa eldeki diğer projeye geçilebilir; ayar sokağı
bildiğiniz senin benim tüm çocukluğumuzu tüketmiş olan susam sokağı adlı çocuk programının günümüz yüzyılına uyarlanmış halidir. tabii ki belli başlı değişikliklerle.
mesela minik kuş mahalledeki herkesi tanıdığından torbacılık görevini benimsemiş bir kukla olacaktır. 'abi mal var.. yeni geldi..' diye etrafta dolaşacak, polis falan geldiğinde kanatlanıp uçacak. temiz iş. kurabiye canavarının bu noktada hangi rolü üstlendiğini açıkça anlatmaya gerek yok sanırım. kendiside minik kuşun bir numaralı müdavimlerinden birisi: ayar canavarı. ancak nasıl orjinalinde canavarı olduğu halde kurabiyeleri mideye indiremiyorsa bizim versiyonumuzda da nefesi içine çekemiyor, ağıza dolan duman geri oradan havaya karışıyor. kırpık'ın isminin aynı kalması ve zaten küfede yaşıyor oluşu kendisinin küfelik olduğunun kanıtı olmakla beraber temiz bir müptela gibi alıyor malını çekiliyor küfesine bakıyor keyfine. edi büdü mahalleyi haraca bağlamış, etraftaki otopark vs. ne varsa kapmış yağız delikanlı rolünde olacaklar. haraç listesinde minik kuş bile var. gerisini siz düşünün.
işte diğer figüranlar ile bu kuklalar arasında gelişen dialoglarla örülü bir 45 dakikalık program her sabah çocuklarımıza izlettirilirse, genç dimalar hem çevrelerindeki hayata hemde türkiye'de ki hayata kısa yoldan alışırlar, mevzulara çok önceden ayıkmış olurlar.
programımızın amacı çocuklarımızı erken yaşta 'ayar' denilen olguyla tanıştırıp hayata da erken atılmalarını sağlamaktır. sunucu olarak birbirlerine sürekli ayar veren ve bu programların olmazsa olmazı, yüzleri her daim gülen, 32 dişide beyaz ve aynı anda görülebilen 'teen' ablalarımız ve abilerimizdir. işte efenim yok kağıttan uzay yapmaca veya kuru kalem ile kapı boyamaca gibi etkinlikler yapılırken çocuklar sürekli sunucu ablaya abiye ayar vermekte, buram buram terletmektedirler. oyun saatinde tabii ki 'hugo' sahne alacak ve telefonla bağlanıp en sağlam ayarı çeken çocuğa eti'den çukulatalı ayar hediye edilecektir. programın sonunda yine olmazsa olmaz bize öğüt veren yaşlı, ton ton bir amca çıkacaktır ve elinden geldiğince bize bir masal, hikaye anlatmaya çalışacak, ancak yine ortalıkta gezinen, içlerinde ufak yaşta sanayide çalışmaya başlamış çocuklarında bulunduğu bir grup bitmez tükenmez sorular ve alaycı konuşmalarla amcayı o koltuğa oturup o makyajı yaptığına pişman edeceklerdir.
hazır konu açılmışken eğer bu isim tutmazsa eldeki diğer projeye geçilebilir; ayar sokağı
bildiğiniz senin benim tüm çocukluğumuzu tüketmiş olan susam sokağı adlı çocuk programının günümüz yüzyılına uyarlanmış halidir. tabii ki belli başlı değişikliklerle.
mesela minik kuş mahalledeki herkesi tanıdığından torbacılık görevini benimsemiş bir kukla olacaktır. 'abi mal var.. yeni geldi..' diye etrafta dolaşacak, polis falan geldiğinde kanatlanıp uçacak. temiz iş. kurabiye canavarının bu noktada hangi rolü üstlendiğini açıkça anlatmaya gerek yok sanırım. kendiside minik kuşun bir numaralı müdavimlerinden birisi: ayar canavarı. ancak nasıl orjinalinde canavarı olduğu halde kurabiyeleri mideye indiremiyorsa bizim versiyonumuzda da nefesi içine çekemiyor, ağıza dolan duman geri oradan havaya karışıyor. kırpık'ın isminin aynı kalması ve zaten küfede yaşıyor oluşu kendisinin küfelik olduğunun kanıtı olmakla beraber temiz bir müptela gibi alıyor malını çekiliyor küfesine bakıyor keyfine. edi büdü mahalleyi haraca bağlamış, etraftaki otopark vs. ne varsa kapmış yağız delikanlı rolünde olacaklar. haraç listesinde minik kuş bile var. gerisini siz düşünün.
işte diğer figüranlar ile bu kuklalar arasında gelişen dialoglarla örülü bir 45 dakikalık program her sabah çocuklarımıza izlettirilirse, genç dimalar hem çevrelerindeki hayata hemde türkiye'de ki hayata kısa yoldan alışırlar, mevzulara çok önceden ayıkmış olurlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar