bugün
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması19
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları11
- kadın yazarların boş konulara ilgi göstermesi5
- habire12 adamdır15
- sözlük bebeleri4
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı9
- gocu bak bi6
- birader bay efendiler3
- bugün gelen kitaplar4
- sssilvermist4
- çilek reçeli vs vişne reçeli9
- gammazların tarafsız olması gerekliliği27
- ergenlerle mesai arkadaşı olmak8
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- manyak olmaya karar verdim8
- 26 temmuz 2026 türkiye brezilya voleybol maçı6
- gürsel tekin4
- kadın olmak3
- erkek yazarlardaki eğilim3
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur7
- diyet kokteyl tarifleri2
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak13
- muslettin amca12
- gece denize girmek12
- voleybol maçı izleyen erkek5
- şeriat3
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- erkeklerin biraz şey olması9
- başak burcu8
- isveçlilerin dünyaya kattıkları2
- gizli gizli sözlüğü okuyan boykotçular2
- melissa vargas4
- bu devirde 500 liralık telefon kullanan fakir2
- sözlüğe fotoğraf atan kadın8
- anın görüntüsü14
- sevgiliyle tenhada kendinden geçmek2
- yahudi şapkası2
- erkek egemen dil kullanan kadınlar4
- bad boy5
- melissa vargas'dan tokat yemek3
- bay biraderler bey biraderdirler2
- mutsuzluğun en büyük nedeni9
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması7
- nickten isim tahmini yapmak25
- sözlükte nesil kavgası sona erdi2
- 150 boyundaki kızın seni komaya sokarım demesi4
- siyaset bilimci olmadan siyaset yapmak3
- melissa vargas benim allahımdır2
- geniş kitlelerce tanınma yolları2
- hijo de puta3
'bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyim''ine paralel bir kitledir kannımca.
yani, duygusal, ya da çıkarcı olsa da hemen hemen her yazarın hoşuna giden, okur kitlesi, ya da arkadaş ortamı..
kendi açımdan söyleyim, yazma kabiliyet olsa da olmasa da, istisnasız tek ortak yönleri, iyi birer tespitci olmaları. çünkü, yazım tarzım olarak, çok çok dipte birisi olarak, buna ''rağmen'', eğer takip ediyorlarsa, cümlenin başında, bir de sonunda okumanın yetmeyeceğini, çoğu zaman ortayı da okukup, asıl söylemek isetdiğimin, orda olmasını bilmelerinden ötürü. ya da ironilere bir nebze de olsa aşina olmalarından ötürü, takip eden yazarların bir çoğu inanılmaz, gözlemci, tespitçi..
zaman zaman, sıılıp, hatta ne yaptığımı kaybedip, kendimi bulama ya da bir başka pencereden kendime bakma adına, yorum isetdiğimde, aleni belamı sikebilecek kadar, keskin gözlemlere sahip oluyorlar. öyle ki bazen, rahat rahat kendime bile itiraf edemeyeceğim, özelliklerimi, iyi ya da kötü yönlerimi bir anda vuran, yazarlar. bu yönde olmaları benim açımdan çok büyük bir şans.
mesela, okunma olarak, misal böyle arada cümlenin ortasında kopuyor olmama rağmen, mesela şimdi, buradan kesip, bir kaç dakika, en sıkıcı konu neydi lan, hah, organik kimyadan ya da türkiye ekonomisinin, reel sektörde, özellikle bankacılık açısından son yıllardaki şusunu busunu anlatsamda, bazen iyi bir küfür savursada, okumayı yarıda bırakmayan bir okur kitlem var..
hızlı yazımdan, ve çoğu kez internet cafelerden girişimden ötürü, eksiltili, devrik cümlelerime, olanca harf hatalarıma, ve başı sonu belirsiz olabilen insanı fena yoran yazılarıma rağmen, yine de okuyan bir kitle.
sadece yazı olarak olsa yine iyi, andreas tangen, karakteri olarak da insanı fena yoran, nazı, siniri, şunu bunu hiç bitmeyen, birisine ''katlanmak'' ta çok zor oluyordur sanırım. mesela, çoğu zaman, bırakacağını sözlükten bildiren birilerine, çok sert fena kaysamda, gün oluyor, ühüülü bir giriş cümlesiyle, ben gidiyorum diyebiliyorum. ya da ilk bata entrylerini çok güzel bulup, bu güzel sürekliliği anormal biçimde can sıkmasından ötürü, birden eleştirmeme, ortada bir şey yokken alışık oluyorlar bir çok kez.
serkeşst, sağı solu belli olmayan, pimi çekilmiş bir bomba. dahası bazen, ''samimiyetttt'', dürüstlük gibi yırtınırken, bunu bazı zamanlar en az kullanan, kendi içinde çelişkili, ve kendini beğenmiş, huysuz bir ite katlanmak zorunda kalıyorlar.
o yüzden, bu kadar, sinir, inat, tutarsız bir yazarı takip ettiklerinden enteresan bir hal oluyorlar. daha önce hiç ihtimal vermeyeceğim, görüşü zıt, hatta bana arada da giyrirmiş bir yazar çıkıyor ve bir uçarı yazıma karşılık anından, hafız şu şöyleydi, seni takip eden birisi olarak, şöyle demen sana uymamış, ya da bu sen değilsin gibi, beni şaşırtabilen, enetresan ''deli'' bir kitle var. yazar ''Deli'' okur, ''deli'', yani bir trajik komedya da akıyoruz hep birlikte.
dahası, beni sevmediği halde, okuan, takip eden, ne yorum yapan, ne oy veren, hatta aradaa da eksi verip, daha çok nefret eden ve her nefretinde bir parça daha okuyan yine garip bir kitle var. iyi bilirim, bir kaç sözlükte, nereye gitsem, beni bularak, dahası her zaman sevmemiş biri olarak, bir yılın sonunda, artık yakın olarak seviyorum diyen, yine bir başka ''deli'' grubu.
tutarsızlıklarımı, çok bilşmişliklerimi, bazen aşırı çocukluklarımı bir şeye veren, değişik bir okur kitlesi. gerizekalılığıma veriyor galiba pezevenkler. mesela daha şu sözlükte yazarsam ya da şöyle yaparsam beni hoplatsınlar diyorum, sonra tekrar yapıyorum, yine de bana küsmüyor. ya da direk ona karşı, çoğu zamanda haksız olarak, bir anlık bi şeyle saldırıyorum, hatamı örteliyor ve yine de bi şey demiyorlar. beni başka şey olarak görüyor galiba pezevenkler.
dahası en çok belki de kadınlar ve kemalistlere saldırsam da yine en iyi takipçilerim, en sağlam takipçilerimin onlardan olması anlaşılır gibi değil. ulan, el birliğiyle deli edeceksiniz beni.
bu arada, buraya kadar yazdığım yazılarda bi şey sezdiniz mi? hani, şöyle, hafif meşrep kızların, tek kötü yanım, insanlara çok iyilik yapıp, güvenmem şekilli, çok kötü yanlarını!, söylemeleri gibi, esasında aralar da da kendimi övdüğüm, sikik bir iş.
neyse ya böyle işte, görüyorum gözleriniiii, her an rüyamdaaaaa, seni seven gönlüüümmmmm, sanki bir suuu ( böyle bir gerzek şarkı yok ve osla da söylemezdim, senin gibi, oğlanlığa meyillilerin hoşuna gidebileceği bir tarz bu!)
bir ayzarın bir okur kitlesi, aslında bir parça da yazarı oluşturan, kimi zaman yönlendiren, hatta yaratan. o sebeple, herkes okuru oranınca bir şeyler olabilir bir parçada.. sabit olması, çoğu zaman güzelken, kendini yenileye bilme adına, esnek bırakmak ta kendi elinde..
yani, duygusal, ya da çıkarcı olsa da hemen hemen her yazarın hoşuna giden, okur kitlesi, ya da arkadaş ortamı..
kendi açımdan söyleyim, yazma kabiliyet olsa da olmasa da, istisnasız tek ortak yönleri, iyi birer tespitci olmaları. çünkü, yazım tarzım olarak, çok çok dipte birisi olarak, buna ''rağmen'', eğer takip ediyorlarsa, cümlenin başında, bir de sonunda okumanın yetmeyeceğini, çoğu zaman ortayı da okukup, asıl söylemek isetdiğimin, orda olmasını bilmelerinden ötürü. ya da ironilere bir nebze de olsa aşina olmalarından ötürü, takip eden yazarların bir çoğu inanılmaz, gözlemci, tespitçi..
zaman zaman, sıılıp, hatta ne yaptığımı kaybedip, kendimi bulama ya da bir başka pencereden kendime bakma adına, yorum isetdiğimde, aleni belamı sikebilecek kadar, keskin gözlemlere sahip oluyorlar. öyle ki bazen, rahat rahat kendime bile itiraf edemeyeceğim, özelliklerimi, iyi ya da kötü yönlerimi bir anda vuran, yazarlar. bu yönde olmaları benim açımdan çok büyük bir şans.
mesela, okunma olarak, misal böyle arada cümlenin ortasında kopuyor olmama rağmen, mesela şimdi, buradan kesip, bir kaç dakika, en sıkıcı konu neydi lan, hah, organik kimyadan ya da türkiye ekonomisinin, reel sektörde, özellikle bankacılık açısından son yıllardaki şusunu busunu anlatsamda, bazen iyi bir küfür savursada, okumayı yarıda bırakmayan bir okur kitlem var..
hızlı yazımdan, ve çoğu kez internet cafelerden girişimden ötürü, eksiltili, devrik cümlelerime, olanca harf hatalarıma, ve başı sonu belirsiz olabilen insanı fena yoran yazılarıma rağmen, yine de okuyan bir kitle.
sadece yazı olarak olsa yine iyi, andreas tangen, karakteri olarak da insanı fena yoran, nazı, siniri, şunu bunu hiç bitmeyen, birisine ''katlanmak'' ta çok zor oluyordur sanırım. mesela, çoğu zaman, bırakacağını sözlükten bildiren birilerine, çok sert fena kaysamda, gün oluyor, ühüülü bir giriş cümlesiyle, ben gidiyorum diyebiliyorum. ya da ilk bata entrylerini çok güzel bulup, bu güzel sürekliliği anormal biçimde can sıkmasından ötürü, birden eleştirmeme, ortada bir şey yokken alışık oluyorlar bir çok kez.
serkeşst, sağı solu belli olmayan, pimi çekilmiş bir bomba. dahası bazen, ''samimiyetttt'', dürüstlük gibi yırtınırken, bunu bazı zamanlar en az kullanan, kendi içinde çelişkili, ve kendini beğenmiş, huysuz bir ite katlanmak zorunda kalıyorlar.
o yüzden, bu kadar, sinir, inat, tutarsız bir yazarı takip ettiklerinden enteresan bir hal oluyorlar. daha önce hiç ihtimal vermeyeceğim, görüşü zıt, hatta bana arada da giyrirmiş bir yazar çıkıyor ve bir uçarı yazıma karşılık anından, hafız şu şöyleydi, seni takip eden birisi olarak, şöyle demen sana uymamış, ya da bu sen değilsin gibi, beni şaşırtabilen, enetresan ''deli'' bir kitle var. yazar ''Deli'' okur, ''deli'', yani bir trajik komedya da akıyoruz hep birlikte.
dahası, beni sevmediği halde, okuan, takip eden, ne yorum yapan, ne oy veren, hatta aradaa da eksi verip, daha çok nefret eden ve her nefretinde bir parça daha okuyan yine garip bir kitle var. iyi bilirim, bir kaç sözlükte, nereye gitsem, beni bularak, dahası her zaman sevmemiş biri olarak, bir yılın sonunda, artık yakın olarak seviyorum diyen, yine bir başka ''deli'' grubu.
tutarsızlıklarımı, çok bilşmişliklerimi, bazen aşırı çocukluklarımı bir şeye veren, değişik bir okur kitlesi. gerizekalılığıma veriyor galiba pezevenkler. mesela daha şu sözlükte yazarsam ya da şöyle yaparsam beni hoplatsınlar diyorum, sonra tekrar yapıyorum, yine de bana küsmüyor. ya da direk ona karşı, çoğu zamanda haksız olarak, bir anlık bi şeyle saldırıyorum, hatamı örteliyor ve yine de bi şey demiyorlar. beni başka şey olarak görüyor galiba pezevenkler.
dahası en çok belki de kadınlar ve kemalistlere saldırsam da yine en iyi takipçilerim, en sağlam takipçilerimin onlardan olması anlaşılır gibi değil. ulan, el birliğiyle deli edeceksiniz beni.
bu arada, buraya kadar yazdığım yazılarda bi şey sezdiniz mi? hani, şöyle, hafif meşrep kızların, tek kötü yanım, insanlara çok iyilik yapıp, güvenmem şekilli, çok kötü yanlarını!, söylemeleri gibi, esasında aralar da da kendimi övdüğüm, sikik bir iş.
neyse ya böyle işte, görüyorum gözleriniiii, her an rüyamdaaaaa, seni seven gönlüüümmmmm, sanki bir suuu ( böyle bir gerzek şarkı yok ve osla da söylemezdim, senin gibi, oğlanlığa meyillilerin hoşuna gidebileceği bir tarz bu!)
bir ayzarın bir okur kitlesi, aslında bir parça da yazarı oluşturan, kimi zaman yönlendiren, hatta yaratan. o sebeple, herkes okuru oranınca bir şeyler olabilir bir parçada.. sabit olması, çoğu zaman güzelken, kendini yenileye bilme adına, esnek bırakmak ta kendi elinde..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar