bugün
- bu ne soğuk amk5
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- tai lung vs gocu22
- sözlüktekiler kaç yaşında10
- sözlükten soğumak için fırsat gözleyen yazarlar3
- sözlükte kavga olacak hissi3
- true nickli yazar19
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- habire1228
- gocusuz bir sözlük5
- şaka maka yeni bir günün başlaması2
- tuvaletin evin dışında olması6
- krt tv4
- kadınların reddedemediği teklifler6
- kürtler asimile edilmelidir11
- çorap kokusu2
- şanlıurfa2
- silinen entry2
- karılı kızlı tiktok yerine sözlükte takılan tip2
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- ecevit döneminin kepazeliği5
- kızlar geri gelsin kampanyası2
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- gocu'nun çaylak olması3
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor21
- sözlüğün embesillerle dolu olması4
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- et döner dürüm9
- varlık sebebimiz3
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- fırtına sonrası sessizlik2
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- ziyafet denince aklına sadece lahmacun gelen kıro2
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- apocalypse tank3
- anti villain2
- manisada okul saldırısı17
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- sarı poşet kudurtması13
- bottega3
- aksu tv2
- evliliği ayakta tutan güçler13
- yağız kaan erdoğmuş2
- borsa istanbul5
- patso3
- lale belkıs3
- kavga bitti hadi yatağa3
- mod gelince civciv sürüsü gibi dağılmak3
- meksika açmazı macerası5
uçamayan bir kuş olmasından dolayı kuş beynine sahip olan hayvanın beynidir.
tanımladık ne güzel. bir de başımızdan geçen hikayeyi anlatalım lazım olacak.
ilkokula giderken yaz tatilinde dedemin yanına köye gittik. dedem ki köyün en aydın insanlarından birisidir. köyden yüksekokul okumak için çıkan ilk kişi annem. 1962 senesinde köy yerinden çocuğunu öğretmen okuluna (5 yıllık ilkokuldan sonra yatılı olarak 6 sene okunuyor o zamanlar öğretmen olmak için) göndereceksin. üstelik bu çocuğun da kız olacak. köy için o zamana göre görülmemiş bir şey. tabi etraftan akıl veren çok. "niye okutacaksın ki? okutup da ne olacak? kız çocuk okutulur muymuş hiç? az daha büyüsün evlendir ne okutması? bıdı bıdı..."
7 çocuğunun 6sını okutup meslek sahibi yaptı. bunlardan 5 tanesi kız. bir de oğlu var o da astsubay okulunu bitirdi o da ekmeğini eline aldı. son derece ileri görüşlü.
ileri görüşlülüğü sadce çocuğunu okutmakla kalmıyor dedemin. sahibi olduğu 10-15 dönümlük arazisini herkes gibi kara sabanla ekip biçip ürününü satmakla kalmayıp, yurt dışından anlaşması olan tüccarlarla sözleşme imzalayıp iyi para yaptı. köy meydanından arsa aldı. buraya köyün kerpiç evlerinin aksine ilk betonarme binasını yaptı.
işte o yaz henüz bu ev inşaat halindeyken, tuvalet atıklarının birikeceği büyük bir çukur kazılmıştı. tuvalet kullanıma açılmadığı için çukur henüz boştu. ben evin etrafında oynarken bu çukura dedemin civcivlerinden birisinin düştüğünü gördüm. annesi tavuk ve kardeşleri civcivler çukurun etrafında geziyorlardı. tavuk çaresizlik içindeydi. bir an bile düşünmeden çukura atlayarak bu civcivi oradan kurtarmak için çukurun içine atladım. ve civcivi avcuma aldım. işte ne olduysa o anda oldu. tavuk bir anda arslan kesildi ve üzerime atladı. kanatlarını çırparak yüzüme gözüme gaga darbeleri atıyordu. kanatlarını da kafama çarpıyordu. korkudan ne yapacağımı bilemeden çığlık atarak ağlamaya başladım. teyzelerimden birisi yetişti, eline süpürgeyi alarak tavuğu başımdan uzaklaştırdı. elimden tutup beni çukurdan çıkardı.
tavuk beyni işte. benim o çukurda ne yaptığımı ne bilsin. amacımın ne olduğuna bakmaksızın yavrusunu koruma içgüdüsüyle bana saldırdı. o tavuk hala yaşıyor mu bilmiyorum. * ama buradan kendisine kırgın olmadığımı söylemek istiyorum.
ülkemin siyasi ortamını takip ettiğimde bu olayın birebir aynısını yaşadığımızı görüyorum ya ona üzülüyorum işte. iktidar partisi ülkeyi orta vadede refaha ulaştırmak için bunca icraat yaparken sırf civcivine el sürdü diye tavuk beyinliler tarafından saldırıya uğruyor.
bugün 10 kasım. atatürk'ün ölümünün 72. yılı. hatasıyla günahıyla o da bir insandı. yanlışları olmuş mudur? bence olmuştur ki hatasız kul olmaz. ama tutup da kimse ülkeye gizliden gizliye ihanet ettiğini, ülkeye yaptığı onca hizmeti gözmezlikten gelmesin. ki bazı tavuk beyinliler kurtuluş savaşını hakir görerek kendi düşüncelerini ispatlamaya çalışmaktadırlar ya. işte ona da üzülüyorum.
menderesin son sözüne katılıyorum ve aynen aktarıyorum. ilmek boynuna geçirilirken son cümlesi şu olmuştur.
"size kırgın değilim sizin arkanızda olanları biliyorum."
tanımladık ne güzel. bir de başımızdan geçen hikayeyi anlatalım lazım olacak.
ilkokula giderken yaz tatilinde dedemin yanına köye gittik. dedem ki köyün en aydın insanlarından birisidir. köyden yüksekokul okumak için çıkan ilk kişi annem. 1962 senesinde köy yerinden çocuğunu öğretmen okuluna (5 yıllık ilkokuldan sonra yatılı olarak 6 sene okunuyor o zamanlar öğretmen olmak için) göndereceksin. üstelik bu çocuğun da kız olacak. köy için o zamana göre görülmemiş bir şey. tabi etraftan akıl veren çok. "niye okutacaksın ki? okutup da ne olacak? kız çocuk okutulur muymuş hiç? az daha büyüsün evlendir ne okutması? bıdı bıdı..."
7 çocuğunun 6sını okutup meslek sahibi yaptı. bunlardan 5 tanesi kız. bir de oğlu var o da astsubay okulunu bitirdi o da ekmeğini eline aldı. son derece ileri görüşlü.
ileri görüşlülüğü sadce çocuğunu okutmakla kalmıyor dedemin. sahibi olduğu 10-15 dönümlük arazisini herkes gibi kara sabanla ekip biçip ürününü satmakla kalmayıp, yurt dışından anlaşması olan tüccarlarla sözleşme imzalayıp iyi para yaptı. köy meydanından arsa aldı. buraya köyün kerpiç evlerinin aksine ilk betonarme binasını yaptı.
işte o yaz henüz bu ev inşaat halindeyken, tuvalet atıklarının birikeceği büyük bir çukur kazılmıştı. tuvalet kullanıma açılmadığı için çukur henüz boştu. ben evin etrafında oynarken bu çukura dedemin civcivlerinden birisinin düştüğünü gördüm. annesi tavuk ve kardeşleri civcivler çukurun etrafında geziyorlardı. tavuk çaresizlik içindeydi. bir an bile düşünmeden çukura atlayarak bu civcivi oradan kurtarmak için çukurun içine atladım. ve civcivi avcuma aldım. işte ne olduysa o anda oldu. tavuk bir anda arslan kesildi ve üzerime atladı. kanatlarını çırparak yüzüme gözüme gaga darbeleri atıyordu. kanatlarını da kafama çarpıyordu. korkudan ne yapacağımı bilemeden çığlık atarak ağlamaya başladım. teyzelerimden birisi yetişti, eline süpürgeyi alarak tavuğu başımdan uzaklaştırdı. elimden tutup beni çukurdan çıkardı.
tavuk beyni işte. benim o çukurda ne yaptığımı ne bilsin. amacımın ne olduğuna bakmaksızın yavrusunu koruma içgüdüsüyle bana saldırdı. o tavuk hala yaşıyor mu bilmiyorum. * ama buradan kendisine kırgın olmadığımı söylemek istiyorum.
ülkemin siyasi ortamını takip ettiğimde bu olayın birebir aynısını yaşadığımızı görüyorum ya ona üzülüyorum işte. iktidar partisi ülkeyi orta vadede refaha ulaştırmak için bunca icraat yaparken sırf civcivine el sürdü diye tavuk beyinliler tarafından saldırıya uğruyor.
bugün 10 kasım. atatürk'ün ölümünün 72. yılı. hatasıyla günahıyla o da bir insandı. yanlışları olmuş mudur? bence olmuştur ki hatasız kul olmaz. ama tutup da kimse ülkeye gizliden gizliye ihanet ettiğini, ülkeye yaptığı onca hizmeti gözmezlikten gelmesin. ki bazı tavuk beyinliler kurtuluş savaşını hakir görerek kendi düşüncelerini ispatlamaya çalışmaktadırlar ya. işte ona da üzülüyorum.
menderesin son sözüne katılıyorum ve aynen aktarıyorum. ilmek boynuna geçirilirken son cümlesi şu olmuştur.
"size kırgın değilim sizin arkanızda olanları biliyorum."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar