bugün
- yazarların en sevdiği şeyler10
- abd'li eşcinsel solculardan medet ummak7
- kadınların güçlü erkek tercihi4
- başı kapalı ama her şeyi torpilli tipler3
- irmik helvası3
- abdullah öcalan ın cinsel ihtiyaçları7
- ekşi sözlük5
- sigaralar ucuzlamalı5
- sözlüğün bugün çok sıkıcı olması2
- hangi ünlüye benzetiliyorsun5
- insanların aptal olması2
- tinder da algoritma açıklamak2
- libidosu yükselen erkek neden sarılmak ister8
- abd de solcular iktidara gelirse türkiye batar2
- sıradan bir insan olduğunu anlama eşiği7
- katılımevim3
- sözlüğün aptal kaynaması2
- raikagetokatlayan2
- pkklı anaları3
- trump gitsin diye ağlayan ezik ekşiciler2
- son dönemde yaşadıklarımız şaka mı2
- youtuberların ideolojileri9
- iştah oburluk ve açgözlülük şeytandan gelir6
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz40
- özgür özel4
- kadınlar2
- aşk7
- islamcılık cihat cariyelik ve seks köleliği5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak16
- pazarcıların seçtirmemesi6
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik9
- hem maddi dünyaya tapmak hem de mesih'i istemek5
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri27
- silvermist'in mutfağına konuk olmak19
- şair yalanları3
- tora'ya göre musa rabbi eleştirebilir4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı11
- biz şehit annesiyle pkk lının annesini ayırmıyoruz2
- flörtöz erkek iticiliği12
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri34
- sosyal medya toplumun baş belasıdır5
- dilbigisisi en iyi olan yazar20
- balkonda beyaz atletle oturma keyfi6
- kızarmış tavuk2
- güne bir dize bırak2
- deccal'in tarikat şeyhi olma ihtimali3
- israil'in hizbullah yeraltı merkezini patlatması6
- sabahları nefret edilen şeyler7
- ahmet kaya'nın attila ilhan şiirlerini bestelemesi2
- bir gay yakışıklı bir erkeği nasıl tavlayabilir4
en klasik köpekten kaçma tekniğidir. aniden gelişir. nefes alışverişi hiç olmadığı kadar hızlanır. beyne kan akışı durur. topuklar götte derin yaralar açar.
giriş kısmından sonra başıma gelen 2 olayı anlatmak istiyorum. her ikisi de aynı hafta içerisinde tatilden istifade ailece köye gitmemizle cereyan etti.
yaklaşık bir ay boyunca köydeki amcalarımın çiftliğinde kalacaktık. bulunduğumuz yerin üç yüz metre kadar ilerisinde bi çiftlik daha vardı, etrafı çitlerle çevrili. amcamın çiftliği, bekçiliğini yapmakla yükümlü olduğu tarla ile bitişikti. bir sabah amcam kendisinin tarlanın aşağı taraflarında işinin olduğunu ve saat 8 gibi kendisine su götürmemi istedi. kendisinin götürmeye imkanı yoktu çünkü elleri kazma, kürek taşımakla meşguldü. sabah 8 gibi su bidonunu alıp doldurdum. bi hayli ağırdı. engebeli arazi sebebiyle amcamın nerede olduğunu göremesemde yaklaşık olarak nerede olduğunu biliyordum.
aldım elime su bidonunu yürümeye başladım. bizim çiftliğin yakınındaki etrafı çitlerle çevrili diğer çiftliğin yanından geçiyordum şimdi. çitlerin hemen ardında boğa büyüklüğünde bir köpek vardı. gözleri de bende ibnenin. köpeklere nasıl yaklaşılır hiç bilmediğimden bende ona bakıyordum. 30 metre göz göze yürüdükten sonra çitlerin hafif açık olduğu bir noktaya ulaştık. korku dolu gözlerle baktım köpeğe. orospu çocuğu hiç tereddüt etmeden geçti çitlerden yanıma doğru koşmaya başladı. o an neyin ne olduğu hiç umrumda olmadan koşmaya başladım. topuklarımı götümde hissedebiliyordum. kalbim duracak gibiydi. ulan nasıl bir bilinç kaybı yaşadıysam elimdeki 20 kiloluk su bidonunu atmıyorum. köpekle aramızda santimler kaldı artık. ağzıma sıçacak diye düşündüm. sonra kurtarıcı meleğimi gördüm. mavi nissan cipiyle çiftlik sahibi geliyordu. anlamsız bir ses tonuyla, tükürük salya saçarak " abiiieee, abieee köpeeğeee bakk abiieee ğıahhh ". adam arabasının camından kafasını çıkardı "tomi şş oğlum gel oğlum" dedi. köpek peşimi bıraktı sahibinin yanına gitti. hiç teşekkür dahi etmedim adama. aynen koşmaya devam ediyordum. iki yüz metre kadar koşmaya devam ettim. amcam ufukta göründüğünde hafif yavaşladım.
yanına vardığımda amcam suratımdakki azrail görmüş ifadenin nedenini sordu. olayları anlattım. "kaçmayacan öyle durumlarda yeğenim. rahat olacan" dedi. tecrübelenmiştim artık.
