bugün
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- dün gece ne oldu7
- silver ile evlenecek erkek53
- sırrı süreyya önder13
- popeyes6
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın16
- insan olmaya çeyrek kala5
- araba sileceği4
- gocu35
- melekler insanlarla nasıl iletişim kuruyor4
- sapıklara empati kasan insan5
- fenerin türkiye'yi yine rezil etmesi5
- çomar sahiplenme3
- g'i l d'e d l'i l y'nin dudakları8
- sarapci koala60
- osmanlı haremi3
- götünü yıkamayan bir kızla evlenir misiniz4
- sözlükteki bayan azlığı6
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası23
- resmine 31 çektim de yattım5
- fikir değiştirmek döneklik midir8
- iki tas çorba3
- sözlük sapığı kim5
- çomarların ülkeye faydası2
- arkadaşlar fasfakirim ya5
- siyaset yüzünden çoğu arkadaşlığın bozulması6
- hristiyanlık3
- gammaz çetesi8
- şarapçının mal varlığı5
- melekenin balıkları kavurması3
- ellerim boş gönlüm hos2
- fetö mitolojisi3
- deniz gül3
- saadetler dilemek3
- el chadaille bitshiabu9
- şarapçının nick değişerek tepkilerden kurtulacanı4
- friedrich hegel la bi cay icek6
- annesine küfür edilmesinden hoşlanan yazar3
- cehennemde isyan çıkarmak2
- seraphim melekleri2
- büyük insan3
- kalyon nail polish2
- aslan boğa kartal ve insan başlı melekler2
- ellerim bos gonlum hos29
- teomancalmasur8
- müdüre tamam aşkım diye mesaj atmak4
- carrefour3
- rica etsem beni linçler misiniz13
- mitsubishi lancer2
entry'ler (1081)
evlattır, hele ki Türkiye insanı yaşam stilinde. Neredeyse 25 yaşına kadar anne baba çocuğunun karnını doyurur triplerini çeker bebek gibi bakar falan. Çok acıklı görünüyor burdan.
bu cümle kullanılmışsa orada siyaset konuşulamadığı için kullanılmıştır.
ebrunun ölmesine üzülmemiştim.reel life ta polatlar hep ebruları bulur zaten.
her an her yerde hissettiğimdir.
fikret kızılok. hala tutuyor.
kısa boylu erkeklerin küt parmaklarına ve patates kollarına tahammül edememekten kaynaklıdır.
benimdir. zaten kimse evlenmiyor.
başkanlık sistemi ; yasama yürütme ve yargı organlarını sert biçimde ayıran sistemdir. koalisyon gibi oluşumlara yer vermemesinden mütevellit istikrar açısından olumlu sistemdir. cumhurbaşkanı-başbakan ikiliğine yer vermediğinden ikiliğe bir oranda daha az yer verir bir parlamenter sisteme göre . fakat bunun ucu diktatörlüğe dokunur mu? her ne kadar diktatörlük(totaliter yahut otoriter) kuvvetlerin yürütmede birleşmesinden doğsa da , her ne kadar başkanlık sistemine en uzak sistem olarak tasnif edilse de başkanlık sistemindeki başkanın genişletilmiş yetkileri diktatörlüğe kapı aralayabilir.
bir devletin başkanı, o halkın iradesinin sonucudur. halk kendi ahlak yapısı, zihniyeti, ülküsü doğrultusunda tercih yapar. başkanlık sistemin de tıpkı parlamenter sistem,meclis hükumeti sistemi, yarı başkanlık sistemi(şu anki sistemimiz), diktatörlük sistemlerinde de olduğu gibi avantaj ve dezavantajları mevcut elbette. önemli olan bizim ülkemizde olumlu ve olumsuz taraflarını ne ölçüde yansıtacağı. bunun için sistemin özelliklerinin yanı sıra toplum yapısını, yönelimini, isteklerini irdelemek de gerekir. başkanlık sisteminin abd hükumetinde başarıyla uygulanması bu topraklarda da başarılı yahut başarısız uygulanmasıyla bağdaştırılmamalıdır. takdir edersiniz ki abd toplum yapısıyla türkiye toplum yapısı pek benzerlik göstermemekte.
darbe sonucu topluma dikte edilmiş ve günümüzde yürürlükte olan 1982 anayasasını da bu bağlamda es geçmemek gerekir. toplumun gelişimine ayak uyduramamış bu kazuistik anayasanın değiştirilmesi de toplumun acil ihtiyaçlarından. bu anayasanın kaderi de başkanlık sistemiyle değişebilir mi? bu soruları da göz önünde bulundurmak elbette referandumda iradesini yansıtacak her birey için görev.
bir devletin başkanı, o halkın iradesinin sonucudur. halk kendi ahlak yapısı, zihniyeti, ülküsü doğrultusunda tercih yapar. başkanlık sistemin de tıpkı parlamenter sistem,meclis hükumeti sistemi, yarı başkanlık sistemi(şu anki sistemimiz), diktatörlük sistemlerinde de olduğu gibi avantaj ve dezavantajları mevcut elbette. önemli olan bizim ülkemizde olumlu ve olumsuz taraflarını ne ölçüde yansıtacağı. bunun için sistemin özelliklerinin yanı sıra toplum yapısını, yönelimini, isteklerini irdelemek de gerekir. başkanlık sisteminin abd hükumetinde başarıyla uygulanması bu topraklarda da başarılı yahut başarısız uygulanmasıyla bağdaştırılmamalıdır. takdir edersiniz ki abd toplum yapısıyla türkiye toplum yapısı pek benzerlik göstermemekte.
darbe sonucu topluma dikte edilmiş ve günümüzde yürürlükte olan 1982 anayasasını da bu bağlamda es geçmemek gerekir. toplumun gelişimine ayak uyduramamış bu kazuistik anayasanın değiştirilmesi de toplumun acil ihtiyaçlarından. bu anayasanın kaderi de başkanlık sistemiyle değişebilir mi? bu soruları da göz önünde bulundurmak elbette referandumda iradesini yansıtacak her birey için görev.
evross dur. sohbetin hasını yapar.
1.90 lık filinta gibi adamları ziyan etmeyin gidin 1.70 lere aşık olun pls.
bir de pantolon giyip paçasını katlamayın bacak boyunuzu kısa gösteriyor zaten kısa gerçi.
bir de pantolon giyip paçasını katlamayın bacak boyunuzu kısa gösteriyor zaten kısa gerçi.
hiçbir gerçeğe değişmeyeceğim gerçektir. darbe almayan ya da aldığı darbelere karşı pollyanna cılık oynamayı savunma haline getirenlerin anlayamayacağı gerçektir. hayat boktandır ve yaşamak lağam çukurunda cirit atan farelerin yaptıklarından çok da farklı değil.
senelerce çalışır didinirsiniz iyi bir yerde olabilmek için. olursunuz da. belki çok fazla insanın hayalini kurup ulaşamadığı bir mesleğiniz ve kariyeriniz olur, kamu da özelde prestijiniz vardır. ama bu değildir istediğiniz yer ve derdinizi kimse anlamak istemez siz de anlatmamayı tercih edersiniz. onlar bindiğiniz araba giydiğiniz kıyafet varken sizi görmezler. siz sadece konuşuyormuş eğleniyormuş gibi yaparsınız.
çok seversiniz birini. o da çok sever sizi. kuantum fiziğinden felsefeye oradan kitaplara oradan sigaraya atlarsınız, daldan dala.. her çeşit sohbet imkanını yaşayabildiğiniz, ne dinine tutsak ne ideolojisine tutsak ne kafasında ördüğü duvarlara tutsak biri. derininize dokundurursunuz birini. o sizdir siz o'sunuzdur. sevdiğiniz imkansızdır..
hayat güzel olanı bok etmeye bayılır. ve biz birer fareyiz!
senelerce çalışır didinirsiniz iyi bir yerde olabilmek için. olursunuz da. belki çok fazla insanın hayalini kurup ulaşamadığı bir mesleğiniz ve kariyeriniz olur, kamu da özelde prestijiniz vardır. ama bu değildir istediğiniz yer ve derdinizi kimse anlamak istemez siz de anlatmamayı tercih edersiniz. onlar bindiğiniz araba giydiğiniz kıyafet varken sizi görmezler. siz sadece konuşuyormuş eğleniyormuş gibi yaparsınız.
çok seversiniz birini. o da çok sever sizi. kuantum fiziğinden felsefeye oradan kitaplara oradan sigaraya atlarsınız, daldan dala.. her çeşit sohbet imkanını yaşayabildiğiniz, ne dinine tutsak ne ideolojisine tutsak ne kafasında ördüğü duvarlara tutsak biri. derininize dokundurursunuz birini. o sizdir siz o'sunuzdur. sevdiğiniz imkansızdır..
hayat güzel olanı bok etmeye bayılır. ve biz birer fareyiz!
çok ciddi ve sağlam fikirler içeren kitaptır suç ve ceza. ağır felsefi bölümleri ve yazarın hayat görüşlerini ifade eden kısımlar mevcuttur. kitabı anlayamayanlar için basit bir polisiye kurgusu olarak anlaşılabilir ki bu kısım 50. sayfalarda son bulur. bir çoğu da buradan bir 20- 30 sayfa sonra bırakır zaten kitabı 500 sayfa derin düşüncelerle donatılmıştır. bırakanlara bir daha başlamalarını tavsiye ederim.
rodion ise gelmiş geçmiş en karizmatik kitap karakteridir. net!
rodion ise gelmiş geçmiş en karizmatik kitap karakteridir. net!
nuri bilge ceylan-bir zamanlar anadolu da.
kesinlikle katıldığım önermedir. buna yeni nesil cuppa cuppa da eklenebilir.
birini sevdim o da gitti.
aptalların dünyasını daha yakından incelemek için.
pablo deyince eskobar diyen kızdır.
oysa ben bu gece yüreğim elimde sana bir sırrımı söyleyecektim.