bugün
- ciddi ciddi aşure seven insan27
- pandela 319
- velvet48
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar9
- fransa maçı varken sözlükte dolanan erkek5
- bir ilişkiyi kim yönetir12
- kürt hareketinin devşirme olması15
- elektriği ödeyen adam8
- m r e r e c t o4
- deniz göktaş'ın atatürk şakası4
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı15
- scary movie 63
- ismet el pedro nunez de balboa luis albertoevi3
- ciguli kral16
- taksim delisi cenk4
- birader yazarlar bey biraderlerdir3
- amedspor12
- recep tayyip erdoğan4
- fuhuş operasyonunda veresiye defteri bulunması3
- mony tontana11
- allahım beni karı yaratmadığın için şükürler olsun2
- meksika ilkokulu2
- bilimsel tespitler2
- 2026 dünya kupası33
- memduh bashgan9
- entry girerek kemalist devrim yapmak5
- denizde karı kız kesen erkek3
- sözlükte kavga olacak hissi5
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- iki ayyaş5
- karpuzcu libos panda3
- yunanistan milli futbol takımı5
- tabaktaki son bisküviyi yiyen tip3
- yürüyüş flörtü9
- çağlayı tanıyan yazarlar8
- fas7
- kanada8
- gizli oylamanın kim olduğunu bulma2
- 5 temmuz 2026 paraguay fransa maçı5
- futbol28
- dünya16
- allah rahmet eylesin üstad kadir mısıroğlu3
- ahtapot yemek9
- bik bik kaç yaşında10
- ulu puanlarla sakız bile gelmemesi2
- evde kalmış kız kurusu7
- true üniversitesi6
- yeşil burun adaları futbol takımı4
- türkiye12
- true'nun azılı bir muhalifken sonradan yumuşaması6
Kanat Güner'in ikinci kitabı. Kitap üç bağımsız bölümden oluşuyor. ilk bölümde yazar ilk kitabı "Eroin Güncesi"nin aksine olayların oldukça dışında. Bu bölüm aynı zamanda onun yalnızca bir eroinman değil, bir yazar da olduğunun izlerini taşıyor. ikinci bölümde yazarın Öküz dergisinde yazdığı yazılarına yer verilmiş. Üçüncü ve son bölüm ise Kanat'ın ardında bıraktığı yüzlerce karışık sayfa arasından, tamamlanmış ve hiçbir ekleme ya da çıkarma yapılmaksızın biraraya getirilmiş metinlerinden oluşuyor. Kitabı derleyen ise Kanat'ın kızkardeşi Sonat Antepli
kızma albayım
Amacım seni üzmek değildi albayım, albayım sana söylüyorum kimse anlamasada olur hesabıydı benimki, kızmıssın bana bu kadar da hassas olunmaz demiş bozulmuşsun. Toplumca cinnet geçirirken ben mazeretim de varken biraz depresyona girmişim çok mu Albayım? Milletvekillerinin birbirini dövdüğü ülkemde ben, kendimden başka kimseye zarar vermeden, ağzıma kırmızı biber sürülme korkusu olmadan, şeytanın tırnaklarımı yiyemeyeceğini bilerek, iki satır şımarmışım, yine mi hatalıyım albayım.
Millet ben sigara bile içmiyorum diye zırıl zırıl ağlayıp sonra kokainman çıkıyor, ben her deliğe burnumu soktuğumu itiraf edip dürüstlüğüme saygı beklerken şamaroğlanı oluyorum. Kendi kitabını, sokakta zabıtalara kovalamaca oynayarak satan tek yazar benim, eroinmanlığımla övünmüyorum ama kitabımla gurur duyuyorum. Tanrılar senin kadar dürüst olsaydı peygamberlere gerek kalmazdı dedi biri, onore oldum. Akbaba medyaya takmamaya karar verdim, evime döndüm albayım, ben yokken polis beni aramış gecen yaz Bodrum a giderken otobüste fenalaşıp Akhisar da apar topar hastaneye kaldırılmıştım, o kargaşada çantamı kaybettim, bulmuşlar içinde de bir parça esrar varmış, ifademi aldılar senin mi diye sordular, ne diyeyim albayım? Uyuşturuculara keyif verici maddelere bir süre yüz sürmemeye karar verdim onun yerine boncuklardan üzüm yapacağım veya sabundan heykeller, annem öyle istiyor albayım, ama içimdeki ses çişini yapacaksın popon kuru kalmayacak diyor.
Direniyorum ,uykusuzluğa , sosyal cibilliyetsizliğe , cahilliğe, kemik ağrılarına, erken bunamaya, küçük adamlara meydan okuyorum. Bütün bu gürültü patırtıdan sonra sonum Orhan Veli gibi çukurda son bulursa millet bana şeyiyle gülücek diye korkuyorum albayım, yine başkalarının incinmesine, acıtmasına izin vermemeye karar verdim ama benim kararlarım lafta bile kalmıyor ki albayım. Klasik bir teraziyim ben karar veririm, karar veririm, karar veririm. Hersey bir yana bir çift kağıdın varsa bir kıyak yapsana albayım, ben de sabundan kuru fasulye yaparım. Veya dolaptan aşırdığım tereyağını veririm, askerlerine yedirirsin.
kanat güner
Amacım seni üzmek değildi albayım, albayım sana söylüyorum kimse anlamasada olur hesabıydı benimki, kızmıssın bana bu kadar da hassas olunmaz demiş bozulmuşsun. Toplumca cinnet geçirirken ben mazeretim de varken biraz depresyona girmişim çok mu Albayım? Milletvekillerinin birbirini dövdüğü ülkemde ben, kendimden başka kimseye zarar vermeden, ağzıma kırmızı biber sürülme korkusu olmadan, şeytanın tırnaklarımı yiyemeyeceğini bilerek, iki satır şımarmışım, yine mi hatalıyım albayım.
Millet ben sigara bile içmiyorum diye zırıl zırıl ağlayıp sonra kokainman çıkıyor, ben her deliğe burnumu soktuğumu itiraf edip dürüstlüğüme saygı beklerken şamaroğlanı oluyorum. Kendi kitabını, sokakta zabıtalara kovalamaca oynayarak satan tek yazar benim, eroinmanlığımla övünmüyorum ama kitabımla gurur duyuyorum. Tanrılar senin kadar dürüst olsaydı peygamberlere gerek kalmazdı dedi biri, onore oldum. Akbaba medyaya takmamaya karar verdim, evime döndüm albayım, ben yokken polis beni aramış gecen yaz Bodrum a giderken otobüste fenalaşıp Akhisar da apar topar hastaneye kaldırılmıştım, o kargaşada çantamı kaybettim, bulmuşlar içinde de bir parça esrar varmış, ifademi aldılar senin mi diye sordular, ne diyeyim albayım? Uyuşturuculara keyif verici maddelere bir süre yüz sürmemeye karar verdim onun yerine boncuklardan üzüm yapacağım veya sabundan heykeller, annem öyle istiyor albayım, ama içimdeki ses çişini yapacaksın popon kuru kalmayacak diyor.
Direniyorum ,uykusuzluğa , sosyal cibilliyetsizliğe , cahilliğe, kemik ağrılarına, erken bunamaya, küçük adamlara meydan okuyorum. Bütün bu gürültü patırtıdan sonra sonum Orhan Veli gibi çukurda son bulursa millet bana şeyiyle gülücek diye korkuyorum albayım, yine başkalarının incinmesine, acıtmasına izin vermemeye karar verdim ama benim kararlarım lafta bile kalmıyor ki albayım. Klasik bir teraziyim ben karar veririm, karar veririm, karar veririm. Hersey bir yana bir çift kağıdın varsa bir kıyak yapsana albayım, ben de sabundan kuru fasulye yaparım. Veya dolaptan aşırdığım tereyağını veririm, askerlerine yedirirsin.
kanat güner
KAPIYI AÇ NE OLUR ALBAYIM PARA iSTEMEYECEĞiM
Şimdiye kadar sayılıdır yazdığım mektuplar ama hep yazmam gereken insanlar olmuştur. Ama şimdi mektup yazmak istiyorum, insan yok... Bir dostum tanıştırmıştı beni Albayımla, çok oldu restleşmeyeli. Ama bu kara kutu yine ona açılmalı , o anlar... Sürgüne gönderilmiş rus çariçesi gibiyim albayım... Giyotine gitmeyi bekleyen Fransız devrimcisi. Yankinin düzdüğü Vietnamlı. Osmanlı hareminde harem ağası. Çölde gezerken kutup ayısının düzdüğü bedevi... Çöpçatanım sağırdilsiz, kötürüm, evde kalmış kız. Başımız belaya girer diye kapı önüne bırakılan overdoze da canki. gel görki ölcem ölcem deyip ölmeyen ölemeyen ölseydi çoktan unutulacak olan kaşar bir canki... Sende duymussundur ölüm haberimi, yok bir şey Albayım. Bir kaç kutu bally çekip keyiften nefes alamaz hale gelince, alverollerle gri hücrelerin kapışması sonucu, keyif veren bally yüzünden medya maymunu oldum... Hastaneye kaldırıldım, istediğim biraz oksijendi, bağımlı dediler, hastaneden hastaneye sürgün ettiler. Hiç biri almadı. Polisler aldığı yere geri bıraktı. Polis bıraktı gazeteciler bırakmadı. Kapının önündeki bir takım medya kardeşimin okula gitmesine engel oldu... Aileme verdiğim zarara, vicdan azabına dayanamadım. Otele taşındım. Ezgin, itilmiş, kakılmış, illegal, yanlız, yanlış insanlar ailem şimdi... Yaşlı fahişeler yazık diyorlar bana. Sürgün psikolojisi, otel odası melankolisi, seni hatırlattı Albayım. Uzun lafın kısası Türkiye'deyim, dişiyim, medya maymunuyum. Cankiyim ama küçük adamlara acıyorum. Bunlar suç albayım, haydan geldim huya gidiyorum albayım, rahatsızım albayım... Kapım vurulana kadar kendimi WC ye kilitleyeceğim albayım. Benim için kendine iyi bak, tüpü açık bırakarak intihara kalkışma, tüp bitiyor üşüyorsun albayım.
Şimdiye kadar sayılıdır yazdığım mektuplar ama hep yazmam gereken insanlar olmuştur. Ama şimdi mektup yazmak istiyorum, insan yok... Bir dostum tanıştırmıştı beni Albayımla, çok oldu restleşmeyeli. Ama bu kara kutu yine ona açılmalı , o anlar... Sürgüne gönderilmiş rus çariçesi gibiyim albayım... Giyotine gitmeyi bekleyen Fransız devrimcisi. Yankinin düzdüğü Vietnamlı. Osmanlı hareminde harem ağası. Çölde gezerken kutup ayısının düzdüğü bedevi... Çöpçatanım sağırdilsiz, kötürüm, evde kalmış kız. Başımız belaya girer diye kapı önüne bırakılan overdoze da canki. gel görki ölcem ölcem deyip ölmeyen ölemeyen ölseydi çoktan unutulacak olan kaşar bir canki... Sende duymussundur ölüm haberimi, yok bir şey Albayım. Bir kaç kutu bally çekip keyiften nefes alamaz hale gelince, alverollerle gri hücrelerin kapışması sonucu, keyif veren bally yüzünden medya maymunu oldum... Hastaneye kaldırıldım, istediğim biraz oksijendi, bağımlı dediler, hastaneden hastaneye sürgün ettiler. Hiç biri almadı. Polisler aldığı yere geri bıraktı. Polis bıraktı gazeteciler bırakmadı. Kapının önündeki bir takım medya kardeşimin okula gitmesine engel oldu... Aileme verdiğim zarara, vicdan azabına dayanamadım. Otele taşındım. Ezgin, itilmiş, kakılmış, illegal, yanlız, yanlış insanlar ailem şimdi... Yaşlı fahişeler yazık diyorlar bana. Sürgün psikolojisi, otel odası melankolisi, seni hatırlattı Albayım. Uzun lafın kısası Türkiye'deyim, dişiyim, medya maymunuyum. Cankiyim ama küçük adamlara acıyorum. Bunlar suç albayım, haydan geldim huya gidiyorum albayım, rahatsızım albayım... Kapım vurulana kadar kendimi WC ye kilitleyeceğim albayım. Benim için kendine iyi bak, tüpü açık bırakarak intihara kalkışma, tüp bitiyor üşüyorsun albayım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar