bugün

mesut özil

herkesin farklı duygulara saplanmasına sebep olan oyuncu. dövünüp sızlananlarda mevcut, ''göğsümüzü kabarttı, yüz akımız'' diyenlerde, kabaran milliyetçi hislerle öfke kusup hain ilan edenlerde. kariyerini göz önünde bulundurarak bir seçim yapmış olması tüm bunlardan daha etkili.

kendisi avuçlarımızın arasından pisi pisine kayıp giden bir yıldız değil, endüstriyellik bakımından tahtını kimselere kaptırmayan ülkenin ''endüstriyel futbol pazarı'' klasmanına armağan ettiği bir oyuncudur. bir nevi etki- tepki hadisesi. ''bize yâr olmadı, yandı gülüm keten helva'' demenin hiçbir manası yoktur. sadece oyununu oynuyor, bir sataşma ya da taş ama girişimi olmadı.

marko marin, cacau, podolski, klose, khedira, boateng, trochowski, gomez, serdar taşçı ve mesut özil. tek bir kalecileri eksik devşirmelerden oluşan bir 11 kurmak için, o da tasa değildir zaten. ''üstün alman federasyonu'' icabına bakar. bence ''panzerler'' lakabından ziyade ''birleşmiş milletler karması'' uygundur.

mesut'u hedef tahtası yapmak yerine, bu oluşuma başvuranları eleştirmek daha doğru olacaktır.

not: derinlemesine paslarda üstüne tanımam, adrese teslim atıyor.
© copyright 2005 - 2026