bugün
- forma7
- ırak5
- sinek as'ın sözlüğe vedası22
- metamfetamin7
- ben bu yazıyı sana yazdım4
- umman4
- insan sevmemek3
- karpuzcu libos panda3
- yalnız yaşamak3
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- uludağ sözlük bacıları geleneksel kongresi3
- büreyde3
- sözlüğün kralı4
- aç uyumak10
- sözlüğün kraliçesi4
- sevgi vs aşk9
- ayağı şiir kokan kadın6
- evlenmek2
- pazar gecesi son huzurlu uyku6
- gece gece kokoreç gömmek7
- betray me6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- nervio'nun ateist ve ayakçı erkekle evlenmesi6
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- ilhan irem dinleyen erkek6
- salçalı makarna10
- filistin5
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum10
- çin9
- hamile fotoğrafı5
- orospum2
- geçmişe götüren şarkılar5
- sevgilinin ayağından sigara içmek3
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- bir günde 1500 kalori almak4
- özerhisar ayran3
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak10
- sandalet ayak bikinisidir4
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- moralin çok bozuk olması3
- beyoğlu4
- yarın sabah işe gidecek olmak5
- açlıktan bayılmak4
- evrende hareket nasıl oluyor5
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek7
- jose mourinho götün yiyorsa çıkar arda yı2
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın15
- rojin hevin berivan rojda gülizar rojbin gülistan5
sevdiği entry'ler
Prof. Dr. Mahmud Esad CoşanRh.A tasavvuf'u şöyle açıklıyor;
''Tasavvuf denilen güzel ahlâk yolunun, cennet yolunun, evliyalık yolunun çeşitli tariflerini yapmış evliyaullah, büyük alimler, büyük mutasavvıflar. Bunları kitaplarının başında toplamışlar. Tasavvuf hakkında bilgi veren bir kitabı aldığınızda mutlaka bilin ki, başında birinci bölümü "Tasavvuf nedir? Tasavvufun tarifi..." gibi bir şeyle başlar. Tasavvufun çeşitli tarifleri var. Bu, Mevlâna'nın yolu... Bu, Yunus'un yolu... Bu, mübareklerin hali... Tarihteki herkesin kalbini kazanmış insanlar bu yolda gitmişler. Nedir bu tasavvuf yolu?.. Büyüklerden bir tanesi şöyle tarif etmiş:
Tasavvuf yâr olup, bâr olmamaktır;
Gül-i gülzâr olup, hâr olmamaktır.
Bakın ne kadar güzel, hem şiir, hem de ne kadar fedakârlık ifade ediyor, ne kadar diğerbînlik ifade ediyor. Ne kadar aktif bir duygu... "Tasavvuf yâr olup, bâr olmamaktır;" Tasavvufta dostluk var, dost olmak var, sevmek var, arkadaş olmak var, komşu olmak var, yâr olmak var; ama bâr olmak yok!
Bâr ne demek?.. Farsça'da yük demek. Meselâ bâr-ı girân diyoruz, eski şiirlerde geçer. Bâr-ı girân, ağır yük demek. Yâr olmak var, bâr olmak yok. Yâni bir insan mutasavvıfsa, dervişse, tasavvuf ahlâkını kazanmışsa, tasavvuf terbiyesini almışsa, yük olmayacak... Başkasının sırtından geçirmeye kalkışmayacak, başkasını sömürmeyecek. Başkasının menfaatini sömürmeye kalkmayacak. Parazit olmayacak, asalak olmayacak, yük olmayacak. Aksine başkasına fayda verecek.
Nerden çıkmış tasavvuftaki bu anlayış?.. Bu tasavvuf da nerden çıkmış. Bazıları diyor ki:
--Peygamber Efendimiz zamanında tasavvuf var mıydı?
Vardı tabii!.. Bakın bu hadis-i şerif mutasavvıfların kaynağı. Mutasavvıflar onun için yâr olup, bâr olmamayı düşünmüşler. "Sizden biriniz, bir müslüman kardeşine faydalı olmağa güç yetirebiliyorsa faydalı olsun." işte, faydalı olmayı tavsiye ediyor Peygamber Efendimiz. Demek ki hadis-i şerifte tasavvuf var, Kur'an-ı Kerim'de tasavvuf var, islâm'da tasavvuf var ki, bu hadis-i şerifin uygulaması mutasavvıfta, "Yâr olup, bâr olmamak" diye tezâhür etmiş.''
''Tasavvuf denilen güzel ahlâk yolunun, cennet yolunun, evliyalık yolunun çeşitli tariflerini yapmış evliyaullah, büyük alimler, büyük mutasavvıflar. Bunları kitaplarının başında toplamışlar. Tasavvuf hakkında bilgi veren bir kitabı aldığınızda mutlaka bilin ki, başında birinci bölümü "Tasavvuf nedir? Tasavvufun tarifi..." gibi bir şeyle başlar. Tasavvufun çeşitli tarifleri var. Bu, Mevlâna'nın yolu... Bu, Yunus'un yolu... Bu, mübareklerin hali... Tarihteki herkesin kalbini kazanmış insanlar bu yolda gitmişler. Nedir bu tasavvuf yolu?.. Büyüklerden bir tanesi şöyle tarif etmiş:
Tasavvuf yâr olup, bâr olmamaktır;
Gül-i gülzâr olup, hâr olmamaktır.
Bakın ne kadar güzel, hem şiir, hem de ne kadar fedakârlık ifade ediyor, ne kadar diğerbînlik ifade ediyor. Ne kadar aktif bir duygu... "Tasavvuf yâr olup, bâr olmamaktır;" Tasavvufta dostluk var, dost olmak var, sevmek var, arkadaş olmak var, komşu olmak var, yâr olmak var; ama bâr olmak yok!
Bâr ne demek?.. Farsça'da yük demek. Meselâ bâr-ı girân diyoruz, eski şiirlerde geçer. Bâr-ı girân, ağır yük demek. Yâr olmak var, bâr olmak yok. Yâni bir insan mutasavvıfsa, dervişse, tasavvuf ahlâkını kazanmışsa, tasavvuf terbiyesini almışsa, yük olmayacak... Başkasının sırtından geçirmeye kalkışmayacak, başkasını sömürmeyecek. Başkasının menfaatini sömürmeye kalkmayacak. Parazit olmayacak, asalak olmayacak, yük olmayacak. Aksine başkasına fayda verecek.
Nerden çıkmış tasavvuftaki bu anlayış?.. Bu tasavvuf da nerden çıkmış. Bazıları diyor ki:
--Peygamber Efendimiz zamanında tasavvuf var mıydı?
Vardı tabii!.. Bakın bu hadis-i şerif mutasavvıfların kaynağı. Mutasavvıflar onun için yâr olup, bâr olmamayı düşünmüşler. "Sizden biriniz, bir müslüman kardeşine faydalı olmağa güç yetirebiliyorsa faydalı olsun." işte, faydalı olmayı tavsiye ediyor Peygamber Efendimiz. Demek ki hadis-i şerifte tasavvuf var, Kur'an-ı Kerim'de tasavvuf var, islâm'da tasavvuf var ki, bu hadis-i şerifin uygulaması mutasavvıfta, "Yâr olup, bâr olmamak" diye tezâhür etmiş.''