bugün
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak12
- geceye bi şarkı bırak5
- gençler iş beğenmiyor13
- yakışıklı olduğunun farkında olan erkek6
- birader beylerin birader yazarlar olmaları4
- seni onaracağım diyen kadın16
- uzak mesafe aşk3
- hayal aleminde yasamak3
- geri zekalı demek hakaret mi21
- bir kadının ensemi okşaması10
- israil basınından türkiye itirafı5
- etli yaprak sarması3
- mersin3
- sevgilinin sevgilisi ile sevismek4
- bu devirde herkes deli gibi vajina arıyor6
- türk kızlarının keko adam sevmesi20
- başka bir evrende2
- herkes ronaldinho'nun yarrağını yesin6
- evlenilecek insanın önce ailesine bakmak9
- çiğköfte2
- işi gücü kadın ve erkek organı olan yazarlar4
- döner6
- asla dolandırılmayan insanların sırrı15
- her şeye sarımsak koyan insan12
- köyden kente göçün görünen etkileri5
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi18
- penis boyu takıntısı14
- 11 temmuz 26 marmaris hacının yeri fiyat listesi2
- youtube'dan izlenerek halledilen en son iş3
- bence her evde bir vibratör olmalı3
- şişman kızla sevgili olan erkek16
- kilo vermek2
- olacak o kadar4
- sözlükte sizi kim tanıyor27
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız29
- çabuk sinirlenen insanların daha merhametli olması4
- ilişkilerde belirsizlik sevenlerin çoğalması2
- hayat kalitesini düşüren şeyler12
- arjantin milli futbol takımı9
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler14
- midye9
- marmaris datça yolu10
- sevgilinin sürekli eski sevgiliyi anlatması7
- fenerbahçeden mauri icardi bombesi4
- kadına göbeğin yakıştığı gerçeği7
- aşk aşısı2
- evlenmek için para biriktirmek8
- çankaya belediyesi ne operasyon7
- amarika'ya gidip pornolarda oynamak6
- yeşilçamın acı kaderi2
entry'ler (15)
mutlu bir günde izlenmemesi gereken filmdir. izledikten sonra yirmi dakika boyunca boş ekrana baktığım ardından da hiç bi eylemde bulunmadan yatağa uzanıp on beş saat uyumuş olduğum bir gerçektir.
daha önce böylesine gerildiğim bir film hatırlamıyorum. ha beni içine almış mıdır, almıştır görüldüğü üzere. bütün karakterleri öldürüp, "ölün daha iyi" diyesim geldi filmin son sahnelerinde. birer saniye aralıklarla değişen görüntüleriyle, kuşku ve korku dolu müzikleriyle beni gerim gerim germiştir efendim. girilesi bir hayattır, izleyiniz.
daha önce böylesine gerildiğim bir film hatırlamıyorum. ha beni içine almış mıdır, almıştır görüldüğü üzere. bütün karakterleri öldürüp, "ölün daha iyi" diyesim geldi filmin son sahnelerinde. birer saniye aralıklarla değişen görüntüleriyle, kuşku ve korku dolu müzikleriyle beni gerim gerim germiştir efendim. girilesi bir hayattır, izleyiniz.
abartmış, kekini kabartmış kızdır. daha mümkün yollarla çılgın sevgisini belirtmek varken buna sığınması yanlıştır
sayfalarca anlattığım adamı, Suphi'yi buldum
sayfalarca anlattığım adamı, Suphi'yi buldum
durumuna ve ruh haline göre değişmek üzere manuş baba-istanbul'dur. "masada bol rakı bol roka" ve "anamız ağlıyor istanbul" sözleriyle beni benden almıştır.
cevabının "iyi niyetle yapılan her şey" olması gereken soru.
açıklanmış sorulara bakmadığım, aksine benim için çok değerli olan, sonuçları her şekilde sürpriz olacak sınavdır. kendimi heyecanlandırmaya bayılırım
üstüne bir de unutulamayan birey evlenmişse, teoman-unutamadım'dır. teneke kesiği gibi acıtır
dostoyevski'nin beyaz geceler adlı yapıtında, sinirlerimi her sayfada okşayan çevirmenin bana işin değerini hatırlattığı şeydir. şöyle açmak gerekirse, yapıtta adam sevdiği hatuna "gel hele otur şuraya" diyerek beni derinden sarsmıştır. özetle, her insanın yapmaması gereken bir iştir
klişe cümleler neden dizi ismi yapılır diye düşündüren zirilyonuncu dizi.
başlığını okurken ağzımı soyut soyut deşmiş bir eylemdir.
ortalıkta dolaşan listelerden, taktiklerden ziyade tamamıyla psikolojik bir iştir. detayı yoktur, yaşayarak öğrenilir.
hayatında hiç olması gerektiği kilonun üstünde bulunmayan bir birey gece yediklerinin kilo yapacağını aklından bile geçirmez, beynine bunu hatırlatmaz. bu nedenle yedikleri kilo yapmaz. fakat hayatının bir döneminde kilo vermiş, fazla kiloları aklından çıkmayan yahut kilo vermeye çalışan bir birey akşamları korkarak yer üstelik yedikten sonra da uyuyana kadar kuruntularıyla kendini yer bitirir. mutsuz uyur. sonrası da sabah tartıda görülen +200 ler +500 lerdir. vücudunun hiç bir suçu yoktur, ne ettiyse kendi etmiştir, üzücüdür
hayatında hiç olması gerektiği kilonun üstünde bulunmayan bir birey gece yediklerinin kilo yapacağını aklından bile geçirmez, beynine bunu hatırlatmaz. bu nedenle yedikleri kilo yapmaz. fakat hayatının bir döneminde kilo vermiş, fazla kiloları aklından çıkmayan yahut kilo vermeye çalışan bir birey akşamları korkarak yer üstelik yedikten sonra da uyuyana kadar kuruntularıyla kendini yer bitirir. mutsuz uyur. sonrası da sabah tartıda görülen +200 ler +500 lerdir. vücudunun hiç bir suçu yoktur, ne ettiyse kendi etmiştir, üzücüdür
iki günde tüm serisini bitirdiğim, üçüncü gün en yakınımı kaybetmiş tadında bir özlem bırakan, öylesine hayatıma işlemiş, mütemadiyen kısa sahnelerini açıp izleyip izleyip kederlenmeme sebep olan film ve serisidir. sigara eksikliğinden dolayı sürekli bi şeyler yiyerek yaşayan han karakterinin cazibesiyle beni benden almıştır.
karşılığında aldığım "ilerde bu düşüncen değişir" cevabını reddetmek durumunda bulunamadığım düşüncem
içsel mevzudur bu nedenle çözümü de böyle olmalıdır. ilaçlara sığınılmamalıdır. ruh dinlendirilmeli, doğal şeylere sığınılmalıdır.
mümkünse içinizdeki tüm teneke kesiği gibi acıtan şeyleri kağıda kusunuz. iyi şeyler yazmanıza gerek yoktur. olanı olduğu gibi yazsanız kafidir. bu dönemde insanlardan uzaklaşırız bu nedenle kağıt kalem yegane bir çözümdür. içinizden cümle kurmak gelmiyorsa eğer, hissettiğiniz şeyleri kelime kelime yazıp yuvarlak içine alabilirsiniz.
bir parka gidip, çocukları izlemek güzel bir dokunuştur ruha. sevme konusuna girmiyorum çünkü depresyondaki kişinin muhtemelen buna hali yoktur.
güzel filmler, güzel şarkılar, güzel kitaplar... başka hayatlara girmek sizi bir süreliğine kendinizden uzaklaştırabilir ve bu da kalıcı çözüm için en başta gerekli olanlardandır. muhtemelen film izlerken beşinci yahut onuncu dakikasında kopup, ekrana dalmış olarak yine kendinizi kendi hayatınızla meşgul bulacaksınız. hatta kitap okurken sayfada canınızı acıtan kişilerin resmini görüp dalacaksınız fakat pes etmek yok. sürekli başa alın.
en önemli nokta ise, köpeklere dokunun, köpekleri sevin, öpün. nedenini köpeğe dokunduktan sonra anlayacaksınız.
geçmiş olsun
mümkünse içinizdeki tüm teneke kesiği gibi acıtan şeyleri kağıda kusunuz. iyi şeyler yazmanıza gerek yoktur. olanı olduğu gibi yazsanız kafidir. bu dönemde insanlardan uzaklaşırız bu nedenle kağıt kalem yegane bir çözümdür. içinizden cümle kurmak gelmiyorsa eğer, hissettiğiniz şeyleri kelime kelime yazıp yuvarlak içine alabilirsiniz.
bir parka gidip, çocukları izlemek güzel bir dokunuştur ruha. sevme konusuna girmiyorum çünkü depresyondaki kişinin muhtemelen buna hali yoktur.
güzel filmler, güzel şarkılar, güzel kitaplar... başka hayatlara girmek sizi bir süreliğine kendinizden uzaklaştırabilir ve bu da kalıcı çözüm için en başta gerekli olanlardandır. muhtemelen film izlerken beşinci yahut onuncu dakikasında kopup, ekrana dalmış olarak yine kendinizi kendi hayatınızla meşgul bulacaksınız. hatta kitap okurken sayfada canınızı acıtan kişilerin resmini görüp dalacaksınız fakat pes etmek yok. sürekli başa alın.
en önemli nokta ise, köpeklere dokunun, köpekleri sevin, öpün. nedenini köpeğe dokunduktan sonra anlayacaksınız.
geçmiş olsun