bugün
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı3
- mikrodalgaya sucuk koymak5
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay4
- penise dövme yaptırmak3
- erdogan'a suikast timi itirafı2
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı16
- clemence baptista4
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
- renault 9 broadway8
- akrabalarla ilişkiyi kes5
- futbol3
- nihoşun ölümü16
- sözlük yazarlarının tatlıları8
- memduh bashgan14
- kezoların burada kibirlenmesi5
- avusturya3
- sözlükte sürekli güzel kızların çaylak olması6
- saç dökülmesi5
- mason greenwood'un galatasaray'a döşeyeceği boru6
- arkadaşlar bugün kavga yok mu5
- yazın yorganla yatan insan5
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması5
- ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı7
- artı oy alma yolları5
- meal kuran değildir26
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- çaylak olunca hissedilenler5
- ekonomi13
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması11
- hangi şehrin neyi meşhur4
- en hakiki mürşitteki ilim4
- asteğmen7
- mason greenwood5
- tavsiye4
- gecenin şiiri5
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek11
- simko39
- arkadaşlar sizce ben ne kadar sapığım7
- rambo ariel ortega8
- tuba büyüküstün7
- moderatörlere sesleniş5
- halkın fesad'ı ahlakta haiz olduğu derece3
- bayan kelimesi neden rahatsız edici28
- haydi selametle kt3
- dünya2
- özgür özel'in tutuklanması9
- inci sözlüğün sözlük olmakla alakası olmaması3
- yılmaz güney'in sömürgecilerin kucağına oturması7
- yazarların bildiği en kötü küfür4
- brad pitt4
niyetim polemik değil ancak yukarıdaki entrye kendi kısıtlı bilgimce cevap vermek istiyorum. sondan başlarsak eğer, yazarın;''Asıl kendisinin,elinin altındaki internetten faydalanıp açıp oluması gerek.'' öğüdü için teşekkür ederim. bilmediğim şeyi açıp okumaktan da yanlış bildiğim şeyin doğrusunu öğrenmekten de erinmem, okurum.
''Her kimse çok şey bildiğini sandığı bu konuda aslında hiçbirşey bilmiyor.Komünizm bir devlet düzeni değil bir dünya düzenidir.'' hiçbir şey bilmemediğim düşüncesini bir sonraki cümleden çıkartıyorsa eğer zaten yazımın hiçbir yerinde komünizmden bir devlet düzeni olarak bahsetmedim, tam tersine yazarın bir önceki yazısında kurduğu 'Hangi ülkeye kominizm düşüncesi yaramış yada hangi ülkede başarılı olmuş'' cümlesinden yola çıkarak komünizmin zaten henüz gerçekleşmemiş ve tek ülkede gerçekleşemeyecek bir sistem olduğundan bahsettim. dolayısıyla başarılı olması ya da olmaması bilinen bir durum değildir, yazarın subjektif değerlendirmesidir.
''sistemler soyut kavramlar olduğundan eleştirileri de ya onların teorik temelleri üzerinden,ya da onları uygulayan isimler üzerinden yapıldığından,belli başlı isimlerin yanlışlarının da eleştirilmesi normaldir.'' bahsi geçen sistem henüz yaşanmamış olduğundan teorik temelleri üzerinden eleştirisi yapılabilir. teoriyi yaşama geçirmeye çalışan ya da teoriyi var eden, olgunlaştırmaya çalışan kişiler de eleştirilebilir bu normaldir. ancak bu eleştiri ''tam bir mallar topluluğudur.'' sığlığında yapılamaz. eleştiri, adı üstünde bir şeyin doğru ya da yanlışlarını bulmak için yapılan değerlendirmedir. yapılan eleştirinin yıkıcı ve subjektif değil, akılcı, dayanaklı ve gerçeğe uygun olması gerekir.
''kapitalizmin,tüketim kavramının,globalleşmenin bu kadar içine işlediği bir dünyada,sosyal temelli-eşitlikçi ideolojiler ne yazık ki sadece fikir bazında kalır.'' buna katılmıyorum çünkü bu sistemlerin geçmişte yaşanmış ya da hala yaşanan örnekleri mevcuttur. ayrıca bu ideolojiler fikir bazında kalsalar dahi bu onların yanlış/işe yaramaz olduğunun kanıtı olamaz.
tkp'li gençler hede hödösüne gelince, yine objektif olmayan bir örnek... varsayalım ki gerçekten yaşanmış bir örnek olsun ve bu tkp'li arkadaş böyle bir cevap vermiş olsun. bu durum sorunun yanlış yönlendiriciliğinin üzerini örter mi? sosyalizm ya da komünizm iki kişinin bir maaşı paylaşması değildir. herkesin emeğine göre ya da yeteneğine göre çalışması ve yine herkesin emeğine göre ya da ihtiyacına göre kazanmasıdır. diğer örnek kapitalizm mantığına göre verilmiş bir örnektir. kapitalizmde patronlar işçiye işsiz olanı gösterip ölümüne çalışmaya razı ederler. sosyalizmde ise herkese iş vardır ve çalışan hiç kimse aç kalmaz.
''ideolojiler onları temsil eden bireylerle özdeşleştirilemez tamam; peki öyleyse neyle özdeşleştirilir?
bir sistemi yargılarken eğer onu uygulayanların etkinlikleri kriter alınmayacaksa ne kriter alınacak?
önce bunlara cevap verelim.verebiliyorsak tabii. bir sistemi etkin kılan onun uygulanışı olduğuna göre,onu uygulayan bireylerin algılayışına göre somutlandığını varsaymak yanlış olmayacaktır.''ideolojileri mutlaka bir şeyle özdeşleştirmek gerekmez. ideolojiler kendi teorik ya da pratik yanlışları ve doğruları ile eleştirilebilirler. komünistler de diğer insanlar gibi kapitalizm içinde yaşamaktadırlar. onlar da kapitalizmin ideolojik kuşatmasının menzili içersindedirler. parti toplumun bir parçasıdır. yani toplum nasılsa partideki bireyler de onun aynasıdırlar. komünistler inandıkları değerler doğrultusunda kendilerini dönüştürmeye, örnek bir insan olmaya çalışırlar. ancak bunun tam anlamıyla gerçekleşmesi en iyi şartlarda bile birkaç nesil sürecektir. bu süreci göz ardı etmek, komünist partili bir kişinin bir anda süper bilgili, bütün bencilliklerinden arınmış vb. bir insan olabileceğini düşünmek değişimin temel paradigmasının inkarıdır.
son olarak kapitalizm gibi mantık sınırlarını zorlayan bir sistemin bütün gerçekliğiyle kendini var edebilmesi sorgulanmazken sosyalizm gibi eşitlikçi bir sisteminin yerilmesini aklım almadığındandır ilk entrymdeki öfkem. niyetim ukalalık etmek değildir. elbette ki herkes istediği görüşü savunabilir ama inandıkları değerler uğruna mücadele veren insanları 'mal' gibi çirkin bir kelimeyle nitelemeye çalışmak...hiçbir şey değilse bile, kırıcı olmaktır.
tüm söyleyeceklerim bunlardır.
''Her kimse çok şey bildiğini sandığı bu konuda aslında hiçbirşey bilmiyor.Komünizm bir devlet düzeni değil bir dünya düzenidir.'' hiçbir şey bilmemediğim düşüncesini bir sonraki cümleden çıkartıyorsa eğer zaten yazımın hiçbir yerinde komünizmden bir devlet düzeni olarak bahsetmedim, tam tersine yazarın bir önceki yazısında kurduğu 'Hangi ülkeye kominizm düşüncesi yaramış yada hangi ülkede başarılı olmuş'' cümlesinden yola çıkarak komünizmin zaten henüz gerçekleşmemiş ve tek ülkede gerçekleşemeyecek bir sistem olduğundan bahsettim. dolayısıyla başarılı olması ya da olmaması bilinen bir durum değildir, yazarın subjektif değerlendirmesidir.
''sistemler soyut kavramlar olduğundan eleştirileri de ya onların teorik temelleri üzerinden,ya da onları uygulayan isimler üzerinden yapıldığından,belli başlı isimlerin yanlışlarının da eleştirilmesi normaldir.'' bahsi geçen sistem henüz yaşanmamış olduğundan teorik temelleri üzerinden eleştirisi yapılabilir. teoriyi yaşama geçirmeye çalışan ya da teoriyi var eden, olgunlaştırmaya çalışan kişiler de eleştirilebilir bu normaldir. ancak bu eleştiri ''tam bir mallar topluluğudur.'' sığlığında yapılamaz. eleştiri, adı üstünde bir şeyin doğru ya da yanlışlarını bulmak için yapılan değerlendirmedir. yapılan eleştirinin yıkıcı ve subjektif değil, akılcı, dayanaklı ve gerçeğe uygun olması gerekir.
''kapitalizmin,tüketim kavramının,globalleşmenin bu kadar içine işlediği bir dünyada,sosyal temelli-eşitlikçi ideolojiler ne yazık ki sadece fikir bazında kalır.'' buna katılmıyorum çünkü bu sistemlerin geçmişte yaşanmış ya da hala yaşanan örnekleri mevcuttur. ayrıca bu ideolojiler fikir bazında kalsalar dahi bu onların yanlış/işe yaramaz olduğunun kanıtı olamaz.
tkp'li gençler hede hödösüne gelince, yine objektif olmayan bir örnek... varsayalım ki gerçekten yaşanmış bir örnek olsun ve bu tkp'li arkadaş böyle bir cevap vermiş olsun. bu durum sorunun yanlış yönlendiriciliğinin üzerini örter mi? sosyalizm ya da komünizm iki kişinin bir maaşı paylaşması değildir. herkesin emeğine göre ya da yeteneğine göre çalışması ve yine herkesin emeğine göre ya da ihtiyacına göre kazanmasıdır. diğer örnek kapitalizm mantığına göre verilmiş bir örnektir. kapitalizmde patronlar işçiye işsiz olanı gösterip ölümüne çalışmaya razı ederler. sosyalizmde ise herkese iş vardır ve çalışan hiç kimse aç kalmaz.
''ideolojiler onları temsil eden bireylerle özdeşleştirilemez tamam; peki öyleyse neyle özdeşleştirilir?
bir sistemi yargılarken eğer onu uygulayanların etkinlikleri kriter alınmayacaksa ne kriter alınacak?
önce bunlara cevap verelim.verebiliyorsak tabii. bir sistemi etkin kılan onun uygulanışı olduğuna göre,onu uygulayan bireylerin algılayışına göre somutlandığını varsaymak yanlış olmayacaktır.''ideolojileri mutlaka bir şeyle özdeşleştirmek gerekmez. ideolojiler kendi teorik ya da pratik yanlışları ve doğruları ile eleştirilebilirler. komünistler de diğer insanlar gibi kapitalizm içinde yaşamaktadırlar. onlar da kapitalizmin ideolojik kuşatmasının menzili içersindedirler. parti toplumun bir parçasıdır. yani toplum nasılsa partideki bireyler de onun aynasıdırlar. komünistler inandıkları değerler doğrultusunda kendilerini dönüştürmeye, örnek bir insan olmaya çalışırlar. ancak bunun tam anlamıyla gerçekleşmesi en iyi şartlarda bile birkaç nesil sürecektir. bu süreci göz ardı etmek, komünist partili bir kişinin bir anda süper bilgili, bütün bencilliklerinden arınmış vb. bir insan olabileceğini düşünmek değişimin temel paradigmasının inkarıdır.
son olarak kapitalizm gibi mantık sınırlarını zorlayan bir sistemin bütün gerçekliğiyle kendini var edebilmesi sorgulanmazken sosyalizm gibi eşitlikçi bir sisteminin yerilmesini aklım almadığındandır ilk entrymdeki öfkem. niyetim ukalalık etmek değildir. elbette ki herkes istediği görüşü savunabilir ama inandıkları değerler uğruna mücadele veren insanları 'mal' gibi çirkin bir kelimeyle nitelemeye çalışmak...hiçbir şey değilse bile, kırıcı olmaktır.
tüm söyleyeceklerim bunlardır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar