bugün
- tai lung50
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı29
- sözlükte en az sevdiğiniz yazar16
- kombin atıp erkek düşüren kız yazar7
- başakşehir'in galatasaray'a hep yatması13
- dünyayı kimler yönetiyor5
- gece gelen makarna yeme isteği10
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- claudian clouds15
- çağımızın ahlak tiyatrosu2
- seviştikten sonra biz şimdi neyiz diyen cin5
- havaların soğumaya başlaması3
- en fazla cinsel suçun işlendiği ülkeler18
- akrostişli şiir8
- sedat pekmez4
- arkadaşlar neden böylesiniz8
- ölmüş birini özlemek3
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi28
- büyü yapan sözlük yazarları11
- esenyurt ta polis memurunun şehit edilmesi2
- belaruslu kızlar2
- sözlükte cin var mı6
- lezbiyenlik kul hakkına girmektir8
- türk kızları keko erkek mi seviyor12
- gece mezarlıkta cinlere şeker dağıtmak6
- cinlerin insanlarla ilişkiye girmesi9
- arkadaşlar bir şey dicem7
- geceye bir şiir bırak7
- bu hesap gizlidir3
- enayimiknatisii21
- güne bir ahmet kaya şarkısı bırak2
- salça yapan sözlük kızı10
- sözlüğe kombin atan erkeğin asıl amacı12
- kombin atıp kız düşüren erkek yazar7
- türkiyede doğmak3
- demleme usulü makarna5
- eşşek gözlü sözlük yazarı5
- nervio8
- öğretmenlerin 3 aylık tatillerinin bitmesi6
- victor osimhen10
- singapur da doğmak3
- mucizelere inanıyor musunuz6
- dinlerin uydurma olduğu gerçeği11
- sarapci koala55
- kendini eleştirebilen insan7
- çin de doğmak3
- sevgi ihtiyacını 31 çekerek karşılamak11
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu11
- biliyorum ama soylemem4
araz elses'in türküsüdür.
atlanıb atlara atlıya-atlıya,
atları dördnala,çapdıra-çapdıra,
batıdan,doğuya,doğudan batıya,
taqqırı-tuqquru,çaptırı-çupduru,
çapaçapa geldik biz!
ergenekondan dogduq, börteçine ularken
ildırımlar susardı qılınçlarımız oynarken,
çin xaqanı şaşırdı, çine duvar yapdırdı,
qurdbasli tug ellerde,sagsoldan axinirken!
gökde tanrı yerde biz deliqanlı türkleriz!
yerle gök arasında, diz qırıb, yurdsalan biz!
atlanıb atlara atlıya-atlıya,
atları dördnala, çapdıra-çapdıra,
batıdan, doğuya, doğudan batıya,
taqqırı-tuqquru, çaptırı-çupduru,
çapaçapa geldik biz!
altaylardan, baykaldan, doğulan güneşiz biz!
orhundan,yeniseyden,hayqıran varlıgız biz!
tanrının daglarından, seslenen türküleriz!
bu düzensiz dünyayı, düzenleyen türkleriz!
gökde tanrı yerde biz deliqanlı türkleriz!
yerle gök arasında,diz qırıb, yurdsalan biz!
atlanıb atlara atlıya-atlıya,
atları dördnala,çapdıra-çapdıra,
batıdan,doğuya,doğudan batıya,
taqqırı-tuqquru,çaptırı-çupduru,
çapaçapa geldik biz!
ergenekondan dogduq, börteçine ularken
ildırımlar susardı qılınçlarımız oynarken,
çin xaqanı şaşırdı, çine duvar yapdırdı,
qurdbasli tug ellerde,sagsoldan axinirken!
gökde tanrı yerde biz deliqanlı türkleriz!
yerle gök arasında, diz qırıb, yurdsalan biz!
atlanıb atlara atlıya-atlıya,
atları dördnala, çapdıra-çapdıra,
batıdan, doğuya, doğudan batıya,
taqqırı-tuqquru, çaptırı-çupduru,
çapaçapa geldik biz!
altaylardan, baykaldan, doğulan güneşiz biz!
orhundan,yeniseyden,hayqıran varlıgız biz!
tanrının daglarından, seslenen türküleriz!
bu düzensiz dünyayı, düzenleyen türkleriz!
gökde tanrı yerde biz deliqanlı türkleriz!
yerle gök arasında,diz qırıb, yurdsalan biz!
harika gitar atraksiyonları barındıran, sözleri yer yer komik olsa da güzel gaz veren bir araz elses şarkısı.
ısırır bunlar,evet.
SALKIMSÖĞÜT
Akıyordu su'
gösterip aynasında söğüt ağaçlarını.
Salkımsöğütler yıkıyordu suda saçlarını!
Yanan yalın kılıçları çarparak söğütlere'
koşuyordu kızıl atlılar güneşin battığı yere!
Birden'
bire kuş gibi'
vurulmuş gibi'
kanadından'
yaralı bir atlı yuvarlandı atından!
Bağırmadı,
gidenleri geri çağırmadı,
baktı yalnız dolu gözlerle'
uzaklaşan atlıların parıldayan nallarına!
Ah ne yazık!
Ne yazık ki ona'
dörtnal giden atların köpüklü boynuna bir daha yatmayacak,
beyaz orduların ardında kılıç oynatmayacak!
Nal sesleri sönüyor perde perde,
atlılar kayboluyor güneşin battığı yerde!
Atlılar atlılar kızıl atlılar,
atları rüzgâr kanatlılar!
Atları rüzgâr kanat...
Atları rüzgâr...
Atları...
At...
Rüzgâr kanatlı atlılar gibi geçti hayat!
Akar suyun sesi dindi.
Gölgeler gölgelendi'
renkler silindi.
Siyah örtüler indi
mavi gözlerine,
sarktı salkımsöğütler'
sarı saçlarının'
üzerine!
Ağlama salkımsöğüt,
ağlama,
Kara suyun aynasında el bağlama!
el bağlama!
ağlama!
Nâzım HiKMET
Akıyordu su'
gösterip aynasında söğüt ağaçlarını.
Salkımsöğütler yıkıyordu suda saçlarını!
Yanan yalın kılıçları çarparak söğütlere'
koşuyordu kızıl atlılar güneşin battığı yere!
Birden'
bire kuş gibi'
vurulmuş gibi'
kanadından'
yaralı bir atlı yuvarlandı atından!
Bağırmadı,
gidenleri geri çağırmadı,
baktı yalnız dolu gözlerle'
uzaklaşan atlıların parıldayan nallarına!
Ah ne yazık!
Ne yazık ki ona'
dörtnal giden atların köpüklü boynuna bir daha yatmayacak,
beyaz orduların ardında kılıç oynatmayacak!
Nal sesleri sönüyor perde perde,
atlılar kayboluyor güneşin battığı yerde!
Atlılar atlılar kızıl atlılar,
atları rüzgâr kanatlılar!
Atları rüzgâr kanat...
Atları rüzgâr...
Atları...
At...
Rüzgâr kanatlı atlılar gibi geçti hayat!
Akar suyun sesi dindi.
Gölgeler gölgelendi'
renkler silindi.
Siyah örtüler indi
mavi gözlerine,
sarktı salkımsöğütler'
sarı saçlarının'
üzerine!
Ağlama salkımsöğüt,
ağlama,
Kara suyun aynasında el bağlama!
el bağlama!
ağlama!
Nâzım HiKMET
Güzel hayvanlardır.
Aşkar Battal Gazi'nin, Kırat Köroğlu'nun, Küheylan da Evliya Çelebi'nindir.
Aşkar Battal Gazi'nin, Kırat Köroğlu'nun, Küheylan da Evliya Çelebi'nindir.
At, Atgiller (Equidae) familyasına dâhil otobur bir memeli hayvandır. Evcilleri olduğu gibi, Amerikan bozkırlarında “Mustang” ve Altay dağlarının her iki yanındaki açık arazilerde “Prezewalski” denen yabani atlar sürüler halinde yaşar. En meşhur at türleri Arap, ingiliz, Çin, Ahal Teke ve Midillidir.
Asil hayvanlardır.
Bir pablo neruda şiiri.
Pencereden atları gördüm.
Berlin’deydim, kıştı. Işık
Işıksızdı, gökyüzü yoktu gökyüzünde.
Havanın aklığı ıslak bir ekmek gibi.
Ve penceremden boş bir sirk
Kışın dişleriyle kemirilmiş.
Ansızın bir adamın yedeğinde
On at göründü sislerin içinden
Çıkarken titremediler, ateş gibi
O saate kadar bomboş olan
Evreni doldurdular gözlerimde. Görkemli, yangınlı
Uzun bacaklı on tanrı gibiydiler,
Yeleleri tuzun düşlerini andırıyordu.
Portakaldan ve evrenlerdendi sağrıları.
Baldı derileri, amber, yangın.
Boyunları gururun taşlarından
Oyulmuş kulelerdi.
Ve kızgın gözlerine güçlü bir dirim
Eğilmişti bir tutuklu gibi.
Ve orada sessizlikte, ortasında
Günün, kirli ve dağınık kışın
Haşarı atlar kan,
Uyum ve yaşamın kışkırtıcı gömüleriydiler.
Baktım, baktım ve yeniden yaşadım:
Kaynağın, altın dansın, gökyüzünün,
Güzellikte yaşayan ateşin
Orada olduğunu bilmeden.
O kapanık Berlin kışını unuttum.
Ama atların ışığını unutmam.
Pencereden atları gördüm.
Berlin’deydim, kıştı. Işık
Işıksızdı, gökyüzü yoktu gökyüzünde.
Havanın aklığı ıslak bir ekmek gibi.
Ve penceremden boş bir sirk
Kışın dişleriyle kemirilmiş.
Ansızın bir adamın yedeğinde
On at göründü sislerin içinden
Çıkarken titremediler, ateş gibi
O saate kadar bomboş olan
Evreni doldurdular gözlerimde. Görkemli, yangınlı
Uzun bacaklı on tanrı gibiydiler,
Yeleleri tuzun düşlerini andırıyordu.
Portakaldan ve evrenlerdendi sağrıları.
Baldı derileri, amber, yangın.
Boyunları gururun taşlarından
Oyulmuş kulelerdi.
Ve kızgın gözlerine güçlü bir dirim
Eğilmişti bir tutuklu gibi.
Ve orada sessizlikte, ortasında
Günün, kirli ve dağınık kışın
Haşarı atlar kan,
Uyum ve yaşamın kışkırtıcı gömüleriydiler.
Baktım, baktım ve yeniden yaşadım:
Kaynağın, altın dansın, gökyüzünün,
Güzellikte yaşayan ateşin
Orada olduğunu bilmeden.
O kapanık Berlin kışını unuttum.
Ama atların ışığını unutmam.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar