bugün

entry'ler (124)

istiklal marşı

Gerçekten her okuyuşta yeni anlamlara gebe muhteşem bir başyapıt. Üçüncü kıtasının son bölümünde:

“kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.”

Diyor şair. ‘Bend’ Farsça bağlamak, set çekmek ve engel olmak demek. Burada muhtemelen Çin Seddini kast ediyor. Yırtarım Dağları derken de dağları erittiğimiz Ergenekon destanına atıf yapıyor. Gerçekten muhteşem.

trabzonspor

Nazar değdirmez isem ve Trabzon bu maçı da kazanırsa arka arkaya 14 maç yenilmemiş olacak. Ligin en çok gol atan ve en yüksek averaja( en yakın rakibine +6 fark atmış) ligin en golcü oyuncusu Bakasetasa sahip en iyi pas, ikili mücadele ve orta istatistiklerine sahip takımına son haftalarda kupayı kaybedecek diyor meczuplar. Tamamen tek yarıklı kaba organından sallıyor ve hiç tereddüt etmiyor. Dünki Tinerspor maçından sonra yemin ediyorum Tinercilere değil Türk futboluna acıdım. Bu kadar boktan top oynayıp Trabzonspor’un şampiyon olamayacağını iddia etmek nasıl bir meczupluk.

kemalizmin eskidiği gerçeği

1400 yıllık çölde deve üstünde gezenlerin dinine inanan kesime zor gelmektedir. 6 oktaki 6. Ok Devrimciliktir.
CHP’nin Devrimciliği; Çağdaş düşüncelere açılarak yenilikleri kavrayıp benimsemek; bunu süreklilik içinde bir yaşam ve yönetim biçimine dönüştürmektir. Kuralları ve kendini sorgulayarak, daha iyiye ve doğruya ulaşmanın yollarını açmak, bu çerçevede gelişimin yöntem ve araçlarını oluşturmaktır. Özü itibariyle gençliğin enerjisini ve dinamizmini değişimin itici gücüne dönüştürmek, gençliğin değişim ve yenilik vizyonunu topluma aşılamaktır."

chplilerdeki kur fetişizmi

Başlığı görüp direkt eksileyen arkadaşlar, başlık başıma kaldı amk.

chplilerdeki kur fetişizmi

Aga önceki entrylerine bakarak adamın zaten troll olduğunu anlıyoruz. Ama dolar yükseldikçe ben olacakları yazayım. Öncelikle Türkiye gerek hammadde gerekse yüksek teknoloji konusunda dışa bağımlı bir ülkedir. Dolar yükseldikçe (Daha genel anlamda döviz diyelim) dış ülkelerden alınan kalemler şiddetli şekilde zamlanırken dışa satılan ürünlerin maliyeti düşer ve ihracat teşvik edilir. Peki bu iyi bir şey değil mi? Türkiye gibi bir ülke için hayır. Japonya- Kore-Almanya gibi ülkeler yüksek teknoloji Rusya gibi ülkelerde doğal kaynak ihraç ederek yüksek cari fazla oranlarını yakalar ve ülkeye büyük miktarda döviz girer. Dövizin iç piyasada harcanması için ise ülke para birimine dönüşmesi gerekir. Peki hemen Japonya’yı ele alalım. Ülkeye deli gibi döviz giriyor ve Japon yenine dönüşüyor. Japon yeni hızlı bir tırmanış yapar ve paranın değeri artar. Peki bu ne demek? Evinde X-box oynayan 12 yaşındaki Hyuga zorlanmadan büyüyünce Ford araba ya da Apple telefon alabilir. E ne güzel diyorsunuz değil mi? Ancak güzel değil işte. Kazın ayağı öyle olmuyor. Hyuga 8 silindirli bir Amerikan arabasına biniyor PlayStation değil X-box ile oynuyor ama bu süreçte ithalat ve talep artıyor. Dolayısıyla Honda iflas ediyor çalışanları işsiz kalıyor. Japon ekonomisinde talep azalıyor ve şiddetli bir resesyon yaşanıyor. Peki Japon hükümeti ne yapıyor? Para basarak Japon yenini düşürüyor ve Hyuga 8 silindirli bir araba almak yerine Honda’ya biniyor. Honda üretime devam ediyor ve ihracatını arttırıyor. Almanya ne yapıyor diyeceksiniz Euro’yu nasıl düşürecek? O da gidiyor cari fazlasını Yunanistan’a veriyor ve dolaşımdaki parayı düzenliyor. Peki Türkiye için bekleyen kader ne? Döviz yükseldikçe dövize bağlı kalemler şiddetli şekilde artacak. Benzin-Ulaşım, Araba, telefon, giyim ürünleri gibi fiyatlar uçacak-uçuyor. Enflasyon artarken alım gücü hızlı şekilde eriyecek ve ihracat yükselecek. Türkiye elindeki temel ürünleri satarak yüksek teknoloji satın alacak. Bu da temel gıda ürünleri gibi iç piyasadan gelen ürünlerde kıtlık yaşanmasına sebep olacak. Dışarıdan Araba alamazken ihracat dolayısıyla içeriden gıda da alamayacağız ve sefalete sürükleneceğiz. Alım gücü düştükçe üretim düşecek mesela adam 50 liraya yağ üretip 60 liraya satacak ancak mallarının yarısı depoda kalınca üretimi düşürecek. işsizlik artarken ekonomi küçülecek ve stegflasyona girerek ekonomik kriz yaşayacağız. Türk lirası değersiz olduğu için küçük yatırımcı iflas edecek ve ortalık büyük balıklara kalacak. Gelir adaletsizliği tavan yaptıktan sonra toplumsal refah yerin dibine geçecek. Özetle AKP hükümeti bizi yokuş aşağı ölüme götürüyor.

40 artı 1 sistemi nasıl olacak sorunsalı

Ayrıca böyle bir değişikliği yapabilmek için anayasa değişikliği lazım. Muhalefet evet demeyeceğine göre referanduma giden düzenleme için de yüzde 50 oy gerekecek. Yani sorunsal şu eğer hükümet bu sistemi kabul ettirecek olan yüzde 50 evet gücüne zaten sahipse bu düzenlemeyi neden yapsın? Eğer bu güce sahip değilse zaten referanduma hayır çıkarak daha seçim olmadan kaybettiğini ilan etmiş olacak.

40 artı 1 sistemi nasıl olacak sorunsalı

Kafama takılan sorunsal. Sürekli olarak 40+1 deniyor ancak salt çoğunluk olmaksızın cumhurbaşkanı nasıl seçilebilir. Yani mesela iki aday yüzde 40 üstü alırsa ne olacak?

kanla irfanla kurduk biz bu cumhuriyeti

Hepinizi süreceğiz bu topraklardan. iskilipli Atıfın yalvararak dar ağacında sallandığı gibi sallandıracağız Atatürk düşmanlarını. Kubilay’ı katleden hain Menemen’i nasıl başlarına yıktıysak memleketi öyle yıkacağız başınıza. Kurtuluş savaşı kahramanlarına ölüm fetvası veren Mustafa Sabri’yi nasıl diyar diyar sürdüysek sizi de süreceğiz. Şeyh Said denen meczubu dar ağacında sallandırdığımız gibi sizi de sallandıracağız. Yedi soyunuzun adı sanı unutulacak. Jakobenlerin Kral’a, Bolşeviklerin Çara hazırladığı sondan daha hazin bir son sizi bekliyor. Geliyor gelmekte olan Cumhuriyet’in çocukları 98 yaşında.

2015 2016 saldırılarının unutulması

Gerçekten unutulup gitmiştir. Çok ilginç bir şey. Her gün önünden otobüse bindiğim duraklarda onlarca kişinin can vermiş olması beni hep bir üzüntüye sevk ediyor. Ankaralı arkadaşlarıma sorduğumda ise onların bile olayları unuttuğunu görmek ne biliyim bir garip..

2023 te amel defteri kapanacak parti

Bugün parkta arkadaşlarla otururken yanımıza sokulan anketörün, Tayyip mi Meral mi sorusuna arkadaşımın verdiği Tayyip mi Ebu Cehil mi diye sorsan belki düşünürüm demesi ne olacağının özeti.

