bugün
- pkk kürt ağa ve kürt feodallere ne yapmış16
- izmir bok kokuyor deyince seri eksilenmek17
- kahve10
- cin filmleri5
- edepsizce entry girmek5
- sözlük kızlarının kombinleri8
- islam barış dinidir20
- sözlükten bayan düşürmek4
- egosuz doktorlar6
- kılıçdaroğlu ndan butlan sonrası ilk görünüm4
- 1981'e 3 tertip3
- ik nefreti6
- her yer bok kokuyor arkadaş her yer11
- aşkım pyongyang'a gidelim3
- üroloji sırasında kimsenin göz teması kurmaması3
- mevlid kandili3
- oytun erbaş4
- türk korku filmi klişeleri2
- obsession film4
- ali rıza beyin numara yapması3
- cahilin çok bilmişi7
- süper el nino'nun dünyayı zorlu sürece sokması5
- laik teyzelerin fenotipi34
- bugünün iğrenç bir gün olması3
- köyde yaşamanın dezavantajları2
- cesaret kırıcı duygusal darbeler2
- öküz gibi araba süren öküz5
- gece geç saatte ışığı yanan evler5
- sevgili ile ukraynaya gitmek2
- saldırganlık2
- kasaplık işi var hemen gel2
- silahlı safariye gitmek2
- suriyeli gariban erkek dizisi2
- ek kart dezavantajları2
- pazartesi işe gitmek4
- sabah sporu4
- sözlüğü bırakıyorum ajitasyonu12
- bilardocu tipli adam2
- 3 numara saç kirli sakal8
- akrabaların sembolik varlığı2
- karılar asılmasın diye dede numarası yapmak2
- çocuksuz evlerde oyuncak bulunması2
- evlilik aktini tamamlayan hede2
- recep tayyip erdoğan12
- rennie3
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım18
- z kuşağı kitap okuyor mu9
- gram altın8
- geceye bir şiir bırak6
- sözlüğün en düşük iq sahibi yazarları14
Kanat Güner'in ikinci kitabı. Kitap üç bağımsız bölümden oluşuyor. ilk bölümde yazar ilk kitabı "Eroin Güncesi"nin aksine olayların oldukça dışında. Bu bölüm aynı zamanda onun yalnızca bir eroinman değil, bir yazar da olduğunun izlerini taşıyor. ikinci bölümde yazarın Öküz dergisinde yazdığı yazılarına yer verilmiş. Üçüncü ve son bölüm ise Kanat'ın ardında bıraktığı yüzlerce karışık sayfa arasından, tamamlanmış ve hiçbir ekleme ya da çıkarma yapılmaksızın biraraya getirilmiş metinlerinden oluşuyor. Kitabı derleyen ise Kanat'ın kızkardeşi Sonat Antepli
kızma albayım
Amacım seni üzmek değildi albayım, albayım sana söylüyorum kimse anlamasada olur hesabıydı benimki, kızmıssın bana bu kadar da hassas olunmaz demiş bozulmuşsun. Toplumca cinnet geçirirken ben mazeretim de varken biraz depresyona girmişim çok mu Albayım? Milletvekillerinin birbirini dövdüğü ülkemde ben, kendimden başka kimseye zarar vermeden, ağzıma kırmızı biber sürülme korkusu olmadan, şeytanın tırnaklarımı yiyemeyeceğini bilerek, iki satır şımarmışım, yine mi hatalıyım albayım.
Millet ben sigara bile içmiyorum diye zırıl zırıl ağlayıp sonra kokainman çıkıyor, ben her deliğe burnumu soktuğumu itiraf edip dürüstlüğüme saygı beklerken şamaroğlanı oluyorum. Kendi kitabını, sokakta zabıtalara kovalamaca oynayarak satan tek yazar benim, eroinmanlığımla övünmüyorum ama kitabımla gurur duyuyorum. Tanrılar senin kadar dürüst olsaydı peygamberlere gerek kalmazdı dedi biri, onore oldum. Akbaba medyaya takmamaya karar verdim, evime döndüm albayım, ben yokken polis beni aramış gecen yaz Bodrum a giderken otobüste fenalaşıp Akhisar da apar topar hastaneye kaldırılmıştım, o kargaşada çantamı kaybettim, bulmuşlar içinde de bir parça esrar varmış, ifademi aldılar senin mi diye sordular, ne diyeyim albayım? Uyuşturuculara keyif verici maddelere bir süre yüz sürmemeye karar verdim onun yerine boncuklardan üzüm yapacağım veya sabundan heykeller, annem öyle istiyor albayım, ama içimdeki ses çişini yapacaksın popon kuru kalmayacak diyor.
Direniyorum ,uykusuzluğa , sosyal cibilliyetsizliğe , cahilliğe, kemik ağrılarına, erken bunamaya, küçük adamlara meydan okuyorum. Bütün bu gürültü patırtıdan sonra sonum Orhan Veli gibi çukurda son bulursa millet bana şeyiyle gülücek diye korkuyorum albayım, yine başkalarının incinmesine, acıtmasına izin vermemeye karar verdim ama benim kararlarım lafta bile kalmıyor ki albayım. Klasik bir teraziyim ben karar veririm, karar veririm, karar veririm. Hersey bir yana bir çift kağıdın varsa bir kıyak yapsana albayım, ben de sabundan kuru fasulye yaparım. Veya dolaptan aşırdığım tereyağını veririm, askerlerine yedirirsin.
kanat güner
Amacım seni üzmek değildi albayım, albayım sana söylüyorum kimse anlamasada olur hesabıydı benimki, kızmıssın bana bu kadar da hassas olunmaz demiş bozulmuşsun. Toplumca cinnet geçirirken ben mazeretim de varken biraz depresyona girmişim çok mu Albayım? Milletvekillerinin birbirini dövdüğü ülkemde ben, kendimden başka kimseye zarar vermeden, ağzıma kırmızı biber sürülme korkusu olmadan, şeytanın tırnaklarımı yiyemeyeceğini bilerek, iki satır şımarmışım, yine mi hatalıyım albayım.
Millet ben sigara bile içmiyorum diye zırıl zırıl ağlayıp sonra kokainman çıkıyor, ben her deliğe burnumu soktuğumu itiraf edip dürüstlüğüme saygı beklerken şamaroğlanı oluyorum. Kendi kitabını, sokakta zabıtalara kovalamaca oynayarak satan tek yazar benim, eroinmanlığımla övünmüyorum ama kitabımla gurur duyuyorum. Tanrılar senin kadar dürüst olsaydı peygamberlere gerek kalmazdı dedi biri, onore oldum. Akbaba medyaya takmamaya karar verdim, evime döndüm albayım, ben yokken polis beni aramış gecen yaz Bodrum a giderken otobüste fenalaşıp Akhisar da apar topar hastaneye kaldırılmıştım, o kargaşada çantamı kaybettim, bulmuşlar içinde de bir parça esrar varmış, ifademi aldılar senin mi diye sordular, ne diyeyim albayım? Uyuşturuculara keyif verici maddelere bir süre yüz sürmemeye karar verdim onun yerine boncuklardan üzüm yapacağım veya sabundan heykeller, annem öyle istiyor albayım, ama içimdeki ses çişini yapacaksın popon kuru kalmayacak diyor.
Direniyorum ,uykusuzluğa , sosyal cibilliyetsizliğe , cahilliğe, kemik ağrılarına, erken bunamaya, küçük adamlara meydan okuyorum. Bütün bu gürültü patırtıdan sonra sonum Orhan Veli gibi çukurda son bulursa millet bana şeyiyle gülücek diye korkuyorum albayım, yine başkalarının incinmesine, acıtmasına izin vermemeye karar verdim ama benim kararlarım lafta bile kalmıyor ki albayım. Klasik bir teraziyim ben karar veririm, karar veririm, karar veririm. Hersey bir yana bir çift kağıdın varsa bir kıyak yapsana albayım, ben de sabundan kuru fasulye yaparım. Veya dolaptan aşırdığım tereyağını veririm, askerlerine yedirirsin.
kanat güner
KAPIYI AÇ NE OLUR ALBAYIM PARA iSTEMEYECEĞiM
Şimdiye kadar sayılıdır yazdığım mektuplar ama hep yazmam gereken insanlar olmuştur. Ama şimdi mektup yazmak istiyorum, insan yok... Bir dostum tanıştırmıştı beni Albayımla, çok oldu restleşmeyeli. Ama bu kara kutu yine ona açılmalı , o anlar... Sürgüne gönderilmiş rus çariçesi gibiyim albayım... Giyotine gitmeyi bekleyen Fransız devrimcisi. Yankinin düzdüğü Vietnamlı. Osmanlı hareminde harem ağası. Çölde gezerken kutup ayısının düzdüğü bedevi... Çöpçatanım sağırdilsiz, kötürüm, evde kalmış kız. Başımız belaya girer diye kapı önüne bırakılan overdoze da canki. gel görki ölcem ölcem deyip ölmeyen ölemeyen ölseydi çoktan unutulacak olan kaşar bir canki... Sende duymussundur ölüm haberimi, yok bir şey Albayım. Bir kaç kutu bally çekip keyiften nefes alamaz hale gelince, alverollerle gri hücrelerin kapışması sonucu, keyif veren bally yüzünden medya maymunu oldum... Hastaneye kaldırıldım, istediğim biraz oksijendi, bağımlı dediler, hastaneden hastaneye sürgün ettiler. Hiç biri almadı. Polisler aldığı yere geri bıraktı. Polis bıraktı gazeteciler bırakmadı. Kapının önündeki bir takım medya kardeşimin okula gitmesine engel oldu... Aileme verdiğim zarara, vicdan azabına dayanamadım. Otele taşındım. Ezgin, itilmiş, kakılmış, illegal, yanlız, yanlış insanlar ailem şimdi... Yaşlı fahişeler yazık diyorlar bana. Sürgün psikolojisi, otel odası melankolisi, seni hatırlattı Albayım. Uzun lafın kısası Türkiye'deyim, dişiyim, medya maymunuyum. Cankiyim ama küçük adamlara acıyorum. Bunlar suç albayım, haydan geldim huya gidiyorum albayım, rahatsızım albayım... Kapım vurulana kadar kendimi WC ye kilitleyeceğim albayım. Benim için kendine iyi bak, tüpü açık bırakarak intihara kalkışma, tüp bitiyor üşüyorsun albayım.
Şimdiye kadar sayılıdır yazdığım mektuplar ama hep yazmam gereken insanlar olmuştur. Ama şimdi mektup yazmak istiyorum, insan yok... Bir dostum tanıştırmıştı beni Albayımla, çok oldu restleşmeyeli. Ama bu kara kutu yine ona açılmalı , o anlar... Sürgüne gönderilmiş rus çariçesi gibiyim albayım... Giyotine gitmeyi bekleyen Fransız devrimcisi. Yankinin düzdüğü Vietnamlı. Osmanlı hareminde harem ağası. Çölde gezerken kutup ayısının düzdüğü bedevi... Çöpçatanım sağırdilsiz, kötürüm, evde kalmış kız. Başımız belaya girer diye kapı önüne bırakılan overdoze da canki. gel görki ölcem ölcem deyip ölmeyen ölemeyen ölseydi çoktan unutulacak olan kaşar bir canki... Sende duymussundur ölüm haberimi, yok bir şey Albayım. Bir kaç kutu bally çekip keyiften nefes alamaz hale gelince, alverollerle gri hücrelerin kapışması sonucu, keyif veren bally yüzünden medya maymunu oldum... Hastaneye kaldırıldım, istediğim biraz oksijendi, bağımlı dediler, hastaneden hastaneye sürgün ettiler. Hiç biri almadı. Polisler aldığı yere geri bıraktı. Polis bıraktı gazeteciler bırakmadı. Kapının önündeki bir takım medya kardeşimin okula gitmesine engel oldu... Aileme verdiğim zarara, vicdan azabına dayanamadım. Otele taşındım. Ezgin, itilmiş, kakılmış, illegal, yanlız, yanlış insanlar ailem şimdi... Yaşlı fahişeler yazık diyorlar bana. Sürgün psikolojisi, otel odası melankolisi, seni hatırlattı Albayım. Uzun lafın kısası Türkiye'deyim, dişiyim, medya maymunuyum. Cankiyim ama küçük adamlara acıyorum. Bunlar suç albayım, haydan geldim huya gidiyorum albayım, rahatsızım albayım... Kapım vurulana kadar kendimi WC ye kilitleyeceğim albayım. Benim için kendine iyi bak, tüpü açık bırakarak intihara kalkışma, tüp bitiyor üşüyorsun albayım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar