bugün
- park sorunu6
- yazarların on üzerinden komiklikleri45
- zall in yaptigi gammaz anketi15
- arkadaşlar bakar mısınız9
- müzik haramdır5
- gir içime hünharca11
- oylama fakiri sözlük üyeleri2
- satranç haram yasaklansın15
- cayır cayır yanan kız3
- true yazar mı sorunsalı5
- karşı cinste çekici gelen şeyler4
- dinlemeyi bilmek5
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı12
- file çorap giyen bir kıza aşık olmak2
- uludağ sözlük online sayısı5
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak10
- kürt mutfağı7
- hayatının geri kalanını belirleyecek mesaj4
- türkiye17
- beyazsemsiyeliyabanci48
- fildişi sahili4
- amerika birleşik devletleri3
- avustralya4
- paraguay2
- gocu43
- faik öztrak4
- brezilya2
- eğirdir gölü3
- en sevilen meyveler8
- götü başı ayrı oynayan insanlar3
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri7
- güney kore3
- yeşilçam'da çocukken travma yaşattığınız sahneler9
- sözlükte erkekleri istemiyoruz18
- 2014 öncesinde feto'ya küfretmek7
- kızının düğününde oynayan baba8
- özgürlükçü eğitimin imkansızlığı6
- recep tayyip erdoğan8
- yazarların üstüne çizik attığı burçlar8
- 2026 dünya kupası9
- kürt kültürü3
- the gilded lily3
- sssilvermist11
- bu devirde fes giymek5
- evlilik kötü bir şeyse neden bu kadar insan evli4
- yazarların tatil denilen şeyden anladıkları5
- ona bir şey söyle18
- buddy dude20
- aziz yıldırım 35 ci başkan4
- kalkmayan bir erkeğe ne tavsiye edersiniz4
entry'ler (88)
türkiye tüketici hakları derneği başkanıdır kendileri. 15 mart dünya tüketici hakları günü ve türkiyede tüketici hakları haftası nedeniyle, bu yılın konusu olan "cep telefonlarındaki haklarımız ve sorunlar" konusunda yaptığı konuşma için: (bkz: ) https://www.youtube.com/w...QP08&feature=youtu.be
hayatında hiç gerçek vajina görmemiş erkektir de aynı zamanda.
sert ve dik olanı makbüldür.
bütün hesaplarda kullanılan şifrenin aynı olması durumuna gönderme yapar. ATM şifresi, facebook şifresi ya da e-mail şifresinin aynı olması gibi... life password kötü niyetli birinin eline geçtiğinde asıl kabus o zaman başlar... siz siz olun life password bokuna asla bulaşmayın. ayrıca;
(bkz: http://www.urbandictionar...ne.php?term=life+password)
(bkz: http://www.urbandictionar...ne.php?term=life+password)
zaman zaman insanda faşizan dürtüler uyandıran yapışkan dilenciler için yolda yürürken kurduğum fantezilerden biridir bu. bir keresinde arkadaşımla kuğulu parkta otururken cebinden bıçak çıkaran bir boyacı, bıçağı bize sallayarak "getir ayakkabını boyayım demişti", terso bir laf söylesek saplayacak anında it herif. "yok kardeş, sağol, yeni boyattım" demekle yetinmiştim o anda. şarbonlu bozukluklar ile yaşamı olanaksız hale getiren bu sürüngenlerden kurtulmak mümkün olsa keşke. çok mu acımasızım? sanmıyorum....
odtü çıkışlı omü sosyoloji bölümü öğretim üyesidir. dersleri harikuladenin harkındadır. 3 saat boyunca full forced ders anlatır, mükemmel çözümlemeler yaparak teorik bilgi ile somut yaşam arasında adeta akışkan bir köprü kurar. Ayrıca derslerde amerika hikayelerini dinlerken USA hayranlığı gözlerden kaçmaz...
an itibariyle Belagat adlı albümü çıkmış ankaralıların sokakta müzik yaparken tanıdığı santurzendir.bu albümde ; irana özgü bir enstrüman olan santurun büyülü dünyasıyla tanışıyoruz. 1500 yıllık bir geçmişi olan bu doğu enstrümanını Sedat Anar kendine has teknikleriyle icra ediyor ve bunu da zaman zaman Anadolu motiflerini, zaman zaman da Hint ve iran motiflerini kullanarak gerçekleştiriyor. Santura bu uzun yolculuğunda da Tuncay Korkmaz mızıkasıyla eşlik ediyor. Santur ve mızıkanın buluşmasıyla inanılmaz bir uyum sağlanıyor. Her ne kadar birbirinden uzak ve farklı coğrafyalara ait enstrümanlar olsalar da müziğin dilinin olmadığını bir kez daha kanıtlıyor bizlere bu ikili. Albüm 10 eserden oluşmaktadır. Bu 10 eserin sekizi Sedat Anar'ın kendi bestelerinden oluşmaktadır. Diğer iki eserinden birisi çok eski bir kürt halk şarkısıdır, diğeri ise söz ve müziği Kemal Dinç'e ait bir deyiştir. Albümde zaman zaman santur ve mızıka doğaçlamalarına da rastlıyoruz. Bazı parçalarda da santura; erbane(def), zarp, davul, bas gitar ve elektronik altyapılar da eşlik ediyor. Facebook'tan takip etmek isteyenler (bkz: https://www.facebook.com/...r/151348118271384?fref=ts)
yokluğuna hala alışamadığım efsane...
mevcut iktidarın özgürlük savaşçıları, muhalif şeklindeki tanımlamalarla gözümüzün içine soktuğu örgütlü suç şebekesidir. ayrıca türkiye sınırlarında yaşayan yaklaşık 450.000 mültecinin büyük bir kısmı bu paralı teröristlerin ailelerinden ve yakınlarından oluşmaktadır. bu adamların özgürlüğe ihtiyacı olduğunu hiç sanmıyorum, özgür olup ta ne olacaklar, neye benzeyecekler? yüzünde şiddet ve kan imgeleri olan bir teröristin özgürlüğe neden ihtiyacı olabilir. özgürlük sadece sırıtır bu insanların dünyasında... özgürlük bilgi birikimi gerektirir, emek ister...
ziki daşşağına denk gençtir. Güzel olan birçok şeye çok fazla çaba göstermeden sahip olmuştur. Para, am ve sağlık sorunu olmadıkça neden dünyanın kültür, kimlik, sınıf problemleriyle uğraşsın ki! Thomas More'un dediği gibi: "Homo Homini Lupus." diyorum...
özellikle reklamcıların sık sık kullandığı bir yöntem "Food Porn". Yiyecekleri erotik, pornografik yan anlamlarla doldurmak ve sembolik sermayeyi zihinlerde yeniden yeniden üretmek esastır. Anthony Bourdain ilginç bir çalışma yapmış bu konuda, yalnız dikkat izlerken fena acıktırıyor:)) Bkz.
http://www.youtube.com/wa...5Wd2GMc&feature=share
http://www.youtube.com/wa...5Wd2GMc&feature=share
Kaybolan saf ve temiz çoçukluk yıllarına duyulan özlemi ifade eder. "Yurttaş Cane" filminde "Charles Foster Cane" adlı karakterin çoçukluk yıllarında kızağına verdiği isimdir aynı zamanda. Oedipous kompleksi yaşayan "Cane" o dönemde hiç arkadaş edinememiştir ve kendine en yakın arkadaş olarak Rosebud adlı kızağını seçmiştir. Kızak; filmde metafor olarak kullanılmıştır, gerçekte Rosebud; kapitalist dünyanın vahşi kanunlarından uzaklaşıp temiz, saf çoçukluk dönemlerini arzulama haline, anne rahmindeki güven duygusuna gönderme yapar.
ingiliz argosunda çiftlerin yalnızca evlilik yıldönümlerinde, doğum günlerinde ya da christmas zamanında sex yapmalarına denir.
izlediğim ve dumura uğradığım oyundur. Ankara'da yaşayan herkese şiddetle tavsiye edilir. 25 Nisan Perşembe günü saat 20:00'da Ankara Meydan Sahne'de yeniden oynanacaktır.
Karşı Atölye sürekli dener ve yenilenmeyi seçer. Herkese ulaşmaya çalışır. Düzen bozucudur. itaat etmez. Daha iyiyi bulmak için çalışır. Hiçbir zaman tam olmaz. Ötekidir. Çoktur... Üç Kadın çokça kadının üç hikayesini anlatır. Hissettirir, duymanıza yardımcı olur, gösterir... Oyunun künyesine ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir:
Yazan: Sylvia Plath
Çeviren: Gürkal Aylan
Reji: Fırat Aygün
Oyuncular: Ayşegül Çaylı, Özgün Çakar Özdemir, Sezen Keser
Müzik Tasarımı: Umut Eser
Işık Tasarımı: Fırat Aygün, Umut Eser
Afiş Tasarımı: Ersinhan Ersin
Karşı Atölye sürekli dener ve yenilenmeyi seçer. Herkese ulaşmaya çalışır. Düzen bozucudur. itaat etmez. Daha iyiyi bulmak için çalışır. Hiçbir zaman tam olmaz. Ötekidir. Çoktur... Üç Kadın çokça kadının üç hikayesini anlatır. Hissettirir, duymanıza yardımcı olur, gösterir... Oyunun künyesine ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir:
Yazan: Sylvia Plath
Çeviren: Gürkal Aylan
Reji: Fırat Aygün
Oyuncular: Ayşegül Çaylı, Özgün Çakar Özdemir, Sezen Keser
Müzik Tasarımı: Umut Eser
Işık Tasarımı: Fırat Aygün, Umut Eser
Afiş Tasarımı: Ersinhan Ersin
the guardian muhabirinin " what is your greatest fear" sorusuna şu cevabı vermiştir kendisi: to awaken after dead, that's why I want to be burned immediately
ing. köy magandası, köy krosu anlamına gelir.
gelirde belli bir oranda artıs meydana geldiğinde tüketim eğilimi gelire göre belli bir oranda artış gösterirken, gelirde aynı oranda azalma meydana geldiğinde tüketimin o derece azalmayacağını savunan teoridir. iflas etmiş bir tüccarın hala marlboro içmeye devam etmesi örnek olarak verilebilir.
emin olmadığınız sorulara bilmiyorum demek, aptalca çıkışlardan ve iddialardan uzak durmak, okanın zaaflarını iyi bilmek, sessizce herşeye gülüp kalabalık içerisinde kendini unutturmak, postmodern hassasiyetlere sahip olduğunu sürekli belli etmek, troid ve tribal takılmamak şeklinde özetleyebilirim. Aklı olan o programa gitmez zaten, okan bayülgen medyanın yarattığı underground mitlerden bir tanesi sadece, görevi insanları kontrolsüzce aşşağılamak, bunu yapması için ona maaş ödüyorlar.
duvara sıcmak
