entry'ler (50)

okan bayülgen

çok sevdiğim, gündemi değerlendiren ve siyaset içerikli bir program da yapmasını istediğim, entellektüel birikimine hayranlık duyduğum ancak kendisine şovmen demekten de üzüntü duyduğum -zira şovmenliğin ve talk show sunuculuğunun çok daha ötesindeki işlerde asıl kimliğini ve birikimini aktarabileceğini düşünüyorum- tatlı ve sempatik insan...

nihat doğan'a söylenecek tek söz

nihat! bu saatte içmen gereken bir ilacın var mı?

ben bu yazıyı sana yazdım nihat doğan

bak nihatcığım, bir gün acı gerçekle karşılaştığın zaman şoke olma diye seni durumundan haberdar etmek isterim, ileride ne olacaksın ne yapacaksın bilemiyorum ama bugün için görünen şu ki sen büyük bir depresyon içindesin. çünkü kendini fazla önemsiyorsun, insanlar sen konuşmaya başladığında gülmekten ölüyor çünkü sen kendini topluma mesaj vermekle yükümlü bir bilge olarak takdim etmeye öyle çabalıyorsun ki, bu yüzden gülünç duruma düşüyorsun, ayrıca etkili konuşmak, heceleyerek konuşmak değildir, aklında bulunsun... şunu hiç unutma: insanları birşeylerle itham etmeden önce tabi eğer megoloman değilsen kendine bakmalı ve kendinde bu kusur varmı diye düşünmelisin, sözlük yazarlarını edepsizlikle suçladın ancak edebi, hayatında herşeyin önünde tutuyor olsaydın senden yaşca çok büyük bir hanımefendiyle -ki halk dilinde bu kişi "anan yaşındaki kadın" diye anılır- işin olmazdı... yani nihatım daha çooook yol alman lazım...

nihat doğan türkiye nin yeni uğur mumcu sudur

bu başlığı açan muhtemelen bir beyin sarsıntısı yaşıyor...

nihat doğan'a sorulacak tek soru

ahkam kesmeye gelince on numarasın bravo da, madem bu kadar edep düşkünü bir adamdın, anan yaşındaki kadınla işin neydi Nihat Doğan?

nihat doğan ölsün

pes, insanın kendini bu kadar önemsemesi ürkütücü...

başbakanın 43 bin dolarlık saati

kuvvetle muhtemel ki, düğününde kayınpederi tarafından kendisine armağan edilen saattir... yoksa başbakanımız bu kadar ucuz bir saati koluna takmayı bırak, eline bile almaz. pahalı zevklerin insanı. ee ne de olsa 17 yıllık bir işadamlığı geçmişi var, olsun artık okadar..

enver aysever

yapılması en zor dönemde "sokağın sesi" adlı programı yaparak, canlı yayına halktan insanları konuk etmiş, bu insanların hiçbir yayın tecrübeleri olmadığından, yapacakları her türlü gafın sorumluluğunu almış, çoğu zaman seslerini duyurmalarını sağladığı bu insanlardan canlı yayında hakaretler işitmiş ve buna karşın onları birileri gibi azarlayıp onlara kapıyı göstermek yerine tebessümle dinlemeyi sürdürmüş, bugüne dek hiçbir baskıya boyun eğerek söylem değiştirmemiş, aklından geçenle ağzından çıkan aynı olan programcı, yazar, sosyolog, tiyatrocu, ve bugün itibariyle CHP Parti Meclisi üyesidir... kendisine başarılar dilemek yerinde ve hakkaniyetli bir davranış olur...

nihat doğan

istenmeyen tüy ( zira arkadaş kendisini sakala benzetmişti, bence çok da yerinde bir benzetmeydi )
şimdilerde ise huzurun yani ( nakit paranın ) eskiden olduğu gibi islamda, albümde konserde ya da ekstrada değil, AKP nin çatısı altında olduğunu anlamış olacak ki , yakında yapacağı basın toplantısıyla da ilan edecek ve artık resmen AKP li olacaktır...

yeşim salkım a sorulabilecek tek soru

genetiği değiştirilmiş organizmalar hakkında ne düşünüyorsun? zira sende ona buna laf atmayı kaçak dövüşmeyi düstur edinmiş biriyken mutasyona uğramışsın görüntüsü vererek burda olmayanlar hakkında konuşmam konuşturmam noktasına geldin de bu konuyu en iyi sen bilirsin diye düşündüm.. ama sen şu anda yanımda olmadığın için bunları yükses sesle söyleyemiyor sadece düşünüyorum yanlış anlama... tövbe tövbe bu nasıl bir komedi ya!

okan bayülgen

net biri.

okan bayülgen vs yeşim salkım

bir yanda "medya arkası" adlı bölümde diyetteyiz videosunda sinir bozucu derecede alçak tonla konuşan adamı eleştirirken " bu adamın cümleleriyle laiklik elden gidiyor cumhuriyet elden gidiyor cümleleri aynı" diyerek bu video üzerinden türk solunun sesinin ne denli alçak çıktığını ona en çok ihtiyaç olan bu günlerde ne kadar etkisiz ve rehavet çöktürücü olduğuna gönderme yapabilecek, zekasına hayran kaldığım Okan Bayülgen, diğer yanda kendine ait tek bir cümlesi olmadığına inandığım, mahalle ağzını tv ye taşımış bir kişi.. baştan yenik bence..

yeşim salkım a sorulabilecek tek soru

ambulans çağırmamı ister misin?

okan bayülgen vs yeşim salkım

zeki ile yalakanın en net biçimde ayrımına varılmasını sağlayan karşılaşma, başbakan örneğinde koptum.

yeşim salkım ın serdar ortaç ın avukatı olması

bir sonraki albümüne en az bir şarkı daha garantilemek uğruna yapılabilecek en ucuz hareket. yapanla müsemma tabi onu da unutmamak gerekir.

yeşim salkım

disko kralı adlı programda, şarkıcılığı bırakıp avukatlığa başladığını gözler önüne seren, bunu yapmasının gerekçesini " şu anda burada olmayan insanların hakkında konuşmam konuşturmam " diye açıklayarak tarihe geçmiş, - hayır yani bir talk show körlerle sağırların birbirini ağıraması mıdır ki? - yaptığı saçmalığı da uzatmayı ödev bilmiş, bunu yaparken de katıldığı pek çok programda Gülben Ergen e defalarca hakaret etmiş olduğunu ve ona buna laf sokmaya bayılan bir tip olduğunu unutarak değişen imajına bir de karakter çatlamasını ekleyen yurdum insanı...

sigara içen kız arkadaş

sigara içmeyen erkek arkadaşla aynı sorunsaldır.

seni seviyorum demenin çözüm olmaması

sevileni sıkıntıya sokan cümle. her nedense seni seviyorum dendiğinde sözün muatabı paniğe kapılıyor. anlamak güç ancak tuhaf bir biçimde hiç olmadığı kadar kabalaşıyor, belki de hiç söylenmemeli.

bir kemalistten fetocu damgası yeme eşiği

mustafa kemal' in ümmetten millet yaratmasının hazin bir sonucudur, kulla bireyin çatışması da denebilir. "fetocu damgası yeme eşiği" ise kemalistin direncinin kırıldığı andır, zira kemalizmde akıl ve hoşgörü egemendir, karşıdakini damgalamak gibi kolaycılık yerine bilimselliğe davet ederek içinde bulunduğu kafa karışıklığı ve aldatmacadan, onu kurtarmayı bşarabilmeli ve buna uğraşmalıdır aksi halde kendine ne kadar kemalist derse desin asla kemalist değildir ve kemalizmi hiç anlamamıştır.

aya giden recep tayyip erdoğan ın ilk sözleri

"elhamdülillah, başbakanlık bitmeden milletin sponsorluğunda görmediğimiz bir burası kalmıştı, onuda gördük çok şükür" .
© copyright 2005 - 2026