bugün
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri23
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- insan olmaya ceyrek kala15
- kombin atıp kudurmamızı bekleyen kadın yazar5
- arkadaşlar döner mi yesem schnitzel mi9
- sevgiliyle aynı iş yerinde çalışmak8
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- esas kimliğini meyveli soda içerek gizleyen yazar5
- tarla satıp son model lüks araba almak4
- hanımlar4
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi13
- ben sizin anonim3
- geçen sözlükte yaşanan kudurtan olay3
- enayimiknatisii7
- masklavi'nin biraz gergin olması10
- gammaz çeteleri9
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak12
- ahmet davutoğlu'na soruşturma açılması5
- kira sözleşmesinde'e devlet dönemi5
- fıstık2
- dindarların çoğunun fakir olması15
- tuğberk imamoğlu gemisinin denizde kaza yapması4
- 6 kişi öldü diye yas ilan edilmez6
- truenun 2157 gündür cevap aradığı soru3
- vatanseverliği askerlik yapmaya indirgemek3
- yandaş basını okumak7
- sözlük açsanız ismi ne olurdu11
- sude sendromu10
- wywtom ile kitap saati2
- meyveli soda içen erkek2
- 2027 asgari ücret tahmin yarışması7
- herkes işiyle ilgili bir bilgi versin3
- mavi3
- kız kıza sevişmek4
- ismet gürbüz6
- yagmurcu6
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi17
- nervio hamferdi11
- arkadaşlar kızarmış ekmek isteyen var mııı5
- ismet birader neden koşturmuyor sorunsalı5
- 2027 hedefleri2
- kadıköy de kara gece3
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci3
- günümüz çocuklarının ana babayı saymaması5
- kemal kılıçdaroğlu6
- silver ile evlenecek erkek52
- çıplaklar kampında tarih hocasıyla karşılaşmak5
- adana demirspor3
- devlet aklı2
- mehdiyetin takımı galatasaray3
sevdiği entry'ler
islamiyet'in ilk yıllarının iki farklı döneminde inen ayetlerdir.
mekke döneminde inen ayetler daha bir sosyal, daha bir hümanist bakış açısına sahip iken, hicret sonrası medine'de gerçekleşen teşkilatlanma ve islamiyet'in devletleşmeye başlamasıyla birlikte ayetler daha bir katı, daha bir sert hal almışlardır.
kuran'daki sureleri iniş sıralamasına göre okuduğunuzda, mekke dönemi ayetleri(mekki ayetler) ile, medine dönemi ayetleri(medeni ayetler) arasındaki nüans farkını anında anlamanız gayet mümkün...
örneklerle açıklamak gerekirse;
mekke döneminde inen kafirun suresinde; "sizin dininiz size, benim dinim bana" şeklinde gayet medeni ve sosyal içerikli bir ayet bulunmakta iken, medine döneminde inen tevbe suresinde "haram aylar sıyrılıp bitince müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün" ayeti ile, kafirun suresinde verilen barış ve hümanizm mesajı bir kenara itilerek müslüman olmayanlara cihad ilan ediliyor.
mekke döneminin barış, kardeşlik, hoşgörü içeren ayetlerinden bazıları;
-ey muhammed, sen öğüt ver, esasen sen sadece bir öğütçüsün(gaşiye suresi)
-ey muhammed, yine de yüz çevirirlerse, artık sana düşen ancak açık bir tebliğdir.(nahl suresi)
-ey muhammed, ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşmaya dalanları gördüğünde, onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan uzak dur.(enam suresi)
gördüğünüz üzre, katiyyen bir zorlama, asma, kesme, recm etme, öldürme yok. gayet insancıl, gayet barışçıl, sade bir tebliğ çağrısı, "insanları islamiyet'e davet et, kabul ederlerse ne ala, etmezlerse boşver..." deniliyor açıkça.
ama 13 sene süren mekke dönemi sonrası gelen hicret ve hz muhammed ve müslümanların mekke baskısından kurtularak medine'de güçlenmesi ve siyasal bir konum almalarından sonra işler değişiyor, anlayış değişiyor ve ne gariptir ki inen(!) ayetler de değişiyor.
mekke döneminde esen barış, dostluk ve kardeşlik rüzgarı ve mesajları yerini medine dönemi'nin daha sert ve daha cezalandırıcı ayetlerine bırakıyor.
işte medine dönemi ayetlerinden bazıları;
-Fitne kalmayıp yalnız Allahın dini ortada kalana kadar onlarla savasın.(bakara suresi)
-kafirlerin boyunlarını vurun, parmaklarını doğrayın.(enfal suresi)
-kitab ehline, (yani Yahudilere, Hıristiyanlara) ve islami din edinmeyenlere karsı boyunlarını büküp kendi elleriyle cizye verene kadar savaşın.(tevbe suresi)
-Ey Peygamber! Kafirlerle ve münafıklarla savaş. Ve onlara katı sert davran! Varacakları yer cehennemdir.(tevbe ve tahrim sureleri)
Kuranın mekki ve medeni olan ayetlerini dikkatle inceleyecek olursak, görürüz ki, birincilerde "irade özgürlüğü"ne yer verir gibi görünenler yanında, yer vermez olanlar bulunduğu halde, ikincilerde bu tür bir özgürlüğü yok sayar nitelikte olanlar ağır basmaktadır.
Birbirleriyle çelişki yaratan bu hükümler, hz Muhammedin hem bir yandan günlük siyasetinin gereksinimlerinin hem de Medineye geçmekle güçlenmiş olmasının sonucu olmak üzere ortaya çıkmıştır.
şimdi, "kusursuz" olduğu iddia edilen bir kitabın kendi içinde farklı dönemlerde yazılan kısımlarının birbirleri ile çelişmesi ne kadar mantıklıdır?
orijinal kuran'ın kayıp olması'nın neticelerinden biri de budur işte.
mekke ve medine dönemindeki ayetlerin anlam, nitelik ve nicelik bakımından farklılıkları.
işte kusursuzluk denizinde bir çırpıda bulabildiğimiz bir çok kusur.
ama pardon;
(bkz: gerçek islam bu değil)
mekke döneminde inen ayetler daha bir sosyal, daha bir hümanist bakış açısına sahip iken, hicret sonrası medine'de gerçekleşen teşkilatlanma ve islamiyet'in devletleşmeye başlamasıyla birlikte ayetler daha bir katı, daha bir sert hal almışlardır.
kuran'daki sureleri iniş sıralamasına göre okuduğunuzda, mekke dönemi ayetleri(mekki ayetler) ile, medine dönemi ayetleri(medeni ayetler) arasındaki nüans farkını anında anlamanız gayet mümkün...
örneklerle açıklamak gerekirse;
mekke döneminde inen kafirun suresinde; "sizin dininiz size, benim dinim bana" şeklinde gayet medeni ve sosyal içerikli bir ayet bulunmakta iken, medine döneminde inen tevbe suresinde "haram aylar sıyrılıp bitince müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün" ayeti ile, kafirun suresinde verilen barış ve hümanizm mesajı bir kenara itilerek müslüman olmayanlara cihad ilan ediliyor.
mekke döneminin barış, kardeşlik, hoşgörü içeren ayetlerinden bazıları;
-ey muhammed, sen öğüt ver, esasen sen sadece bir öğütçüsün(gaşiye suresi)
-ey muhammed, yine de yüz çevirirlerse, artık sana düşen ancak açık bir tebliğdir.(nahl suresi)
-ey muhammed, ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşmaya dalanları gördüğünde, onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan uzak dur.(enam suresi)
gördüğünüz üzre, katiyyen bir zorlama, asma, kesme, recm etme, öldürme yok. gayet insancıl, gayet barışçıl, sade bir tebliğ çağrısı, "insanları islamiyet'e davet et, kabul ederlerse ne ala, etmezlerse boşver..." deniliyor açıkça.
ama 13 sene süren mekke dönemi sonrası gelen hicret ve hz muhammed ve müslümanların mekke baskısından kurtularak medine'de güçlenmesi ve siyasal bir konum almalarından sonra işler değişiyor, anlayış değişiyor ve ne gariptir ki inen(!) ayetler de değişiyor.
mekke döneminde esen barış, dostluk ve kardeşlik rüzgarı ve mesajları yerini medine dönemi'nin daha sert ve daha cezalandırıcı ayetlerine bırakıyor.
işte medine dönemi ayetlerinden bazıları;
-Fitne kalmayıp yalnız Allahın dini ortada kalana kadar onlarla savasın.(bakara suresi)
-kafirlerin boyunlarını vurun, parmaklarını doğrayın.(enfal suresi)
-kitab ehline, (yani Yahudilere, Hıristiyanlara) ve islami din edinmeyenlere karsı boyunlarını büküp kendi elleriyle cizye verene kadar savaşın.(tevbe suresi)
-Ey Peygamber! Kafirlerle ve münafıklarla savaş. Ve onlara katı sert davran! Varacakları yer cehennemdir.(tevbe ve tahrim sureleri)
Kuranın mekki ve medeni olan ayetlerini dikkatle inceleyecek olursak, görürüz ki, birincilerde "irade özgürlüğü"ne yer verir gibi görünenler yanında, yer vermez olanlar bulunduğu halde, ikincilerde bu tür bir özgürlüğü yok sayar nitelikte olanlar ağır basmaktadır.
Birbirleriyle çelişki yaratan bu hükümler, hz Muhammedin hem bir yandan günlük siyasetinin gereksinimlerinin hem de Medineye geçmekle güçlenmiş olmasının sonucu olmak üzere ortaya çıkmıştır.
şimdi, "kusursuz" olduğu iddia edilen bir kitabın kendi içinde farklı dönemlerde yazılan kısımlarının birbirleri ile çelişmesi ne kadar mantıklıdır?
orijinal kuran'ın kayıp olması'nın neticelerinden biri de budur işte.
mekke ve medine dönemindeki ayetlerin anlam, nitelik ve nicelik bakımından farklılıkları.
işte kusursuzluk denizinde bir çırpıda bulabildiğimiz bir çok kusur.
ama pardon;
(bkz: gerçek islam bu değil)