bugün

Aslında acılarımız son bulmuyor. Acının rengi değişiyor, şekli değişiyor, başrol değişiyor...

Ama son bulmuyor.
Acının tatlı tebessümü...
Başlık bana nedense birini hatırlattı...
Daha fazla acı, daha fazla keder!!!
Insanın ruhuna işleyen duygu.

Öylesine illet ki çıkmıyor derinlerden.
Her geçen gün her yasanilanla yeniden kanatiyor kendini.
Biri diğerini hor gormeyiversin, bir sevgisizlikle,insanlarin dusuncesizligiyle, bir dizeyle hatta bazen bir bakışla ,çocukların katledilisinde.

En çok da çocukların katledilişinde...

Hala katledilişinde..

icimi kanatiyor, ruhum acıyor.
bir kadın, ''bize acıyı anlatın,'' dedi.
o da şöyle cevap verdi:

acı, kavrayışınızın etrafındaki kabuğu parçalayandır.
meyvenin çekirdeği kırılmak zorunda olsa dahi, özü güneşin altında durabilir ve bu yüzden sizin de acıyı tanımanız gerekir.

kalbiniz, hayatınızda her gün gerçekleşen mucizelere meraklı olabilseydi, tıpkı sevinçleriniz gibi acılarınızın da muhteşem olduğunu görürdünüz.
tarlalarınıza peşi sıra vuran mevsimler gibi kabul ederdiniz, kalbinizden geçip giden mevsimleri de.
ve kederinizin getirdiği kışları huzur içinde izlerdiniz.

yaşadığınız acıların çoğu kendi seçimlerinizin sonucudur.
içinizdeki doktorun hasta benliğinizi iyileştirmek için kullandığı acı iksirdir.
bu yüzden doktora güvenin, verdiği ilacı huzur ve sükunet içinde için.

zira eli ağır ve sert olmasına rağmen, görünmeyen'in şefkatli eliyle yönlendirilir.
ve getirdiği tas dudaklarınızı yakıyor olsa dahi, çömlekçi'nin kutsal gözyaşlarıyla nemlendirdiği kille şekillendirilmiştir.

şairene bir üslupla kaleme alınmış, halil cibran başyapıtı olan ermiş'ten ''acı üzerine.''

(bkz: ermiş)
insanı güçlü yapan en zarif şey. Hayatı öğrettiği bile olur.
"her şeyden biraz kalır, diyordu hayat. kavanozda biraz kahve, kutuda birkaç sigara, insanda biraz acı."
insana güçlü olmayı öğreten şey.
Adana canıııııım.
mutluluğu isteyen herkesin bu yoldayken alacağı tat.
acı...kalbimdeki acı tarif edilemez susarsın sadece arada susmakta cevaptır acıyı herkes farklı sekillerde yasar bazıları susarak bz-azıları dile getirerek bazıları asabi olark hepsinin canı cok yanar anlatılmıck kadr cok nefes alamazsın bazen sanki bogazında bi düğümcük var acı ekbet bi gün gecer aynı yara gibidr ilk zamanlar canını cok yakar ama sonra alısırsın acıya sonra yara kabuk tutar yaranın ustune ne kadr basarsan o kadr acır ve kanr acıda oyle onu hatırlayınca canın cok yanar.
acı yaşamak için gerekli.
düşmek ve kalkıp yeniden başlamak gerekli.
gittiğim her yerden az evvel çıkmış gibiyim
nereye bakarsam bakayım bulamıyorum kendimi
olduğum hiçbir yerde değilmişim gibi geliyor
olmadığım her yerde de varmışım gibi...

eliyaHu ~humbleness
iyi bir kim ki duk klasiğidir.

(bkz: pieta)
Dört saattir var olan parmak kesiği.
bazen o kadar derindir ki ağlayamazsın bile. neyin sebep olduğunu düşünürsün, hatayı kendinde aramaya çalışırsın. çünkü tek çıkış yolun budur. sinirden avuç içini kanatana kadar sıkarsın, sonra o yaraların geçmesini beklersin. yaralar geçer ama içinde ki acı geçmez. hayat boyu bununla yaşarsın. doğruların değişir, karakterin değişir. böyle bir şeydir bazen.
yemeği tadında kılan,
bizleri de olgunlaştıran,
insan değer bilmez,
eksik olduğu an.
Olağanın dışında olan fazlalık.
Acı bazen pişmanlık bazen keşke.
biz insanların tuhaf bir zevk aldığı durum. (bkz: her insanda eser miktarda mazoşistlik vardır)
acılarımızın çoğu kendi seçimimizdir. içimizdeki hekimin, hasta nefsimizi tedavi etmekte kullandığı kekre bir iksirdir.
görsel
görsel
Süründürürken güçlendiren olgu.

Acı, perçin gibidir. Öyle birleştirir, kenetler ki kolay kolay hiçbir şey ayıramaz. Bu yüzdendir ki, acılarla birbirine yaklaşan insanların bağları çok daha sağlam ve yıkılmaz olur.

Ek olaraktan;
"asla aşk acısı çeken birine aşık olmayın. o kişi yaralıdır ve yara bandı olarak sizi kullanır."pablo neruda
Posokolojoktor.
© copyright 2005 - 2026