bugün
- anın turşusu6
- karışık kızartma5
- ispanya daki hızlı tren kazasında 30 ölü7
- fuck taliban tişörtü7
- 9 mayıs 2027 trabzonspor fenerbahçe maçı7
- dom dom kurşunu4
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- pastayı varoş gösteren detaylar4
- yerde para bulmak12
- halloween kutlayan dejenere tip5
- fatih terim'in fenerbahçe'nin başına geçmesi8
- trabzonspor17
- amedspor4
- görükle den moskova'ya yürümek10
- yallah arabistan a diyen tip8
- kadın şoför9
- fenerbahçe'yi şampiyon yapacak teknik direktör3
- 29 ekim cumhuriyet bayramı5
- true'nun çaylak olması12
- asperger sendromu6
- eyyy aliyev2
- fenerbahçe yi ayağa kaldıracak teknik direktör7
- 28 ekim 2026 kars 36 spor antalyaspor maçı4
- giresunlu olmanın zorlukları4
- israil2
- kedi sevmeyen insan5
- turşu yemeye ıspartaya gitmek2
- şafak saymak4
- milli bayramların kutlanmaması3
- para kazanmak9
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması9
- japonya5
- kars 36 spor4
- son aylarda tipimin iyice kaymış olması10
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor2
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- bu kedi sevgisi nedir yahu5
- nervio abla20
- uzun yol otobüsleri3
- okula verilen çocuktan netice alamamak5
- modern türbanlı kadın vs mini etekli kadın4
- 28 ekim 20273
- engineer2821
- binyamin netanyahu12
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- yeni evli çift aktiviteleri16
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak17
- gadi eizenkot5
- kadın ayağı öpmek güzeldir4
- bütün sözlük kızlarının gocu'nun peşinden koşması5
RDAlar (Önerilen Günlük Miktar), ideal sağlık için ihtiyaç duyulan çeşitli besinler için resmi kuruluşlarca belirlenmiş seviyelerdir. Peki doğrular mı? Bu seviyeler uygun mudur, yoksa belli besinlerin daha yüksek seviyeleri bize daha mı faydalıdır? Bu soruları cevaplamak zordur, fakat önce RDAların nasıl elde edildiğine bakmalıyız.
RDA ilk olarak, II. Dünya Savaşı sırasında askerlere dağıtılan kumanyanın besinsel değeri sorgulanmaya başlayınca geliştirilmiştir. Sonrasında, Gıda ve Beslenme Kurumu, çoğu kişinin yediğini umdukları yiyeceklere bakmışlardır. Ortalama bir diyeti analiz ederek önerilen minimum miktarları bulmuşlar ve sonra, teorik olarak ideal sağlığı garantilemek için, bu değerleri yukarı doğru artırarak ayarlamalar yapmışlardır.
RDAlar (önerilen günlük miktar), yaygın tüketim seviyesinin lehine değerler taşımaktadırlar. insanların ideal sağlıklarını korumaları için nasıl yemeleri gerektiğini değil, nasıl yediğimizi temsil edecek şekilde formüle edilmişlerdir. Yaygın diyetin özelliklerini taşırlar: Bol hayvansal ürün; bol miktarda süt ürünü ve yağ; az miktarda lif, antioksidanlar; C vitamini gibi, bitkisel yiyeceklerde çok miktarda bulunan besinler bile bu diyette az bulunmaktadır. RDA (önerilen günlük miktar) daha baştan, bütün probleme neden olan bir diyete göre hazırlanmışlardır.
Bu nedenle, bitkisel temelli besinlerin günlük miktar önerisini düşük, hayvansal temelli besinlerin günlük miktar önerisini yüksek tutma eğilimini görürüz. Örneğin, en komik tavsiyelerden biri olan C vitamininin günlük miktar önerisine bakalım. Rafine edilmemiş doğal bitkisel yiyeceklerden bol miktarda içeren bir diyet, önemli miktarda C vitamini sağlar. Benim tavsiye ettiğim ve şahsen kullandığım diyetler, sadece yiyeceklerden günde 500-1,500 mg. C vitamini sağlamaktadır. Tavsiye ettiğim diyetlerin yarısı kadar iyi olan bir diyet uyguladığınızda bile, her gün 250-750 mg. C vitamini almış olursunuz. C vitamininin günlük miktar önerisinin 60 olması, Amerikan diyetinin yetersizliğini yansıtmaktadır ve doğal bitkisel gıdalar açısından bu kadar fakir bir diyet uyguladığınızda, yeterli miktarda C vitamini almanın, ne kadar imkansız olduğunu göstermektedir.
Tehlikeli derecede eksik olan diyetinizi tamamlamak için, günde 1,000 mg.lik C vitamini hapı alabilirsiniz; fakat o zaman da, C vitaminiyle birlikte, aynı yiyecek paketinde gelen diğer bitkisel kaynaklı antioksidan ve fitokimyasalları kaçırmış olursunuz. Resmi kuruluşlar, günlük miktar önerisini komik şekilde düşük tutmak zorundadır, aksi halde diğer absürd beslenme tavsiyeleri ile tutarsızlıklar oluşacak ve tamamlayıcı haplar olmaksızın o seviyelere ulaşmak mümkün olmayacaktır.
Resmi kuruluşların beslenme tavsiyeleri, zaman içinde değiştirilip güncellenmektedir. Ama temel Dört Yiyecek Grubu Rehberi gibi tavsiyeler, daima güncel bilimin en az 10 yıl gerisindedir ve gıda üreticileri tarafından güçlü bir şekilde etkilenmektedir. Şu anki günlük miktar önerileri de aym kaderi paylaşmaktadırlar; modası geçmiş beslenme kavramlarına dayanmaktadırlar ve bilimsel bulgularla uyuşmamaktadırlar. Sonuncusu ve en önemlisi de, binlerce fıtobesinin günlük miktar önerisi yoktur.
Hastalığa karşı direnci, doğal yiyeceklerdeki farklı maddelerin sinerjisinden kaynaklanan ince nüanslar ve besinsel reaksiyonlar sağlamaktadır. Bütün üyelerinin mükemmel bir uyum içinde çalıştığı bir senfoni orkestrası gibi, vücudumuzun performansı, bilinen ve bilinmeyen bütün besinlerin birbiriyle uyumlu çalışmasına bağlıdır. Doğal yiyeceklerin zengin bir çeşidini kullanarak, insan denen şaheserin fonksiyonlarını en iyi hale getirebiliriz.
Bu bölümün iki ana mesajını hatırlayalım. Birincisi, yiyecekler rafine edilip, mikrobesinler doğanın hazırladığı doğal paketten çıkarıldığında, yiyecekler hastalığa yol açıcı özellikler kazanırlar. ikincisi, besin yoğunluğu olimpiyatlarında altın madalyayı yeşil sebzeler, gümüş ve bronz madalyayı ise baklagil ve taze meyveler almışlardır. *
kaynak:http://www.acilservis.org/rda-nedir.html
RDA ilk olarak, II. Dünya Savaşı sırasında askerlere dağıtılan kumanyanın besinsel değeri sorgulanmaya başlayınca geliştirilmiştir. Sonrasında, Gıda ve Beslenme Kurumu, çoğu kişinin yediğini umdukları yiyeceklere bakmışlardır. Ortalama bir diyeti analiz ederek önerilen minimum miktarları bulmuşlar ve sonra, teorik olarak ideal sağlığı garantilemek için, bu değerleri yukarı doğru artırarak ayarlamalar yapmışlardır.
RDAlar (önerilen günlük miktar), yaygın tüketim seviyesinin lehine değerler taşımaktadırlar. insanların ideal sağlıklarını korumaları için nasıl yemeleri gerektiğini değil, nasıl yediğimizi temsil edecek şekilde formüle edilmişlerdir. Yaygın diyetin özelliklerini taşırlar: Bol hayvansal ürün; bol miktarda süt ürünü ve yağ; az miktarda lif, antioksidanlar; C vitamini gibi, bitkisel yiyeceklerde çok miktarda bulunan besinler bile bu diyette az bulunmaktadır. RDA (önerilen günlük miktar) daha baştan, bütün probleme neden olan bir diyete göre hazırlanmışlardır.
Bu nedenle, bitkisel temelli besinlerin günlük miktar önerisini düşük, hayvansal temelli besinlerin günlük miktar önerisini yüksek tutma eğilimini görürüz. Örneğin, en komik tavsiyelerden biri olan C vitamininin günlük miktar önerisine bakalım. Rafine edilmemiş doğal bitkisel yiyeceklerden bol miktarda içeren bir diyet, önemli miktarda C vitamini sağlar. Benim tavsiye ettiğim ve şahsen kullandığım diyetler, sadece yiyeceklerden günde 500-1,500 mg. C vitamini sağlamaktadır. Tavsiye ettiğim diyetlerin yarısı kadar iyi olan bir diyet uyguladığınızda bile, her gün 250-750 mg. C vitamini almış olursunuz. C vitamininin günlük miktar önerisinin 60 olması, Amerikan diyetinin yetersizliğini yansıtmaktadır ve doğal bitkisel gıdalar açısından bu kadar fakir bir diyet uyguladığınızda, yeterli miktarda C vitamini almanın, ne kadar imkansız olduğunu göstermektedir.
Tehlikeli derecede eksik olan diyetinizi tamamlamak için, günde 1,000 mg.lik C vitamini hapı alabilirsiniz; fakat o zaman da, C vitaminiyle birlikte, aynı yiyecek paketinde gelen diğer bitkisel kaynaklı antioksidan ve fitokimyasalları kaçırmış olursunuz. Resmi kuruluşlar, günlük miktar önerisini komik şekilde düşük tutmak zorundadır, aksi halde diğer absürd beslenme tavsiyeleri ile tutarsızlıklar oluşacak ve tamamlayıcı haplar olmaksızın o seviyelere ulaşmak mümkün olmayacaktır.
Resmi kuruluşların beslenme tavsiyeleri, zaman içinde değiştirilip güncellenmektedir. Ama temel Dört Yiyecek Grubu Rehberi gibi tavsiyeler, daima güncel bilimin en az 10 yıl gerisindedir ve gıda üreticileri tarafından güçlü bir şekilde etkilenmektedir. Şu anki günlük miktar önerileri de aym kaderi paylaşmaktadırlar; modası geçmiş beslenme kavramlarına dayanmaktadırlar ve bilimsel bulgularla uyuşmamaktadırlar. Sonuncusu ve en önemlisi de, binlerce fıtobesinin günlük miktar önerisi yoktur.
Hastalığa karşı direnci, doğal yiyeceklerdeki farklı maddelerin sinerjisinden kaynaklanan ince nüanslar ve besinsel reaksiyonlar sağlamaktadır. Bütün üyelerinin mükemmel bir uyum içinde çalıştığı bir senfoni orkestrası gibi, vücudumuzun performansı, bilinen ve bilinmeyen bütün besinlerin birbiriyle uyumlu çalışmasına bağlıdır. Doğal yiyeceklerin zengin bir çeşidini kullanarak, insan denen şaheserin fonksiyonlarını en iyi hale getirebiliriz.
Bu bölümün iki ana mesajını hatırlayalım. Birincisi, yiyecekler rafine edilip, mikrobesinler doğanın hazırladığı doğal paketten çıkarıldığında, yiyecekler hastalığa yol açıcı özellikler kazanırlar. ikincisi, besin yoğunluğu olimpiyatlarında altın madalyayı yeşil sebzeler, gümüş ve bronz madalyayı ise baklagil ve taze meyveler almışlardır. *
kaynak:http://www.acilservis.org/rda-nedir.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar