bugün
- sözlük yazarlarının salataları8
- yazarların hayattaki başarıları9
- türkiye nin en büyük sorunu11
- 5 bin liranın artık çok küçük para olması7
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi17
- kızı için şoför arayan adamın ilanı6
- yumurta buzdolabında mı saklanır sorunsalı5
- fon vurgunu32
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı11
- kim cha eon sözlüğün en iyi yazarıdır6
- kütüphanede sevişmek3
- sözlük yazarlarının çalışma biçimi4
- fransa da sokak eylemi var diye ağlayan salak4
- istanbul da barajların doluluk oranı2
- 30 yaşından sonra aşk meşk işlerinin bitmesi8
- uludağ sözlük iki adımlı doğrulama özelliği2
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- kolye142
- usualsuspects'in ayağı11
- fenerbahçe'nin kalbine hattori hanzo kılıcı2
- genetik determinizm2
- yazarlara gelen son mesaj4
- faizsiz ev ve arabada yeni dönem4
- laptop anakartı3
- yemen de füze saldırısı 53 ölü2
- 20 lik diş2
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- macbookun tamirine 53 bin istenmesi6
- fransa'da 2400 protestocunun tutuklanması3
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter8
- bozo the clown2
- fatma betül sayan kaya7
- uzaylılar diyet yapar mı3
- iş çıkışı bir yerlere gidip bir şeyler yapmak2
- galatasaray ın en muhteşem üçlüsü4
- kadınların yedekte erkek tutması9
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı7
- türk esnafı10
- çakarlı araçlara yol vermiyoruz kampanyası5
- yazarların almak istediği kol saatleri4
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu6
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı2
- iltica26
- 19 ekim 20264
- bir sözlük erkeğini dağa kaldırmak3
- türküm doğruyum çalışkanım11
- ishale iyi gelen şeyler4
- kopya çekmenin felsefi meşruiyeti2
- zenginlik göstergesi3
- aöf aşçılık4
son dakikalarında beşiktaşlı taraftarlar için "bitsin" diye bakılan, oyundan çok alınan üç puana sevinilen spor toto süper lig maçı.
guti'nin artık alıştığımız pasına, ibrahim üzülmezin hiç alışık olmadığımız "al da at" olarak tabir edilen ortası eşlik edince bobo'ya sadece dokunmak kaldı. hoş, bobo için sadece dokunmak kaldı derken goldeki en az başarı payını "bobo"ya veriyor olsamda, bobo yerine "nihat" ya da "holosko" olsaydı ve o golü aynı şekilde atsalardı, şahsım adına inanılmazı gerçekleştirmiş olacaklardı.
beşiktaş-sivasspor maçında sivasspor'un doğru dürüst bir gol pozisyonu bile yok iken necip'in hatası ile gelen gol sonrası neredeyse beraberliği alacaklardı. necip'in genç olması, yetenekli olması, diğer bir çok genç yetenek gibi "şımarık", "çirkef", "ukela" vb. olmaması sebebi ile hata yapma toleransı diğer futbolculara ve teknik heyete göre çok çok fazladır. büyük beşiktaş taraftarıda genç yeteneklerine sahip çıkmayı diğer takım taraftarlarına göre çok daha iyi bilir.
dün akşam ki maç sonrası zihnimde düşüncelere dalınca fark ettim ki beşiktaşlı futbolcuları dört sınıfa ayırmışım (kaleciler hariç);
1. sınıf : takıma varlıkları ile artı yoklukları ile eksi değer katan futbolcular; "Guti", "Quaresma", "Ernst"
2. sınıf : 1. sınıf futbolcuların varlığında onlara ayak uydurarak güzel işler yapan, 1. sınıf futbolcuların yokluğunda ise yetenekleri sınırlı fakat azim, çaba ve iyi niyetlerine üst limit konulamayan futbolcular; "ibrahim Toraman", "ibrahim Üzülmez", "Sivok", "Ferrari", "Fink", "Aurelio", "Bobo", "Nobre", "Ekrem Dağ". yine bu 2. sınıf futbolculara yetenek ve hırslarını göstermiş genç yetenekler "Necip Uysal", "Onur Bayramoğlu", "rıdvan şimşek" ve "Ersan Adem Gülüm"ü de eklemeliyiz.
3. sınıf : 1. sınıf futbolcuların varlığında sahadaki sayıca fazlalıklarıyla doğru orantılı olarak göze batmadan arada kaynayan ama saha içindeki sayıları arttığında ya da 1. sınıf futbolcuların yokluğunda takıma en ufak bir artı değer katmayan futbolcular; "rodrigo tabata", "filip holosko", "nihat kahveci", "roberto hilbert", "yusuf şimşek".
4. sınıf : hala beklentiler olduğu halde çıkış gösterememiş ya da istikrar yakalayamamış, sabırla performansları beklenen futbolcular; "ismail köybaşı", "erhan güven", "fatih tekke"...
beşiktaşımızın eksiği "1. sınıf" futbolcuların azlığıdır. "1. sınıf" olması ihtimali ile alınan futbolcuların 2 ve 3. sınıf olması da beşktaşımızın talihsizliği ve geçmiş yıllardaki transfer beceriksizliğidir.
dün akşamki maç sonrası yaptığım düşünce fırtınası sonucu tabata ve holosko yerine alınacak 1. sınıf iki futbolcu ile beşiktaşımızın özlenen futbola, özlenen sonuçlara ve kupalara ulaşacağına inanmaktayım.
guti'nin artık alıştığımız pasına, ibrahim üzülmezin hiç alışık olmadığımız "al da at" olarak tabir edilen ortası eşlik edince bobo'ya sadece dokunmak kaldı. hoş, bobo için sadece dokunmak kaldı derken goldeki en az başarı payını "bobo"ya veriyor olsamda, bobo yerine "nihat" ya da "holosko" olsaydı ve o golü aynı şekilde atsalardı, şahsım adına inanılmazı gerçekleştirmiş olacaklardı.
beşiktaş-sivasspor maçında sivasspor'un doğru dürüst bir gol pozisyonu bile yok iken necip'in hatası ile gelen gol sonrası neredeyse beraberliği alacaklardı. necip'in genç olması, yetenekli olması, diğer bir çok genç yetenek gibi "şımarık", "çirkef", "ukela" vb. olmaması sebebi ile hata yapma toleransı diğer futbolculara ve teknik heyete göre çok çok fazladır. büyük beşiktaş taraftarıda genç yeteneklerine sahip çıkmayı diğer takım taraftarlarına göre çok daha iyi bilir.
dün akşam ki maç sonrası zihnimde düşüncelere dalınca fark ettim ki beşiktaşlı futbolcuları dört sınıfa ayırmışım (kaleciler hariç);
1. sınıf : takıma varlıkları ile artı yoklukları ile eksi değer katan futbolcular; "Guti", "Quaresma", "Ernst"
2. sınıf : 1. sınıf futbolcuların varlığında onlara ayak uydurarak güzel işler yapan, 1. sınıf futbolcuların yokluğunda ise yetenekleri sınırlı fakat azim, çaba ve iyi niyetlerine üst limit konulamayan futbolcular; "ibrahim Toraman", "ibrahim Üzülmez", "Sivok", "Ferrari", "Fink", "Aurelio", "Bobo", "Nobre", "Ekrem Dağ". yine bu 2. sınıf futbolculara yetenek ve hırslarını göstermiş genç yetenekler "Necip Uysal", "Onur Bayramoğlu", "rıdvan şimşek" ve "Ersan Adem Gülüm"ü de eklemeliyiz.
3. sınıf : 1. sınıf futbolcuların varlığında sahadaki sayıca fazlalıklarıyla doğru orantılı olarak göze batmadan arada kaynayan ama saha içindeki sayıları arttığında ya da 1. sınıf futbolcuların yokluğunda takıma en ufak bir artı değer katmayan futbolcular; "rodrigo tabata", "filip holosko", "nihat kahveci", "roberto hilbert", "yusuf şimşek".
4. sınıf : hala beklentiler olduğu halde çıkış gösterememiş ya da istikrar yakalayamamış, sabırla performansları beklenen futbolcular; "ismail köybaşı", "erhan güven", "fatih tekke"...
beşiktaşımızın eksiği "1. sınıf" futbolcuların azlığıdır. "1. sınıf" olması ihtimali ile alınan futbolcuların 2 ve 3. sınıf olması da beşktaşımızın talihsizliği ve geçmiş yıllardaki transfer beceriksizliğidir.
dün akşamki maç sonrası yaptığım düşünce fırtınası sonucu tabata ve holosko yerine alınacak 1. sınıf iki futbolcu ile beşiktaşımızın özlenen futbola, özlenen sonuçlara ve kupalara ulaşacağına inanmaktayım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar