bugün
- kapadokya13
- boş yapasınız gelince ne yapıyorsunuz14
- islam barış dinidir43
- arkadaşlar çok acil bi baksanıza10
- sözlük yazarlarının doğaüstü deneyimleri4
- yeni partili sözlük yazarları26
- çanta5
- balon4
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı18
- sözlüğün açık ara en sevilmeyen yazarı seçilmek18
- hintli kadınların aslında güzel olması7
- sarapci koala53
- yazdıklarına göre değil yazara göre oylama yapmak3
- mesaj alımını kapatmak3
- çapulculardan hiç erkek adam çıkmaması4
- dizi filmlerdeki gizli mesajları görebiliyorum2
- ziraat kupası için artı iki yabancı kontenjanı3
- sözlüğe küsmek9
- kadının kocasına ismiyle hitap etmesi edepsizliktr6
- köpek günü3
- mesaj alımını aç diye ağlayan erkek2
- tespih2
- hard seven hatun6
- muslettin amca adam değildir3
- yazarların şu an okudukları kitap4
- ne kadar yaşlısın22
- beyin nakli mümkün mü2
- özel mesajı kapalı kezoya nasıl ulaşılır sorunsalı2
- rica ediyorum beni eksilemeyiniz8
- askerliğin insana kazandırdıkları4
- başkan2
- ona bir şey söyle7
- akp mhp dem ittifakı8
- dünyada obsidyen kaldı mı5
- sih yazarlar2
- velvet45
- zeki insanların sevilmemesi2
- avanos6
- 2015 de sözlükte olan yazarlar3
- gilded'ın yürekleri ağza getirmesi4
- sözlükteki iki yüzlülük4
- sözlükte sapık var mı6
- ankete gelin beyler31
- boşanma davaları3
- annesiyle yaşayan 40 yaşındaki erkek8
- seven sevdiğine2
- sözlüğe yön veren bayan sayısındaki azalma5
- suriye'ye sahip olmanın türkiye'ye faydası yoktur7
- çalışmayan erkekle evlenilir mi10
- askerde telefon yakalatmak2
entry'ler (45)
beni bi çay yap!
de gidi gocca egeli de!
belle dinlemekten bıkmadığım şarkılardan biridir. şarkıyı söyleyen 3 aşık erkeğin yüz ifadelerine dikkat ederseniz eser daha da etkileyici hale geliyor.
"dechire"yi de çok severim.
"dechire"yi de çok severim.
parfüm, oje, ıslak mendil, toka, şarj vb şeylerin yanında
özel bir günde oturduğumuz masanın üzerinde bulunan ay, yıldız ve kalp şeklindeki 3 taş
özel bir günde oturduğumuz masanın üzerinde bulunan ay, yıldız ve kalp şeklindeki 3 taş
evelik; sivas yöresine ait
Aklım buz gibi yanına koştu
ellerim ellerine kaçtı
bu ziyaret amacını aştı
kaderim yolundan şaştı
benzeri kenan doğulu şarkısı
ellerim ellerine kaçtı
bu ziyaret amacını aştı
kaderim yolundan şaştı
benzeri kenan doğulu şarkısı
Ruh Adam kitabını çok etkileyici ve farklı buluyorum.
gökhan kırdarın dün akşam hayretle izlediğim klibi. kendisini çok severim. ama ne anlamsız klipti; fayton galiba şarkının adı."çek faytonuu, yarimee uzanalııım... " şarkı çok güzel ama klip korkunçtu. gökhan kırdar denizde yürüyüp dalgaları pışpışlıyordu filan, izlemeyenler izlemeli, şaşırmalı...
" hasreti yanıma alırım giderim belki,
yüzüne son kez bakamam dönerim belki,
senden vazgeçmeden ölürüm belki..."
defalarca dinlenebilecek bir şarkı; bir film müziği olsa izleyende çok büyük etki yaratırdı.
yüzüne son kez bakamam dönerim belki,
senden vazgeçmeden ölürüm belki..."
defalarca dinlenebilecek bir şarkı; bir film müziği olsa izleyende çok büyük etki yaratırdı.
üzülmek,sevinmek,sevmek,kızmak,vb duygular ille de satırlara döküldüğü zaman anlam kazanmazlar, insan duygularını kendi içinde de yaşamak isteyebilir. bazı şeylerin de tarifi yoktur ayrıca, tarif edince içinizdekileri dilediğinizce anlatamayabilirsiniz, o yüzden susar ve yaşarsınız...
Bir yaz günü Atatürk, Florya Köşkü'ne giderken bir aksaklık yüzünden otomobili Kumkapı civarında durur.Şoför arıza ile uğraşırken yakında oynayan bir grup çocuk merakla arabanın etrafını sarar. Aralarından biri Atatürk'ü tanır ve sevinçle ilerleyerek karşısında selam durur. Atatürk çocuğa ''Sen beni tanıyor musun?''diye sorar; çocuk''Elbette tanıyorum.'' der, ''Sen hepimizin babası Atatürk değil misin?'' Atatürk, ''Beni daha evvel hiç görmüş müydün?'' Çocuk,''Hayır,fakat annem senin resmini yatağımın başucuna astı. Senin gibi küçük ve fakir çocukların babası odur der. Seni resminden tanıdım.'' Atatürk, ''Peki senin adın ne?'' Çocuk, '' Adım Artin. Babam öldü...''
Atatürk öksüz bir Ermeni çocuğun kendisine bu kadar bağlı olmasına inanamayarak çocuğun söylediklerini tetkik ettirdiğinde söylenenlerin doğru olduğunu görerek çocuğu mükafatlandırır ve hayatı boyunca çocukla ilgilenir.
Tertemiz bir çocuğun içten tavırlarında somutlaşan düşünce, Ermeni soykırım iddialarına verilebilecek en sade fakat en etkili cevap değil midir? Nesilden nesile taşınan saygı ve dostluk hisleri bir Ermeni çocuğun zihninde tüm safiyetiyle böyle muhafaza edilmiştir.
Atatürk öksüz bir Ermeni çocuğun kendisine bu kadar bağlı olmasına inanamayarak çocuğun söylediklerini tetkik ettirdiğinde söylenenlerin doğru olduğunu görerek çocuğu mükafatlandırır ve hayatı boyunca çocukla ilgilenir.
Tertemiz bir çocuğun içten tavırlarında somutlaşan düşünce, Ermeni soykırım iddialarına verilebilecek en sade fakat en etkili cevap değil midir? Nesilden nesile taşınan saygı ve dostluk hisleri bir Ermeni çocuğun zihninde tüm safiyetiyle böyle muhafaza edilmiştir.
Bu iddiaların bizzat Ermeni cemaati tarafından çürütülmeleri iddiaların asılsızlığı kadar çarpıcıdır.Şöyle ki Kandilli Ermeni Kilisesi Başkanı Dikran Kevorkan 7 Ekim 2000 tarihinde katıldığı Kanal 6'daki Ceviz Kabuğu programında şu ifadeleri kullanmıştır:
''Bugün dünya üzerindeki Ermeniler'in en rahatlıkla en güçlü şekilde kendi kimliklerini muhafaza ettikleri ülke Türkiye'dir. Atatürk'ün emanet ettiği Kuvay-i Milliye ruhuna haksızlık yapılmaktadır. Bütün bunlar dışarıdakilerin oyunudur. Ermeniler akıllıysa maşa olarak kullanılmasınlar.''
''Bugün dünya üzerindeki Ermeniler'in en rahatlıkla en güçlü şekilde kendi kimliklerini muhafaza ettikleri ülke Türkiye'dir. Atatürk'ün emanet ettiği Kuvay-i Milliye ruhuna haksızlık yapılmaktadır. Bütün bunlar dışarıdakilerin oyunudur. Ermeniler akıllıysa maşa olarak kullanılmasınlar.''
kişi başına 1 kitabın bile değil ortalama "6" sayfanın düştüğü bir ülkede, kitap okuduğu için "artist" olarak nitelendirilen kişidir.
artistlik yapmak isteyen kişinin aklına kitap okuma yöntemi gelmez, çünkü onun lugatında kitap kavramı yoktur. marka giyerek artistlik yapar, cep telefonunu ayda bir değiştirir, karşısındakine bağırırsa haklı olacağını düşünür, kendini geliştirmez, hayata dair hedefleri yoktur ama her konuda ahkam keser, .... liste uzatılabilir. artistlik kriterleri farklıdır bence.
artistlik yapmak isteyen kişinin aklına kitap okuma yöntemi gelmez, çünkü onun lugatında kitap kavramı yoktur. marka giyerek artistlik yapar, cep telefonunu ayda bir değiştirir, karşısındakine bağırırsa haklı olacağını düşünür, kendini geliştirmez, hayata dair hedefleri yoktur ama her konuda ahkam keser, .... liste uzatılabilir. artistlik kriterleri farklıdır bence.
öğrenciler kendi aralarında konuşurken böyle yaparlar. ali' nin dersi var şimdi vb. ya da ders programına dersin adını değil direk hocanın adını yazar, sene boyunca dersin adını bile bilmezler. "yarın dokuzda ayşe var, 11 de fatma."
kızların verdikleri cevaplar karşısında bir süre dehşete düştüm fakat bence yarışmanın konsepti gereği kızlara böyle davranmaları öğütlenmiştir. "hiçbir soruya doğru cevap vermeyin, hatta alakasız şeyler söyleyin." denmiştir. kızlar da bu tarz bir yarışma sayesinde gündemi aylarca meşgul edeceklerini bildiklerinden kayıtsız şartsız söylenenleri yaparlar. "ünlü" olmak için "aptal" sayılmayı göze alırlar.
yakında bbg de başlıyor, yaz ekranının neye benzeyeceği anlaşıldı.show tv'nin bu programlarından sonra diğer tv'ler de bu tarz yarışmalar hazırlarlar hemen ; maliyeti düşük, izleyicisi çok, izleyenin gözetleme güdüsünü yasal yoldan tatmin eden yapımlar.
yakında bbg de başlıyor, yaz ekranının neye benzeyeceği anlaşıldı.show tv'nin bu programlarından sonra diğer tv'ler de bu tarz yarışmalar hazırlarlar hemen ; maliyeti düşük, izleyicisi çok, izleyenin gözetleme güdüsünü yasal yoldan tatmin eden yapımlar.
altın gününden dönen teyzeler bütün gün yiyip içip; gülüp eğlenip
, dönüşte de yorgun argın işten dönen benden ısrarlı bakışlarla yer isterlerse yerimi vermem doğrusu. ama asla yaşlı bir insanın ayakta kalmasına dayanamam, dayananları da kınarım.
, dönüşte de yorgun argın işten dönen benden ısrarlı bakışlarla yer isterlerse yerimi vermem doğrusu. ama asla yaşlı bir insanın ayakta kalmasına dayanamam, dayananları da kınarım.
tefal reklamıydı galiba, ergenlik bunalımında gibi görünen bir kız çocuğu, tencerenin kapağını kapatmasını isteyen annesine "ama benim ellerim yok kii.." diyordu. anlamsız bir reklamdı kanımca.
o günden sonra gören olmamıştır.artistlik yaptığı için anasını da alıp gitmiştir bu diyarlardan...
emin çölaşan'la katıldığı tartışma programından inciler:
" Melih Gökçek yakaladı mı bırakmaz. birkaç el enseden sonra tuş."
" Bunlara alışacaksın emin, ya da ben alıştıracağım. çünkü ben senin belediye başkanınım."
"Bak emin bunları köşende tıklamazsan seni televizyonda öyle bir tıklayacağım ki yüzyıl akılda kalacak."
Bu diyaloglar böyle sürdü gitti,çok güldüm çok...
" Melih Gökçek yakaladı mı bırakmaz. birkaç el enseden sonra tuş."
" Bunlara alışacaksın emin, ya da ben alıştıracağım. çünkü ben senin belediye başkanınım."
"Bak emin bunları köşende tıklamazsan seni televizyonda öyle bir tıklayacağım ki yüzyıl akılda kalacak."
Bu diyaloglar böyle sürdü gitti,çok güldüm çok...
efes(selçuk).