bugün
- nervio'ya evlenme teklif etmek28
- en son ne aldınız13
- instagram da artan erotizm sebebi10
- ayak sevecek kadar abaza olmak11
- sinemada yiyişen sevgililer9
- insan olmaya ceyrek kala5
- nervio abla13
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum13
- seri oylayınca hoşlanıyor sanan tipler8
- kuru amlı10
- galatasaray'ın fenere koyması normalleşmesi6
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı8
- ayağa boşmalmak10
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları12
- kitapçıda dakikalarca vakit geçiren dallama3
- vajinaya dil atmak10
- ümit kocasakal20
- ayakçı ve patici yazarlar derneği7
- nişanlının annesine anne diyememe sorunsalı5
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- belediyeler2
- nervio tarzı entry girmek24
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması19
- sözlük kızlarının çorapları2
- hoppidi hoppidi zıplayan ayak gifleri veritabanı4
- fb'nin rams park ta kendini çok geliştirmesi2
- pforzheim şu an güneşli 16 derece2
- kars 36 spor2
- barış manço cem karaca erkin koray2
- vazallı sözlük yazarları3
- bik bik'e evlenme teklifi yapmak2
- beyler sakin3
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği3
- okan buruk11
- kadın gibi tırmalıyorlar ve saç çekiyorlar4
- son buluşmada hesabı kim öder5
- french kiss yapamayan erkek5
- hobbit ayaklı kız sevgili3
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
- at suratlı kadın4
- güney kore34
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- başlayabilmek3
- kamos4
- mersin7
- uyuyan çocuğu uyandırmak2
- 27 ekim 2026 israil seçimleri2
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması8
- çetik örebilen sözlük kızı3
- yanında lipstick taşımayan yollu erkek6
islamiyet'in ilk yıllarının iki farklı döneminde inen ayetlerdir.
mekke döneminde inen ayetler daha bir sosyal, daha bir hümanist bakış açısına sahip iken, hicret sonrası medine'de gerçekleşen teşkilatlanma ve islamiyet'in devletleşmeye başlamasıyla birlikte ayetler daha bir katı, daha bir sert hal almışlardır.
kuran'daki sureleri iniş sıralamasına göre okuduğunuzda, mekke dönemi ayetleri(mekki ayetler) ile, medine dönemi ayetleri(medeni ayetler) arasındaki nüans farkını anında anlamanız gayet mümkün...
örneklerle açıklamak gerekirse;
mekke döneminde inen kafirun suresinde; "sizin dininiz size, benim dinim bana" şeklinde gayet medeni ve sosyal içerikli bir ayet bulunmakta iken, medine döneminde inen tevbe suresinde "haram aylar sıyrılıp bitince müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün" ayeti ile, kafirun suresinde verilen barış ve hümanizm mesajı bir kenara itilerek müslüman olmayanlara cihad ilan ediliyor.
mekke döneminin barış, kardeşlik, hoşgörü içeren ayetlerinden bazıları;
-ey muhammed, sen öğüt ver, esasen sen sadece bir öğütçüsün(gaşiye suresi)
-ey muhammed, yine de yüz çevirirlerse, artık sana düşen ancak açık bir tebliğdir.(nahl suresi)
-ey muhammed, ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşmaya dalanları gördüğünde, onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan uzak dur.(enam suresi)
gördüğünüz üzre, katiyyen bir zorlama, asma, kesme, recm etme, öldürme yok. gayet insancıl, gayet barışçıl, sade bir tebliğ çağrısı, "insanları islamiyet'e davet et, kabul ederlerse ne ala, etmezlerse boşver..." deniliyor açıkça.
ama 13 sene süren mekke dönemi sonrası gelen hicret ve hz muhammed ve müslümanların mekke baskısından kurtularak medine'de güçlenmesi ve siyasal bir konum almalarından sonra işler değişiyor, anlayış değişiyor ve ne gariptir ki inen(!) ayetler de değişiyor.
mekke döneminde esen barış, dostluk ve kardeşlik rüzgarı ve mesajları yerini medine dönemi'nin daha sert ve daha cezalandırıcı ayetlerine bırakıyor.
işte medine dönemi ayetlerinden bazıları;
-Fitne kalmayıp yalnız Allahın dini ortada kalana kadar onlarla savasın.(bakara suresi)
-kafirlerin boyunlarını vurun, parmaklarını doğrayın.(enfal suresi)
-kitab ehline, (yani Yahudilere, Hıristiyanlara) ve islami din edinmeyenlere karsı boyunlarını büküp kendi elleriyle cizye verene kadar savaşın.(tevbe suresi)
-Ey Peygamber! Kafirlerle ve münafıklarla savaş. Ve onlara katı sert davran! Varacakları yer cehennemdir.(tevbe ve tahrim sureleri)
Kuranın mekki ve medeni olan ayetlerini dikkatle inceleyecek olursak, görürüz ki, birincilerde "irade özgürlüğü"ne yer verir gibi görünenler yanında, yer vermez olanlar bulunduğu halde, ikincilerde bu tür bir özgürlüğü yok sayar nitelikte olanlar ağır basmaktadır.
Birbirleriyle çelişki yaratan bu hükümler, hz Muhammedin hem bir yandan günlük siyasetinin gereksinimlerinin hem de Medineye geçmekle güçlenmiş olmasının sonucu olmak üzere ortaya çıkmıştır.
şimdi, "kusursuz" olduğu iddia edilen bir kitabın kendi içinde farklı dönemlerde yazılan kısımlarının birbirleri ile çelişmesi ne kadar mantıklıdır?
orijinal kuran'ın kayıp olması'nın neticelerinden biri de budur işte.
mekke ve medine dönemindeki ayetlerin anlam, nitelik ve nicelik bakımından farklılıkları.
işte kusursuzluk denizinde bir çırpıda bulabildiğimiz bir çok kusur.
ama pardon;
(bkz: gerçek islam bu değil)
mekke döneminde inen ayetler daha bir sosyal, daha bir hümanist bakış açısına sahip iken, hicret sonrası medine'de gerçekleşen teşkilatlanma ve islamiyet'in devletleşmeye başlamasıyla birlikte ayetler daha bir katı, daha bir sert hal almışlardır.
kuran'daki sureleri iniş sıralamasına göre okuduğunuzda, mekke dönemi ayetleri(mekki ayetler) ile, medine dönemi ayetleri(medeni ayetler) arasındaki nüans farkını anında anlamanız gayet mümkün...
örneklerle açıklamak gerekirse;
mekke döneminde inen kafirun suresinde; "sizin dininiz size, benim dinim bana" şeklinde gayet medeni ve sosyal içerikli bir ayet bulunmakta iken, medine döneminde inen tevbe suresinde "haram aylar sıyrılıp bitince müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün" ayeti ile, kafirun suresinde verilen barış ve hümanizm mesajı bir kenara itilerek müslüman olmayanlara cihad ilan ediliyor.
mekke döneminin barış, kardeşlik, hoşgörü içeren ayetlerinden bazıları;
-ey muhammed, sen öğüt ver, esasen sen sadece bir öğütçüsün(gaşiye suresi)
-ey muhammed, yine de yüz çevirirlerse, artık sana düşen ancak açık bir tebliğdir.(nahl suresi)
-ey muhammed, ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşmaya dalanları gördüğünde, onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan uzak dur.(enam suresi)
gördüğünüz üzre, katiyyen bir zorlama, asma, kesme, recm etme, öldürme yok. gayet insancıl, gayet barışçıl, sade bir tebliğ çağrısı, "insanları islamiyet'e davet et, kabul ederlerse ne ala, etmezlerse boşver..." deniliyor açıkça.
ama 13 sene süren mekke dönemi sonrası gelen hicret ve hz muhammed ve müslümanların mekke baskısından kurtularak medine'de güçlenmesi ve siyasal bir konum almalarından sonra işler değişiyor, anlayış değişiyor ve ne gariptir ki inen(!) ayetler de değişiyor.
mekke döneminde esen barış, dostluk ve kardeşlik rüzgarı ve mesajları yerini medine dönemi'nin daha sert ve daha cezalandırıcı ayetlerine bırakıyor.
işte medine dönemi ayetlerinden bazıları;
-Fitne kalmayıp yalnız Allahın dini ortada kalana kadar onlarla savasın.(bakara suresi)
-kafirlerin boyunlarını vurun, parmaklarını doğrayın.(enfal suresi)
-kitab ehline, (yani Yahudilere, Hıristiyanlara) ve islami din edinmeyenlere karsı boyunlarını büküp kendi elleriyle cizye verene kadar savaşın.(tevbe suresi)
-Ey Peygamber! Kafirlerle ve münafıklarla savaş. Ve onlara katı sert davran! Varacakları yer cehennemdir.(tevbe ve tahrim sureleri)
Kuranın mekki ve medeni olan ayetlerini dikkatle inceleyecek olursak, görürüz ki, birincilerde "irade özgürlüğü"ne yer verir gibi görünenler yanında, yer vermez olanlar bulunduğu halde, ikincilerde bu tür bir özgürlüğü yok sayar nitelikte olanlar ağır basmaktadır.
Birbirleriyle çelişki yaratan bu hükümler, hz Muhammedin hem bir yandan günlük siyasetinin gereksinimlerinin hem de Medineye geçmekle güçlenmiş olmasının sonucu olmak üzere ortaya çıkmıştır.
şimdi, "kusursuz" olduğu iddia edilen bir kitabın kendi içinde farklı dönemlerde yazılan kısımlarının birbirleri ile çelişmesi ne kadar mantıklıdır?
orijinal kuran'ın kayıp olması'nın neticelerinden biri de budur işte.
mekke ve medine dönemindeki ayetlerin anlam, nitelik ve nicelik bakımından farklılıkları.
işte kusursuzluk denizinde bir çırpıda bulabildiğimiz bir çok kusur.
ama pardon;
(bkz: gerçek islam bu değil)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar