bugün
- babalarımız gibi erkeklerin yetişmemesi13
- akrep soksa hangi yazarın emmesini istersin7
- ilk buluşmada masa altından aleti yoklayan kız5
- sinema tarihinde ayak fantazisi sahneleri5
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar13
- hot girl summer6
- rtük duyurusu4
- kuran kursları2
- fondöten sürmek10
- kızların yakışıklı ve zengin erkeklere güvenmemesi4
- kadının azgını4
- türkiyede konuşma dilinin bozulma sebebi2
- sözlükten bir kıza basmak5
- true ile sevişmek7
- en gıcık olunan insan davranışı8
- bir ilişkiyi kim yönetir22
- 15 mayıs 2026 uludağ sözlüğün huzura ermesi6
- istanbul merkezli 8 ilde terör operasyonu2
- zincir mağazaları haraca bağlamak2
- leandro trossard2
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı17
- note aura silk ruj 05 desert rose2
- cerave2
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- camları kapatın klimayı açıyorum diyen dolmuşcu3
- velvet48
- arapperest2
- peugeot2
- üsküdar sahaflarını sel bastı3
- kekimi yeme beni'ye diyen kız3
- ona bir şey söyle10
- istanbulda hava durumu3
- pandela 319
- cd devrinin bitmesi6
- sinsi3
- sandalye9
- chp'yi salın4
- yeni sevgiliden beklentiler6
- kemal kılıçdaroğlu20
- deniz göktaş35
- uludağ sözlük yönetimini protesto ediyoruz5
- ankara da kapanması en çok üzen mekanlar2
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- kürt hareketinin devşirme olması15
- ilişkiyi mesajla bitirmek3
- bikini günü2
- sokuk yazarlar6
- sevişme sonrası erkeğin gömleğini giyen kadın3
- aleyna tilki7
- sikişirken hüzünlenmek6
--- alıntı ---
-kuvâyi milliye-
(...)
beşinci bap
920'nin 16 marti
ve
manastirli hamdi efendi
ve
reşadiyeli veli oğlu memet'in hikâyesi
«bu hamiyetli ve cesur, manastırlı hamdi efendi olmasaydı, istanbul felâketinden kim bilir haber almak için ne kadar intizarlar içinde kalacaktık. istanbul'da bulunan nâzır, mebus, kumandan, teşkilâtımız mensupları içinden bir zat çıkıp vaktiyle bize haber vermeği düşünmemiş olduğu anlaşılıyor. demek ki cümlesini heyecan ve helecan kaplamıştı. bir ucu ankara'da bulunan telin istanbul'da bulunan ucuna yanaşamayacak kadar şaşkın bir hale gelmiş olduklarına bilmem ki hükmetmek caiz olur mu?»
(nutuk, s. 295, devlet basımevi, istanbul 1938)
920'nin 16 martı.
öğleden evvel
saat onda
makina başında şöyle bir telgraf aldı ankara'daki :
----«der-aliye 16/3/1920.
----ingilizler bastı bu sabah
-----------şehzadebaşı'ndaki muzika karakolunu.
----müsademe edildi.
----işgal altına alıyorlar istanbul'u şimdi.
----berâyi malûmat arzolunur.
-----------------------------------manastırlı hamdi.»
920'nin 16 martı.
harbiye nezareti telgrafhanesi buldu ankara'yı :
----«etrafta dolaşıyor ingiliz askerleri.
----şimdi işte
----ingiliz askerleri giriyorlar nezarete.
----işte giriyorlar içeri.
----nizamiye kapısına.
----teli kes.
----ingilizler burdadır.»
920'nin 16 martı.
manastırlı hamdi efendi
------------buldu ankara'dakini tekrar :
----«paşa hazretleri,
----harbiye telgrafhanesini de işgal etti ingiliz bahriye askeri
----tophane'yi de işgal ediyorlar bir taraftan,
----bir taraftan da zırhlılardan asker ihraç olunuyor.
----vaziyet vehamet kesbediyor efendim.
----paşa hazretleri,
----emri devletlerine muntazırım.
-------------------------------------16 mart 1920
------------------------------------------hamdi»
920'nin 16 martı.
durumu bir daha tekrar etti hamdi efendi :
----«sabah bizim asker uykuda iken
----ingiliz bahriye efradı karakolu işgal etmekte iken
----askerlerimiz uykudan şaşkın kalkınca müsademe başlıyor.
----neticede bizden altı şehit, on beş mecruh olup
----ingilizler zırhlıları rıhtıma yanaştırıp
----beyoğlu ve tophane'yi işgal edip.
----işte beyoğlu telgrafhanesi de yok.
----işte beyoğlu telgraf memurları geldiler.
----kovmuşlar.
----burası da işgal olunacaktır bir saata kadar.
----şimdi haber aldım efendim.»
920'nin 16 martı
uykuda kesti kâfir üçümüzü,
kurşuna dizdi kâfir ikimizi.
ingiliz'in hepsi değil domuzu
sabaha karşı aldı canımızı.
920'nin 16 martı
basıldı vezneciler'de karargâh.
uyan be tosunum uyan.
üçümüzü uykuda kesti kâfir,
üçümüz : abdullah çavuş, şarkışla'dan osman,
--------------------------------bir de zileli abdülkadir.
920'nin 16 martı
bozdoğan kemeri'nde
kurşuna dizdi kâfir ikimizi.
ahmet oğlu nasuh arkadaşımın adı,
reşadiyeli veli oğlu memet benimkisi.
920'nin 16 martı
uykuda kesti kâfir üçümüzü.
soktu osman'ın karnına kasaturayı,
bastı göğsüne kâfirin dizi.
dört çocuk babasıydı abdullah çavuş.
doymadı dünyasına abdülkadir.
üçümüzü uykuda kesti kâfir,
kurşuna dizdi ikimizi.
920'nin 16 mart sabahı,
karakolun karşısında
--------bırakmadım elimden silâhı,
--------yere serdim iki ingiliz'i.
senin ırzını kurtardım istanbul'um,
sana can feda çakır gözlü gülüm.
üçümüzü uykuda kesti kâfir,
kurşuna dizdi ikimizi.
şimdi üçümüz :
abdullah ve osman ve abdülkadir,
taşları yan yana yatar eyüp'te.
arama, bulamazsın ikimizin kabrini,
belki maşrıkta, belki mağripte,
biz de bilmeyiz yerini.
uykuda kestiler üçümüzü,
kurşuna dizdiler ikimizi,
ahmet oğlu nasuh arkadaşımın adı,
reşadiyeli veli oğlu memet benimkisi.
bir de altıncımız var,
kara kaytan bıyıklı bir şehit,
son mekânı şöyle dursun,
adını da bilen yok...
(...)
nâzım hikmet
--- alıntı ---
-kuvâyi milliye-
(...)
beşinci bap
920'nin 16 marti
ve
manastirli hamdi efendi
ve
reşadiyeli veli oğlu memet'in hikâyesi
«bu hamiyetli ve cesur, manastırlı hamdi efendi olmasaydı, istanbul felâketinden kim bilir haber almak için ne kadar intizarlar içinde kalacaktık. istanbul'da bulunan nâzır, mebus, kumandan, teşkilâtımız mensupları içinden bir zat çıkıp vaktiyle bize haber vermeği düşünmemiş olduğu anlaşılıyor. demek ki cümlesini heyecan ve helecan kaplamıştı. bir ucu ankara'da bulunan telin istanbul'da bulunan ucuna yanaşamayacak kadar şaşkın bir hale gelmiş olduklarına bilmem ki hükmetmek caiz olur mu?»
(nutuk, s. 295, devlet basımevi, istanbul 1938)
920'nin 16 martı.
öğleden evvel
saat onda
makina başında şöyle bir telgraf aldı ankara'daki :
----«der-aliye 16/3/1920.
----ingilizler bastı bu sabah
-----------şehzadebaşı'ndaki muzika karakolunu.
----müsademe edildi.
----işgal altına alıyorlar istanbul'u şimdi.
----berâyi malûmat arzolunur.
-----------------------------------manastırlı hamdi.»
920'nin 16 martı.
harbiye nezareti telgrafhanesi buldu ankara'yı :
----«etrafta dolaşıyor ingiliz askerleri.
----şimdi işte
----ingiliz askerleri giriyorlar nezarete.
----işte giriyorlar içeri.
----nizamiye kapısına.
----teli kes.
----ingilizler burdadır.»
920'nin 16 martı.
manastırlı hamdi efendi
------------buldu ankara'dakini tekrar :
----«paşa hazretleri,
----harbiye telgrafhanesini de işgal etti ingiliz bahriye askeri
----tophane'yi de işgal ediyorlar bir taraftan,
----bir taraftan da zırhlılardan asker ihraç olunuyor.
----vaziyet vehamet kesbediyor efendim.
----paşa hazretleri,
----emri devletlerine muntazırım.
-------------------------------------16 mart 1920
------------------------------------------hamdi»
920'nin 16 martı.
durumu bir daha tekrar etti hamdi efendi :
----«sabah bizim asker uykuda iken
----ingiliz bahriye efradı karakolu işgal etmekte iken
----askerlerimiz uykudan şaşkın kalkınca müsademe başlıyor.
----neticede bizden altı şehit, on beş mecruh olup
----ingilizler zırhlıları rıhtıma yanaştırıp
----beyoğlu ve tophane'yi işgal edip.
----işte beyoğlu telgrafhanesi de yok.
----işte beyoğlu telgraf memurları geldiler.
----kovmuşlar.
----burası da işgal olunacaktır bir saata kadar.
----şimdi haber aldım efendim.»
920'nin 16 martı
uykuda kesti kâfir üçümüzü,
kurşuna dizdi kâfir ikimizi.
ingiliz'in hepsi değil domuzu
sabaha karşı aldı canımızı.
920'nin 16 martı
basıldı vezneciler'de karargâh.
uyan be tosunum uyan.
üçümüzü uykuda kesti kâfir,
üçümüz : abdullah çavuş, şarkışla'dan osman,
--------------------------------bir de zileli abdülkadir.
920'nin 16 martı
bozdoğan kemeri'nde
kurşuna dizdi kâfir ikimizi.
ahmet oğlu nasuh arkadaşımın adı,
reşadiyeli veli oğlu memet benimkisi.
920'nin 16 martı
uykuda kesti kâfir üçümüzü.
soktu osman'ın karnına kasaturayı,
bastı göğsüne kâfirin dizi.
dört çocuk babasıydı abdullah çavuş.
doymadı dünyasına abdülkadir.
üçümüzü uykuda kesti kâfir,
kurşuna dizdi ikimizi.
920'nin 16 mart sabahı,
karakolun karşısında
--------bırakmadım elimden silâhı,
--------yere serdim iki ingiliz'i.
senin ırzını kurtardım istanbul'um,
sana can feda çakır gözlü gülüm.
üçümüzü uykuda kesti kâfir,
kurşuna dizdi ikimizi.
şimdi üçümüz :
abdullah ve osman ve abdülkadir,
taşları yan yana yatar eyüp'te.
arama, bulamazsın ikimizin kabrini,
belki maşrıkta, belki mağripte,
biz de bilmeyiz yerini.
uykuda kestiler üçümüzü,
kurşuna dizdiler ikimizi,
ahmet oğlu nasuh arkadaşımın adı,
reşadiyeli veli oğlu memet benimkisi.
bir de altıncımız var,
kara kaytan bıyıklı bir şehit,
son mekânı şöyle dursun,
adını da bilen yok...
(...)
nâzım hikmet
--- alıntı ---
istanbul'un işgalidir. Misak ı millî Ye olan tepkidir işgal devletlerince.
dinciler tarafından yok edilen misakı millinin tepkisel destanıdır.
corona virüsünün türkiye'de ortaya çıkışının tam 1 yıl öncesi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar