bugün
- sözlükteki kardeşlik ortamı7
- sözlük yazarlarına hayvan muamelesi yapmak9
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi8
- kendine bir not bırak4
- hayvanlarla muhabbet etmek8
- çocuklara verilen farklı isimler9
- kedi kavgası arasında kalmak3
- bakırköy de otelde çıkan yangın4
- delileri sevmeli miyiz2
- gününüz nasıl geçiyor2
- emekli polisin ceza yazan polisi vurması5
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüsü3
- tai lung50
- zorunlu eğitim11
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı30
- sözlükte en az sevdiğiniz yazar16
- başakşehir'in galatasaray'a hep yatması14
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi28
- en fazla cinsel suçun işlendiği ülkeler18
- gabriel sara3
- galatasaray12
- claudian clouds15
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- gece gelen makarna yeme isteği10
- öğretmenlerin 3 aylık tatillerinin bitmesi7
- türk kızları keko erkek mi seviyor12
- kombin atıp erkek düşüren kız yazar7
- büyü yapan sözlük yazarları10
- enayimiknatisii21
- sarapci koala55
- arkadaşlar neden böylesiniz8
- sözlüğe kombin atan erkeğin asıl amacı12
- cinlerin insanlarla ilişkiye girmesi9
- lezbiyenlik kul hakkına girmektir8
- eşşek gözlü sözlük yazarı6
- salça yapan sözlük kızı10
- dünyayı kimler yönetiyor6
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- rafael leao12
- arkadaşlar bir şey dicem7
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri29
- dinlerin uydurma olduğu gerçeği11
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- sözlükte cin var mı6
- s'i l v'e r m'i s t29
- gece mezarlıkta cinlere şeker dağıtmak6
- seviştikten sonra biz şimdi neyiz diyen cin5
- sevgi ihtiyacını 31 çekerek karşılamak11
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu11
- ölmüş birini özlemek4
bundan 20 sene sonrasında ülkenin durumunu göremeyen liboştur.
ülkedeki en akıllı insan tiplemesidir. ne ırkçı ülkücüdür, ne hain bölücüdür, ne de kemalizmin koyunlarıdır.
üst level için (bkz: akp li faşist)
akp'nin ilk yılları desen anlarım eyvallah, ama şimdiki akp için konuşacak olursan, hem liberal hem akpli olunmaz, ya akpli olursun ya liberal.
yine de hiçbir zaman tam liberal olmamışlardır.
yine de hiçbir zaman tam liberal olmamışlardır.
akp hiçbir zaman tam liberal olmadı. liberal maskesini kullanarak liboşları kandırdı. onlar liberal değil yetmez ama evetçi liboştur. liberal maskesi kalkınca partiden kopuşlar başladı. hele son 6-7 senedir. deva, gelecek partisi gibi partiler bu partiden koptu. liberalizmi akp gibi herşeyi satmak zannedenler de bunlara dahil.
"babacan da akp gibi her şeyi satmayı savunuyor zaten bakan olduğu zamanlar da her şeyi satıyordu. kim o zaman gerçek liberal?"
türkiye'de adam akıllı liberal yok. oranları yüzde 1 falan. onlar da ya kendine liberal olan liboş, ya da liberalizm maskesi kullanan şeriatçıları, hdpkk sevicileri, akp'lileri, amerikancıları, fetöcüleri, emperyalistleri seven liboşlar.
kısaca (bkz: oksimoron)
liberal görüşü savunanlar geniş bir görüş dizisi benimsemekle birlikte genellikle ifade özgürlüğü, inanç özgürlüğü, basın özgürlüğü, sivil haklar ve sivil özgürlükler, seküler devlet, liberal demokrasi, ekonomik ve siyasi özgürlük, hukukun üstünlüğü, özel mülkiyet ve piyasa ekonomisi gibi fikirleri destekler. bunları akp ile özleştirmeye çalışın bakalım ne oluyor. bir gülme tuttu değil mi.
liberalizm akp gibi herşeyi satmak demek değildir.
akp herşeyi sattığı için liberal değildir.
herşeyi satacağız demek liberallik değil, liboşluktur. mesela besim tibuk.
birkaç süslü liberal, demokrat, progresif laflar, işte başörtüsü serbestliği, seçme ve seçilme yaşının düşürülmesi, cumhurbaşkanını meclisin değil halkın seçmesi, fetöcü darbe girişimine karşı milleti meydanlara davet ediyorum demesi, akp'yi kurarken siyasal islamdan uzaklaştık demeleri, yol köprü yaptık demeleri vb. bunlar hep biraz da demokrat şirin gözükelim de oy koparalım taktikleri. bu şirin ve demokrat gözükme dönemlerinde 6 sıfır atıldı falan. ekonomi böyle iyi gidiyor dendi. akp 2002-2012 arası bu kadar aşırı otoriter ve baskıcı değildi, biraz daha ılımlı dil kullanıyordu ve yüzünü doğu , ortadoğu yerine batı, avrupa'ya dönmüştü, bu yüzden paramız pul değildi, hayatımız ucuzlamamıştı, ortadoğululaşmamış, gerilememiş, yozlaşmamıştık, dikkatli bakın akp'nin ilk 10 senesinde (2002-2012) hala insanlar daha özgür, daha medeni ve laik hayat yaşıyordu, konserler din, gelenek, korona, ideoloji vb. bahanelerle iptal edilmiyordu, rock'n coke vb. dünyada ünlü sanatçıların konserleri ve eurovision hala oluyordu hatta 1. oluyorduk, çekilmemiştik. bu kadar yasakçılık yoktu. ama o zaman da akp ahım şahım süper parti değildi, faşist ırkçı nazi terör örgütü pkk ile çözüm süreci yapan, o zamanlar akp'lilere şirin, demokrat, vatansever, türkiye'nin, islamın, türk dünyasının abd'deki temsilcisi vatansever gibi gözüken (bkz: türkçe olimpiyatları) gerici yobaz darbeci fethullah cemaatine aldananları ben o zaman da desteklemezdim. hiçbir zaman akp'yi desteklemedim. 2010 referandumunda da ne akp-fethullah vesayeti ne kenan evren-darbe vesayeti diyerek yetmez ama hayır derdim yaşım oy kullanmaya yetseydi. akp şimdi milliyetçiliği hatta ulusalcılığı, iha-sihaları şirin gözükme maskesi olarak nasıl kullanıyorsa o zamanlar da liberalizmi, demokrasiyi şirin gözükme malzemesi olarak kullanıyordu. gerçi hala o zamandan kalma gelişmeleri şirin gözükme malzemesi olarak kullanıyor. deva partisi de aynı şekilde bu dili kullanıyor. "ifade özgürlüğü, yargı bağımsızlığı, zorunlu askerliğin kaldırılması, serbest piyasa ekonomisi, avrupa birliği üyeliği vaadi, kyk yurtlarında öğrencilerin giyimine karışılmamalı" gibi şirin gözükmek için progresif, demokrat, liberal, özgürlükçü laflar kullanırken, dindar vatandaşlara gönderme yapılamaz, endişeli muhafazakarlar demesi, partisinde şeyh said'in anılması, demirtaş serbest bırakılmalı denmesi, valsten rahatsız olmaları gibi faulleri de belli oluyor. o yüzden deva'ya da oy vermem.
türkiye'de adam akıllı liberal yok. oranları yüzde 1 falan. onlar da ya kendine liberal olan liboş, ya da liberalizm maskesi kullanan şeriatçıları, hdpkk sevicileri, akp'lileri, amerikancıları, fetöcüleri, emperyalistleri seven liboşlar.
kısaca (bkz: oksimoron)
liberal görüşü savunanlar geniş bir görüş dizisi benimsemekle birlikte genellikle ifade özgürlüğü, inanç özgürlüğü, basın özgürlüğü, sivil haklar ve sivil özgürlükler, seküler devlet, liberal demokrasi, ekonomik ve siyasi özgürlük, hukukun üstünlüğü, özel mülkiyet ve piyasa ekonomisi gibi fikirleri destekler. bunları akp ile özleştirmeye çalışın bakalım ne oluyor. bir gülme tuttu değil mi.
liberalizm akp gibi herşeyi satmak demek değildir.
akp herşeyi sattığı için liberal değildir.
herşeyi satacağız demek liberallik değil, liboşluktur. mesela besim tibuk.
birkaç süslü liberal, demokrat, progresif laflar, işte başörtüsü serbestliği, seçme ve seçilme yaşının düşürülmesi, cumhurbaşkanını meclisin değil halkın seçmesi, fetöcü darbe girişimine karşı milleti meydanlara davet ediyorum demesi, akp'yi kurarken siyasal islamdan uzaklaştık demeleri, yol köprü yaptık demeleri vb. bunlar hep biraz da demokrat şirin gözükelim de oy koparalım taktikleri. bu şirin ve demokrat gözükme dönemlerinde 6 sıfır atıldı falan. ekonomi böyle iyi gidiyor dendi. akp 2002-2012 arası bu kadar aşırı otoriter ve baskıcı değildi, biraz daha ılımlı dil kullanıyordu ve yüzünü doğu , ortadoğu yerine batı, avrupa'ya dönmüştü, bu yüzden paramız pul değildi, hayatımız ucuzlamamıştı, ortadoğululaşmamış, gerilememiş, yozlaşmamıştık, dikkatli bakın akp'nin ilk 10 senesinde (2002-2012) hala insanlar daha özgür, daha medeni ve laik hayat yaşıyordu, konserler din, gelenek, korona, ideoloji vb. bahanelerle iptal edilmiyordu, rock'n coke vb. dünyada ünlü sanatçıların konserleri ve eurovision hala oluyordu hatta 1. oluyorduk, çekilmemiştik. bu kadar yasakçılık yoktu. ama o zaman da akp ahım şahım süper parti değildi, faşist ırkçı nazi terör örgütü pkk ile çözüm süreci yapan, o zamanlar akp'lilere şirin, demokrat, vatansever, türkiye'nin, islamın, türk dünyasının abd'deki temsilcisi vatansever gibi gözüken (bkz: türkçe olimpiyatları) gerici yobaz darbeci fethullah cemaatine aldananları ben o zaman da desteklemezdim. hiçbir zaman akp'yi desteklemedim. 2010 referandumunda da ne akp-fethullah vesayeti ne kenan evren-darbe vesayeti diyerek yetmez ama hayır derdim yaşım oy kullanmaya yetseydi. akp şimdi milliyetçiliği hatta ulusalcılığı, iha-sihaları şirin gözükme maskesi olarak nasıl kullanıyorsa o zamanlar da liberalizmi, demokrasiyi şirin gözükme malzemesi olarak kullanıyordu. gerçi hala o zamandan kalma gelişmeleri şirin gözükme malzemesi olarak kullanıyor. deva partisi de aynı şekilde bu dili kullanıyor. "ifade özgürlüğü, yargı bağımsızlığı, zorunlu askerliğin kaldırılması, serbest piyasa ekonomisi, avrupa birliği üyeliği vaadi, kyk yurtlarında öğrencilerin giyimine karışılmamalı" gibi şirin gözükmek için progresif, demokrat, liberal, özgürlükçü laflar kullanırken, dindar vatandaşlara gönderme yapılamaz, endişeli muhafazakarlar demesi, partisinde şeyh said'in anılması, demirtaş serbest bırakılmalı denmesi, valsten rahatsız olmaları gibi faulleri de belli oluyor. o yüzden deva'ya da oy vermem.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar