bugün
- kolye142
- erzurum da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı10
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur4
- sarı tekerin yazar olamaması9
- bik bik'in kraliçe olması10
- peynir dolgulu jalapeno5
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi19
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi5
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- fransa9
- kalktı2
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi6
- hacker saldırısı gazileri8
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- cep telefonu22
- uzun süre bir uçuruma bakmak4
- nokia20
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak5
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız7
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası5
- semih kılıçsoy4
- usualsuspectsin mod olması6
- zall'ın makara yapması6
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- türkiye20
- usualsuspects'in ayağı4
- arkadaşınızın sizi övmesi3
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- azerbaycan5
- tır şoförü olmayı istemek14
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- her boku yiyip suçu şeytana atmak2
- yılmaz erdoğan2
- almanya11
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması4
- araba3
- meltem hendem2
- antalya2
- esaretin bedeli5
- konya denilince akla gelenler7
- fenerbahçe organize troll örgütü3
- kuzey kıbrıs ta öğrenci olmak2
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- fon vurgunu24
sahte sevgilerle oluşan ruhsal boşluk...
adeta bir kanser gibi insan vücudunu yavaşça tahrip etmeye başlar. önce kalpte oluşan yalnızlık, huzursuzluk, mutsuzluk, korku, öfke, stres, depresyon, bencillik ve kıskançlık gibi olumsuz hislerle kendini gösterir. ardından hergün sokaklarda bir çok insanın yüzünde gördüğümüz donukluk, boşluk ve hüzün ifadeleriyle ortaya çıkar... bir sarmaşık gibi büyür her geçen gün, ayaklarından başlayarak sarar vücudumuzu. hareketsizleştirir, hissisleştirir, nefret duygularını körükler içimizdeki, etrafımızdaki her bir şeyden şüphe duymamızı sağlar.
sevgisizliğin acısıyla insanların bedenlerinde oluşan çürüme hızı da mucizevi olarak süratle artar. cildin temiz ve genç yapısını kaybederek sertleşmesi, kırışması, hastalık derecesinde bozulması ve renksizleşmesi, saçların dökülmesi ve matlaşması, beden yapısının şekilsizleşmeye başlaması ve güzel görünümünü yitirip sağlıksız bir hal alması, dişlerin ve tırnakların parlaklığını kaybetmeye başlaması, hareketlerin ve tavırların robotlaşması, güçsüz, bıkkın, şevksiz ve halsiz bir görünüm, stresli, mutsuz, üzgün, kızgın, küskün, kıskanç, ters, merhametten ve güzel ahlaktan yoksun tavırlar oluşmasıyla kendini belli eder...
tedavisi çirkin kurbağayı öpmektir, seni hesapsızca seven, karşılığında hiçbir şey istemeyen o çirkin kurbağayı öpmek, sevimsizi sevmektir... bu donuk ruh halinden uzaklaşmak için o mu? bu mu? şu mu? diye daldan dala uçmak, her çiçekten bal almak, kendini duygusuzluklar içindeki girdaba bırakmak değildir... elimizdeyken sevginin kıymetini bilmediğimizden, yanımızdayken sevginin farkında olmadığımızdan, şımarıklığımızdan, aymazlığımızdan, kibrimizden elimizin tersiyle ittiklerimizden... bazen de hep kendimizden ödün vermekle kendimizin oluşturduğudur. öyle fedakarlıklar yaparız ki, öyle yapılmayacak şeyler yaparız ki artık kendimize geldiğimizde biz olmadığımızı anlarız... kendinden çok uzak bir yerde bulursun kendini, sürekli verip hiçbir şey almamaktan...
zehirli bir sarmaşıktır, kendi ellerimizle diktiğimizdir ve artık büyüyüp etrafımızı sarmasına mani olamadığımız...
adeta bir kanser gibi insan vücudunu yavaşça tahrip etmeye başlar. önce kalpte oluşan yalnızlık, huzursuzluk, mutsuzluk, korku, öfke, stres, depresyon, bencillik ve kıskançlık gibi olumsuz hislerle kendini gösterir. ardından hergün sokaklarda bir çok insanın yüzünde gördüğümüz donukluk, boşluk ve hüzün ifadeleriyle ortaya çıkar... bir sarmaşık gibi büyür her geçen gün, ayaklarından başlayarak sarar vücudumuzu. hareketsizleştirir, hissisleştirir, nefret duygularını körükler içimizdeki, etrafımızdaki her bir şeyden şüphe duymamızı sağlar.
sevgisizliğin acısıyla insanların bedenlerinde oluşan çürüme hızı da mucizevi olarak süratle artar. cildin temiz ve genç yapısını kaybederek sertleşmesi, kırışması, hastalık derecesinde bozulması ve renksizleşmesi, saçların dökülmesi ve matlaşması, beden yapısının şekilsizleşmeye başlaması ve güzel görünümünü yitirip sağlıksız bir hal alması, dişlerin ve tırnakların parlaklığını kaybetmeye başlaması, hareketlerin ve tavırların robotlaşması, güçsüz, bıkkın, şevksiz ve halsiz bir görünüm, stresli, mutsuz, üzgün, kızgın, küskün, kıskanç, ters, merhametten ve güzel ahlaktan yoksun tavırlar oluşmasıyla kendini belli eder...
tedavisi çirkin kurbağayı öpmektir, seni hesapsızca seven, karşılığında hiçbir şey istemeyen o çirkin kurbağayı öpmek, sevimsizi sevmektir... bu donuk ruh halinden uzaklaşmak için o mu? bu mu? şu mu? diye daldan dala uçmak, her çiçekten bal almak, kendini duygusuzluklar içindeki girdaba bırakmak değildir... elimizdeyken sevginin kıymetini bilmediğimizden, yanımızdayken sevginin farkında olmadığımızdan, şımarıklığımızdan, aymazlığımızdan, kibrimizden elimizin tersiyle ittiklerimizden... bazen de hep kendimizden ödün vermekle kendimizin oluşturduğudur. öyle fedakarlıklar yaparız ki, öyle yapılmayacak şeyler yaparız ki artık kendimize geldiğimizde biz olmadığımızı anlarız... kendinden çok uzak bir yerde bulursun kendini, sürekli verip hiçbir şey almamaktan...
zehirli bir sarmaşıktır, kendi ellerimizle diktiğimizdir ve artık büyüyüp etrafımızı sarmasına mani olamadığımız...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar