bugün
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı16
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı12
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile9
- sarışın kızlar4
- habire1219
- amedspor'un süper ligin lideri olması12
- amed sporlu bir kızı hoplatmak4
- sudekiray5
- vedat muriqi5
- 0 0 719
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- fırın sütlaç2
- üniversite okumak3
- hepinizi karim yapacam olum2
- uçan arabalar neden çıkmadı2
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi14
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı35
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- evli kadına kocan çok şanslı demek4
- kardeşler araştırma2
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- delilik2
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- true ile sevişmek5
- mason greenwood4
- sözlükteki sinsi köpekler8
- sözlüğün aptal kaynaması5
- sıfır atık vakfı11
- uludağ itiraf19
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- 20212
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- çöp konteynerine girip ağlamak3
- cinayeti siz mi işlediniz4
- günün şarkısı7
- kadir inanır'ın mirası8
- atatürk diyor ki6
- anın görüntüsü22
- gift emmanuel orban2
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi9
- rakı arasında çay içmek6
- cop318
- fatih terim vs okan buruk vs ismail kartal2
- kızların çok açık giyinmesi5
- evrene enerji gönderen müslüman9
- fenerbahçe8
- bilerek ponziye dahil olmak7
- arap gel oğlum kuçu kuçu5
niyetim polemik değil ancak yukarıdaki entrye kendi kısıtlı bilgimce cevap vermek istiyorum. sondan başlarsak eğer, yazarın;''Asıl kendisinin,elinin altındaki internetten faydalanıp açıp oluması gerek.'' öğüdü için teşekkür ederim. bilmediğim şeyi açıp okumaktan da yanlış bildiğim şeyin doğrusunu öğrenmekten de erinmem, okurum.
''Her kimse çok şey bildiğini sandığı bu konuda aslında hiçbirşey bilmiyor.Komünizm bir devlet düzeni değil bir dünya düzenidir.'' hiçbir şey bilmemediğim düşüncesini bir sonraki cümleden çıkartıyorsa eğer zaten yazımın hiçbir yerinde komünizmden bir devlet düzeni olarak bahsetmedim, tam tersine yazarın bir önceki yazısında kurduğu 'Hangi ülkeye kominizm düşüncesi yaramış yada hangi ülkede başarılı olmuş'' cümlesinden yola çıkarak komünizmin zaten henüz gerçekleşmemiş ve tek ülkede gerçekleşemeyecek bir sistem olduğundan bahsettim. dolayısıyla başarılı olması ya da olmaması bilinen bir durum değildir, yazarın subjektif değerlendirmesidir.
''sistemler soyut kavramlar olduğundan eleştirileri de ya onların teorik temelleri üzerinden,ya da onları uygulayan isimler üzerinden yapıldığından,belli başlı isimlerin yanlışlarının da eleştirilmesi normaldir.'' bahsi geçen sistem henüz yaşanmamış olduğundan teorik temelleri üzerinden eleştirisi yapılabilir. teoriyi yaşama geçirmeye çalışan ya da teoriyi var eden, olgunlaştırmaya çalışan kişiler de eleştirilebilir bu normaldir. ancak bu eleştiri ''tam bir mallar topluluğudur.'' sığlığında yapılamaz. eleştiri, adı üstünde bir şeyin doğru ya da yanlışlarını bulmak için yapılan değerlendirmedir. yapılan eleştirinin yıkıcı ve subjektif değil, akılcı, dayanaklı ve gerçeğe uygun olması gerekir.
''kapitalizmin,tüketim kavramının,globalleşmenin bu kadar içine işlediği bir dünyada,sosyal temelli-eşitlikçi ideolojiler ne yazık ki sadece fikir bazında kalır.'' buna katılmıyorum çünkü bu sistemlerin geçmişte yaşanmış ya da hala yaşanan örnekleri mevcuttur. ayrıca bu ideolojiler fikir bazında kalsalar dahi bu onların yanlış/işe yaramaz olduğunun kanıtı olamaz.
tkp'li gençler hede hödösüne gelince, yine objektif olmayan bir örnek... varsayalım ki gerçekten yaşanmış bir örnek olsun ve bu tkp'li arkadaş böyle bir cevap vermiş olsun. bu durum sorunun yanlış yönlendiriciliğinin üzerini örter mi? sosyalizm ya da komünizm iki kişinin bir maaşı paylaşması değildir. herkesin emeğine göre ya da yeteneğine göre çalışması ve yine herkesin emeğine göre ya da ihtiyacına göre kazanmasıdır. diğer örnek kapitalizm mantığına göre verilmiş bir örnektir. kapitalizmde patronlar işçiye işsiz olanı gösterip ölümüne çalışmaya razı ederler. sosyalizmde ise herkese iş vardır ve çalışan hiç kimse aç kalmaz.
''ideolojiler onları temsil eden bireylerle özdeşleştirilemez tamam; peki öyleyse neyle özdeşleştirilir?
bir sistemi yargılarken eğer onu uygulayanların etkinlikleri kriter alınmayacaksa ne kriter alınacak?
önce bunlara cevap verelim.verebiliyorsak tabii. bir sistemi etkin kılan onun uygulanışı olduğuna göre,onu uygulayan bireylerin algılayışına göre somutlandığını varsaymak yanlış olmayacaktır.''ideolojileri mutlaka bir şeyle özdeşleştirmek gerekmez. ideolojiler kendi teorik ya da pratik yanlışları ve doğruları ile eleştirilebilirler. komünistler de diğer insanlar gibi kapitalizm içinde yaşamaktadırlar. onlar da kapitalizmin ideolojik kuşatmasının menzili içersindedirler. parti toplumun bir parçasıdır. yani toplum nasılsa partideki bireyler de onun aynasıdırlar. komünistler inandıkları değerler doğrultusunda kendilerini dönüştürmeye, örnek bir insan olmaya çalışırlar. ancak bunun tam anlamıyla gerçekleşmesi en iyi şartlarda bile birkaç nesil sürecektir. bu süreci göz ardı etmek, komünist partili bir kişinin bir anda süper bilgili, bütün bencilliklerinden arınmış vb. bir insan olabileceğini düşünmek değişimin temel paradigmasının inkarıdır.
son olarak kapitalizm gibi mantık sınırlarını zorlayan bir sistemin bütün gerçekliğiyle kendini var edebilmesi sorgulanmazken sosyalizm gibi eşitlikçi bir sisteminin yerilmesini aklım almadığındandır ilk entrymdeki öfkem. niyetim ukalalık etmek değildir. elbette ki herkes istediği görüşü savunabilir ama inandıkları değerler uğruna mücadele veren insanları 'mal' gibi çirkin bir kelimeyle nitelemeye çalışmak...hiçbir şey değilse bile, kırıcı olmaktır.
tüm söyleyeceklerim bunlardır.
''Her kimse çok şey bildiğini sandığı bu konuda aslında hiçbirşey bilmiyor.Komünizm bir devlet düzeni değil bir dünya düzenidir.'' hiçbir şey bilmemediğim düşüncesini bir sonraki cümleden çıkartıyorsa eğer zaten yazımın hiçbir yerinde komünizmden bir devlet düzeni olarak bahsetmedim, tam tersine yazarın bir önceki yazısında kurduğu 'Hangi ülkeye kominizm düşüncesi yaramış yada hangi ülkede başarılı olmuş'' cümlesinden yola çıkarak komünizmin zaten henüz gerçekleşmemiş ve tek ülkede gerçekleşemeyecek bir sistem olduğundan bahsettim. dolayısıyla başarılı olması ya da olmaması bilinen bir durum değildir, yazarın subjektif değerlendirmesidir.
''sistemler soyut kavramlar olduğundan eleştirileri de ya onların teorik temelleri üzerinden,ya da onları uygulayan isimler üzerinden yapıldığından,belli başlı isimlerin yanlışlarının da eleştirilmesi normaldir.'' bahsi geçen sistem henüz yaşanmamış olduğundan teorik temelleri üzerinden eleştirisi yapılabilir. teoriyi yaşama geçirmeye çalışan ya da teoriyi var eden, olgunlaştırmaya çalışan kişiler de eleştirilebilir bu normaldir. ancak bu eleştiri ''tam bir mallar topluluğudur.'' sığlığında yapılamaz. eleştiri, adı üstünde bir şeyin doğru ya da yanlışlarını bulmak için yapılan değerlendirmedir. yapılan eleştirinin yıkıcı ve subjektif değil, akılcı, dayanaklı ve gerçeğe uygun olması gerekir.
''kapitalizmin,tüketim kavramının,globalleşmenin bu kadar içine işlediği bir dünyada,sosyal temelli-eşitlikçi ideolojiler ne yazık ki sadece fikir bazında kalır.'' buna katılmıyorum çünkü bu sistemlerin geçmişte yaşanmış ya da hala yaşanan örnekleri mevcuttur. ayrıca bu ideolojiler fikir bazında kalsalar dahi bu onların yanlış/işe yaramaz olduğunun kanıtı olamaz.
tkp'li gençler hede hödösüne gelince, yine objektif olmayan bir örnek... varsayalım ki gerçekten yaşanmış bir örnek olsun ve bu tkp'li arkadaş böyle bir cevap vermiş olsun. bu durum sorunun yanlış yönlendiriciliğinin üzerini örter mi? sosyalizm ya da komünizm iki kişinin bir maaşı paylaşması değildir. herkesin emeğine göre ya da yeteneğine göre çalışması ve yine herkesin emeğine göre ya da ihtiyacına göre kazanmasıdır. diğer örnek kapitalizm mantığına göre verilmiş bir örnektir. kapitalizmde patronlar işçiye işsiz olanı gösterip ölümüne çalışmaya razı ederler. sosyalizmde ise herkese iş vardır ve çalışan hiç kimse aç kalmaz.
''ideolojiler onları temsil eden bireylerle özdeşleştirilemez tamam; peki öyleyse neyle özdeşleştirilir?
bir sistemi yargılarken eğer onu uygulayanların etkinlikleri kriter alınmayacaksa ne kriter alınacak?
önce bunlara cevap verelim.verebiliyorsak tabii. bir sistemi etkin kılan onun uygulanışı olduğuna göre,onu uygulayan bireylerin algılayışına göre somutlandığını varsaymak yanlış olmayacaktır.''ideolojileri mutlaka bir şeyle özdeşleştirmek gerekmez. ideolojiler kendi teorik ya da pratik yanlışları ve doğruları ile eleştirilebilirler. komünistler de diğer insanlar gibi kapitalizm içinde yaşamaktadırlar. onlar da kapitalizmin ideolojik kuşatmasının menzili içersindedirler. parti toplumun bir parçasıdır. yani toplum nasılsa partideki bireyler de onun aynasıdırlar. komünistler inandıkları değerler doğrultusunda kendilerini dönüştürmeye, örnek bir insan olmaya çalışırlar. ancak bunun tam anlamıyla gerçekleşmesi en iyi şartlarda bile birkaç nesil sürecektir. bu süreci göz ardı etmek, komünist partili bir kişinin bir anda süper bilgili, bütün bencilliklerinden arınmış vb. bir insan olabileceğini düşünmek değişimin temel paradigmasının inkarıdır.
son olarak kapitalizm gibi mantık sınırlarını zorlayan bir sistemin bütün gerçekliğiyle kendini var edebilmesi sorgulanmazken sosyalizm gibi eşitlikçi bir sisteminin yerilmesini aklım almadığındandır ilk entrymdeki öfkem. niyetim ukalalık etmek değildir. elbette ki herkes istediği görüşü savunabilir ama inandıkları değerler uğruna mücadele veren insanları 'mal' gibi çirkin bir kelimeyle nitelemeye çalışmak...hiçbir şey değilse bile, kırıcı olmaktır.
tüm söyleyeceklerim bunlardır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar