bugün

eline koz geçince çirkinleşebilen insanlar

bunlarla mücadeleye adadım ömrümün kalan kısmını.

önce onların eline koz geçtiğinde bakışlarındaki deliciliğe, deli deli yanar dönerliğe bakınız. ne kadar vahşiler değil mi? hayal et bi "eline koz geçmiş küstah insan bakışı" nı.

eline koz geçmiş küstah insan' ı "kardeş" olarak düşünelim. elinde hiç koz olmasın bunun;

-nerde benim sweatim?
-ne bileyim ben? alahala
-allah allah uçmadı ya bu?

aslında geçen gece mesaiye kalmadığımı, o saatlerde gidilen bir sinema biletinin eline geçtikten sonra aniden karaktersizleşen, eline koz geçmiş kardeşin "eline koz geçmiş küstah insan bakışı" na eşlik eden küstah insan ses tonu ile:

-canım, benim sweatimi gördün mü bir yerde?
-tabi gördüm. ahahahaa, geçen arkadaşlara takıldım, içtim içtim, üstüne kustum, sonra da attım ne olcak? naparsın?
-olur öyle şeyler.. şe'yapma.

ne yapmaya çalışıyorsun, bu güç gösterisi kime, güzel kardeşim. hayır tansiyon hastası biliyorsun annemle babam, şimdi gidip söyleyeceksin, allah korusun başlarına bir şey gelecek, o zaman benim elimde başına neler gelebileceğini nasıl tahayyül edebiliyorsun? bu nasıl bir özgüvendir canım benim. beni kırıyorsun, üzülmeni gerçekten en son isteyecek kişi benim şu dünyada. bunu bilmiyorsun, üzüntüm buna güzel kardeşim.
beni benimle bırak canım kardeşim; omega 3 fakiri organizma ile birinci dereceden akraba olduğum gerçeğini kabullenmek için gerçekten zamana ihtiyacım var.

eline koz geçince çirkinleşebilen, adileşebilen, entelleşebilen, vurdumduymazlaşan ne bileyim sinirimden türkçe' yi unuttum, küstahlaşabilen insanlar kaldırılsın. çok didaktik bir istek ama böyle, kal-dı-rıl-sın.

çok reröreler.