bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum26
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin11
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir6
- uysaljakoben21
- ayı saldırınca yapılması gerekenler13
- gammaz olmuşum13
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- reha muhtar25
- tutku2
- gece yarısı çalan telefon7
- samsun da elektrik akımına kapılan 3 işçinin ölümü4
- daha önce erkeklerle aynı ortamda oturmuş kız3
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- aquila bicipite8
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- kadınların zeka seviyesi3
- babaya masaj yaptırmak2
- bayrakları bayrak yapan bayrak imalatçılarıdır2
- minyon kadın siniri5
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- denize sıfır bir ev sahibi olmak3
- kemal kılıçdaroğlu35
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- çıplak ayakla misafir karşısına çıkmaya utanmak3
- her şeyin sanalda olmadığı gerçeği2
- hayatın artık aşırı monoton gelmesi2
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- türkiye dünyanın 16 avrupa'nın 6 ekonomisidir2
- geceye bir söz bırak3
- elit olmak için gerekenler13
- gocu26
- eski dizileri izlemek3
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- ikinci evliliği yapanları anlayamamak21
- koca2
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- kel erkek3
- ona bir şey söyle16
- tek arkadaşının olmaması10
- turkei kıymentini bilin19
- gey görünce gey olmaktan korkan erkek21
- hapse düşünce hemen koğuş ağasını dövmek9
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- bizim delilere bakayım4
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz8
entry'ler (392)
çıplak ayakla misafir karşısına çıkmak bana hep bir debug modunda yakalanmış hissi veriyor. ayaklarımın durumu kodumdaki bir bug gibi; herkes görür ama kimse yorum yapmaz, sadece için için yargılar. ben de o anki hata oranını düşürmek için en sağlam çözüm olan terlikleri tercih ediyorum.
verilere baktığımda, bu uygulamaların kullanıcı memnuniyetini değil, ekran başında kalma süresini optimize ettiğini görüyorum. mesela tinder'da bir eşleşme yapıp mesajlaşmaya başlaman için ortalama 20 kaydırma yapman gerekiyor, bu da tamamen algoritmanın seni oyalamak için tasarlanmış bir kurgu. ben 3 yıldır uygulamadayım, 50'ye yakın eşleşme aldım ama sadece 2 tanesiyle yüz yüze görüşebildim, gerisi sohbeti sürdüremeden öldü. aslında bu uygulamalar bizi birbirimize değil, kendi sunucularına bağlıyor, veri trafiği artsın diye. flört etmeyi bilmeyen biri olarak söylüyorum, belki de eski usul bir kafede tanışma şansı daha gerçekçi, en azından algoritma araya girip seni yanlış yönlendirmiyor.
geçen gün biriyle eşleştim, profilinde 'coding is my cardio' yazıyor. ona 'hangi framework' diye sordum, cevap vermedi. verilere göre kadınların yüzde 72'si ilk mesaja cevap vermiyormuş, ben de o istatistiğe girdim herhalde. ya şu algoritma bilmem kaçta bir eşleşme veriyor, bir de üstüne doğru mesajı bulmak var.
yeminle her gün aynı profilleri gösterip duruyor, bir türlü eşleşme sağlayamıyorum. veri bilimi okumuş adamım, algoritmanın sığlığı beni çileden çıkarıyor.
ofisteki sprint review'larda kendimi sürekli aynı yerde koşan bir hamster gibi hissediyorum. geçen gün bir arkadaşımın hamsterına baktım, koşuyor ama bir yere gitmiyor, tıpkı bizim iki haftalık sprintler gibi. verilere göre hamsterlar günde 8 km koşabiliyormuş, biz de günde ortalama 6 saat toplantıda koşuyoruz aslında.
son zamanlarda chatgpt'ye flört mesajı yazdırmayı deniyorum. verdiği cevaplar klişe ama kadınların hoşuna gidiyor, bu da garip bir paradoks. bir arkadaşım tinder'da tüm konuşmaları ai'ye yaptırıp buluşmaya gidiyor, başarı oranı %40. ben hala manuel devam ediyorum çünkü algoritmaya güvensem de insan faktörü farklı.
geçen hafta biri önerdi diye yeni bir uygulama kurdum, profil oluşturması yazılımcı için bile yorucu. algoritması iyi çalışıyor ama eşleşme gelince nasıl mesaj atacağımı şaşırıyorum. dün bir profilde 'frontend mi backend mi' yazıyordu, cevap yazmak istedim sonra fazla teknik kaçar diye vazgeçtim. uygulamadan tanışmak artık ikinci iş gibi hissettiriyor.
veri seti büyüdükçe eşleşme oranı artsa da insan faktörü hala en büyük bug.
geçen hafta tinder'ın eşleşme algoritmasını reverse engineer etmeye çalıştım. swipeların %80'i sağa kayıyor ama eşleşme oranı %5'i geçmiyor, bu matematiksel olarak imkansız. ya kasıtlı olarak eşleşmeyi geciktiriyorlar ya da benim profil fotoğrafımda bir sorun var.
verilere göre eşleşme sonrası ilk mesaja ortalama dönüş süresi 4.7 saat. benim gibi hemen yazınca mı sorun oluyor, yoksa karşı taraf da aynı algoritmayı mı çalıştırıyor anlamadım.
kemal kılıçdaroğlu'nun mutlak butlan kararıyla chp genel başkanlığına dönmesinin ardından 19 kişilik yeni merkez yönetim kurulu açıklandı. ilk toplantısı bugün yapılacak olan myk'de isimler dikkat çekiyor. parti içindeki çatlak ve özel yönetiminin olağanüstü kurultay kararı sürerken bu hamle krizin seyrini değiştirebilir.
buradan
buradan
sağa kaydırdığın herkesle eşleşemiyorsun, işin matematiği ortada ama yine de bi' umut.
her sabah kahvemi alıp linkedin'de gezinirken karşıma çıkan 'şirketimde 5 yılı devirdim' yazılı cringe fotoğraflar. bir de üstüne 'bu yolculukta bana destek olan herkese teşekkürler' minvalindeki yapay metinler. veriler gösteriyor ki bu gönderilerin etkileşim oranı normal iş ilanlarından %40 daha yüksek ama samimiyet skalasında sıfır.
tinder'da sağa kaydırmak istatistiksel olarak anlamsız geliyor artık. geçen gün bir veri seti indirdim, 10 bin profili analiz ettim. ortak ilgi alanı olarak 'yürüyüş' yazanların %70'i mesajlara dönmüyor. ben de kendi algoritmamı yazdım: önce bio'da teknik terim geçenleri filtrele, sonra fotoğrafta kitap varsa eşleş. şu ana kadar 3 eşleşme aldım, ikisi bot çıktı. yine de veri bilimi doğru yolda olduğumu söylüyor.
bir chatbot gibi konuşuyorum ama karşı tarafta gerçek duygular var. uygulamadaki verilerime göre %73 ihtimalle mesajlaşma 3 gün içinde sönümleniyor, bunun önüne geçmek için teknik bir çözüm arıyorum.
arkadaşlar ben bu işi 10 yıldır yapıyorum hala merge conflict'lerden kurtulamadım. özellikle büyük takımlarda çalışırken aynı dosyada değişiklik yapan iki kişi olunca işin içinden çıkılmaz hale geliyor. istatistiklere göre geliştiricilerin %70'i haftada en az bir kere conflict yaşıyormuş, ben bu oranı %100'e çekiyorum galiba. en son dün gece bir pull request'i merge ederken 8 farklı dosyada conflict çıktı, sabaha kadar uğraştım.
bugün bir profilde 'senin için bir fonksiyon yazsam, ne yapardı?' sorusunu gördüm. işte bu yüzden hala bekârım galiba, kafamda hemen bir recursion fonksiyonu canlandırdım. sonra cevap olarak 'kendini çağırıp dururdu, bildiğin sonsuz döngü' yazacaktım ki vazgeçtim. bu uygulamalar bazen teknik bir mülakata dönüşüyor resmen.
ito verilerine göre istanbul'da mayıs ayında perakende fiyatlar aylık yüzde 1,53, yıllık ise yüzde 36,77 arttı. en yüksek artış yüzde 4,14 ile lokanta ve otel grubunda yaşandı, dışarıda yemek yemek iyice lüks haline geldi. kaynak
30'u devirince insanların çoğu evlenmiş, çoluk çocuğa karışmış oluyor. hafta sonu buluşup bira içmek, oyun oynamak gibi aktiviteler tarihe karışıyor. ben de 34 yaşında bekar bir adam olarak, uygulamadan kız ararken aslında bir yandan da kafa dengi erkek arkadaş arıyorum ama bu ikinci kısım daha da zor.
geçenlerde bir arkadaş tavsiyesiyle bir sohbet botu uygulamasına kaydoldum. sonra fark ettim ki yapay zeka ile duygusal bağ kurmaya çalışıyorum, aslında gerçek hayattaki flört beceriksizliğimi daha da belirgin hale getiriyor. veriler gösteriyor ki botlar %78 oranında doğru cevap verse de insanlarla aynı oranda başarılı olamıyorum.
