bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı72
- terapi niteliğindeki şeyler8
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim25
- sözlükte kim kimle sevgili27
- iyi menemenin sırrı7
- nervio43
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar10
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- sözlüğün en şık erkeği12
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- iyi memenin sırrı7
- almanca bilmek5
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- siyah sütyen5
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok6
- kale3112 ifşa8
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- fenerbahçeli yazarlar7
- meme4
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- passatı olan erkek6
- giresunlu kızlar6
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar6
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- muslettin amca14
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- ese dezze8
- engineer288
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız7
- true esaretten kurtulacak4
- selahattin demirtaşın hapiste 10 yılını doldurması3
- yakın zamanda çaylak olacakmış gibi hissetmek4
- yarın iş olması3
- kassız erkek neye benzer5
- aşk9
- sözlük klasikleri12
- futbol17
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- bütün gün giyilmiş sıcacık kadın botu kokusu8
- anın görüntüsü32
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
- aleksey batrakov27
- gel münihe sözünü tut travel4
- tacettin libosoglu4
- ben jesus olsam4
- türkiye'nin haritada büyümesi3
Abdullah Ibni Ebû Bekir es-Siddîk radiyallahu anh Rasûllullah sallallahu aleyhi vesellem efendimizin Mekke’den Medine’ye hicreti sirasinda Sevr Magarasinda istihbarat görevlisi bir yigit... Ilk müslümanlardan... Zekî, kabiliyetli, becerikli, cesur genç bir sahâbî...
O, Mekke’de dogdu. Babasi Hz. Ebû Bekir (r.a)’in davetiyle küçük yasta Islâm’la sereflendi. Annesi Kaatile binti Abdiluzza’dir. Esma radiyallahu anhâ ile öz, Aise radiyallahu anhâ annemizle baba bir kardesdir.
O, çok anlayisli, zekî ve becerikli bir gençti. Iki Cihan Günesi efendimizin Medine’ye hicretleri sirasinda büyük hizmetler yapti. Sevr Magarasinda bulunduklari üç gün boyunca Resûl-i Ekrem (s.a) efendimiz ile babasi Hz. Ebû Bekir (r.a)’in istihbarat hizmetlerini üstlendi. Babasinin direktiflerini harfiyyen yerine getirdi. Kimseye bir sey hissettirmedi. Sirrini saklamasini bildi. Her gece Sevr Magarasina gelir, gündüz sehirde olan bitenleri anlatirdi. Seher vakti olunca yanlarindan ayrilir, sabah halkin arasina katilirdi.
Gündüzleri, Mekke’de Kureysliler arasinda bulunur, toplantilari takip ederdi, Efendimiz aleyhinde konusulan sözleri toplar ve onun hakkinda alinan kararlari arastirip ögrenirdi. Müsriklerin kurmak istedikleri hile ve tuzaklari duydugunda onlari iyice inceleyip anlamaga çalisirdi. O bilgileri zihninde saglam bir sekilde muhafaza ederdi. Aksam karanligi etrafi kaplayinca, gizlice Sevr Magarasina giderdi. Sehirde olup biten hadiseleri, konusulanlari, tuzaklari Efendimize tek tek haber verir, heyecanla aktarirdi. Geceyi magarada geçirdikten sonra, alaca karanlikta yine kimseye görünmeden tekrar Mekke’ye dönerdi.
Abdullah çocuk denecek yasta idi. Fakat son derece önemli bir görev yapmaktaydi. Bu tehlikeli vazifeyi yerine getirme konusunda hiç tereddüt etmedi. Çok cesurca hareket etti. Istihbarat isini basariyla tamamladi. Babasinin evde kalan bes bin dirhem parasini da alip getirdi. Onun bu hizmeti adinin Islâm Tarihine geçmesine sebeb oldu. Hz. Âise (r.anha) üvey kardesinin bu son derece tehlikeli isteki basarisini takdir eder ve muvaffakiyyetini onun cesaretli, akilli ve becerikli olusuyla açiklardi.
Abdullah Ibni Ebû Bekir (r.a), Fahr-i Kâinat (s.a) efendimizin saglik sihhat ve emniyet içinde Medine-i Münevvere’ye ulastigini ögrenince âilesiyle birlikte kendisi de hicret etti. Sevgili Peygamberimiz onu Ali Ibni Ebi Tâlib ile ahiret kardesi ilânetti. Abdullah, asere-i mübessereden Said Ibni Zeyd (r.a)’in kiz kardesi Âtike ile evli idi. Abdullah Ibni Ebi Bekir (r.a) Mekke fethinde bulundu. Sonra Huneyn Gazvesine katildi. Huneyn’den kaçan Sakif ve Hevâzinliler’in toplanmalarina mani olmak istedi. Onlarin siginip saklandiklari Tâif kalesini muhasara etti. Burada kahramanca çarpisti. Kendisine bir ok isabet etti ve siddetli yaralandi. Medine-i Münevvere’ye yarali olarak döndü. Bir süre sonra iyilesti gibi oldu. Fakat daha sonra bu yara tekrar açilmaga basladi.
Hz. Ebû Bekir (r.a)’in hilafetinin baslarinda idi. Hicretin onbirinci senesinin Sevval ayinda açilan bu yara bir daha kapanmadi. Iyilestirme imkâni bulunamadi. Büyüdü ve derinlesti. Nihayet Abdullah’in sehadetine sebeb oldu. Cenaze namazini babasi Hz. Ebû Bekir (r.a) kildirdi. Kabrine de Hz. Ömer (r.a) ile kardesi Abdurrahman Ibni Ebi Bekir (r.a) yerlestirdi. Taif sehidlerinden sayildi.
Onun vefatindan bir müddet sonra Hz. Ebû Bekir (r.a)’a Sakif heyeti geldi. O sirada Abdullah’in ölümüne sebeb olan ok yaninda idi. Heyettekilere: “Içinizde bu oku taniyaniniz var mi?” diye sordu. Sa’d Ibni Ubeyd: “Bu oku ben yonttum. Ucunu ben sivrilttim. Tüyünü ben taktim. Bunu atan da benim” dedi. Bunun üzerine Hz. Ebû Bekir (r.a) büyük bir metanetle: “Bu ok, Abdullah’i sehid eden oktur. Senin elinle ona sehidlik serbetini içiren, onun eliyle seni öldürtmeyen Allah’a hamdolsun. Allah’in himayesi genistir.” diyerek yüreginin izdirabini nâzik bir uslûbla dile getirdi
Ne metanet!... Ne teslimiyet!.. Ne nezâket!.. Ne vakur bir hareket!.. Lidere böylesi hareket gerek... Zulum ve esâret âcizlik olsa gerek... Af ve musamaha en güzel meziyet!... Allah’im bizlere de hep güzel meziyetler nasib et!... Amin.
Abdullah Ibni Ebi Bekir (r.a)’dan bir hadis-i serif nakledildigi rivayet edilir. O da Mute harbinde Islâm ordusu kumandanlarinin sehid oluslarini Rasûlullah (s.a)’in Medine’de Mescid-i Nebevi’de haber verisine dairdir. Efendimizin bu mucizesini haber vermesiyle rivayeti kitaplara geçmistir. Cenab-i Hak’tan sefaatlerini niyaz ederiz. Amin.
Mustafa Eris
Kaynak: Altinoluk dergisi
by Muhammed Faruk
http://www.enfal.de/ecdad93.htm
O, Mekke’de dogdu. Babasi Hz. Ebû Bekir (r.a)’in davetiyle küçük yasta Islâm’la sereflendi. Annesi Kaatile binti Abdiluzza’dir. Esma radiyallahu anhâ ile öz, Aise radiyallahu anhâ annemizle baba bir kardesdir.
O, çok anlayisli, zekî ve becerikli bir gençti. Iki Cihan Günesi efendimizin Medine’ye hicretleri sirasinda büyük hizmetler yapti. Sevr Magarasinda bulunduklari üç gün boyunca Resûl-i Ekrem (s.a) efendimiz ile babasi Hz. Ebû Bekir (r.a)’in istihbarat hizmetlerini üstlendi. Babasinin direktiflerini harfiyyen yerine getirdi. Kimseye bir sey hissettirmedi. Sirrini saklamasini bildi. Her gece Sevr Magarasina gelir, gündüz sehirde olan bitenleri anlatirdi. Seher vakti olunca yanlarindan ayrilir, sabah halkin arasina katilirdi.
Gündüzleri, Mekke’de Kureysliler arasinda bulunur, toplantilari takip ederdi, Efendimiz aleyhinde konusulan sözleri toplar ve onun hakkinda alinan kararlari arastirip ögrenirdi. Müsriklerin kurmak istedikleri hile ve tuzaklari duydugunda onlari iyice inceleyip anlamaga çalisirdi. O bilgileri zihninde saglam bir sekilde muhafaza ederdi. Aksam karanligi etrafi kaplayinca, gizlice Sevr Magarasina giderdi. Sehirde olup biten hadiseleri, konusulanlari, tuzaklari Efendimize tek tek haber verir, heyecanla aktarirdi. Geceyi magarada geçirdikten sonra, alaca karanlikta yine kimseye görünmeden tekrar Mekke’ye dönerdi.
Abdullah çocuk denecek yasta idi. Fakat son derece önemli bir görev yapmaktaydi. Bu tehlikeli vazifeyi yerine getirme konusunda hiç tereddüt etmedi. Çok cesurca hareket etti. Istihbarat isini basariyla tamamladi. Babasinin evde kalan bes bin dirhem parasini da alip getirdi. Onun bu hizmeti adinin Islâm Tarihine geçmesine sebeb oldu. Hz. Âise (r.anha) üvey kardesinin bu son derece tehlikeli isteki basarisini takdir eder ve muvaffakiyyetini onun cesaretli, akilli ve becerikli olusuyla açiklardi.
Abdullah Ibni Ebû Bekir (r.a), Fahr-i Kâinat (s.a) efendimizin saglik sihhat ve emniyet içinde Medine-i Münevvere’ye ulastigini ögrenince âilesiyle birlikte kendisi de hicret etti. Sevgili Peygamberimiz onu Ali Ibni Ebi Tâlib ile ahiret kardesi ilânetti. Abdullah, asere-i mübessereden Said Ibni Zeyd (r.a)’in kiz kardesi Âtike ile evli idi. Abdullah Ibni Ebi Bekir (r.a) Mekke fethinde bulundu. Sonra Huneyn Gazvesine katildi. Huneyn’den kaçan Sakif ve Hevâzinliler’in toplanmalarina mani olmak istedi. Onlarin siginip saklandiklari Tâif kalesini muhasara etti. Burada kahramanca çarpisti. Kendisine bir ok isabet etti ve siddetli yaralandi. Medine-i Münevvere’ye yarali olarak döndü. Bir süre sonra iyilesti gibi oldu. Fakat daha sonra bu yara tekrar açilmaga basladi.
Hz. Ebû Bekir (r.a)’in hilafetinin baslarinda idi. Hicretin onbirinci senesinin Sevval ayinda açilan bu yara bir daha kapanmadi. Iyilestirme imkâni bulunamadi. Büyüdü ve derinlesti. Nihayet Abdullah’in sehadetine sebeb oldu. Cenaze namazini babasi Hz. Ebû Bekir (r.a) kildirdi. Kabrine de Hz. Ömer (r.a) ile kardesi Abdurrahman Ibni Ebi Bekir (r.a) yerlestirdi. Taif sehidlerinden sayildi.
Onun vefatindan bir müddet sonra Hz. Ebû Bekir (r.a)’a Sakif heyeti geldi. O sirada Abdullah’in ölümüne sebeb olan ok yaninda idi. Heyettekilere: “Içinizde bu oku taniyaniniz var mi?” diye sordu. Sa’d Ibni Ubeyd: “Bu oku ben yonttum. Ucunu ben sivrilttim. Tüyünü ben taktim. Bunu atan da benim” dedi. Bunun üzerine Hz. Ebû Bekir (r.a) büyük bir metanetle: “Bu ok, Abdullah’i sehid eden oktur. Senin elinle ona sehidlik serbetini içiren, onun eliyle seni öldürtmeyen Allah’a hamdolsun. Allah’in himayesi genistir.” diyerek yüreginin izdirabini nâzik bir uslûbla dile getirdi
Ne metanet!... Ne teslimiyet!.. Ne nezâket!.. Ne vakur bir hareket!.. Lidere böylesi hareket gerek... Zulum ve esâret âcizlik olsa gerek... Af ve musamaha en güzel meziyet!... Allah’im bizlere de hep güzel meziyetler nasib et!... Amin.
Abdullah Ibni Ebi Bekir (r.a)’dan bir hadis-i serif nakledildigi rivayet edilir. O da Mute harbinde Islâm ordusu kumandanlarinin sehid oluslarini Rasûlullah (s.a)’in Medine’de Mescid-i Nebevi’de haber verisine dairdir. Efendimizin bu mucizesini haber vermesiyle rivayeti kitaplara geçmistir. Cenab-i Hak’tan sefaatlerini niyaz ederiz. Amin.
Mustafa Eris
Kaynak: Altinoluk dergisi
by Muhammed Faruk
http://www.enfal.de/ecdad93.htm
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar