bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    Irmağın tentesi çökmüş: damar parmaklarıyla
    Son yapraklar kavrayıp gömülür ıslak setlere. Yel
    Arşınlar kavruk ülkeyi duyulmadan. Su perileri gitmiş.
    Nazlı Thames, usulca ak, bitinceye kadar türküm.
    Üstünde ne boş şişeler, sandviç kağıtları,
    Ne ipek mendiller, karton kutular, izmaritler,
    Ne de başka izi yaz gecelerinin. Su perileri gitmiş.
    Ve dostları, kent kodamanlarının aylak mirasçıları,
    Gitmişler, adres filan bırakmadan.
    Leman gölünün kıyısında oturdum da ağladım.
    Nazlı Thames, usulca ak, bitinceye kadar türküm,
    Nazlı Thames, usulca ak, sessiz ve kısadır sözüm.
    Ama ansızın soğuk bir yel ve duyarım ardımda
    Kemik takırtıları ve kikirdemeler, kulaktan kulağa.
    Bir sıçan otların arasından usulca süzüldü
    Yapış yapış karnını toprağa sürterek,
    Avlanırken ben durgun sularında kanalın
    Havagazı fabrikasının ardında, bir kış akşamı,
    Aklımda kral kardeşimin uğradığı deniz kazası
    Ve kral babamın ölümü, ondan önce.
    Aşağıda ıslak toprakta çıplanmış ak gövdeler
    Ve basık ve kuru tavanarasındaki kemikleri
    Yıllardır takırdatan ayaklarıydı sıçanların.
    Ama ben ardımdan, zaman zaman, duyarım
    Korno-motor seslerini ki getirirler nasılsa
    Sweeney'i Mrs. Porter'a baharda.
    Ooo! Dolunay doğup üstüne parlasın
    Mrs. Porter'la kızının
    Onlar sodalı suda yıkar ayakların

    t.s. eliot
    ... mulayim