bugün
- bir bela geliyor29
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- fusya semsiyeli yabanci20
- işiniz gücünüz yok mu4
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması7
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- heyt bea gocu mu5
- özlenen kişiyi rüyada görmek4
- uludağ sözlük evreni8
- geceleri gelen acaba mal mıyım hissi4
- halil güneşli karizması3
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- 195 kaslı pilot15
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- gammazların sanki biraz şey olması3
- kimseyle dertleşememek2
- ktç'nin şemsiyeli olması4
- göte giren şemsiye açılmaz3
- borsa istanbul daki fon krizi5
- yahudiler vs çinliler3
- gocu'nun şemsiyeli olması4
- kendin hakkında bir entry bırak9
- hasan atilla uğur14
- 5 bin lira kredi çekip karton karton sigara almak3
- yunanista'nın çıkarma tatbikatı fiyaskosu3
- sözlüğün kırbacı4
- habire12'nin kesinlikle yüzde yüz şemsiyeli olması3
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- apo'nun villası11
- yazası gelmemek2
- nervio için nasihat yazısı3
- kadın yazarları gammazlamayan gammaz2
- rtük ün evlendirme programlarını yasaklaması6
- anadoludaki belediyeye dönmüş üniversiteler3
- mesih inananları kurtarmaya gelecek5
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- uzakdoğu şiddet filmleri2
- düşün ki o bunu nasılsa okumayacak2
- ikinci gocu2
- başlık silebilme yetkisi2
- erkekler neden evlenmek ister15
- ata binen şişko2
- treni beklemek yerine ilk trene binmek3
- hoşgeldin kocacığım7
- nervio'nun şemsiyeli olması2
- hepimiz şemsiyeliyiz2
- sinek as'a parfüm önerileri5
- para yok huzur var11
- 0 0 7 için nasihat yazısı4
- kore savaşı4
Abdullah Ibni Ebû Bekir es-Siddîk radiyallahu anh Rasûllullah sallallahu aleyhi vesellem efendimizin Mekke’den Medine’ye hicreti sirasinda Sevr Magarasinda istihbarat görevlisi bir yigit... Ilk müslümanlardan... Zekî, kabiliyetli, becerikli, cesur genç bir sahâbî...
O, Mekke’de dogdu. Babasi Hz. Ebû Bekir (r.a)’in davetiyle küçük yasta Islâm’la sereflendi. Annesi Kaatile binti Abdiluzza’dir. Esma radiyallahu anhâ ile öz, Aise radiyallahu anhâ annemizle baba bir kardesdir.
O, çok anlayisli, zekî ve becerikli bir gençti. Iki Cihan Günesi efendimizin Medine’ye hicretleri sirasinda büyük hizmetler yapti. Sevr Magarasinda bulunduklari üç gün boyunca Resûl-i Ekrem (s.a) efendimiz ile babasi Hz. Ebû Bekir (r.a)’in istihbarat hizmetlerini üstlendi. Babasinin direktiflerini harfiyyen yerine getirdi. Kimseye bir sey hissettirmedi. Sirrini saklamasini bildi. Her gece Sevr Magarasina gelir, gündüz sehirde olan bitenleri anlatirdi. Seher vakti olunca yanlarindan ayrilir, sabah halkin arasina katilirdi.
Gündüzleri, Mekke’de Kureysliler arasinda bulunur, toplantilari takip ederdi, Efendimiz aleyhinde konusulan sözleri toplar ve onun hakkinda alinan kararlari arastirip ögrenirdi. Müsriklerin kurmak istedikleri hile ve tuzaklari duydugunda onlari iyice inceleyip anlamaga çalisirdi. O bilgileri zihninde saglam bir sekilde muhafaza ederdi. Aksam karanligi etrafi kaplayinca, gizlice Sevr Magarasina giderdi. Sehirde olup biten hadiseleri, konusulanlari, tuzaklari Efendimize tek tek haber verir, heyecanla aktarirdi. Geceyi magarada geçirdikten sonra, alaca karanlikta yine kimseye görünmeden tekrar Mekke’ye dönerdi.
Abdullah çocuk denecek yasta idi. Fakat son derece önemli bir görev yapmaktaydi. Bu tehlikeli vazifeyi yerine getirme konusunda hiç tereddüt etmedi. Çok cesurca hareket etti. Istihbarat isini basariyla tamamladi. Babasinin evde kalan bes bin dirhem parasini da alip getirdi. Onun bu hizmeti adinin Islâm Tarihine geçmesine sebeb oldu. Hz. Âise (r.anha) üvey kardesinin bu son derece tehlikeli isteki basarisini takdir eder ve muvaffakiyyetini onun cesaretli, akilli ve becerikli olusuyla açiklardi.
Abdullah Ibni Ebû Bekir (r.a), Fahr-i Kâinat (s.a) efendimizin saglik sihhat ve emniyet içinde Medine-i Münevvere’ye ulastigini ögrenince âilesiyle birlikte kendisi de hicret etti. Sevgili Peygamberimiz onu Ali Ibni Ebi Tâlib ile ahiret kardesi ilânetti. Abdullah, asere-i mübessereden Said Ibni Zeyd (r.a)’in kiz kardesi Âtike ile evli idi. Abdullah Ibni Ebi Bekir (r.a) Mekke fethinde bulundu. Sonra Huneyn Gazvesine katildi. Huneyn’den kaçan Sakif ve Hevâzinliler’in toplanmalarina mani olmak istedi. Onlarin siginip saklandiklari Tâif kalesini muhasara etti. Burada kahramanca çarpisti. Kendisine bir ok isabet etti ve siddetli yaralandi. Medine-i Münevvere’ye yarali olarak döndü. Bir süre sonra iyilesti gibi oldu. Fakat daha sonra bu yara tekrar açilmaga basladi.
Hz. Ebû Bekir (r.a)’in hilafetinin baslarinda idi. Hicretin onbirinci senesinin Sevval ayinda açilan bu yara bir daha kapanmadi. Iyilestirme imkâni bulunamadi. Büyüdü ve derinlesti. Nihayet Abdullah’in sehadetine sebeb oldu. Cenaze namazini babasi Hz. Ebû Bekir (r.a) kildirdi. Kabrine de Hz. Ömer (r.a) ile kardesi Abdurrahman Ibni Ebi Bekir (r.a) yerlestirdi. Taif sehidlerinden sayildi.
Onun vefatindan bir müddet sonra Hz. Ebû Bekir (r.a)’a Sakif heyeti geldi. O sirada Abdullah’in ölümüne sebeb olan ok yaninda idi. Heyettekilere: “Içinizde bu oku taniyaniniz var mi?” diye sordu. Sa’d Ibni Ubeyd: “Bu oku ben yonttum. Ucunu ben sivrilttim. Tüyünü ben taktim. Bunu atan da benim” dedi. Bunun üzerine Hz. Ebû Bekir (r.a) büyük bir metanetle: “Bu ok, Abdullah’i sehid eden oktur. Senin elinle ona sehidlik serbetini içiren, onun eliyle seni öldürtmeyen Allah’a hamdolsun. Allah’in himayesi genistir.” diyerek yüreginin izdirabini nâzik bir uslûbla dile getirdi
Ne metanet!... Ne teslimiyet!.. Ne nezâket!.. Ne vakur bir hareket!.. Lidere böylesi hareket gerek... Zulum ve esâret âcizlik olsa gerek... Af ve musamaha en güzel meziyet!... Allah’im bizlere de hep güzel meziyetler nasib et!... Amin.
Abdullah Ibni Ebi Bekir (r.a)’dan bir hadis-i serif nakledildigi rivayet edilir. O da Mute harbinde Islâm ordusu kumandanlarinin sehid oluslarini Rasûlullah (s.a)’in Medine’de Mescid-i Nebevi’de haber verisine dairdir. Efendimizin bu mucizesini haber vermesiyle rivayeti kitaplara geçmistir. Cenab-i Hak’tan sefaatlerini niyaz ederiz. Amin.
Mustafa Eris
Kaynak: Altinoluk dergisi
by Muhammed Faruk
http://www.enfal.de/ecdad93.htm
O, Mekke’de dogdu. Babasi Hz. Ebû Bekir (r.a)’in davetiyle küçük yasta Islâm’la sereflendi. Annesi Kaatile binti Abdiluzza’dir. Esma radiyallahu anhâ ile öz, Aise radiyallahu anhâ annemizle baba bir kardesdir.
O, çok anlayisli, zekî ve becerikli bir gençti. Iki Cihan Günesi efendimizin Medine’ye hicretleri sirasinda büyük hizmetler yapti. Sevr Magarasinda bulunduklari üç gün boyunca Resûl-i Ekrem (s.a) efendimiz ile babasi Hz. Ebû Bekir (r.a)’in istihbarat hizmetlerini üstlendi. Babasinin direktiflerini harfiyyen yerine getirdi. Kimseye bir sey hissettirmedi. Sirrini saklamasini bildi. Her gece Sevr Magarasina gelir, gündüz sehirde olan bitenleri anlatirdi. Seher vakti olunca yanlarindan ayrilir, sabah halkin arasina katilirdi.
Gündüzleri, Mekke’de Kureysliler arasinda bulunur, toplantilari takip ederdi, Efendimiz aleyhinde konusulan sözleri toplar ve onun hakkinda alinan kararlari arastirip ögrenirdi. Müsriklerin kurmak istedikleri hile ve tuzaklari duydugunda onlari iyice inceleyip anlamaga çalisirdi. O bilgileri zihninde saglam bir sekilde muhafaza ederdi. Aksam karanligi etrafi kaplayinca, gizlice Sevr Magarasina giderdi. Sehirde olup biten hadiseleri, konusulanlari, tuzaklari Efendimize tek tek haber verir, heyecanla aktarirdi. Geceyi magarada geçirdikten sonra, alaca karanlikta yine kimseye görünmeden tekrar Mekke’ye dönerdi.
Abdullah çocuk denecek yasta idi. Fakat son derece önemli bir görev yapmaktaydi. Bu tehlikeli vazifeyi yerine getirme konusunda hiç tereddüt etmedi. Çok cesurca hareket etti. Istihbarat isini basariyla tamamladi. Babasinin evde kalan bes bin dirhem parasini da alip getirdi. Onun bu hizmeti adinin Islâm Tarihine geçmesine sebeb oldu. Hz. Âise (r.anha) üvey kardesinin bu son derece tehlikeli isteki basarisini takdir eder ve muvaffakiyyetini onun cesaretli, akilli ve becerikli olusuyla açiklardi.
Abdullah Ibni Ebû Bekir (r.a), Fahr-i Kâinat (s.a) efendimizin saglik sihhat ve emniyet içinde Medine-i Münevvere’ye ulastigini ögrenince âilesiyle birlikte kendisi de hicret etti. Sevgili Peygamberimiz onu Ali Ibni Ebi Tâlib ile ahiret kardesi ilânetti. Abdullah, asere-i mübessereden Said Ibni Zeyd (r.a)’in kiz kardesi Âtike ile evli idi. Abdullah Ibni Ebi Bekir (r.a) Mekke fethinde bulundu. Sonra Huneyn Gazvesine katildi. Huneyn’den kaçan Sakif ve Hevâzinliler’in toplanmalarina mani olmak istedi. Onlarin siginip saklandiklari Tâif kalesini muhasara etti. Burada kahramanca çarpisti. Kendisine bir ok isabet etti ve siddetli yaralandi. Medine-i Münevvere’ye yarali olarak döndü. Bir süre sonra iyilesti gibi oldu. Fakat daha sonra bu yara tekrar açilmaga basladi.
Hz. Ebû Bekir (r.a)’in hilafetinin baslarinda idi. Hicretin onbirinci senesinin Sevval ayinda açilan bu yara bir daha kapanmadi. Iyilestirme imkâni bulunamadi. Büyüdü ve derinlesti. Nihayet Abdullah’in sehadetine sebeb oldu. Cenaze namazini babasi Hz. Ebû Bekir (r.a) kildirdi. Kabrine de Hz. Ömer (r.a) ile kardesi Abdurrahman Ibni Ebi Bekir (r.a) yerlestirdi. Taif sehidlerinden sayildi.
Onun vefatindan bir müddet sonra Hz. Ebû Bekir (r.a)’a Sakif heyeti geldi. O sirada Abdullah’in ölümüne sebeb olan ok yaninda idi. Heyettekilere: “Içinizde bu oku taniyaniniz var mi?” diye sordu. Sa’d Ibni Ubeyd: “Bu oku ben yonttum. Ucunu ben sivrilttim. Tüyünü ben taktim. Bunu atan da benim” dedi. Bunun üzerine Hz. Ebû Bekir (r.a) büyük bir metanetle: “Bu ok, Abdullah’i sehid eden oktur. Senin elinle ona sehidlik serbetini içiren, onun eliyle seni öldürtmeyen Allah’a hamdolsun. Allah’in himayesi genistir.” diyerek yüreginin izdirabini nâzik bir uslûbla dile getirdi
Ne metanet!... Ne teslimiyet!.. Ne nezâket!.. Ne vakur bir hareket!.. Lidere böylesi hareket gerek... Zulum ve esâret âcizlik olsa gerek... Af ve musamaha en güzel meziyet!... Allah’im bizlere de hep güzel meziyetler nasib et!... Amin.
Abdullah Ibni Ebi Bekir (r.a)’dan bir hadis-i serif nakledildigi rivayet edilir. O da Mute harbinde Islâm ordusu kumandanlarinin sehid oluslarini Rasûlullah (s.a)’in Medine’de Mescid-i Nebevi’de haber verisine dairdir. Efendimizin bu mucizesini haber vermesiyle rivayeti kitaplara geçmistir. Cenab-i Hak’tan sefaatlerini niyaz ederiz. Amin.
Mustafa Eris
Kaynak: Altinoluk dergisi
by Muhammed Faruk
http://www.enfal.de/ecdad93.htm
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar