bugün
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı36
- ispanya15
- futbol12
- arjantin15
- dünya17
- 2026 dünya kupası21
- marc cucurella5
- ergenlerle mesai arkadaşı olmak4
- ispanya arjantin maçı kaç kaç biter7
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali14
- şehir kurma oyunları5
- lisede hocaların herşeyi bilmesi2
- abd'nin iran'a girmesiyle olacak olan şeyler4
- haluk levent denince akla gelenler4
- eve dönmek2
- arjantin milli futbol takımı5
- tefeciden borç almak4
- arjantin'in çok kötü oynaması3
- uludağ sözlük diriltme operasyonu6
- şaka maka muhalif platform kalmaması4
- le cola'nın 67 tl olması3
- sözlük yazarlarının tatlıları4
- kemal kılıçdaroğlu7
- iran abd savaşında yazarların tuttukları taraf2
- siyah tekel poşeti2
- arjantin'e kırmızı kart çıkmama nedeni2
- dünya kupası3
- kuveyt dinarı2
- lamine yamal2
- vozol4
- allah varsa beni milli yapsın7
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- lionel messi5
- haluk levent vs serdar ortaç6
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle2
- sapık7
- christopher nolan5
- ispanya şimdiye kadar 1 kez dünya şampiyonu oldu2
- bir kızın poposunu tokatlayarak cezalandırmak5
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- gocu nerede8
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- merak etmemenin huzuru5
- oğuzhan uğur9
- reyzen tevfik2
- siyonistlerin arjantin'i desteklemesi4
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- bakkala sigara almaya yollanacak yazarlar4
- sözelci5
sevdiği entry'ler
islamiyet'in ilk yıllarının iki farklı döneminde inen ayetlerdir.
mekke döneminde inen ayetler daha bir sosyal, daha bir hümanist bakış açısına sahip iken, hicret sonrası medine'de gerçekleşen teşkilatlanma ve islamiyet'in devletleşmeye başlamasıyla birlikte ayetler daha bir katı, daha bir sert hal almışlardır.
kuran'daki sureleri iniş sıralamasına göre okuduğunuzda, mekke dönemi ayetleri(mekki ayetler) ile, medine dönemi ayetleri(medeni ayetler) arasındaki nüans farkını anında anlamanız gayet mümkün...
örneklerle açıklamak gerekirse;
mekke döneminde inen kafirun suresinde; "sizin dininiz size, benim dinim bana" şeklinde gayet medeni ve sosyal içerikli bir ayet bulunmakta iken, medine döneminde inen tevbe suresinde "haram aylar sıyrılıp bitince müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün" ayeti ile, kafirun suresinde verilen barış ve hümanizm mesajı bir kenara itilerek müslüman olmayanlara cihad ilan ediliyor.
mekke döneminin barış, kardeşlik, hoşgörü içeren ayetlerinden bazıları;
-ey muhammed, sen öğüt ver, esasen sen sadece bir öğütçüsün(gaşiye suresi)
-ey muhammed, yine de yüz çevirirlerse, artık sana düşen ancak açık bir tebliğdir.(nahl suresi)
-ey muhammed, ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşmaya dalanları gördüğünde, onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan uzak dur.(enam suresi)
gördüğünüz üzre, katiyyen bir zorlama, asma, kesme, recm etme, öldürme yok. gayet insancıl, gayet barışçıl, sade bir tebliğ çağrısı, "insanları islamiyet'e davet et, kabul ederlerse ne ala, etmezlerse boşver..." deniliyor açıkça.
ama 13 sene süren mekke dönemi sonrası gelen hicret ve hz muhammed ve müslümanların mekke baskısından kurtularak medine'de güçlenmesi ve siyasal bir konum almalarından sonra işler değişiyor, anlayış değişiyor ve ne gariptir ki inen(!) ayetler de değişiyor.
mekke döneminde esen barış, dostluk ve kardeşlik rüzgarı ve mesajları yerini medine dönemi'nin daha sert ve daha cezalandırıcı ayetlerine bırakıyor.
işte medine dönemi ayetlerinden bazıları;
-Fitne kalmayıp yalnız Allahın dini ortada kalana kadar onlarla savasın.(bakara suresi)
-kafirlerin boyunlarını vurun, parmaklarını doğrayın.(enfal suresi)
-kitab ehline, (yani Yahudilere, Hıristiyanlara) ve islami din edinmeyenlere karsı boyunlarını büküp kendi elleriyle cizye verene kadar savaşın.(tevbe suresi)
-Ey Peygamber! Kafirlerle ve münafıklarla savaş. Ve onlara katı sert davran! Varacakları yer cehennemdir.(tevbe ve tahrim sureleri)
Kuranın mekki ve medeni olan ayetlerini dikkatle inceleyecek olursak, görürüz ki, birincilerde "irade özgürlüğü"ne yer verir gibi görünenler yanında, yer vermez olanlar bulunduğu halde, ikincilerde bu tür bir özgürlüğü yok sayar nitelikte olanlar ağır basmaktadır.
Birbirleriyle çelişki yaratan bu hükümler, hz Muhammedin hem bir yandan günlük siyasetinin gereksinimlerinin hem de Medineye geçmekle güçlenmiş olmasının sonucu olmak üzere ortaya çıkmıştır.
şimdi, "kusursuz" olduğu iddia edilen bir kitabın kendi içinde farklı dönemlerde yazılan kısımlarının birbirleri ile çelişmesi ne kadar mantıklıdır?
orijinal kuran'ın kayıp olması'nın neticelerinden biri de budur işte.
mekke ve medine dönemindeki ayetlerin anlam, nitelik ve nicelik bakımından farklılıkları.
işte kusursuzluk denizinde bir çırpıda bulabildiğimiz bir çok kusur.
ama pardon;
(bkz: gerçek islam bu değil)
mekke döneminde inen ayetler daha bir sosyal, daha bir hümanist bakış açısına sahip iken, hicret sonrası medine'de gerçekleşen teşkilatlanma ve islamiyet'in devletleşmeye başlamasıyla birlikte ayetler daha bir katı, daha bir sert hal almışlardır.
kuran'daki sureleri iniş sıralamasına göre okuduğunuzda, mekke dönemi ayetleri(mekki ayetler) ile, medine dönemi ayetleri(medeni ayetler) arasındaki nüans farkını anında anlamanız gayet mümkün...
örneklerle açıklamak gerekirse;
mekke döneminde inen kafirun suresinde; "sizin dininiz size, benim dinim bana" şeklinde gayet medeni ve sosyal içerikli bir ayet bulunmakta iken, medine döneminde inen tevbe suresinde "haram aylar sıyrılıp bitince müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün" ayeti ile, kafirun suresinde verilen barış ve hümanizm mesajı bir kenara itilerek müslüman olmayanlara cihad ilan ediliyor.
mekke döneminin barış, kardeşlik, hoşgörü içeren ayetlerinden bazıları;
-ey muhammed, sen öğüt ver, esasen sen sadece bir öğütçüsün(gaşiye suresi)
-ey muhammed, yine de yüz çevirirlerse, artık sana düşen ancak açık bir tebliğdir.(nahl suresi)
-ey muhammed, ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşmaya dalanları gördüğünde, onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan uzak dur.(enam suresi)
gördüğünüz üzre, katiyyen bir zorlama, asma, kesme, recm etme, öldürme yok. gayet insancıl, gayet barışçıl, sade bir tebliğ çağrısı, "insanları islamiyet'e davet et, kabul ederlerse ne ala, etmezlerse boşver..." deniliyor açıkça.
ama 13 sene süren mekke dönemi sonrası gelen hicret ve hz muhammed ve müslümanların mekke baskısından kurtularak medine'de güçlenmesi ve siyasal bir konum almalarından sonra işler değişiyor, anlayış değişiyor ve ne gariptir ki inen(!) ayetler de değişiyor.
mekke döneminde esen barış, dostluk ve kardeşlik rüzgarı ve mesajları yerini medine dönemi'nin daha sert ve daha cezalandırıcı ayetlerine bırakıyor.
işte medine dönemi ayetlerinden bazıları;
-Fitne kalmayıp yalnız Allahın dini ortada kalana kadar onlarla savasın.(bakara suresi)
-kafirlerin boyunlarını vurun, parmaklarını doğrayın.(enfal suresi)
-kitab ehline, (yani Yahudilere, Hıristiyanlara) ve islami din edinmeyenlere karsı boyunlarını büküp kendi elleriyle cizye verene kadar savaşın.(tevbe suresi)
-Ey Peygamber! Kafirlerle ve münafıklarla savaş. Ve onlara katı sert davran! Varacakları yer cehennemdir.(tevbe ve tahrim sureleri)
Kuranın mekki ve medeni olan ayetlerini dikkatle inceleyecek olursak, görürüz ki, birincilerde "irade özgürlüğü"ne yer verir gibi görünenler yanında, yer vermez olanlar bulunduğu halde, ikincilerde bu tür bir özgürlüğü yok sayar nitelikte olanlar ağır basmaktadır.
Birbirleriyle çelişki yaratan bu hükümler, hz Muhammedin hem bir yandan günlük siyasetinin gereksinimlerinin hem de Medineye geçmekle güçlenmiş olmasının sonucu olmak üzere ortaya çıkmıştır.
şimdi, "kusursuz" olduğu iddia edilen bir kitabın kendi içinde farklı dönemlerde yazılan kısımlarının birbirleri ile çelişmesi ne kadar mantıklıdır?
orijinal kuran'ın kayıp olması'nın neticelerinden biri de budur işte.
mekke ve medine dönemindeki ayetlerin anlam, nitelik ve nicelik bakımından farklılıkları.
işte kusursuzluk denizinde bir çırpıda bulabildiğimiz bir çok kusur.
ama pardon;
(bkz: gerçek islam bu değil)