16 eylül 2021 kazandığım okulumu okuyamamam

Okullar başlamadığı için inandırıcı gelmiyor demişsiniz ama yukarıda yazdım. Tıp fakülteleri normalden erken açılır. Bu pazartesi başladı okul. isterseniz akademik takvimi de atabilirim buraya. Kimseye yalan söylememe gerek yok. Özelden yardım edebileceğini yazan arkadaşlara ise kesinlikle maddi-manevi herhangi bir yardım istemediğimi belirttim. Ben artık bu ülkede yaşamaktan yıldım. 19 yıllık AKP iktidarına doğmak benim suçum değil geçmişte onları başa getirenlerin suçu.

16 eylül 2021 kazandığım okulumu okuyamamam

Yukarıda bir kaç hükümet borazancısının yazdıkları üzerine biraz daha entry’i detaylandırayım. Babam memur ve zorunlu doğu göreviyle şu anda doğuda. Abim tıp öğrencisi ve kardeşim de bu sene üniversiteye başlıyor. Şu anda ailemiz Türkiye’nin 3 farklı şehrine bölünmüş durumda. Ankara’ya daha önce ev bakmak için geldik. 1000 liranın altında kira söyleyen olmadı. Öğrenciyiz dediğimizde depozito, senet, emlakçı parası istediler. Klozeti dahi olmayan doğalgazsız evlere abi bu ne diyince öğrenci değil misiniz yaşarsınız dediler. Bu şartlar altında ailemi daha da zorlamam mümkün değil. Okulu bırakarak çalışmayı düşünüyorum. 2023 senesinde bizi bu hallere düşürenler sürgün edildiğinde düze çıkarsak tekrar okumayı düşünürüm. Evet AKP’li arkadaşlar 2021 Türkiye’sinde bizi bu hale düşürdünüz. Ülkenin en aydın kesimi olarak geçtiğiniz yollara kara urganlar atacağız. 2023 senesinde hesaplaşacağız.

16 eylül 2021 kazandığım okulumu okuyamamam

Yukarıda biri inanmadığını yazmış. Herhangi bir bursum yok. Evdeki üniversiteye giden ikinci tıpçıyım. Tek maaş iki üniversiteli maalesef maddi durumumuz kaldırmıyor. Üniversitede ikinci sınıfım. Geçen sene online olduğu için bir şekilde tamamladım. inanmayan arkadaş için ÖSYM sonucum ve geçen sene 3.66 getirdiğim transkriptimin ekran görüntüsünü koyuyorum.

YKS sonucu:
https://www.hizliresim.com/26b8h4j

Transkript:
https://www.hizliresim.com/n9k9c2y

Yurt başvurusu sonucu:
https://www.hizliresim.com/r41me8s

Teşekkürler AKP Türkiyesi.

16 eylül 2021 kazandığım okulumu okuyamamam

2023 vizyonuyla yüzde 20 büyümesiyle uçan Türkiye Cumhuriyetinin son icraatı. Okulum KYK sonuçları açıklanmadan başladı. Burada zar zor bir arkadaşımın evine kafamı soktum ve binbir dil dökerek yurt çıkana kadar idarelik kalayım dedim. Bugün itibariyle yurt çıkmadı ve kapıda kaldım. Özel yurda verecek param yok. Ankara’da öğrenciye benim imkanlarımda kiraya ev veren yok. Derece ile kazandığım Tıp fakültemi bugün itibariyle bırakmak zorundayım. Yakın zamanda Avrupa ülkelerinden birine iltica etmeyi düşünüyorum. Türkiye’de kalan yarışmacı arkadaşlara başarılar.

1 rublenin türkiye de 10 kuruş yapması

Rusların alım gücünün bizden yüksek olması dışında sıkıntı yok. Bir isveç kronu da 0,97 TL. Bir Japon yeni 0,076 TL. Ülkeler özellikle para piyasasında canlanma olması ve resesyonu azaltarak ihracatı teşvik etmek için para birimlerini düşürebilir. Özellikle isveç ve Japonya gibi aşırı cari fazla veren ülkeler bu durumu seçer. Türkiye gibi aşırı stegflasyon yaşayan ithalata bağımlı ülkeler( Yüksek işsizlik ve enflasyon) ise yokuş aşağı alım gücünü kaybeder.

türkiye özgür değil diyen afganistana baksın

Haklı bir serzeniş. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkeleri ve laik Türkiye Cumhuriyetinin kurucu unsurları sayesinde ülkemiz Afganistan gibi değil. Özellikle Şeriat isteyen CHP(!)’li şerefsizlere Afganistan gösterilerek ülkemizin güzellikleri anlatılmalı.

uçağa tutunup yolculuk yapmaya çalışan afganlar

Nedense bana uydurma bir video gibi geldi. Uçak kalkış yaparken çok yüksek bir ivme ile harekete geçer. Üzerine tutunan kişinin kütlesi ve uçağın kütlesi kıyaslanırsa Newton’un eylemsizlik prensibinden üzerine binen kuvvet belki de binlerce N olacaktır. Yani daha kalkış sırasında bu arkadaşların kolunun kopması lazımdı.

reisin ekşiye vurduğu darbe

“Beneath this mask there is more than flesh, Beneath this mask there is an idea, Mr. Creedy, and ideas are bulletproof.”

Fikirlerini revize etmek yerine Twitter’a Ekşi’ye ya da diğer sosyal mecralara saldırmak bir çözüm değil. Geliyor yaklaşmakta olan…

porno sitelerinin türkiyede yasaklanması

2003 senesinde Kıyıların yalılar nedeniyle nasıl zarar gördüğünü belgelemek için Kaliforniya kıyılarına ait 12 bin civarında fotoğraf çeken Kenneth Adelman, bu fotoğrafların bir kısmını internet ortamında yayınlamaya karar veriyor. Şarkıcı ve oyuncu olan Barbra Streisad, yayınlanan fotoğraflar arasında kendi evinin görüntüsü olduğunu da fark ediyor. Herkesin ulaşabileceği bu fotoğrafa özel mülkiyet hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle dava açan Streisand, yalnızca fotoğrafın kaldırılmasını değil, yanında 50 milyon dolarlık bir tazminatı da istiyor. Dava açılınca, medya konuya büyük ilgi gösteriyor. Zamanla davayla ilgili birçok bilgi türlü medya kuruluşlarınca sürekli şekilde yayınlanıyor. Hal böyle olunca, dava internet kullanıcılarından yoğun bir ilgi görüyor. Kaldırılması için dava açılan fotoğraf yüz binlerce kişi tarafından tıklanıyor. Nitekim, kaldırılmasına yönelik dava açılmasından öncesine kadar fotoğraf toplamda sadece 6 kez indiriliyor; üstelik bu indirmelerden 2 tanesi de Streisand'ın avukatına ait. Dava açıldıktan sonraysa bir ay kadar kısa bir sürede fotoğraf yüz binlerce insan tarafından bilinir hale geliyor; dolayısıyla sansür çabası hiç beklenmeyen ters bir etkiyle karşılaşıyor ve bu olay literatüre Streisand etkisi olarak geçiyor. Tıpkı ekşi sözlükteki ‘Sabire Meltem Banko’ olayı gibi bu pornografik içerik tabusu da benzer bir hal alıyor. Hatta Streisand’ın fotosu sınırları aşarak Türkiye’de YKS sorusuna dönüşüyor.

dilenci

Büyük şehirin şerefsiz dilencilerinden bezmiş vaziyette yanıma yaklaşıp her abi diyene “yok” deme moduna girmiştim. Bir gün memlekette yaya geçidinden geçerken bir dilenci abi gözüme çarptı. Dizlerinden sorun yaşadığı belli bir vaziyette secde eder şekilde yaşlı gözlerle Allah rızası için diye el açıyordu. Önünden geçen iki hipster kılıklı genç kahkaha atarak “ abi bizde yok sen versene bize” diye dalga geçer bir tavırla akıllarınca eğleniyordu adamla. Adam titreyen elleriyle önündeki plastik bardağa sertçe vurup tüm bozukları yere yıktı “ Ne kadar lazımsa alın gençler! Siz öğrencisiniz lazım olur.” dedi. Bir anda neye uğradığına şaşıran bizim gençlerin eline amca zorla yapıştı “alın bu paraları ihtiyacınız olup da almıyorsanız hakkımı helal etmem!” dedi titreyen sesi ile. O an hipster’ların yüzündeki ifade paha biçilemezdi. Dilencilere bakışımı değiştiren bu amcayı buraya taşıyayım dedim.
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.