bugün
- resmine 31 çektim de yattım4
- silver ile evlenecek erkek41
- rica etsem beni linçler misiniz14
- ellerim bos gonlum hos29
- nervio hamferdi10
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki12
- enayimiknatisi ile kavga etmek10
- ruhun bir bedenden diğerine geçmesi5
- bik bik nedir niye bu kadar sevilesidir9
- sürü zekası7
- avukat sevgili8
- mesajla verilmiş en büyük ayarlar7
- simko312
- sokakta dayak atılan kadın görsen karışır mısın6
- imparatorice olmak ister miydiniz7
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak9
- ne mutlu türküm diyene3
- sözlükte yapılacak en büyük hata4
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir9
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı9
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın3
- yazarların şu an dinlediği şarkılar5
- teomancalmasur5
- sözlüğün toplam zekası6
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- sözlükte tartışma kaybetmeme taktikleri5
- silik yemek5
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum9
- katatespizartmasi16
- parayla saadet olması18
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı30
- psikopatlar neden klasik müzik sever7
- ortama girince herkesin susması11
- morkstar6
- tuzlu kahve dizisi7
- can yok olmaz sadece biçim değiştirir2
- sözlük yazarlarının kombinleri12
- evli adamın sözlükte ne işi var8
- korkunçlu cinli roman yazmak5
- tarihin üç kırılma noktası2
- motordan düşmek6
- bilim ve din üzerine düşünceler3
- sarapci koala61
- üzdüğüm herkesten özür dilerim3
- technical debt3
- amedspor19
- düşmüş melekler aynı anda tüm dünyayı işitebiliyor7
- sarhoş olmak3
küçüktüm henüz büyümemiştim, sene 99, 17 ağustos. bunaltıcı bi yalova gecesi. dışarıdayız, ailece oturuyoruz, sohbet ediyoruz. saat ilerledikçe uykusu geliyor herkesin, eve girmeye hazırlanıyoruz, küçük kardeşim hariç. ağlıyor avazı çıktığı kadar, istemiyor içeri girmek. annem sinirleniyor, kolundan sürükleye sürükleye sokuyor eve çocukcağızı.
nasıl olsa yazlık, herkes bulduğu yerde yatıyor, ben de hep annemin yanında yatıyorum açılan ikili kanepelerde. kardeşim tek başına, yan tarafımızda köşesinde küçük ama yüksek bi çıkıntı bulunan koltukta. ağlıyor o gece daha yatmadan, hiç huysuz değil halbuki nadiren duyarız ağladığını, dünyanın en uyumlu çocuğu belki. küçük ama benden olgun hatta. annemin yanında yatıcam diyor.
kızıyorum ben, söylene söylene kalkıp diğer koltuğa yatıyorum. sarılıyor bana yatmadan önce, neden yapıyor bilmiyorum. ben sinirliyim, savuşturuyorum başımdan. gidiyor anneme sarılıp yatıyor.
çok yorulmuşum, gözlerimi kapıyorum ve anında uykuya dalıyorum. sonrası malum yıkıntıların arasında uyanıyorum. ağır bi beton kokusu var burnumda, her şey yerle bir olmuş. bir şey düşünemiyorum bayılıyorum. ayılıyorum, bağırışlar duyuyorum, bayılıyorum, tekrar ayılıyorum susuyorum, çok susuyorum.
biri ismimi söylüyor dışarıdan, bağırıyorum sesimin çıktığı kadar. zar zor çıkarıyorlar beni oradan. sağ bacağım şişmiş, çok ağrıyor, yürüyemiyorum. hemen ankaraya dönmemiz gerekiyor, doktora gitmemiz. o sırada babamı görüyorum, ankaradan kalkmış gelmiş hemen. enkazın içinde çabalayıp duruyor, bağırıyor, gözlerinde yaşlar var. anneanneme annem nerede diyorum, kimse cevap vermiyor. soruyorum, soruyorum, haykırıyorum, "nerede!" diyorum.
hastanede gözlerimi açıyorum, ameliyattan çıkmışım, henüz olmadığım diğer 10 ameliyatın ilki. babam duruyor başımda, su istiyorum, vermiyorlar narkozdan dolayı. defalarca su istiyorum, pes ediyorum. sesim çıkmıyor, "nerede onlar" diyorum. cevap yok, yine bayılıyorum.
birkaç gün sonra alıyorum ilk cevabımı, annemle kardeşimin yattığı kanepeye duvar düşmüş, ikisi de ölmüş. benim yattığım yerin tepesindeki çıkıntı üzerime düşen duvarı tutmuş ve öyle kurtulmuşum. kardeşim, şimdi "melek oldu" dedikleri kardeşim kurtarmış benim hayatımı. fark etmeden vedalaşmış bile, sarılmış ve hoşçakal demiş.
şimdi canım kardeşim, hayatta olmalıydın ve doğum gününü kutlamalıydık hep beraber, bütün aile. doğum günün kutlu olsun.
nasıl olsa yazlık, herkes bulduğu yerde yatıyor, ben de hep annemin yanında yatıyorum açılan ikili kanepelerde. kardeşim tek başına, yan tarafımızda köşesinde küçük ama yüksek bi çıkıntı bulunan koltukta. ağlıyor o gece daha yatmadan, hiç huysuz değil halbuki nadiren duyarız ağladığını, dünyanın en uyumlu çocuğu belki. küçük ama benden olgun hatta. annemin yanında yatıcam diyor.
kızıyorum ben, söylene söylene kalkıp diğer koltuğa yatıyorum. sarılıyor bana yatmadan önce, neden yapıyor bilmiyorum. ben sinirliyim, savuşturuyorum başımdan. gidiyor anneme sarılıp yatıyor.
çok yorulmuşum, gözlerimi kapıyorum ve anında uykuya dalıyorum. sonrası malum yıkıntıların arasında uyanıyorum. ağır bi beton kokusu var burnumda, her şey yerle bir olmuş. bir şey düşünemiyorum bayılıyorum. ayılıyorum, bağırışlar duyuyorum, bayılıyorum, tekrar ayılıyorum susuyorum, çok susuyorum.
biri ismimi söylüyor dışarıdan, bağırıyorum sesimin çıktığı kadar. zar zor çıkarıyorlar beni oradan. sağ bacağım şişmiş, çok ağrıyor, yürüyemiyorum. hemen ankaraya dönmemiz gerekiyor, doktora gitmemiz. o sırada babamı görüyorum, ankaradan kalkmış gelmiş hemen. enkazın içinde çabalayıp duruyor, bağırıyor, gözlerinde yaşlar var. anneanneme annem nerede diyorum, kimse cevap vermiyor. soruyorum, soruyorum, haykırıyorum, "nerede!" diyorum.
hastanede gözlerimi açıyorum, ameliyattan çıkmışım, henüz olmadığım diğer 10 ameliyatın ilki. babam duruyor başımda, su istiyorum, vermiyorlar narkozdan dolayı. defalarca su istiyorum, pes ediyorum. sesim çıkmıyor, "nerede onlar" diyorum. cevap yok, yine bayılıyorum.
birkaç gün sonra alıyorum ilk cevabımı, annemle kardeşimin yattığı kanepeye duvar düşmüş, ikisi de ölmüş. benim yattığım yerin tepesindeki çıkıntı üzerime düşen duvarı tutmuş ve öyle kurtulmuşum. kardeşim, şimdi "melek oldu" dedikleri kardeşim kurtarmış benim hayatımı. fark etmeden vedalaşmış bile, sarılmış ve hoşçakal demiş.
şimdi canım kardeşim, hayatta olmalıydın ve doğum gününü kutlamalıydık hep beraber, bütün aile. doğum günün kutlu olsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar