bugün
- türk pornoları9
- kalp sağlığını merdiven çıkarak test etmek5
- en saçma yiyecek isimleri5
- zaman baba6
- sözlüğün en kötü yazarları12
- mossad'ın pkk planını türkiye'ye kim sızdırdığı10
- kadınları itici yapan detaylar11
- sevişmek istediğiniz ünlüler5
- vincenzo italiano8
- sözlüğün kırbacı2
- rahmi koç hakkında soruşturma başlatılması3
- en sevilen tatlı4
- manyak birader2
- büyük günah işleyen kimsenin durumu8
- zaman doğrusal mıdır döngüsel midir2
- 50 tl vs true ile bir gün7
- anlayışlı bir insanı sürekli sınamak8
- sednaya hapishanesi3
- vadesini doldurmuş kibir7
- kolye7
- uslu durursanız vajinamı görebilirsiniz3
- yasemin sakallıoğlu7
- küçük memedeki hayat doluluk6
- sıcakta deri montla gezmek7
- 6 haziran 20265
- arapperest kişilik bozukluğu semptomları7
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- evrensel bezginlik anında geneleve gitmek4
- araba ön camına güneşte ne konulur4
- kul hakkı yemek4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle40
- boş kategoriler kullanan toplum4
- kırmızı5
- görünme arzusu ve bilinme korkusu arasındaki araf4
- büyük meme varoşluğu2
- güne bir söz bırak4
- tip hariç kadınları aşık ettirebilecek şeyler8
- rümeysa eker11
- hatay usulü soslu döner2
- abd iran ateşkesinin sınanması2
- beşiktaş3
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- 5 haziran 2026 ekrem imamoğlu'na kurulan kumpas5
- evli bir kadınla birlikte olmak2
- senin yaralarını ben saracağım diyen kadın5
- 2026 haziran ayının cumartesi günleri2
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- beyaz tenli olmak6
- taşkınlığı keşfeden zihin4
- musa anter'i nasıl bilirdiniz3
"abi olmaz, yapamazsın..."
dedi ukala bir ifadeyle. asla etkilenmedim, gülümsedim ve,
"eğer yapabilrsem vites topuzuna oturacak mısın?"
"abi sen yap ben değil vites topuzu takoza bile otururum."
"yoo, vites topuzu... ötesi değil."
"kabul."
sakız çiğneyerek yolda yürümeye başladım, sanki allah'ın en sevdiği kuluyum. kadıköy rıhtım'da beşiktaş iskelesinin hemen önünde vapur saatini bekliyordu. yaklaştım, ufak bir tebessümle elimi uzattım. şaşırdı ama o da elini uzattı ve tokalaştık.
"ne zamandır bu anı bekliyordum, nasılsın?"
"teşekkür ederim iyiyim ama tanıyamadım?"
"ben arkadaşımla sizin üzerinize iddiaya girdim. eğer sizi becerebilirsem vites topuzuna oturacak."
"n... ne diyorsun sen? manyak mıdır nedir yaa?"
"sesini yükseltirsen seni gece evine girerken bayıltırım ve 6 parçaya ayırırım."
hiçbirşey demeden, hafif bir korku ifadesiyle arkasını döndü ve akbiliyle turnikeden geçerek iskeleye girdi. bende peşinden jetonlu geçişimi yaptım ve karşısına oturup gazete okumaya başladım. hissediyordum, göz ucuyla bana bakıyor, korku damlaları alnından aşağı akıyordu. birşey söylemek istiyor fakat çekiniyordu.
vapur yanaştı, yolcular indi, kapılar açıldı, yerinden doğruldum ve vapura doğru yürümeye başladım. 3 adım önümde sağ çaprazımda ilerliyordu. o vapurum sağ ben ise sol tarafına yöneldim. yerime oturup gazetemi tekrar okumaya başladım, 5 dakika geçmeden birisi geldi ve yanıma oturdu. gözleri yan yan bana bakıyor, tedirginliğini hissediyordum. beyaz pantolonuyla da kimliğini ortaya çıkartıyordu.
"bakar mısın?"
"ha? efendim?"
"arkadaşınla girdiğin iddia nedir?"
"sana sahip olucam, biraz da işkence yapıcam ve o bunun sonucu olarak vites topuzuna oturucak."
bir kağıta birşeyler yazdı ve bana verip yanımdan kalktı, kağıtta telefon numarası ve buluşma günü ve saati yazıyordu. ertesi gün saat 18:00, tanıştığımız yer.
ps: arkadaşını da getir.
şok olmak yapımda yoktur ama olmuştum ve korkmuştum. bu kızın beni vites topuzuna oturtmasından korkmuştum. ertesi gün bütün cesaretimi topladım ve müpto'yu yani vites topuzuna oturtacağım arkadaşımı alıp buluşma noktasına gittik. aynı elbiselerle orada bekliyordu bütün asaletiyle. müpto'yu korku sarmıştı, "abi? ciddisin sen?" cevap vermedim. gittim ve kıza sordum,
"nerede?"
"ben misafirim."
"pekala şurada otel var. orada."
"tamamdır."
müpto, ben ve kız otele girişi yaptık ve odaya girdik. kız hemen soyundu ve bana göz işareti yaptı, "gel" gibisinden."
isviçre çakımı çıkarttım ve kızın üzerine atladım. seri tokatlar atıyordum ve bir yandan da kızın alnını yalıyordum. çığlık atarsa çok kötü olacağını söyledim. işkence maddesini bildiği için sesini çıkartmadı, "ama..." dedi, "ama ben de izlicem arkadaşını vites topuzuna otururken."
dönüp müpto'ya baktım gülümseyerek, kafasını sallıyordu, şaşkındı, korkmuştu... kıza döndüm ve, "elbette" dedim.
kızın üzerinde hem tepiniyordum hem de çakının bütün özelliklerini kızın üzerinde kullanıyordum. tirbişonu göbek deliğine koyduğum anda ise ufak bir korku dolu bakış attı bana ve gözlerini kapatıp kendisini sıktı.
kız istediğim herşeyi teker teker veriyordu. kanlar içinde son vuruşu yapmak üzere soyundum ve 2 bucuk saatlik harika bir sevişme geçirdik.
duştan sonra giyinirken müpto donuk bakışlarla duvarı izliyordu. gittim ve elinden tuttum, üzülmemesi gerektiğini, bunun adil bir yarışma olduğunu ve sonuçlarına katlanmazsa annesini ve babasını öldürüceğimi bacısına da tecavüz edeceğimi söyledim. bir an bana baktı ve elimi tuttu.
otelden çıktık üç kişi ve arabaya bindik. sessizlik hakimdi arabada. ben şürüyordum. kız önde müpto arkada. müpto sessizliği bozdu,
"abi fikirtepe'ye çek..."
kafamı olumlu şekilde sallayıp e-5'ten fikirtepe'ye saptım. tenha biryere geldiğimde müpto yine konuştu,
"abi sağa çek, artık bitirelim bu işi."
geldi ve pantolonunu, kilodunu yavaşça sıyırdı. kız yan tarafta hazla olanları izliyor ve sigarasını içiyordu. müpto'ya isterse torpidodaki el kremini kullanabileceğini söyledim. tereddütsüz kabul etti.
ağır ağır müpto yapması gerekeni yaptı acı bir ifadeyle, sonuna kadar geldiğindeyse, "abi tamamdır, sür." dedi.
"boşta mısın?"
"boşta abi, ver bire devam et."
çok canı yanmasın diye fikirtepe'de 3'den yukarı atmadım vitesi ama e-5'e çıktığımda... bir 3 bir 4, bir 5 bir 4...
kız deli gibi bağırıyor, camdan kafasını çıkartıp,
"işte hayat buuuuuuuuuuuuu" diye bağırıyordu.
müpto mu?
arabayı mahalledeki iki arabanın arasındaki dar yere parkederken bayıldı...
dedi ukala bir ifadeyle. asla etkilenmedim, gülümsedim ve,
"eğer yapabilrsem vites topuzuna oturacak mısın?"
"abi sen yap ben değil vites topuzu takoza bile otururum."
"yoo, vites topuzu... ötesi değil."
"kabul."
sakız çiğneyerek yolda yürümeye başladım, sanki allah'ın en sevdiği kuluyum. kadıköy rıhtım'da beşiktaş iskelesinin hemen önünde vapur saatini bekliyordu. yaklaştım, ufak bir tebessümle elimi uzattım. şaşırdı ama o da elini uzattı ve tokalaştık.
"ne zamandır bu anı bekliyordum, nasılsın?"
"teşekkür ederim iyiyim ama tanıyamadım?"
"ben arkadaşımla sizin üzerinize iddiaya girdim. eğer sizi becerebilirsem vites topuzuna oturacak."
"n... ne diyorsun sen? manyak mıdır nedir yaa?"
"sesini yükseltirsen seni gece evine girerken bayıltırım ve 6 parçaya ayırırım."
hiçbirşey demeden, hafif bir korku ifadesiyle arkasını döndü ve akbiliyle turnikeden geçerek iskeleye girdi. bende peşinden jetonlu geçişimi yaptım ve karşısına oturup gazete okumaya başladım. hissediyordum, göz ucuyla bana bakıyor, korku damlaları alnından aşağı akıyordu. birşey söylemek istiyor fakat çekiniyordu.
vapur yanaştı, yolcular indi, kapılar açıldı, yerinden doğruldum ve vapura doğru yürümeye başladım. 3 adım önümde sağ çaprazımda ilerliyordu. o vapurum sağ ben ise sol tarafına yöneldim. yerime oturup gazetemi tekrar okumaya başladım, 5 dakika geçmeden birisi geldi ve yanıma oturdu. gözleri yan yan bana bakıyor, tedirginliğini hissediyordum. beyaz pantolonuyla da kimliğini ortaya çıkartıyordu.
"bakar mısın?"
"ha? efendim?"
"arkadaşınla girdiğin iddia nedir?"
"sana sahip olucam, biraz da işkence yapıcam ve o bunun sonucu olarak vites topuzuna oturucak."
bir kağıta birşeyler yazdı ve bana verip yanımdan kalktı, kağıtta telefon numarası ve buluşma günü ve saati yazıyordu. ertesi gün saat 18:00, tanıştığımız yer.
ps: arkadaşını da getir.
şok olmak yapımda yoktur ama olmuştum ve korkmuştum. bu kızın beni vites topuzuna oturtmasından korkmuştum. ertesi gün bütün cesaretimi topladım ve müpto'yu yani vites topuzuna oturtacağım arkadaşımı alıp buluşma noktasına gittik. aynı elbiselerle orada bekliyordu bütün asaletiyle. müpto'yu korku sarmıştı, "abi? ciddisin sen?" cevap vermedim. gittim ve kıza sordum,
"nerede?"
"ben misafirim."
"pekala şurada otel var. orada."
"tamamdır."
müpto, ben ve kız otele girişi yaptık ve odaya girdik. kız hemen soyundu ve bana göz işareti yaptı, "gel" gibisinden."
isviçre çakımı çıkarttım ve kızın üzerine atladım. seri tokatlar atıyordum ve bir yandan da kızın alnını yalıyordum. çığlık atarsa çok kötü olacağını söyledim. işkence maddesini bildiği için sesini çıkartmadı, "ama..." dedi, "ama ben de izlicem arkadaşını vites topuzuna otururken."
dönüp müpto'ya baktım gülümseyerek, kafasını sallıyordu, şaşkındı, korkmuştu... kıza döndüm ve, "elbette" dedim.
kızın üzerinde hem tepiniyordum hem de çakının bütün özelliklerini kızın üzerinde kullanıyordum. tirbişonu göbek deliğine koyduğum anda ise ufak bir korku dolu bakış attı bana ve gözlerini kapatıp kendisini sıktı.
kız istediğim herşeyi teker teker veriyordu. kanlar içinde son vuruşu yapmak üzere soyundum ve 2 bucuk saatlik harika bir sevişme geçirdik.
duştan sonra giyinirken müpto donuk bakışlarla duvarı izliyordu. gittim ve elinden tuttum, üzülmemesi gerektiğini, bunun adil bir yarışma olduğunu ve sonuçlarına katlanmazsa annesini ve babasını öldürüceğimi bacısına da tecavüz edeceğimi söyledim. bir an bana baktı ve elimi tuttu.
otelden çıktık üç kişi ve arabaya bindik. sessizlik hakimdi arabada. ben şürüyordum. kız önde müpto arkada. müpto sessizliği bozdu,
"abi fikirtepe'ye çek..."
kafamı olumlu şekilde sallayıp e-5'ten fikirtepe'ye saptım. tenha biryere geldiğimde müpto yine konuştu,
"abi sağa çek, artık bitirelim bu işi."
geldi ve pantolonunu, kilodunu yavaşça sıyırdı. kız yan tarafta hazla olanları izliyor ve sigarasını içiyordu. müpto'ya isterse torpidodaki el kremini kullanabileceğini söyledim. tereddütsüz kabul etti.
ağır ağır müpto yapması gerekeni yaptı acı bir ifadeyle, sonuna kadar geldiğindeyse, "abi tamamdır, sür." dedi.
"boşta mısın?"
"boşta abi, ver bire devam et."
çok canı yanmasın diye fikirtepe'de 3'den yukarı atmadım vitesi ama e-5'e çıktığımda... bir 3 bir 4, bir 5 bir 4...
kız deli gibi bağırıyor, camdan kafasını çıkartıp,
"işte hayat buuuuuuuuuuuuu" diye bağırıyordu.
müpto mu?
arabayı mahalledeki iki arabanın arasındaki dar yere parkederken bayıldı...
güncel Önemli Başlıklar
