bugün
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız9
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur12
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması5
- cadılar bayramında cadı kesmek2
- çocukluk arkadaşlığı6
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek26
- karpuzcu liboş3
- güneşli bir günde insanın evde oturma nedenleri3
- şu an ne isterdin13
- yulaf lapası vs tost11
- 2027 hedefleri2
- herkes nerde4
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı4
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler4
- yaşam enerjisi veren şeyler2
- yas sürecindeki bir insana söylenen boş sözler2
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat37
- dibek kahvesi içmeden kendine gelemeyen kız2
- kaan2
- açım aç9
- mekke anlaşması2
- mustafa sarıgül pornosu5
- bir beden küçük kıyafet almak7
- yazarların kahvaltı keyfi3
- galatasaray vs akp13
- edep sen ne güzel şeysin6
- dinlerin evrensel olmaması2
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- platon un mağara alegorisi6
- fon suresi 2 milyarıncı ayet4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- kalabalığı kucaklama hareketi2
- yunana girerken askere herete demek2
- azrail'in görüldüğü an2
- kağıda kaat kiyat diyen kezo2
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- doğum günüm halloviin unutma diyen kezo3
- sabah gelen telefon2
- halloween'e cadılar bayramı diyen keko7
- kalvinci misin piskoposçu musun4
- fon vurgunu54
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- dilekçeye nasıl başlanır9
- from gold from dust34
- kaçak çay18
- borsa istanbul19
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- cinler5
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- kolye119
entry'ler (15)
Hayatı bilgisayar olmayan, okulu da neredeyse bilgisayar kullanmdan bitirmiş, yerim bilgisayarını da mühendisliğini de diyen formları da görülmektedir.
Yerim analitik düşünceyi, ben diyalektik düşünürüm. Zaten nefret ederim analitik geometriden de derler bunlar utanmadan. Şerefsiz.
(bkz: ben)
Yerim analitik düşünceyi, ben diyalektik düşünürüm. Zaten nefret ederim analitik geometriden de derler bunlar utanmadan. Şerefsiz.
(bkz: ben)
Yok artık 3 büyük takımı birden niye tutsun ki adam.
almazsan çıkmaz hesabı.
oynamazsan tutturamazsın.
oynamazsan tutturamazsın.
Paylaşmayı seven dingildir. Yakında video ve fotoğraflarını da internette yayınlar.
Sırf Hatay'lı diye Hamdi Alkan'ın da oynatıldığı film.
Bunu okuyan bunları da okumalı:
Jack London:
London
Demir Ökçe
Steinbeck:
Cennet Bahçesi(Bu da onun en iyi kitabı)
Gazap Üzümleri
Bitmeyen Kavga
Steinbeck'in Sardunya Fabrikası civarında geçen öyküleri de ayrı bir güzelliktir.
Jack London:
London
Demir Ökçe
Steinbeck:
Cennet Bahçesi(Bu da onun en iyi kitabı)
Gazap Üzümleri
Bitmeyen Kavga
Steinbeck'in Sardunya Fabrikası civarında geçen öyküleri de ayrı bir güzelliktir.
Okurken gülünen, gülerken ağlatan başlık.
1. TKP ve dolayısıyla Yurtsever Cephe, Türkiye'de faşizm olmadığını, sosyalistlerin hedefinin üç - beş faşist öbek değil kapitalizm olduğunu düşündüğü için tarihi boyunca anti-faşist propoganda yapmamıştır. Bunun üzerinden örgütlenme, mücadele yapmaz.
2. Ülkemizde ki örgüt bolluğu nedeniyle 2 adet Yurtsever Cephe var. Biri TKP'nin Emperyalizme Karşı Yurtsever Cephe'si diğeri PKK'nın Cephesi. ikisi için entryler aynı başlığa girilince çok komik olmuş. TKP, Türkiye devrimci solunda PKK çizgisine uzun zamandır en uzak siyasi çizgidir. Seçimlerde bile ittifaklar dışında kaldığı düşünülünce bölücülükle suçlanması biraz abes olmuş.
3. Kimisinin milliyetçi-ulusal diye suçladığı örgüte bir başka grup vatan haini, bölücü yaftası yapıştırmış. Bayrak mevzuna hiç girmeyelim tam komedi.
Velhasıl TKP, Yurtseverlik üzerinden, kendisine yurtsever, anti-emparyalist bir taban yaratabileceğini düşünerek böyle bir örgüt kurup çalışma yapmış. Bu tutar, tutmaz o tartışılabilir. Ama bu TKP'yi eskisine oranla daha milliyetçi-ulusal yapmaz. Önemli olan uzun vadede siyasi olarak duruşunun sağa kayıp kaymayacağıdır.
Ben kaymaz diyorum.
1. TKP ve dolayısıyla Yurtsever Cephe, Türkiye'de faşizm olmadığını, sosyalistlerin hedefinin üç - beş faşist öbek değil kapitalizm olduğunu düşündüğü için tarihi boyunca anti-faşist propoganda yapmamıştır. Bunun üzerinden örgütlenme, mücadele yapmaz.
2. Ülkemizde ki örgüt bolluğu nedeniyle 2 adet Yurtsever Cephe var. Biri TKP'nin Emperyalizme Karşı Yurtsever Cephe'si diğeri PKK'nın Cephesi. ikisi için entryler aynı başlığa girilince çok komik olmuş. TKP, Türkiye devrimci solunda PKK çizgisine uzun zamandır en uzak siyasi çizgidir. Seçimlerde bile ittifaklar dışında kaldığı düşünülünce bölücülükle suçlanması biraz abes olmuş.
3. Kimisinin milliyetçi-ulusal diye suçladığı örgüte bir başka grup vatan haini, bölücü yaftası yapıştırmış. Bayrak mevzuna hiç girmeyelim tam komedi.
Velhasıl TKP, Yurtseverlik üzerinden, kendisine yurtsever, anti-emparyalist bir taban yaratabileceğini düşünerek böyle bir örgüt kurup çalışma yapmış. Bu tutar, tutmaz o tartışılabilir. Ama bu TKP'yi eskisine oranla daha milliyetçi-ulusal yapmaz. Önemli olan uzun vadede siyasi olarak duruşunun sağa kayıp kaymayacağıdır.
Ben kaymaz diyorum.
1960 öncesi sol komünistlerden Dr. Hikmet Kıvılcımlı(en eski ülkücüler daha bebeyken) kitaplarında insanın ülküsü olması geektiğini bunun için mücadele etmesi gerektiğini yazdığını hesaba katarsak ülkücü komünist(ülküsü oaln kamoünist olarak) var olabilir. Ama faşist komünist var olamaz. Yada komünist ülkücü olması mümkün değil.
Sol bir ülkücülükten kasıt, Nazi partisi Nasyonal Sosyalist Partinin Türkiye versiyonu mu?Onu zaman gösterecek. Ama satışçılar aymazlaştıkça buna karşı olanların da, tepkileri örgütlemek adına; solcusu yurtsever/ulusalcı(örgütlerin kendilerini tanımlama şeklleri) tonu arttıracak, sağcısı sol temalara vurgu yapacak.
Sol bir ülkücülükten kasıt, Nazi partisi Nasyonal Sosyalist Partinin Türkiye versiyonu mu?Onu zaman gösterecek. Ama satışçılar aymazlaştıkça buna karşı olanların da, tepkileri örgütlemek adına; solcusu yurtsever/ulusalcı(örgütlerin kendilerini tanımlama şeklleri) tonu arttıracak, sağcısı sol temalara vurgu yapacak.
Devletin arka bahçe taşeronlarının lideri.
Yazı-turacı zihniyetin bir diğer ürünüdür.
Seçimleri yalnızca milletvekili çıkarmak olarak görmeyen; seçimde oyunu ben buyum, buraya aitim dediği partiye atan. Hangisi gelirse gelsin mevcut sistemdeki bütün milletvekillerinin derdinin millet değil kendi olduğunu bilen bireyin zihniyetidir.
ideolojisini ve iktidarının temelini birilerini yok etmek, imha etmek ve bütün dünyada ari ırkın egemenliğini kurmak olarak kuran Hitler ile. Hayatlarının sınıfsal sömürüyü ortadan kaldırmaya adamış insanları aynı kefeye koymak biraz fazla abes kalmıyor mu?
Tamam, Soğuk Savaş döneminde "Hitler,Stalin, Mussollini kasaptır." diye bir kavram üretildi. Ve günümüzde çok doğru bir kavrammış gibi önüne gelen kullanıyor.(Lenin ve Che kısmını ciddiye bile almıyorum.)
Stalin'in kasap olduğu iddiasına gelince, eğer 2.Dünya Savaşı'nda ölen 30 milyon Sovyet Vatandaşı'nın sorumluluğunu Stalin'e yıkma aymazlığına girişilmeyecekse; bu iddialar kulakların tasfiyesi ve savaş öncesi parti soruşturmasında yargılanan ve asılan parti üyeleri ile sınırlı kalır. (Not: Tabii ki, 2. Dünya Savaşı'nda Sovyet'lerin katliam yaptığı ve ölüleri toplu mezarlara gömdüğü iddialarından haberim var. Stalin'in yada Sovyet yönetiminin, böyle bir katliamı bırakın emretmeyi özendirdiğine dair herhangi bir emri, açıklaması, beyanatı bulunabildi mi.Eee ozaman bu olayların sorumluluğu nasıl Stalin'in olabilir)
Gelelim Kulakların tasfiyesine. Hiç ideolojik savunmasına girmeyeceğim. Ortada bir isyan varsa, iktidar da isyan edenin isteklerini kabul edilemez buluyorsa, ezer. Bu tarihin her aşamasında böyle olmadı mı. Bakın öyle diyalektik, materyalizm, sınıf savaşımı falan kastırmıyorum. isyan ediyorsan bunun içinde ezilmek de var. Ayrıca kim kasap bunu bir de rus Mujik'inden dinlemek lazım diyorum.
Parti içi sorgulamalar ve mahkemeler için de yok objektifti-değildi, haklıydı-haksızdı, devrim çocuklarını yedi-yemedi tartışmalarından savunmayacağım.
Sadece şunu hatırlatacağım. 2. Dünya Savaşı'nda Almanların giripte kukla iktidarlarını kuramadığı topraklar yalnız Sovyet topraklarıdır. Stalin'in yönetiminde ki SBKP, savaş öncesi bu soruşturmalarda kendi içinde şüphelendiği bütün biryeleri ya hapsetmiş ya da asmıştır. Beğenirsiniz, beğenmezseniz; onaylarsınız, onaylamazsınız. Ama eğer yalnızca satılmış bir generalin emrindeki bütün bir tümeni Almanların tuzağına sokarak katlettiğini(Burda Almanların yağtığı katliam değil tabii ki, Ama o generalin yaptığı tam da bu) hesaba katınca belki fazlaca ödenmiş bir bedel olabilir ama bir savaşı kazanmak için gerekli ilk şart birlik ve bütünlüktür. Bunun da bir bedeli var. SBKP yönetimi savaşta halka daha fazla bedel ödetmek yerine, bedeli kendine kesmiş, kendini tam anlamıyla budamıştır. Moskava Mahkemelerinin tutanaklarını okuyan herkes görür ki, suçlu yada suçsuz bütün komunistler durumu kavramış; ölüme başları dik, kanlarını helal ederek gitmişlerdir.
Tamam, Soğuk Savaş döneminde "Hitler,Stalin, Mussollini kasaptır." diye bir kavram üretildi. Ve günümüzde çok doğru bir kavrammış gibi önüne gelen kullanıyor.(Lenin ve Che kısmını ciddiye bile almıyorum.)
Stalin'in kasap olduğu iddiasına gelince, eğer 2.Dünya Savaşı'nda ölen 30 milyon Sovyet Vatandaşı'nın sorumluluğunu Stalin'e yıkma aymazlığına girişilmeyecekse; bu iddialar kulakların tasfiyesi ve savaş öncesi parti soruşturmasında yargılanan ve asılan parti üyeleri ile sınırlı kalır. (Not: Tabii ki, 2. Dünya Savaşı'nda Sovyet'lerin katliam yaptığı ve ölüleri toplu mezarlara gömdüğü iddialarından haberim var. Stalin'in yada Sovyet yönetiminin, böyle bir katliamı bırakın emretmeyi özendirdiğine dair herhangi bir emri, açıklaması, beyanatı bulunabildi mi.Eee ozaman bu olayların sorumluluğu nasıl Stalin'in olabilir)
Gelelim Kulakların tasfiyesine. Hiç ideolojik savunmasına girmeyeceğim. Ortada bir isyan varsa, iktidar da isyan edenin isteklerini kabul edilemez buluyorsa, ezer. Bu tarihin her aşamasında böyle olmadı mı. Bakın öyle diyalektik, materyalizm, sınıf savaşımı falan kastırmıyorum. isyan ediyorsan bunun içinde ezilmek de var. Ayrıca kim kasap bunu bir de rus Mujik'inden dinlemek lazım diyorum.
Parti içi sorgulamalar ve mahkemeler için de yok objektifti-değildi, haklıydı-haksızdı, devrim çocuklarını yedi-yemedi tartışmalarından savunmayacağım.
Sadece şunu hatırlatacağım. 2. Dünya Savaşı'nda Almanların giripte kukla iktidarlarını kuramadığı topraklar yalnız Sovyet topraklarıdır. Stalin'in yönetiminde ki SBKP, savaş öncesi bu soruşturmalarda kendi içinde şüphelendiği bütün biryeleri ya hapsetmiş ya da asmıştır. Beğenirsiniz, beğenmezseniz; onaylarsınız, onaylamazsınız. Ama eğer yalnızca satılmış bir generalin emrindeki bütün bir tümeni Almanların tuzağına sokarak katlettiğini(Burda Almanların yağtığı katliam değil tabii ki, Ama o generalin yaptığı tam da bu) hesaba katınca belki fazlaca ödenmiş bir bedel olabilir ama bir savaşı kazanmak için gerekli ilk şart birlik ve bütünlüktür. Bunun da bir bedeli var. SBKP yönetimi savaşta halka daha fazla bedel ödetmek yerine, bedeli kendine kesmiş, kendini tam anlamıyla budamıştır. Moskava Mahkemelerinin tutanaklarını okuyan herkes görür ki, suçlu yada suçsuz bütün komunistler durumu kavramış; ölüme başları dik, kanlarını helal ederek gitmişlerdir.
Aldığı para üstüyle beraber elindeki ne yapacağını bilemediği fişi de sandığa atan tiptir.
Bunların sırf elindeki ne yapacağı bilemediği fişten de kurtulmak için yardım kutusuna para atanları da vardır.
Bunların sırf elindeki ne yapacağı bilemediği fişten de kurtulmak için yardım kutusuna para atanları da vardır.
Gazate bayinde kalan son gazete bile olsa almayacağım gazete.
Yıllarca okudum. Artık okumam. Diğerleri farklı mı?
Değil. Hepsi aynı b.kun soyu. Ama diğerleri bari solcuymuş gibi yapıp da bizi kandırmaya çalışmıyor. Dayıyor hatunun resmini bitiriyor olayı.
Hayır bir de kendini solcu olarak tanıtıp bu gazetede yazar olanlar, bu işten atılmalar sonucu ne yazmışlar ne yapmışlar insan merak ediyor.
Yıllarca okudum. Artık okumam. Diğerleri farklı mı?
Değil. Hepsi aynı b.kun soyu. Ama diğerleri bari solcuymuş gibi yapıp da bizi kandırmaya çalışmıyor. Dayıyor hatunun resmini bitiriyor olayı.
Hayır bir de kendini solcu olarak tanıtıp bu gazetede yazar olanlar, bu işten atılmalar sonucu ne yazmışlar ne yapmışlar insan merak ediyor.
Her 1000 öğrenciden 2-3'ünün şıkları kaydırdığını , bir kısmının sınavda hastalandığını gözönüne almak lazım. Gerçek sıfırcılar 47000'inin ancak yarısıdır.
Ayrıca 1.500.000 öğrencinin hepsinin bu sınava deliler gibi hazırlanmadığını, ciddi bir kısmının öylesine girdiğini. Sallarsam belki tutar mantığıyla sorulara bakmadan cevap anahtarı doldurduğunu da göz önüne alırsak. Bu insanlar milli piyango bileti almaması gereken şansız insanlardır.
Ayrıca 1.500.000 öğrencinin hepsinin bu sınava deliler gibi hazırlanmadığını, ciddi bir kısmının öylesine girdiğini. Sallarsam belki tutar mantığıyla sorulara bakmadan cevap anahtarı doldurduğunu da göz önüne alırsak. Bu insanlar milli piyango bileti almaması gereken şansız insanlardır.