bugün
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri26
- dilbigisisi en iyi olan yazar20
- gecenin şarkısı10
- yazarların buluşmak istediği yazar12
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz35
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri35
- dahi anlamındaki de yi ayrı yazmayan sevgili14
- gelecekteki sevgiliye söylenecek şeyler3
- eski sevgiliyle bakkalda karşılaşmak10
- boyumun 2 cm kısalması28
- ölmek istemek ama ölememek5
- chatgpt ile dertleşmek7
- kızlar bakar mısınız13
- insanlar değişmez4
- tutunamayanlar8
- bol tereyağlı iskender5
- gece açlığı6
- bende eksik olan ne diye düşünmek5
- sözlük yazarlarının ruh halini anlatan görsel11
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması15
- islamda namaz yoktur13
- anasonlu nargile4
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı21
- orta doğu da 4 tane ulus devlet var9
- flörtöz erkek iticiliği5
- arkadaşlar hesabımı gizliyorum6
- uludağ sözlük en popüler yazarını seçiyor9
- chp'nin türkiye'ye yaptıkları6
- saat dokuzu beş geçe atam dolmabahçe de2
- ayrılık sonrası herkesi benzetmek3
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı19
- chatgptyle dertleşmenin artık cidden yapılması3
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- zengin erkek vs fakir kız3
- israil'e saldıran her ulus helaka uğrayacak6
- bir gay yakışıklı bir erkeği nasıl tavlayabilir2
- 12 eylül 2026 suudi arabistanın vurulması8
- ben üşümem2
- sözlük yazarlarını analiz eden yazar5
- sözlük yazarlarının mastürbasyon teknikleri6
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım12
- istanbul da 2 ilçede denize girme yasağı4
- kendi kendine nazar değdirmek3
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri4
- cumartesi gecesi erken uyuyan insan3
- deli benim2
- inanmak teslimiyetçi bi külte tabi olmak değildir2
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu25
- nişantaşı nda 36 lı tuvalet kağıdıyla yürümek8
- placebo konserinde bayilmak2
entry'ler (2)
bir de o'nu ağlarken görmek var tabii
o ağlar, sen de ağlarsın.
seninle aslında hiçbir alakası yokken
tamamen o'nun ağlamasıyla gözünde oluşan,
dış etkenlere bağlı gözyaşlarını
kendi içine akıtmak zorunda kalırsın.
o'na sarılıp ağlamak istersin,
kavramak istersin belinden,
ama olmaz.
yapamazsın.
o ağlar, sen de ağlarsın.
o ağlar, sen gözyaşlarını içine akıtırsın.
o ağladı.
ben de ağladım.
o ağlar, sen de ağlarsın.
seninle aslında hiçbir alakası yokken
tamamen o'nun ağlamasıyla gözünde oluşan,
dış etkenlere bağlı gözyaşlarını
kendi içine akıtmak zorunda kalırsın.
o'na sarılıp ağlamak istersin,
kavramak istersin belinden,
ama olmaz.
yapamazsın.
o ağlar, sen de ağlarsın.
o ağlar, sen gözyaşlarını içine akıtırsın.
o ağladı.
ben de ağladım.
en klasik köpekten kaçma tekniğidir. aniden gelişir. nefes alışverişi hiç olmadığı kadar hızlanır. beyne kan akışı durur. topuklar götte derin yaralar açar.
giriş kısmından sonra başıma gelen 2 olayı anlatmak istiyorum. her ikisi de aynı hafta içerisinde tatilden istifade ailece köye gitmemizle cereyan etti.
yaklaşık bir ay boyunca köydeki amcalarımın çiftliğinde kalacaktık. bulunduğumuz yerin üç yüz metre kadar ilerisinde bi çiftlik daha vardı, etrafı çitlerle çevrili. amcamın çiftliği, bekçiliğini yapmakla yükümlü olduğu tarla ile bitişikti. bir sabah amcam kendisinin tarlanın aşağı taraflarında işinin olduğunu ve saat 8 gibi kendisine su götürmemi istedi. kendisinin götürmeye imkanı yoktu çünkü elleri kazma, kürek taşımakla meşguldü. sabah 8 gibi su bidonunu alıp doldurdum. bi hayli ağırdı. engebeli arazi sebebiyle amcamın nerede olduğunu göremesemde yaklaşık olarak nerede olduğunu biliyordum.
aldım elime su bidonunu yürümeye başladım. bizim çiftliğin yakınındaki etrafı çitlerle çevrili diğer çiftliğin yanından geçiyordum şimdi. çitlerin hemen ardında boğa büyüklüğünde bir köpek vardı. gözleri de bende ibnenin. köpeklere nasıl yaklaşılır hiç bilmediğimden bende ona bakıyordum. 30 metre göz göze yürüdükten sonra çitlerin hafif açık olduğu bir noktaya ulaştık. korku dolu gözlerle baktım köpeğe. orospu çocuğu hiç tereddüt etmeden geçti çitlerden yanıma doğru koşmaya başladı. o an neyin ne olduğu hiç umrumda olmadan koşmaya başladım. topuklarımı götümde hissedebiliyordum. kalbim duracak gibiydi. ulan nasıl bir bilinç kaybı yaşadıysam elimdeki 20 kiloluk su bidonunu atmıyorum. köpekle aramızda santimler kaldı artık. ağzıma sıçacak diye düşündüm. sonra kurtarıcı meleğimi gördüm. mavi nissan cipiyle çiftlik sahibi geliyordu. anlamsız bir ses tonuyla, tükürük salya saçarak " abiiieee, abieee köpeeğeee bakk abiieee ğıahhh ". adam arabasının camından kafasını çıkardı "tomi şş oğlum gel oğlum" dedi. köpek peşimi bıraktı sahibinin yanına gitti. hiç teşekkür dahi etmedim adama. aynen koşmaya devam ediyordum. iki yüz metre kadar koşmaya devam ettim. amcam ufukta göründüğünde hafif yavaşladım.
yanına vardığımda amcam suratımdakki azrail görmüş ifadenin nedenini sordu. olayları anlattım. "kaçmayacan öyle durumlarda yeğenim. rahat olacan" dedi. tecrübelenmiştim artık.
olaydan 3 gün sonra yine bir sabah ve yine aynı şekilde amcama su götürüyordum. köpeğe hiç bakmadan geçtim çiftliği. tam tehlike geçti diye düşünürken yaklaşık yüz metre ilerde çete halinde oturan 5 köpeği gördüm. lan tamam amcam rahat felan dediydi de beş köpek diyorum oğlum! kaçmanın faydası olmayacaktı çünkü beni görmüş ve ayaklanmışlardı. muzaffer bi komutan edasıyla eğildim bir taş aldım ve köpeklerin olduğu tarafa doğru fırlattım. hafif kıpraştılar geriye doğru. koşarak üzerlerine doğru gidiyordum. o an herşey ağırçekimdeymiş gibiydi. 5 köpeğe doğru elimde kılıç cihad emri veren bir komutan görünümündeydim. fakat elimde kılıç değil yirmi kiloluk bir su bidonu vardı. eğilip bir taş aldım ve yine fırlattım. artık inceden kaçmaya başlamıştı köpekler. zafere çok az kalmıştı. o an ki adrenalinin etkisiylede köpekleri korkutmak için ağzımdan "haıh hıahh harrr kıhhkk" gibi sesler çıkarıyordum. yemin ederim o anı birileri görse hangi tarafın köpek olduğunu anlayamazdı. ve işte zafer anı köpekler hızla kaçtılar.
gittim suyu verdim amcama olayları anlattım " aferin " dedi. eve doğru yola koyuldum. köpeklerle karşılaştığım o yere vardığımda yine bilincimi kaybettim ve ufukta bir tane dahi köpek olmamasına rağmen elime bir taş alıp " hıağğ hjarr ıhhhkk " diye bağırdım.
giriş kısmından sonra başıma gelen 2 olayı anlatmak istiyorum. her ikisi de aynı hafta içerisinde tatilden istifade ailece köye gitmemizle cereyan etti.
yaklaşık bir ay boyunca köydeki amcalarımın çiftliğinde kalacaktık. bulunduğumuz yerin üç yüz metre kadar ilerisinde bi çiftlik daha vardı, etrafı çitlerle çevrili. amcamın çiftliği, bekçiliğini yapmakla yükümlü olduğu tarla ile bitişikti. bir sabah amcam kendisinin tarlanın aşağı taraflarında işinin olduğunu ve saat 8 gibi kendisine su götürmemi istedi. kendisinin götürmeye imkanı yoktu çünkü elleri kazma, kürek taşımakla meşguldü. sabah 8 gibi su bidonunu alıp doldurdum. bi hayli ağırdı. engebeli arazi sebebiyle amcamın nerede olduğunu göremesemde yaklaşık olarak nerede olduğunu biliyordum.
aldım elime su bidonunu yürümeye başladım. bizim çiftliğin yakınındaki etrafı çitlerle çevrili diğer çiftliğin yanından geçiyordum şimdi. çitlerin hemen ardında boğa büyüklüğünde bir köpek vardı. gözleri de bende ibnenin. köpeklere nasıl yaklaşılır hiç bilmediğimden bende ona bakıyordum. 30 metre göz göze yürüdükten sonra çitlerin hafif açık olduğu bir noktaya ulaştık. korku dolu gözlerle baktım köpeğe. orospu çocuğu hiç tereddüt etmeden geçti çitlerden yanıma doğru koşmaya başladı. o an neyin ne olduğu hiç umrumda olmadan koşmaya başladım. topuklarımı götümde hissedebiliyordum. kalbim duracak gibiydi. ulan nasıl bir bilinç kaybı yaşadıysam elimdeki 20 kiloluk su bidonunu atmıyorum. köpekle aramızda santimler kaldı artık. ağzıma sıçacak diye düşündüm. sonra kurtarıcı meleğimi gördüm. mavi nissan cipiyle çiftlik sahibi geliyordu. anlamsız bir ses tonuyla, tükürük salya saçarak " abiiieee, abieee köpeeğeee bakk abiieee ğıahhh ". adam arabasının camından kafasını çıkardı "tomi şş oğlum gel oğlum" dedi. köpek peşimi bıraktı sahibinin yanına gitti. hiç teşekkür dahi etmedim adama. aynen koşmaya devam ediyordum. iki yüz metre kadar koşmaya devam ettim. amcam ufukta göründüğünde hafif yavaşladım.
yanına vardığımda amcam suratımdakki azrail görmüş ifadenin nedenini sordu. olayları anlattım. "kaçmayacan öyle durumlarda yeğenim. rahat olacan" dedi. tecrübelenmiştim artık.
olaydan 3 gün sonra yine bir sabah ve yine aynı şekilde amcama su götürüyordum. köpeğe hiç bakmadan geçtim çiftliği. tam tehlike geçti diye düşünürken yaklaşık yüz metre ilerde çete halinde oturan 5 köpeği gördüm. lan tamam amcam rahat felan dediydi de beş köpek diyorum oğlum! kaçmanın faydası olmayacaktı çünkü beni görmüş ve ayaklanmışlardı. muzaffer bi komutan edasıyla eğildim bir taş aldım ve köpeklerin olduğu tarafa doğru fırlattım. hafif kıpraştılar geriye doğru. koşarak üzerlerine doğru gidiyordum. o an herşey ağırçekimdeymiş gibiydi. 5 köpeğe doğru elimde kılıç cihad emri veren bir komutan görünümündeydim. fakat elimde kılıç değil yirmi kiloluk bir su bidonu vardı. eğilip bir taş aldım ve yine fırlattım. artık inceden kaçmaya başlamıştı köpekler. zafere çok az kalmıştı. o an ki adrenalinin etkisiylede köpekleri korkutmak için ağzımdan "haıh hıahh harrr kıhhkk" gibi sesler çıkarıyordum. yemin ederim o anı birileri görse hangi tarafın köpek olduğunu anlayamazdı. ve işte zafer anı köpekler hızla kaçtılar.
gittim suyu verdim amcama olayları anlattım " aferin " dedi. eve doğru yola koyuldum. köpeklerle karşılaştığım o yere vardığımda yine bilincimi kaybettim ve ufukta bir tane dahi köpek olmamasına rağmen elime bir taş alıp " hıağğ hjarr ıhhhkk " diye bağırdım.