olaydan 3 gün sonra yine bir sabah ve yine aynı şekilde amcama su götürüyordum. köpeğe hiç bakmadan geçtim çiftliği. tam tehlike geçti diye düşünürken yaklaşık yüz metre ilerde çete halinde oturan 5 köpeği gördüm. lan tamam amcam rahat felan dediydi de beş köpek diyorum oğlum! kaçmanın faydası olmayacaktı çünkü beni görmüş ve ayaklanmışlardı. muzaffer bi komutan edasıyla eğildim bir taş aldım ve köpeklerin olduğu tarafa doğru fırlattım. hafif kıpraştılar geriye doğru. koşarak üzerlerine doğru gidiyordum. o an herşey ağırçekimdeymiş gibiydi. 5 köpeğe doğru elimde kılıç cihad emri veren bir komutan görünümündeydim. fakat elimde kılıç değil yirmi kiloluk bir su bidonu vardı. eğilip bir taş aldım ve yine fırlattım. artık inceden kaçmaya başlamıştı köpekler. zafere çok az kalmıştı. o an ki adrenalinin etkisiylede köpekleri korkutmak için ağzımdan "haıh hıahh harrr kıhhkk" gibi sesler çıkarıyordum. yemin ederim o anı birileri görse hangi tarafın köpek olduğunu anlayamazdı. ve işte zafer anı köpekler hızla kaçtılar.
gittim suyu verdim amcama olayları anlattım " aferin " dedi. eve doğru yola koyuldum. köpeklerle karşılaştığım o yere vardığımda yine bilincimi kaybettim ve ufukta bir tane dahi köpek olmamasına rağmen elime bir taş alıp " hıağğ hjarr ıhhhkk " diye bağırdım.
giriş kısmından sonra başıma gelen 2 olayı anlatmak istiyorum. her ikisi de aynı hafta içerisinde tatilden istifade ailece köye gitmemizle cereyan etti.
yaklaşık bir ay boyunca köydeki amcalarımın çiftliğinde kalacaktık. bulunduğumuz yerin üç yüz metre kadar ilerisinde bi çiftlik daha vardı, etrafı çitlerle çevrili. amcamın çiftliği, bekçiliğini yapmakla yükümlü olduğu tarla ile bitişikti. bir sabah amcam kendisinin tarlanın aşağı taraflarında işinin olduğunu ve saat 8 gibi kendisine su götürmemi istedi. kendisinin götürmeye imkanı yoktu çünkü elleri kazma, kürek taşımakla meşguldü. sabah 8 gibi su bidonunu alıp doldurdum. bi hayli ağırdı. engebeli arazi sebebiyle amcamın nerede olduğunu göremesemde yaklaşık olarak nerede olduğunu biliyordum.
aldım elime su bidonunu yürümeye başladım. bizim çiftliğin yakınındaki etrafı çitlerle çevrili diğer çiftliğin yanından geçiyordum şimdi. çitlerin hemen ardında boğa büyüklüğünde bir köpek vardı. gözleri de bende ibnenin. köpeklere nasıl yaklaşılır hiç bilmediğimden bende ona bakıyordum. 30 metre göz göze yürüdükten sonra çitlerin hafif açık olduğu bir noktaya ulaştık. korku dolu gözlerle baktım köpeğe. orospu çocuğu hiç tereddüt etmeden geçti çitlerden yanıma doğru koşmaya başladı. o an neyin ne olduğu hiç umrumda olmadan koşmaya başladım. topuklarımı götümde hissedebiliyordum. kalbim duracak gibiydi. ulan nasıl bir bilinç kaybı yaşadıysam elimdeki 20 kiloluk su bidonunu atmıyorum. köpekle aramızda santimler kaldı artık. ağzıma sıçacak diye düşündüm. sonra kurtarıcı meleğimi gördüm. mavi nissan cipiyle çiftlik sahibi geliyordu. anlamsız bir ses tonuyla, tükürük salya saçarak " abiiieee, abieee köpeeğeee bakk abiieee ğıahhh ". adam arabasının camından kafasını çıkardı "tomi şş oğlum gel oğlum" dedi. köpek peşimi bıraktı sahibinin yanına gitti. hiç teşekkür dahi etmedim adama. aynen koşmaya devam ediyordum. iki yüz metre kadar koşmaya devam ettim. amcam ufukta göründüğünde hafif yavaşladım.
yanına vardığımda amcam suratımdakki azrail görmüş ifadenin nedenini sordu. olayları anlattım. "kaçmayacan öyle durumlarda yeğenim. rahat olacan" dedi. tecrübelenmiştim artık.
olaydan 3 gün sonra yine bir sabah ve yine aynı şekilde amcama su götürüyordum. köpeğe hiç bakmadan geçtim çiftliği. tam tehlike geçti diye düşünürken yaklaşık yüz metre ilerde çete halinde oturan 5 köpeği gördüm. lan tamam amcam rahat felan dediydi de beş köpek diyorum oğlum! kaçmanın faydası olmayacaktı çünkü beni görmüş ve ayaklanmışlardı. muzaffer bi komutan edasıyla eğildim bir taş aldım ve köpeklerin olduğu tarafa doğru fırlattım. hafif kıpraştılar geriye doğru. koşarak üzerlerine doğru gidiyordum. o an herşey ağırçekimdeymiş gibiydi. 5 köpeğe doğru elimde kılıç cihad emri veren bir komutan görünümündeydim. fakat elimde kılıç değil yirmi kiloluk bir su bidonu vardı. eğilip bir taş aldım ve yine fırlattım. artık inceden kaçmaya başlamıştı köpekler. zafere çok az kalmıştı. o an ki adrenalinin etkisiylede köpekleri korkutmak için ağzımdan "haıh hıahh harrr kıhhkk" gibi sesler çıkarıyordum. yemin ederim o anı birileri görse hangi tarafın köpek olduğunu anlayamazdı. ve işte zafer anı köpekler hızla kaçtılar.
gittim suyu verdim amcama olayları anlattım " aferin " dedi. eve doğru yola koyuldum. köpeklerle karşılaştığım o yere vardığımda yine bilincimi kaybettim ve ufukta bir tane dahi köpek olmamasına rağmen elime bir taş alıp " hıağğ hjarr ıhhhkk " diye bağırdım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar