bugün
- arap götü8
- tanımadığı kadına tokat atan adam12
- queen ravennanın aşırı güzel olması5
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı15
- kale3112 tarzı entry girmek8
- doların 50 tl olması7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı27
- yazarların akşama dair planları8
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- yagmurcu2
- kablosuz mouse12
- iskilipli atıf hoca20
- al pacino denince akla gelen ilk film2
- true niye hala çaylak5
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- favlayan yazarın asıl amacı12
- kırıkkaleli olmak istemek2
- çocukluğu hatırlatan tatlar4
- emre belözoğlu3
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler5
- sözlükteki kuzucuklarım6
- somali de türk bayrağı yakılması5
- yogartiksen6
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi8
- ali kemal porno film çekerken mi yakalan mış2
- sözlük kürdü55
- istanbul şu an hafif yağmurlu 17 derece2
- songül karlı5
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- anın görüntüsü32
- millette manyak para var21
- arap kızı ve arap oğlanı duvar süsü3
- sevgiliyle film izleyebildiğin gün2
- ahmet nazif zorlu8
- ismail kartal18
- cadılar bayramını kutlayan erkek6
- esra'yı aç esra'yı9
- togg4
- süleyman çık dışarı2
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- kim cha eon7
- yagmur yagiyor seller akiyor3
- zenci kadın poposu4
- arabi'yi verem etmek2
- fb'nin inanılmaz başarısı4
- camfrog sönmez küfürleri3
Hani yağmurlu günlerin en ıslak insanlarıdırlar,hani sadece onların geçtiği sokaklarda çukur vardır. Hani her hafta aynı şans oyunun oynarlarda,bir hafta yatırmadıkları kupona çıkar büyük ikramiye. işte onlardan birisin sen de;doğuştan kaybedenlerden. Kötü şansına inanıp sadece ağlananlardan. Her şeyin kendiliğinden düzelmesini bekleyenlerden. Hani ayağına takılıp onları düşüren taşlara sövmekten başka çare düşünemeyenler vardır ya,işte onlardansın. Sen sırf zavallılığı kabullendiğin için zavallı,kaybeden olmayı seçtiğin için kaybedensin. Neyi hak ettiğini bilmeden yaşayanlardansın.
Senin için mutluluk;boşu boşuna girdiğin borçlarının iyi kalpli biri tarafından ödenmesi,ya da internetten daha fazla oyun,resim,şarkı veya film indirebilmekten ibaret. Yıllardır çalıştığın iş yerinde bir gün bile fark edilmemen,hayatındaki tek ilerlemenin belediye otobüsün arka tarafına olması,seni tanıyan herkesin arkandan alay etmeleri seninle… hep kaybetmişliğin belirtileri işte.
Hayatının en heyecan verici anı;bir sabah otobüsü kaçırıp işe gecikmen oldu. Bunda bile suçlayacak birini buldun;tabi ki o sabah uyuya kalacağını tahmin edip,daha geç gelmeyen otobüs şoförü. Senin ne suçun olabilir ki?(?) Olanlarda senin hatan asla olamaz. Sen sadece şansızsın çünkü. Tek ‘sorun’ bu öyle değil mi? sorumsuzluğun olamaz,asla.
Hiç yaşamadın aşkı. Karşı cinsle tek iletişimin telefon sapıklarıydı. Hiç dostun olmadı bilgisayarın ve kahve makinen dışında. Bir köpeğin ya da balığın bile olmadı. aç bırakıp ölümüne sebep olacağını biliyordun zaten. Yaşadığını sandığın o evde ölüm kapını çaldığında,cesedini kim bilir kaç gün sonra bulunacağını düşünürdün bazen. Yalnızlığın en büyük hükümdarısın çünkü. Kim fark eder ki öldüğünü. Seni merak edip,özleyip kapını çalacak biri yok ki hayatında. Belki iş yerinden ararlar ama niye işe gelmedi acaba? kaytarıyorsa maaşından keseriz zihniyetiyle. Hepsi bu.
Ne umudun oldu bugüne kadar,ne kaybetmekten korktuğun biri. Babandan kalan eve bile,bir yatak,bir televizyon ve bir su ısıtıcısından fazlasını çok gördün. Tabi ki denedin değişmeyi,yenilenmeyi. Kararlar aldın;görünüşünü değiştirmekten bahsettin;en uzun rejimin 3 saat sürdü. Sağlıklı hayat dedin,niyetine girdin;sigarayla ayırdım yollarımı dedin. Her paketin son paket oldu. Erken kalkabildiğin tek sabahta çıktığın koşunun(!) 5 dakika sonra gelen ilk molasında bir sigara yaktın. Ve bunda da sigarayı icat edene çıkardın faturayı. Senin iradesizliğin olacak değildi ya(!) sana yaklaşmaya çalışan herkesten şüphelendin,oysa kimsenin çıkarı olabilecek bir şeyin bile yoktu ki senin. Her yüzüne güleni ağlattın acımasız eleştirilerinle. Sana göre açık sözlülüğünün ifadesiydi bu;insanların eksiklerini yüzüne vurmak. Onlar alınganlık yapıyordu hep,zaten senin ne suçun olabilirdi ki? kimseyi gerçekten tanıma,sevme şansını bile vermedin kendine.
Başına hep kötü şeylerin geldiğine,ve bunların şanssızlığından başka neden olmadığına inandırdın kendini. Ama ne acı ki;sorununun şanssızlık değil,kolayı kabullenmek olduğunu hiç anlayamadın. Bir gün kazanabilme ihtimalini unutup boşuna yaşadığın hayatta haybeden,kaybeden oldun! insanın her yaşadığı andan,yalnız kendinin sorumlu olacağını,hayatının kontrolünü ancak kendisinin sağlayabileceğini göz ardı ederek…
Senin için mutluluk;boşu boşuna girdiğin borçlarının iyi kalpli biri tarafından ödenmesi,ya da internetten daha fazla oyun,resim,şarkı veya film indirebilmekten ibaret. Yıllardır çalıştığın iş yerinde bir gün bile fark edilmemen,hayatındaki tek ilerlemenin belediye otobüsün arka tarafına olması,seni tanıyan herkesin arkandan alay etmeleri seninle… hep kaybetmişliğin belirtileri işte.
Hayatının en heyecan verici anı;bir sabah otobüsü kaçırıp işe gecikmen oldu. Bunda bile suçlayacak birini buldun;tabi ki o sabah uyuya kalacağını tahmin edip,daha geç gelmeyen otobüs şoförü. Senin ne suçun olabilir ki?(?) Olanlarda senin hatan asla olamaz. Sen sadece şansızsın çünkü. Tek ‘sorun’ bu öyle değil mi? sorumsuzluğun olamaz,asla.
Hiç yaşamadın aşkı. Karşı cinsle tek iletişimin telefon sapıklarıydı. Hiç dostun olmadı bilgisayarın ve kahve makinen dışında. Bir köpeğin ya da balığın bile olmadı. aç bırakıp ölümüne sebep olacağını biliyordun zaten. Yaşadığını sandığın o evde ölüm kapını çaldığında,cesedini kim bilir kaç gün sonra bulunacağını düşünürdün bazen. Yalnızlığın en büyük hükümdarısın çünkü. Kim fark eder ki öldüğünü. Seni merak edip,özleyip kapını çalacak biri yok ki hayatında. Belki iş yerinden ararlar ama niye işe gelmedi acaba? kaytarıyorsa maaşından keseriz zihniyetiyle. Hepsi bu.
Ne umudun oldu bugüne kadar,ne kaybetmekten korktuğun biri. Babandan kalan eve bile,bir yatak,bir televizyon ve bir su ısıtıcısından fazlasını çok gördün. Tabi ki denedin değişmeyi,yenilenmeyi. Kararlar aldın;görünüşünü değiştirmekten bahsettin;en uzun rejimin 3 saat sürdü. Sağlıklı hayat dedin,niyetine girdin;sigarayla ayırdım yollarımı dedin. Her paketin son paket oldu. Erken kalkabildiğin tek sabahta çıktığın koşunun(!) 5 dakika sonra gelen ilk molasında bir sigara yaktın. Ve bunda da sigarayı icat edene çıkardın faturayı. Senin iradesizliğin olacak değildi ya(!) sana yaklaşmaya çalışan herkesten şüphelendin,oysa kimsenin çıkarı olabilecek bir şeyin bile yoktu ki senin. Her yüzüne güleni ağlattın acımasız eleştirilerinle. Sana göre açık sözlülüğünün ifadesiydi bu;insanların eksiklerini yüzüne vurmak. Onlar alınganlık yapıyordu hep,zaten senin ne suçun olabilirdi ki? kimseyi gerçekten tanıma,sevme şansını bile vermedin kendine.
Başına hep kötü şeylerin geldiğine,ve bunların şanssızlığından başka neden olmadığına inandırdın kendini. Ama ne acı ki;sorununun şanssızlık değil,kolayı kabullenmek olduğunu hiç anlayamadın. Bir gün kazanabilme ihtimalini unutup boşuna yaşadığın hayatta haybeden,kaybeden oldun! insanın her yaşadığı andan,yalnız kendinin sorumlu olacağını,hayatının kontrolünü ancak kendisinin sağlayabileceğini göz ardı ederek…
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar