bugün

sevdiği entry'ler

yazarların hayalindeki araba

görsel

eski bölümleri izlenilebilinecek türk dizileri

Behzat ç.
Süper baba.
Ekmek teknesi.

özgüven kazanmanın yolları

Konuşabildiğiniz kadar çok insanla konuşun.

Zamanla aslında ne kadar çok mal ile aynı dünyayı paylaştığınızı görecek ve ben yine iyiyim ya, sonucuna varacaksınız.

ingilizce öğreneceklere tavsiyeler

youtube'taki engvid.com videolarını izleyin bol bol. 8-10 tane öğretmenin ayrı ayrı kanalları var ve hepsi de çok değerli öğretmenler. tipini beğendiğinizi seçin ve videolarını izleyin. çok sayıda video var her öğretmende. hem gramer bilginiz gelişir hem dinleme yeteneğiniz gelişir. giriş seviyesi, orta seviye, ileri seviye her insana hitap edecek konularda videolar var. çok faydasını gördüm. alex, adam, emma en sevdiğim öğretmenler ama hepsi iyidir.

beğendiğim bir youtube kanalı da "rachel's english" ancak bu orta-ileri seviye insanlara hitap ediyor olabilir.

bunların dışında da youtube tam bir hazine. arayın, her şeyi bulacaksınız ingilizce hakkında. bol bol dinleyin. hoşunuza giden kısmı geri sardırıp tekrar dinleyin, durdurup kendiniz söyleyerek tekrar edin sevdiğiniz kullanışlı cümleleri. ingilizce altyazısını açarak ordan takip ederek dinleyin, türkçe alt yazı ile dinlemenin anlamı yok. ingilizce alt yazıdaki kelimelerin telaffuzuna kulağınız alıştıkça zaten alt yazıya bakmamaya başlayacaksınız. bilmediğiniz kelimede durdurup sözlükten anlamına bakın, bu da her zaman şart değil.

ted ve ted-ed kanalları da harika.

akın eldes

internet sitesinde yayınladığı bir günlüğü var ki, sadece gitarla ya da müzikle değil herhangi bir sanat dalıyla ilgilenen-ilgilenmeyi düşünen bütün gençler için bir rehber niteliğinde. sanatçılarda görülmesi neredeyse imkansız bir samimiyet ve alçakgönüllükle yazıyor bu günlüğü akın eldes.

kendisi hemen herkesin kabul ettiği üzere, türkiye'nin en iyi gitaristlerinden biri, belki de birincisi. ama hayatını turist rehberliği yaparak kazanıyor. turlardan filan fırsat bulduğunda müzik çalışmaları yapıyor. gündüz turist gezdirip, geceleri barlarda çalıyor. ama bunları anlatırken, dinlediği bir albümden, izlediği bir filmden ya da oğluyla diyaloglarından bahseder gibi doğal. ne bir isyan ne de arabesk bir tavır hissediliyor yazdıklarından. okuyanlar, "göze almak" nasıl bir şeydir anlayabiliyorlar ya da "baş koyulan bir yolun zorlukları, çileleri" nasıl göğüslenir, bir fikir sahibi olabiliyorlar.

aslında o günlüğü bu amaçla yazmadığını da biliyorum ben; burada uzun uzun bahsettiğim kadar önemsemediğini de. ama akın eldes'in çaldığı birkaç konserde bulunmuş biri olarak, hayranlıkla izlediğim o gitarla bütünleşmesinin, o içtenliğinin ve başarısının sırrını bu yazdıklarından çıkardım sanki. yoksa hayret ederdim hep, nasıl bu kadar samimi olabiliyor ve yüzü nasıl böyle tertemiz.
© copyright 2005 - 2026