bugün
- bardak ticareti7
- herkese garip size normal gelen şeyler8
- arkadaşlar iyi geceler7
- online kişi sayısının artık gözükmemesi4
- kale3112'nin gece de artılaması5
- şuan sözlükte fingirdeyen yazarlar7
- nervio4
- gece 3 te yatıp sabah 8 de işe gitmek3
- sosyal olarak başarısız insanlar5
- ahbap derneğine para kaptırıp elfida dinlemek3
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması13
- cinler bizim alemimize nasıl geçebiliyorlar4
- aklınıza gelen şarkı sözü8
- fingirdek erkek2
- hikayenin kötü adamı olmak4
- arkadaşlar ben sarhoş oldum3
- siber istihbaratta teknik derinlik4
- 00 00 da entrylerin sıfırlanma saçmalığı5
- gece gece yarım ekmek sucuklu tost gömmek3
- perseid göktaşı yağmuru3
- şişman olmak istemeyenlere tavsiyeler7
- çok kitap okuyanı eleştirmek6
- tomşak dudaklı kezo4
- recep ivedik'in yoga yapması2
- düğünde yemek yiyen davetliden para isteyen damat6
- kızlar çabuk bakar mısınız4
- sözlük kızlarının çok sıkıcı olması3
- eve yarasa girmesi3
- acıktım lan3
- arkadaşlar aranızda rüya tabiri yapabilen var mı3
- çerçeve yasa31
- memleketime şiir3
- 2045 yılında ucan arabalar olacak mı sorunsalı2
- birazdan yer yerinden oynayacak10
- birazdan geliyorum2
- türbede dua etmenin şirk olması13
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- g i l d e d l i l y10
- kitap okuma alışkanlığı4
- casperlar daltonlar redkitler şirinler6
- bir kadın tarafından hükmedilmeyi istemek4
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması9
- backrooms3
- bilgi içerikli başlık girmek3
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- saraca092
- sokakta öpüşmek7
- romelu lukaku9
- don giymemek3
- yurt dışı çıkış harcı8
arkadaşların en zorudur. zordur onunla muhabbet etmek, yanlış bişey söylememek için söyleyeceklerinizi bi daha düşünmek zorunda kalırsınız.
diğer entrymde bahsettiğim "ben bilirimci" arkadaştan farklıdır bu, diğeri "ben kralım lan, kolpa olan sizsiniz." modunda şuursuzca dolaşır; bu arkadaş ise "ben kralım, ama siz kolpa değilsiniz." modundadır. bi bakıma daha iyidir, ama hatasız olduğunu iddia eder. bir de gözlemlediğim kadarıyla fazlasıyla bencildir eleştiriye kapalı insanlar, "ben mutlu olayım da milletten banane." mantık budur yani.
yine bir anım geldi aklıma, arkadaşlarla anlaşmıştık pazar günü sosyal bir aktivite olan "birahaneye gitme" eylemi için. herkes gelmişti ama "eleştiriye kapalı arkadaş" yine gelmemişti. aradık ve sevgilisiyle olduğunu, gelemeyeceğini, belki sonradan yetişebileceğini söyledi ve kapadı telefonu.
bu ilk değildi dostlarım, yine bencildi, yine satmıştı bizi ve yine biz onunla konuşup karşılıklı eleştirilerde bulunup yaptığının yanlış olduğunu anlatmaya kalksak yine bize kızacaktı, yine biz suçlu olacaktık.
ama yine de arkadaşımızdır dedik, konuşalım, bundan sonra böyle yapçaksa bize söz vermesin bari dedik. ve işte yine hata yapmıştık...
"can çıkmayınca huy çıkmaz." diye bir söz var ya, o gün o sözün niye söylendiğini anlamıştım dostlarım. "eleştiriye kapalı arkadaş" ile buluşup onunla konuşup yani bi bakıma eleştiri yöntemiyle yaptığının yanlış olduğunu anlatmaya gidiyorduk.
yolda taktikler ürettik, "aga ben böyle böyle dicem, sen de şunu diyerek beni destekle." dedim, yanımdaki arkadaşım "tamam sonra da sen şunu şunu dersin." dedi ve planımızı hazırladık. artık her şey "eleştiriye kapalı arkadaş" ile aramızda geçen muhtemelen on dakika civarı sürecek münakaşaya bağlıydı.
bu arada eğer yeni tanıştığım ya da en fazla bir senelik arkadaşımız olsa afedersiniz skimize takmazdık, ne hali varsa görsün. ama yaklaşık on senelik arkadaşımızdı "eleştiriye kapalı arkadaş." yani onun yaptığı hatalar en az başarıları kadar önemliydi bizim için.
neyse vardık yanına oturduk izbe bir kahvenin en köşe masasına, başladık konuşmaya, ilk iki dakika güzel gitti, "en azından haber verseydin aga, bu kaçıncı bizi satışın, tamam sevgilinlesin de bizim de kalbimiz kırılıyo." dedim. "haklısın bi dahakine haber veririm." dediği anda diğer arkadaş coştu. "bi dahakine mi? bi daha olmasın diye konuşmaya gelmiştik ama boşuna gelmişiz." dedi sinirli biçimde, diğeri de gaza geldi "boşuna geldiyseniz gidebilirsiniz." tarzı laflarla kalp kırmaya devam etti.
"lan bi kere de aga siz haklısınız, ben aptallık ettim de, noolcak lan sanki azcık kendini eleştirsen, hatalarını gözden geçirsen, bi düşün bu çocukların da haklı olma ihtimali var mı diye." dedim.
heralde çok kızmış olacak ki masadan kalktı gitti, kıyamadık, özür dilemek için aradık ertesi gün açmadı telefonu. sanırım artık görüşmeyeceğiz. bu arada kızdan da ayrılmış galiba, bütün gün evde oturuyomuş. mahalle bakkalının yalancısıyım...
diğer entrymde bahsettiğim "ben bilirimci" arkadaştan farklıdır bu, diğeri "ben kralım lan, kolpa olan sizsiniz." modunda şuursuzca dolaşır; bu arkadaş ise "ben kralım, ama siz kolpa değilsiniz." modundadır. bi bakıma daha iyidir, ama hatasız olduğunu iddia eder. bir de gözlemlediğim kadarıyla fazlasıyla bencildir eleştiriye kapalı insanlar, "ben mutlu olayım da milletten banane." mantık budur yani.
yine bir anım geldi aklıma, arkadaşlarla anlaşmıştık pazar günü sosyal bir aktivite olan "birahaneye gitme" eylemi için. herkes gelmişti ama "eleştiriye kapalı arkadaş" yine gelmemişti. aradık ve sevgilisiyle olduğunu, gelemeyeceğini, belki sonradan yetişebileceğini söyledi ve kapadı telefonu.
bu ilk değildi dostlarım, yine bencildi, yine satmıştı bizi ve yine biz onunla konuşup karşılıklı eleştirilerde bulunup yaptığının yanlış olduğunu anlatmaya kalksak yine bize kızacaktı, yine biz suçlu olacaktık.
ama yine de arkadaşımızdır dedik, konuşalım, bundan sonra böyle yapçaksa bize söz vermesin bari dedik. ve işte yine hata yapmıştık...
"can çıkmayınca huy çıkmaz." diye bir söz var ya, o gün o sözün niye söylendiğini anlamıştım dostlarım. "eleştiriye kapalı arkadaş" ile buluşup onunla konuşup yani bi bakıma eleştiri yöntemiyle yaptığının yanlış olduğunu anlatmaya gidiyorduk.
yolda taktikler ürettik, "aga ben böyle böyle dicem, sen de şunu diyerek beni destekle." dedim, yanımdaki arkadaşım "tamam sonra da sen şunu şunu dersin." dedi ve planımızı hazırladık. artık her şey "eleştiriye kapalı arkadaş" ile aramızda geçen muhtemelen on dakika civarı sürecek münakaşaya bağlıydı.
bu arada eğer yeni tanıştığım ya da en fazla bir senelik arkadaşımız olsa afedersiniz skimize takmazdık, ne hali varsa görsün. ama yaklaşık on senelik arkadaşımızdı "eleştiriye kapalı arkadaş." yani onun yaptığı hatalar en az başarıları kadar önemliydi bizim için.
neyse vardık yanına oturduk izbe bir kahvenin en köşe masasına, başladık konuşmaya, ilk iki dakika güzel gitti, "en azından haber verseydin aga, bu kaçıncı bizi satışın, tamam sevgilinlesin de bizim de kalbimiz kırılıyo." dedim. "haklısın bi dahakine haber veririm." dediği anda diğer arkadaş coştu. "bi dahakine mi? bi daha olmasın diye konuşmaya gelmiştik ama boşuna gelmişiz." dedi sinirli biçimde, diğeri de gaza geldi "boşuna geldiyseniz gidebilirsiniz." tarzı laflarla kalp kırmaya devam etti.
"lan bi kere de aga siz haklısınız, ben aptallık ettim de, noolcak lan sanki azcık kendini eleştirsen, hatalarını gözden geçirsen, bi düşün bu çocukların da haklı olma ihtimali var mı diye." dedim.
heralde çok kızmış olacak ki masadan kalktı gitti, kıyamadık, özür dilemek için aradık ertesi gün açmadı telefonu. sanırım artık görüşmeyeceğiz. bu arada kızdan da ayrılmış galiba, bütün gün evde oturuyomuş. mahalle bakkalının yalancısıyım...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar