bugün
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- soğan salatası4
- bacağım ağrıyor yağmur yağacak5
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor5
- ölümlü bir erkekle evlenmek6
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- psikopat erkek seven kızlar4
- türkler barbar ve köpektir7
- yeni parti39
- bursalı erkeklere vurulan ibne damgası5
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- gece hamburgeri2
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- çin2
- yazarların acı eşiği5
- avokado tadı3
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- enayimiknatisii10
- güne bir şarkı bırak14
- tas kafalı hırt istilası3
- kadınlardan ilgi göremeyince erkeklere yönelmek2
- topluma nasıl faydalı olunur7
- en güzel sevişme13
- alparslan türkeş sonrası mhp5
- iştahın kapanması5
- ciguli kral ve velvet erdoğan'a oy verir mi4
- ahmet vehbi bakırlıoğlu2
- franklyfourfingers2
- eye of tiger dinlerken saçı başı yırtmak6
- zeynep sude oktay6
- sony ericsson t1002
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması10
- zaman baba4
- feminizm2
- ipkis2
- nervio35
- şahane pazar2
- bay turnike2
- bu koyden olsam ne olacak18
- akciğerden gelen cikleme sesleri7
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı12
- arkadaşlar bakar mısınız bi5
- kitap yerine pdf okumak5
- susam sokağı2
- orantısız orospu çocukluğu2
- gelmiş geçmiş en büyük kemalist4
islamiyet'in ilk yıllarının iki farklı döneminde inen ayetlerdir.
mekke döneminde inen ayetler daha bir sosyal, daha bir hümanist bakış açısına sahip iken, hicret sonrası medine'de gerçekleşen teşkilatlanma ve islamiyet'in devletleşmeye başlamasıyla birlikte ayetler daha bir katı, daha bir sert hal almışlardır.
kuran'daki sureleri iniş sıralamasına göre okuduğunuzda, mekke dönemi ayetleri(mekki ayetler) ile, medine dönemi ayetleri(medeni ayetler) arasındaki nüans farkını anında anlamanız gayet mümkün...
örneklerle açıklamak gerekirse;
mekke döneminde inen kafirun suresinde; "sizin dininiz size, benim dinim bana" şeklinde gayet medeni ve sosyal içerikli bir ayet bulunmakta iken, medine döneminde inen tevbe suresinde "haram aylar sıyrılıp bitince müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün" ayeti ile, kafirun suresinde verilen barış ve hümanizm mesajı bir kenara itilerek müslüman olmayanlara cihad ilan ediliyor.
mekke döneminin barış, kardeşlik, hoşgörü içeren ayetlerinden bazıları;
-ey muhammed, sen öğüt ver, esasen sen sadece bir öğütçüsün(gaşiye suresi)
-ey muhammed, yine de yüz çevirirlerse, artık sana düşen ancak açık bir tebliğdir.(nahl suresi)
-ey muhammed, ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşmaya dalanları gördüğünde, onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan uzak dur.(enam suresi)
gördüğünüz üzre, katiyyen bir zorlama, asma, kesme, recm etme, öldürme yok. gayet insancıl, gayet barışçıl, sade bir tebliğ çağrısı, "insanları islamiyet'e davet et, kabul ederlerse ne ala, etmezlerse boşver..." deniliyor açıkça.
ama 13 sene süren mekke dönemi sonrası gelen hicret ve hz muhammed ve müslümanların mekke baskısından kurtularak medine'de güçlenmesi ve siyasal bir konum almalarından sonra işler değişiyor, anlayış değişiyor ve ne gariptir ki inen(!) ayetler de değişiyor.
mekke döneminde esen barış, dostluk ve kardeşlik rüzgarı ve mesajları yerini medine dönemi'nin daha sert ve daha cezalandırıcı ayetlerine bırakıyor.
işte medine dönemi ayetlerinden bazıları;
-Fitne kalmayıp yalnız Allahın dini ortada kalana kadar onlarla savasın.(bakara suresi)
-kafirlerin boyunlarını vurun, parmaklarını doğrayın.(enfal suresi)
-kitab ehline, (yani Yahudilere, Hıristiyanlara) ve islami din edinmeyenlere karsı boyunlarını büküp kendi elleriyle cizye verene kadar savaşın.(tevbe suresi)
-Ey Peygamber! Kafirlerle ve münafıklarla savaş. Ve onlara katı sert davran! Varacakları yer cehennemdir.(tevbe ve tahrim sureleri)
Kuranın mekki ve medeni olan ayetlerini dikkatle inceleyecek olursak, görürüz ki, birincilerde "irade özgürlüğü"ne yer verir gibi görünenler yanında, yer vermez olanlar bulunduğu halde, ikincilerde bu tür bir özgürlüğü yok sayar nitelikte olanlar ağır basmaktadır.
Birbirleriyle çelişki yaratan bu hükümler, hz Muhammedin hem bir yandan günlük siyasetinin gereksinimlerinin hem de Medineye geçmekle güçlenmiş olmasının sonucu olmak üzere ortaya çıkmıştır.
şimdi, "kusursuz" olduğu iddia edilen bir kitabın kendi içinde farklı dönemlerde yazılan kısımlarının birbirleri ile çelişmesi ne kadar mantıklıdır?
orijinal kuran'ın kayıp olması'nın neticelerinden biri de budur işte.
mekke ve medine dönemindeki ayetlerin anlam, nitelik ve nicelik bakımından farklılıkları.
işte kusursuzluk denizinde bir çırpıda bulabildiğimiz bir çok kusur.
ama pardon;
(bkz: gerçek islam bu değil)
mekke döneminde inen ayetler daha bir sosyal, daha bir hümanist bakış açısına sahip iken, hicret sonrası medine'de gerçekleşen teşkilatlanma ve islamiyet'in devletleşmeye başlamasıyla birlikte ayetler daha bir katı, daha bir sert hal almışlardır.
kuran'daki sureleri iniş sıralamasına göre okuduğunuzda, mekke dönemi ayetleri(mekki ayetler) ile, medine dönemi ayetleri(medeni ayetler) arasındaki nüans farkını anında anlamanız gayet mümkün...
örneklerle açıklamak gerekirse;
mekke döneminde inen kafirun suresinde; "sizin dininiz size, benim dinim bana" şeklinde gayet medeni ve sosyal içerikli bir ayet bulunmakta iken, medine döneminde inen tevbe suresinde "haram aylar sıyrılıp bitince müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün" ayeti ile, kafirun suresinde verilen barış ve hümanizm mesajı bir kenara itilerek müslüman olmayanlara cihad ilan ediliyor.
mekke döneminin barış, kardeşlik, hoşgörü içeren ayetlerinden bazıları;
-ey muhammed, sen öğüt ver, esasen sen sadece bir öğütçüsün(gaşiye suresi)
-ey muhammed, yine de yüz çevirirlerse, artık sana düşen ancak açık bir tebliğdir.(nahl suresi)
-ey muhammed, ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşmaya dalanları gördüğünde, onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan uzak dur.(enam suresi)
gördüğünüz üzre, katiyyen bir zorlama, asma, kesme, recm etme, öldürme yok. gayet insancıl, gayet barışçıl, sade bir tebliğ çağrısı, "insanları islamiyet'e davet et, kabul ederlerse ne ala, etmezlerse boşver..." deniliyor açıkça.
ama 13 sene süren mekke dönemi sonrası gelen hicret ve hz muhammed ve müslümanların mekke baskısından kurtularak medine'de güçlenmesi ve siyasal bir konum almalarından sonra işler değişiyor, anlayış değişiyor ve ne gariptir ki inen(!) ayetler de değişiyor.
mekke döneminde esen barış, dostluk ve kardeşlik rüzgarı ve mesajları yerini medine dönemi'nin daha sert ve daha cezalandırıcı ayetlerine bırakıyor.
işte medine dönemi ayetlerinden bazıları;
-Fitne kalmayıp yalnız Allahın dini ortada kalana kadar onlarla savasın.(bakara suresi)
-kafirlerin boyunlarını vurun, parmaklarını doğrayın.(enfal suresi)
-kitab ehline, (yani Yahudilere, Hıristiyanlara) ve islami din edinmeyenlere karsı boyunlarını büküp kendi elleriyle cizye verene kadar savaşın.(tevbe suresi)
-Ey Peygamber! Kafirlerle ve münafıklarla savaş. Ve onlara katı sert davran! Varacakları yer cehennemdir.(tevbe ve tahrim sureleri)
Kuranın mekki ve medeni olan ayetlerini dikkatle inceleyecek olursak, görürüz ki, birincilerde "irade özgürlüğü"ne yer verir gibi görünenler yanında, yer vermez olanlar bulunduğu halde, ikincilerde bu tür bir özgürlüğü yok sayar nitelikte olanlar ağır basmaktadır.
Birbirleriyle çelişki yaratan bu hükümler, hz Muhammedin hem bir yandan günlük siyasetinin gereksinimlerinin hem de Medineye geçmekle güçlenmiş olmasının sonucu olmak üzere ortaya çıkmıştır.
şimdi, "kusursuz" olduğu iddia edilen bir kitabın kendi içinde farklı dönemlerde yazılan kısımlarının birbirleri ile çelişmesi ne kadar mantıklıdır?
orijinal kuran'ın kayıp olması'nın neticelerinden biri de budur işte.
mekke ve medine dönemindeki ayetlerin anlam, nitelik ve nicelik bakımından farklılıkları.
işte kusursuzluk denizinde bir çırpıda bulabildiğimiz bir çok kusur.
ama pardon;
(bkz: gerçek islam bu değil)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar