bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum26
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin11
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir6
- ayı saldırınca yapılması gerekenler13
- uysaljakoben21
- gammaz olmuşum13
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- daha önce erkeklerle aynı ortamda oturmuş kız3
- reha muhtar25
- samsun da elektrik akımına kapılan 3 işçinin ölümü4
- gece yarısı çalan telefon7
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- aquila bicipite8
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- babaya masaj yaptırmak2
- bayrakları bayrak yapan bayrak imalatçılarıdır2
- kadınların zeka seviyesi3
- her şeyin sanalda olmadığı gerçeği2
- denize sıfır bir ev sahibi olmak3
- hayatın artık aşırı monoton gelmesi2
- minyon kadın siniri5
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- çıplak ayakla misafir karşısına çıkmaya utanmak3
- türkiye dünyanın 16 avrupa'nın 6 ekonomisidir2
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- kemal kılıçdaroğlu35
- geceye bir söz bırak3
- koca2
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- eski dizileri izlemek3
- elit olmak için gerekenler13
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- gocu26
- ikinci evliliği yapanları anlayamamak21
- kel erkek3
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- ona bir şey söyle16
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- bizim delilere bakayım4
- kadınların erkeklerde aradıkları şeyler2
- tek arkadaşının olmaması10
- ankarada masaj yaptırmak2
- hapse düşünce hemen koğuş ağasını dövmek9
- turkei kıymentini bilin19
- bir erkeğin instagram kullanma amacı2
sevdiği entry'ler
islamiyet'in ilk yıllarının iki farklı döneminde inen ayetlerdir.
mekke döneminde inen ayetler daha bir sosyal, daha bir hümanist bakış açısına sahip iken, hicret sonrası medine'de gerçekleşen teşkilatlanma ve islamiyet'in devletleşmeye başlamasıyla birlikte ayetler daha bir katı, daha bir sert hal almışlardır.
kuran'daki sureleri iniş sıralamasına göre okuduğunuzda, mekke dönemi ayetleri(mekki ayetler) ile, medine dönemi ayetleri(medeni ayetler) arasındaki nüans farkını anında anlamanız gayet mümkün...
örneklerle açıklamak gerekirse;
mekke döneminde inen kafirun suresinde; "sizin dininiz size, benim dinim bana" şeklinde gayet medeni ve sosyal içerikli bir ayet bulunmakta iken, medine döneminde inen tevbe suresinde "haram aylar sıyrılıp bitince müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün" ayeti ile, kafirun suresinde verilen barış ve hümanizm mesajı bir kenara itilerek müslüman olmayanlara cihad ilan ediliyor.
mekke döneminin barış, kardeşlik, hoşgörü içeren ayetlerinden bazıları;
-ey muhammed, sen öğüt ver, esasen sen sadece bir öğütçüsün(gaşiye suresi)
-ey muhammed, yine de yüz çevirirlerse, artık sana düşen ancak açık bir tebliğdir.(nahl suresi)
-ey muhammed, ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşmaya dalanları gördüğünde, onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan uzak dur.(enam suresi)
gördüğünüz üzre, katiyyen bir zorlama, asma, kesme, recm etme, öldürme yok. gayet insancıl, gayet barışçıl, sade bir tebliğ çağrısı, "insanları islamiyet'e davet et, kabul ederlerse ne ala, etmezlerse boşver..." deniliyor açıkça.
ama 13 sene süren mekke dönemi sonrası gelen hicret ve hz muhammed ve müslümanların mekke baskısından kurtularak medine'de güçlenmesi ve siyasal bir konum almalarından sonra işler değişiyor, anlayış değişiyor ve ne gariptir ki inen(!) ayetler de değişiyor.
mekke döneminde esen barış, dostluk ve kardeşlik rüzgarı ve mesajları yerini medine dönemi'nin daha sert ve daha cezalandırıcı ayetlerine bırakıyor.
işte medine dönemi ayetlerinden bazıları;
-Fitne kalmayıp yalnız Allahın dini ortada kalana kadar onlarla savasın.(bakara suresi)
-kafirlerin boyunlarını vurun, parmaklarını doğrayın.(enfal suresi)
-kitab ehline, (yani Yahudilere, Hıristiyanlara) ve islami din edinmeyenlere karsı boyunlarını büküp kendi elleriyle cizye verene kadar savaşın.(tevbe suresi)
-Ey Peygamber! Kafirlerle ve münafıklarla savaş. Ve onlara katı sert davran! Varacakları yer cehennemdir.(tevbe ve tahrim sureleri)
Kuranın mekki ve medeni olan ayetlerini dikkatle inceleyecek olursak, görürüz ki, birincilerde "irade özgürlüğü"ne yer verir gibi görünenler yanında, yer vermez olanlar bulunduğu halde, ikincilerde bu tür bir özgürlüğü yok sayar nitelikte olanlar ağır basmaktadır.
Birbirleriyle çelişki yaratan bu hükümler, hz Muhammedin hem bir yandan günlük siyasetinin gereksinimlerinin hem de Medineye geçmekle güçlenmiş olmasının sonucu olmak üzere ortaya çıkmıştır.
şimdi, "kusursuz" olduğu iddia edilen bir kitabın kendi içinde farklı dönemlerde yazılan kısımlarının birbirleri ile çelişmesi ne kadar mantıklıdır?
orijinal kuran'ın kayıp olması'nın neticelerinden biri de budur işte.
mekke ve medine dönemindeki ayetlerin anlam, nitelik ve nicelik bakımından farklılıkları.
işte kusursuzluk denizinde bir çırpıda bulabildiğimiz bir çok kusur.
ama pardon;
(bkz: gerçek islam bu değil)
mekke döneminde inen ayetler daha bir sosyal, daha bir hümanist bakış açısına sahip iken, hicret sonrası medine'de gerçekleşen teşkilatlanma ve islamiyet'in devletleşmeye başlamasıyla birlikte ayetler daha bir katı, daha bir sert hal almışlardır.
kuran'daki sureleri iniş sıralamasına göre okuduğunuzda, mekke dönemi ayetleri(mekki ayetler) ile, medine dönemi ayetleri(medeni ayetler) arasındaki nüans farkını anında anlamanız gayet mümkün...
örneklerle açıklamak gerekirse;
mekke döneminde inen kafirun suresinde; "sizin dininiz size, benim dinim bana" şeklinde gayet medeni ve sosyal içerikli bir ayet bulunmakta iken, medine döneminde inen tevbe suresinde "haram aylar sıyrılıp bitince müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün" ayeti ile, kafirun suresinde verilen barış ve hümanizm mesajı bir kenara itilerek müslüman olmayanlara cihad ilan ediliyor.
mekke döneminin barış, kardeşlik, hoşgörü içeren ayetlerinden bazıları;
-ey muhammed, sen öğüt ver, esasen sen sadece bir öğütçüsün(gaşiye suresi)
-ey muhammed, yine de yüz çevirirlerse, artık sana düşen ancak açık bir tebliğdir.(nahl suresi)
-ey muhammed, ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşmaya dalanları gördüğünde, onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan uzak dur.(enam suresi)
gördüğünüz üzre, katiyyen bir zorlama, asma, kesme, recm etme, öldürme yok. gayet insancıl, gayet barışçıl, sade bir tebliğ çağrısı, "insanları islamiyet'e davet et, kabul ederlerse ne ala, etmezlerse boşver..." deniliyor açıkça.
ama 13 sene süren mekke dönemi sonrası gelen hicret ve hz muhammed ve müslümanların mekke baskısından kurtularak medine'de güçlenmesi ve siyasal bir konum almalarından sonra işler değişiyor, anlayış değişiyor ve ne gariptir ki inen(!) ayetler de değişiyor.
mekke döneminde esen barış, dostluk ve kardeşlik rüzgarı ve mesajları yerini medine dönemi'nin daha sert ve daha cezalandırıcı ayetlerine bırakıyor.
işte medine dönemi ayetlerinden bazıları;
-Fitne kalmayıp yalnız Allahın dini ortada kalana kadar onlarla savasın.(bakara suresi)
-kafirlerin boyunlarını vurun, parmaklarını doğrayın.(enfal suresi)
-kitab ehline, (yani Yahudilere, Hıristiyanlara) ve islami din edinmeyenlere karsı boyunlarını büküp kendi elleriyle cizye verene kadar savaşın.(tevbe suresi)
-Ey Peygamber! Kafirlerle ve münafıklarla savaş. Ve onlara katı sert davran! Varacakları yer cehennemdir.(tevbe ve tahrim sureleri)
Kuranın mekki ve medeni olan ayetlerini dikkatle inceleyecek olursak, görürüz ki, birincilerde "irade özgürlüğü"ne yer verir gibi görünenler yanında, yer vermez olanlar bulunduğu halde, ikincilerde bu tür bir özgürlüğü yok sayar nitelikte olanlar ağır basmaktadır.
Birbirleriyle çelişki yaratan bu hükümler, hz Muhammedin hem bir yandan günlük siyasetinin gereksinimlerinin hem de Medineye geçmekle güçlenmiş olmasının sonucu olmak üzere ortaya çıkmıştır.
şimdi, "kusursuz" olduğu iddia edilen bir kitabın kendi içinde farklı dönemlerde yazılan kısımlarının birbirleri ile çelişmesi ne kadar mantıklıdır?
orijinal kuran'ın kayıp olması'nın neticelerinden biri de budur işte.
mekke ve medine dönemindeki ayetlerin anlam, nitelik ve nicelik bakımından farklılıkları.
işte kusursuzluk denizinde bir çırpıda bulabildiğimiz bir çok kusur.
ama pardon;
(bkz: gerçek islam bu değil)
