bugün
- bir sarma yapmışım9
- sözlük kızlarının ateşli olduğu gerçeği6
- ota boka devşirme diyen hırto27
- yunanlıların yağlı güreşi çalmaları11
- true nickli namussuz yazar15
- kendin hakkında bir gerçek bırak12
- ateistlerin nursuz olması15
- diamond bosphorus12
- köylü olan ailemden utanıyorum12
- kadınlar neden iyi sevişen erkekleri terk edemez4
- iyi sevişen erkeğe aşık olunur mu15
- üstteki yazara bir hayat tavsiyesi bırak16
- sabah nasıl uyanıyorsunuz6
- alınmış en ağır cevap4
- umudu yeşerten bazı detaylar4
- daşşakları vantilatöre doğrultmak3
- türkan saylan7
- giresun çocuğuyum her yerde sevişirim4
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız40
- fetö nün siyasi ayağı19
- pkklı cenazesi bombalamak4
- yalnızken yapılan saçmalıklar3
- türkiye'nin en güvenilir siyasetçileri9
- kürtlerin tekelinde olan meslekler13
- heves3
- fırının başında beklemek4
- böceklerin tek tabanca gezmesi5
- tabiatındaki dengesizliği maharetle kullanmak6
- ahbap18
- yurtdışında arap mısın diye sorulması12
- kadın çantasında olmazsa olmaz üç şey3
- giresun çocuğu5
- belinde kelebek dövmesi olan yazarlar12
- yeniçeriye özenmek2
- galette4
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı9
- kezolara duyduğum ateşli ilgi5
- fabrikadan çıkmış yazarlar5
- kemalim yapmaz öyle şey7
- haluk levent'e bile devletten daha çok güvenmek10
- 15 temmuz 2026 ingiltere arjantin maçı37
- karışık kızartma10
- yurtdışında hintli misin diye sorulması9
- testo taylan2
- heves eden yol alir2
- ıssız adaya düşerken yanına ilk kendini almak2
- anın görüntüsü20
- testo taylan true ziyareti5
- dünya yılanlar günü2
- sinir bozucu şeyler20
küçüktüm henüz büyümemiştim, sene 99, 17 ağustos. bunaltıcı bi yalova gecesi. dışarıdayız, ailece oturuyoruz, sohbet ediyoruz. saat ilerledikçe uykusu geliyor herkesin, eve girmeye hazırlanıyoruz, küçük kardeşim hariç. ağlıyor avazı çıktığı kadar, istemiyor içeri girmek. annem sinirleniyor, kolundan sürükleye sürükleye sokuyor eve çocukcağızı.
nasıl olsa yazlık, herkes bulduğu yerde yatıyor, ben de hep annemin yanında yatıyorum açılan ikili kanepelerde. kardeşim tek başına, yan tarafımızda köşesinde küçük ama yüksek bi çıkıntı bulunan koltukta. ağlıyor o gece daha yatmadan, hiç huysuz değil halbuki nadiren duyarız ağladığını, dünyanın en uyumlu çocuğu belki. küçük ama benden olgun hatta. annemin yanında yatıcam diyor.
kızıyorum ben, söylene söylene kalkıp diğer koltuğa yatıyorum. sarılıyor bana yatmadan önce, neden yapıyor bilmiyorum. ben sinirliyim, savuşturuyorum başımdan. gidiyor anneme sarılıp yatıyor.
çok yorulmuşum, gözlerimi kapıyorum ve anında uykuya dalıyorum. sonrası malum yıkıntıların arasında uyanıyorum. ağır bi beton kokusu var burnumda, her şey yerle bir olmuş. bir şey düşünemiyorum bayılıyorum. ayılıyorum, bağırışlar duyuyorum, bayılıyorum, tekrar ayılıyorum susuyorum, çok susuyorum.
biri ismimi söylüyor dışarıdan, bağırıyorum sesimin çıktığı kadar. zar zor çıkarıyorlar beni oradan. sağ bacağım şişmiş, çok ağrıyor, yürüyemiyorum. hemen ankaraya dönmemiz gerekiyor, doktora gitmemiz. o sırada babamı görüyorum, ankaradan kalkmış gelmiş hemen. enkazın içinde çabalayıp duruyor, bağırıyor, gözlerinde yaşlar var. anneanneme annem nerede diyorum, kimse cevap vermiyor. soruyorum, soruyorum, haykırıyorum, "nerede!" diyorum.
hastanede gözlerimi açıyorum, ameliyattan çıkmışım, henüz olmadığım diğer 10 ameliyatın ilki. babam duruyor başımda, su istiyorum, vermiyorlar narkozdan dolayı. defalarca su istiyorum, pes ediyorum. sesim çıkmıyor, "nerede onlar" diyorum. cevap yok, yine bayılıyorum.
birkaç gün sonra alıyorum ilk cevabımı, annemle kardeşimin yattığı kanepeye duvar düşmüş, ikisi de ölmüş. benim yattığım yerin tepesindeki çıkıntı üzerime düşen duvarı tutmuş ve öyle kurtulmuşum. kardeşim, şimdi "melek oldu" dedikleri kardeşim kurtarmış benim hayatımı. fark etmeden vedalaşmış bile, sarılmış ve hoşçakal demiş.
şimdi canım kardeşim, hayatta olmalıydın ve doğum gününü kutlamalıydık hep beraber, bütün aile. doğum günün kutlu olsun.
nasıl olsa yazlık, herkes bulduğu yerde yatıyor, ben de hep annemin yanında yatıyorum açılan ikili kanepelerde. kardeşim tek başına, yan tarafımızda köşesinde küçük ama yüksek bi çıkıntı bulunan koltukta. ağlıyor o gece daha yatmadan, hiç huysuz değil halbuki nadiren duyarız ağladığını, dünyanın en uyumlu çocuğu belki. küçük ama benden olgun hatta. annemin yanında yatıcam diyor.
kızıyorum ben, söylene söylene kalkıp diğer koltuğa yatıyorum. sarılıyor bana yatmadan önce, neden yapıyor bilmiyorum. ben sinirliyim, savuşturuyorum başımdan. gidiyor anneme sarılıp yatıyor.
çok yorulmuşum, gözlerimi kapıyorum ve anında uykuya dalıyorum. sonrası malum yıkıntıların arasında uyanıyorum. ağır bi beton kokusu var burnumda, her şey yerle bir olmuş. bir şey düşünemiyorum bayılıyorum. ayılıyorum, bağırışlar duyuyorum, bayılıyorum, tekrar ayılıyorum susuyorum, çok susuyorum.
biri ismimi söylüyor dışarıdan, bağırıyorum sesimin çıktığı kadar. zar zor çıkarıyorlar beni oradan. sağ bacağım şişmiş, çok ağrıyor, yürüyemiyorum. hemen ankaraya dönmemiz gerekiyor, doktora gitmemiz. o sırada babamı görüyorum, ankaradan kalkmış gelmiş hemen. enkazın içinde çabalayıp duruyor, bağırıyor, gözlerinde yaşlar var. anneanneme annem nerede diyorum, kimse cevap vermiyor. soruyorum, soruyorum, haykırıyorum, "nerede!" diyorum.
hastanede gözlerimi açıyorum, ameliyattan çıkmışım, henüz olmadığım diğer 10 ameliyatın ilki. babam duruyor başımda, su istiyorum, vermiyorlar narkozdan dolayı. defalarca su istiyorum, pes ediyorum. sesim çıkmıyor, "nerede onlar" diyorum. cevap yok, yine bayılıyorum.
birkaç gün sonra alıyorum ilk cevabımı, annemle kardeşimin yattığı kanepeye duvar düşmüş, ikisi de ölmüş. benim yattığım yerin tepesindeki çıkıntı üzerime düşen duvarı tutmuş ve öyle kurtulmuşum. kardeşim, şimdi "melek oldu" dedikleri kardeşim kurtarmış benim hayatımı. fark etmeden vedalaşmış bile, sarılmış ve hoşçakal demiş.
şimdi canım kardeşim, hayatta olmalıydın ve doğum gününü kutlamalıydık hep beraber, bütün aile. doğum günün kutlu olsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar