bugün
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği43
- from gold from dust32
- sözlük kızlarının bicepsleri16
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- arkadaşlar çok sıkıcısınız11
- queen ravenna ifşası15
- 50 kilo üstü kız tripleri8
- bir erkek adam kadınlara yükselmez10
- pudra kokusu6
- bu saatte uyumama sebebi3
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- saat12
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı8
- kol saati8
- tanrı neden diğer gezegenlere insan göndermedi4
- sözlük kızlarının venüs gamzeleri7
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı4
- kolye143
- damacanayı sebile takarken gaza gelmek5
- tavuklu pilav8
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- crystal palace8
- fırın sütlaç8
- kelebek3
- akepe dönemi15
- beşiktaş18
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- futbol20
- la loba21
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- ömür boyu yalnız kalmak istemek8
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- izmirin en güzel semtleri10
- ayaklara fısıldayan adam5
- avrupa11
- true'nun çaylak olması5
- ioçk'nın ifşası4
- engineer2820
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu12
- ben geldim naneler12
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak4
- 25 yaşında hala evlenmeyi başaramamış kadın5
- denenecek çok şey var4
- nickin yanında yaş da yazsın16
- nervio'nun ayakları16
- fransa da sokağa çıkma yasakları10
yıkıcı bir $eref bilsel $iiri.
kayalıklarda dinlenen bir $arkıydık
yoksul adamlar bilirdi yüzümüzü
gittin niyetsiz bir $afakla söyle$tin
ıslak pervazlarda gülü$ün kaldı
yağmurdan önce saçların
ate$te kızarmı$ güllerin vardı
sen susadıkça bir ceylan ölürdü apansız
dilek ağaçları sökülürdü yamaçlardan
kıyısında dinlendiğimiz zerdali
saraçlar çar$ısında yakalanırdı
ruhunun ritmini sunarken kayı$lara
ben boğulurdum sen susadıkça
gözlerin ertelenmi$ bir bahardı
rıhtımsız gemilerin süslendiği
sarı divanlarda yasaklar
açılmamı$ nevresimler ve muskaların vardı
durmadan yağmalanan bir $eydi ak$amlar
kayalıklarda dinlenen bir $arkıydık
yoksul adamlar bilirdi yüzümüzü
usulca dağlara çektiler bizi
bilmediler / bilmesinler
hangi gülün kokusundan zehirlendiğimizi
kime yenilmeliyim söylemiyor toprak
papatyaların kehanetinden yorgunum
yorgunum yüzüme defnedilen mah$erden
niyedir bilmiyorum ama
geceyarısı $eytan deresine vuran
ayı$ığına teslim ediyorum seni
ilk defa kendimi yenmekten dönüyorum
kendime gelirken senden gidiyorum
yüzün silinmiyor ak$amlarımdan
ellerimde ayrılıkların esmerliği varken
sen de git selika git
kendini de götür giderken
yağmur kabartmaları
yağmur biraz daha ileri giderse
eski halin seni sorar içimde
durmadan bir şeyler kırılır..
bir yaprak düşerken beni götürür
saçakta dağınık güller, gölgende
geriye doğru koşan atlar..
yağmur biraz daha ileri giderse
geçmi$i $ikayet eder annelere
kızların dudakları kesilir
zarflara yaslanmaktan..
korku'nun ortasında 'r' gibi
titrer kiremitler...
vitrinlere
çarpıp dökülür esnaf
bir kadın -eskidikçe daha kadın-
dalların arasında unutulur
adam biraz daha ileri giderse, terler...
parmağındaki yüzüğün içinden geçer
bir ta$ dü$ürür sesinin üstüne
bağrını çağıran yoku$a bakar,
orada su gibi çıplaktır söz
çocukların söyleyemedikleri
annelerin gözlerinden akar
yağmur adamın içinden geçerse
sol yanında zıplayan kurbağa
içindeki göle çekilir birden
kendini $ikayet eden yağmur altında
ilk defa ölü çıkar evden
ev ölünün ardından çıkıp giderken
yağmur...
kayalıklarda dinlenen bir $arkıydık
yoksul adamlar bilirdi yüzümüzü
gittin niyetsiz bir $afakla söyle$tin
ıslak pervazlarda gülü$ün kaldı
yağmurdan önce saçların
ate$te kızarmı$ güllerin vardı
sen susadıkça bir ceylan ölürdü apansız
dilek ağaçları sökülürdü yamaçlardan
kıyısında dinlendiğimiz zerdali
saraçlar çar$ısında yakalanırdı
ruhunun ritmini sunarken kayı$lara
ben boğulurdum sen susadıkça
gözlerin ertelenmi$ bir bahardı
rıhtımsız gemilerin süslendiği
sarı divanlarda yasaklar
açılmamı$ nevresimler ve muskaların vardı
durmadan yağmalanan bir $eydi ak$amlar
kayalıklarda dinlenen bir $arkıydık
yoksul adamlar bilirdi yüzümüzü
usulca dağlara çektiler bizi
bilmediler / bilmesinler
hangi gülün kokusundan zehirlendiğimizi
kime yenilmeliyim söylemiyor toprak
papatyaların kehanetinden yorgunum
yorgunum yüzüme defnedilen mah$erden
niyedir bilmiyorum ama
geceyarısı $eytan deresine vuran
ayı$ığına teslim ediyorum seni
ilk defa kendimi yenmekten dönüyorum
kendime gelirken senden gidiyorum
yüzün silinmiyor ak$amlarımdan
ellerimde ayrılıkların esmerliği varken
sen de git selika git
kendini de götür giderken
yağmur kabartmaları
yağmur biraz daha ileri giderse
eski halin seni sorar içimde
durmadan bir şeyler kırılır..
bir yaprak düşerken beni götürür
saçakta dağınık güller, gölgende
geriye doğru koşan atlar..
yağmur biraz daha ileri giderse
geçmi$i $ikayet eder annelere
kızların dudakları kesilir
zarflara yaslanmaktan..
korku'nun ortasında 'r' gibi
titrer kiremitler...
vitrinlere
çarpıp dökülür esnaf
bir kadın -eskidikçe daha kadın-
dalların arasında unutulur
adam biraz daha ileri giderse, terler...
parmağındaki yüzüğün içinden geçer
bir ta$ dü$ürür sesinin üstüne
bağrını çağıran yoku$a bakar,
orada su gibi çıplaktır söz
çocukların söyleyemedikleri
annelerin gözlerinden akar
yağmur adamın içinden geçerse
sol yanında zıplayan kurbağa
içindeki göle çekilir birden
kendini $ikayet eden yağmur altında
ilk defa ölü çıkar evden
ev ölünün ardından çıkıp giderken
yağmur...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar