bugün
- çıkma teklifinin eskide kalması4
- türk müsün türkiyeli misin12
- nasıl birisiniz6
- araba sürerken olmasından en çok korkulan şey5
- gecenin rap şarkısı3
- ilk kez penis gören kız tepkisi2
- ayrılık6
- yazarların ruh hali3
- türkiyeliyim doğruyum çalışkanım5
- köfteci yusuf2
- rüyada nervio yu görmek8
- gecenin şarkısı3
- ölüm5
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık14
- yazarların en son bitirdiği kitap6
- izmirli kızların met çukuruna düşmesi3
- sırtımı kaşıyan kızlardan hoşlanmam3
- hırvatistan12
- beni özleyenler elime mum diksin15
- issız bir yerde tatil yapmak2
- ispanya daki göçmen krizi8
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor14
- korku filmi izlerken sarılacak birisinin olmaması6
- favori coldplay şarkınız4
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- bu ülkeye başka erdoğan gelmez3
- türkiyeliyim var mı bir sorun3
- rte'nin yürüme problemi yaşaması3
- sözlüğün canlanması için gerekenler3
- aylık 511 bin tl iyi para mıdır sorunsalı4
- oyum ak partiye3
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri8
- aylık 513 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- mutlu kalmak için öneriler6
- puantiye modasının bokunun çıkması4
- sırt kaşınması2
- yunanistan29
- recep tayyip erdoğana sahip çıkalım3
- her gün alkol almak4
- yeni dünya düzeni4
- arkadaşlar hangi diziye başlasam4
- akp ve mhp sol partilerdir3
- sözlükteki derin yapılanma4
- kele şaplak atmanın hazzı ve dayanılmaz istek3
- yapay zekaya entry yazdırmak5
- aylık 508 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- gecenin güzel olması2
- cırcır böceklerinin hala ötmesi2
- ne mutlu türküm diyene3
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri6
osmanlı devleti son zamanlarında pek çok ayaklanmayla boğuşmaktaydı. Ulema sınıfı padişah ailesini ve saraylıyı kararlarında zorlamaktaydı.
Ve ülkemde ne yazık ki ismi bile anılmayan ancak o zaman dünyayı kasıp kavuran (bkz: millyetçilik akımı) çıkagelmişti. üçyüz yıldır beraber yaşayan halklar artık eskisi gibi birbirlerine bakmıyorlardı.
ayrıca zaten gayrimüslimlerden ekstra vergi alınmaktaydı. Bu bile gocunmak için yeterliyken. batı devletlerinin ortadoğu ve avrupaya hakim olma planlarıyla her milletten halk kışkırtıldı.
Ermeniler ve rumlarla yüzyıllardır yaşayan türkler birbirlerine olan düşmanlık tohumları bu zamanda atıldı.
Defalarca ayaklanmalar oldu. (bkz: sakız adası isyanı) gibi tüm dünyaya sesini duyurmuş isyanlardı bunlar.
sanıldığı gibi islam kültürü bir çeşitlilik te yaratmıyordu. evet, farklı milletlerden olan insanların müslüman olması çeşitlilikmiş gibi geliyordu ancak bunu sağlayan islam değil milliyetti.
hatta islam araplaştırarak daha homojen bir kültür yaratmaya çalışıyordu. böylece milliyetinden daha çok dini maneviyatı olacak olan birey, kendi milliyeti olan ülenin değil kendi dininin islamın sancağının altında olacaktı. bir anlamda diğer dinler gibi bir din devleti yaratmak her zaman amaç olmuştu. tabii ki osmanlı böyle bir tehlikeyi farketmiş ve yavuz döneminde hilafeti ele geçirerek, öyle bir ülke olacaksa da osmanlı devletinin olması garantilenmişti. Bunu başaran zamanımızdak israil'dir.
gazi mustafa kemal atatürk'ün zamanında fütürizm hat safhadaydı. Bu, ülkemde tabii ki halkımın bilmediği duymadığı bişeydi. Ancak osmanlı'nın okuyan tebası bilmekteydi.
Ve o zaman teknolojinin nimetlerinin hayranlığında bir insanoğlu vardı. Neler getireceğinin farkına varmış insanlar henüz çağımızdaki gibi post kapitalist kültürün bazı manevi kültürlerin düşmanı olacağını asla düşünemezdi de. (burada maneviyat derken dinden özellikle bahsetmiyorum)
şu anda olduğu gibi o zaman da kendini manevi bir insan ilan eden kişiler, toplumun inancının üstünden rant elde etmekteydiler. sahte sıhatçiler türk toplumunda modern tıpa olan ilgiyi engellemekteydiler.
sadece sağlık da değil örnekler çoğaltılabilinir.
oysaki gazi mustafa kemal atatürk'ün asıl hayali. toplumun tümünü birden aydınlatmaktı. aydın olan bir toplumun maneviyatı çok daha yüksek olacaktı.
bunun için yakın çevresiyle köy ensititüleri projesi gelişti.
gazi mustafa kemal atatürk'ten önce bu halkın okuma yazma oranı yüzde 4-5 lerde (arapça) gezerken, o öldüğünde yüzde 45 lere çıkmıştı bile.
Tarım'da reform yapmak istedi, tıpkı köy enstitülerinde olduğu gibi. bu da yarım kaldı.
gap projesinin onun çalışma ekibi tarafından oluştuğunu biliyoruz. (proje ve fikir bazında)
hayatının son zamanlarında trende giderken bir köylüyü gördü. köylü hala kara saban kullanıyordu. buna gerçekten çok üzüldü. çünkü her ne kadar uğraşsa da ülke de onun dışında olan aktifler vardı. (agalar)
ve bizzat kendisinin imzaladığı köy kent projesini oluşturdu. projede merkezde döner bir kavşak (atlantis'in şehir planı gibi) iç içe halka şekilde caddeler ve en dışarıda tarım için ayrılan arazi..
Şimdi soruyorum size...
halkın okuma ve yazmasını hiç bir diler bu kadar arttırabilmiş değildir. köylüsü için ağasının, beyinin, toprağında köle olarak çalışmasını değil, kendi toprağında çalışmasını istemiş bir adam. Payitahta oturabilecek tüm hakları eline geçirmişken ve kendisinden bu beklenirken, vazgeçip parlementer demokrasinin temellerini atmış bir adam.
80 yıl önce yaptığı bu olağanüstü devrim yüzünden mi suçlu şu andaki halimizden ?
Neden şu anda holdingleşme ya da kapitalizm'in yükü bu adama yükleniyor ? Devletçilik politikası bu adamın değil de başka birine mi ait ? (tam tersi bu adama karşı gelen günümüzün liderleri holdinglere sattılar devlete ait olan kaynakları.)
bu ülkenin takkecileri islami bir devlet istediği için nesnel olamıyorlar. ve sanki osmanlı devletinde herşey yolunda gidiyormuş da bu adam gelmiş ve son vermiş gibi bir hava estirmeye çalışıyorlar.
halk cahil yutuyor tabii.
bu ülkenin komünistleri tamamen hayal dünyasında yaşıyor. neredeyse sanayinin olmadığı ve bu yüzden işçi sınıfının hiç olmadığı bir ülkede sosyalist devrim beklediler ki şu anda bile bu ülkenin halkı bu seviyede değil.
"padişahım çok yaşa" diyen bir halkı sen daha demokrasiyi tanıtmaya çalışırken nasıl olur da karl marx'ı anlamalarını bekleyebilirsin ?
hala biat kültürünü atabilmiş bile değiliz üzerimizden.
ve tarihin görmüş olduğu en büyük komutanlardan ve devrimcilerden olan bu adamın değerini halkı bilmiyor.
ilahi adalet yerini bulacak ancak halk o kadar cahil ki... pişman bile olmayacaklar. çünkü bunun vebalini de ona yükleyecekler...
Ve ülkemde ne yazık ki ismi bile anılmayan ancak o zaman dünyayı kasıp kavuran (bkz: millyetçilik akımı) çıkagelmişti. üçyüz yıldır beraber yaşayan halklar artık eskisi gibi birbirlerine bakmıyorlardı.
ayrıca zaten gayrimüslimlerden ekstra vergi alınmaktaydı. Bu bile gocunmak için yeterliyken. batı devletlerinin ortadoğu ve avrupaya hakim olma planlarıyla her milletten halk kışkırtıldı.
Ermeniler ve rumlarla yüzyıllardır yaşayan türkler birbirlerine olan düşmanlık tohumları bu zamanda atıldı.
Defalarca ayaklanmalar oldu. (bkz: sakız adası isyanı) gibi tüm dünyaya sesini duyurmuş isyanlardı bunlar.
sanıldığı gibi islam kültürü bir çeşitlilik te yaratmıyordu. evet, farklı milletlerden olan insanların müslüman olması çeşitlilikmiş gibi geliyordu ancak bunu sağlayan islam değil milliyetti.
hatta islam araplaştırarak daha homojen bir kültür yaratmaya çalışıyordu. böylece milliyetinden daha çok dini maneviyatı olacak olan birey, kendi milliyeti olan ülenin değil kendi dininin islamın sancağının altında olacaktı. bir anlamda diğer dinler gibi bir din devleti yaratmak her zaman amaç olmuştu. tabii ki osmanlı böyle bir tehlikeyi farketmiş ve yavuz döneminde hilafeti ele geçirerek, öyle bir ülke olacaksa da osmanlı devletinin olması garantilenmişti. Bunu başaran zamanımızdak israil'dir.
gazi mustafa kemal atatürk'ün zamanında fütürizm hat safhadaydı. Bu, ülkemde tabii ki halkımın bilmediği duymadığı bişeydi. Ancak osmanlı'nın okuyan tebası bilmekteydi.
Ve o zaman teknolojinin nimetlerinin hayranlığında bir insanoğlu vardı. Neler getireceğinin farkına varmış insanlar henüz çağımızdaki gibi post kapitalist kültürün bazı manevi kültürlerin düşmanı olacağını asla düşünemezdi de. (burada maneviyat derken dinden özellikle bahsetmiyorum)
şu anda olduğu gibi o zaman da kendini manevi bir insan ilan eden kişiler, toplumun inancının üstünden rant elde etmekteydiler. sahte sıhatçiler türk toplumunda modern tıpa olan ilgiyi engellemekteydiler.
sadece sağlık da değil örnekler çoğaltılabilinir.
oysaki gazi mustafa kemal atatürk'ün asıl hayali. toplumun tümünü birden aydınlatmaktı. aydın olan bir toplumun maneviyatı çok daha yüksek olacaktı.
bunun için yakın çevresiyle köy ensititüleri projesi gelişti.
gazi mustafa kemal atatürk'ten önce bu halkın okuma yazma oranı yüzde 4-5 lerde (arapça) gezerken, o öldüğünde yüzde 45 lere çıkmıştı bile.
Tarım'da reform yapmak istedi, tıpkı köy enstitülerinde olduğu gibi. bu da yarım kaldı.
gap projesinin onun çalışma ekibi tarafından oluştuğunu biliyoruz. (proje ve fikir bazında)
hayatının son zamanlarında trende giderken bir köylüyü gördü. köylü hala kara saban kullanıyordu. buna gerçekten çok üzüldü. çünkü her ne kadar uğraşsa da ülke de onun dışında olan aktifler vardı. (agalar)
ve bizzat kendisinin imzaladığı köy kent projesini oluşturdu. projede merkezde döner bir kavşak (atlantis'in şehir planı gibi) iç içe halka şekilde caddeler ve en dışarıda tarım için ayrılan arazi..
Şimdi soruyorum size...
halkın okuma ve yazmasını hiç bir diler bu kadar arttırabilmiş değildir. köylüsü için ağasının, beyinin, toprağında köle olarak çalışmasını değil, kendi toprağında çalışmasını istemiş bir adam. Payitahta oturabilecek tüm hakları eline geçirmişken ve kendisinden bu beklenirken, vazgeçip parlementer demokrasinin temellerini atmış bir adam.
80 yıl önce yaptığı bu olağanüstü devrim yüzünden mi suçlu şu andaki halimizden ?
Neden şu anda holdingleşme ya da kapitalizm'in yükü bu adama yükleniyor ? Devletçilik politikası bu adamın değil de başka birine mi ait ? (tam tersi bu adama karşı gelen günümüzün liderleri holdinglere sattılar devlete ait olan kaynakları.)
bu ülkenin takkecileri islami bir devlet istediği için nesnel olamıyorlar. ve sanki osmanlı devletinde herşey yolunda gidiyormuş da bu adam gelmiş ve son vermiş gibi bir hava estirmeye çalışıyorlar.
halk cahil yutuyor tabii.
bu ülkenin komünistleri tamamen hayal dünyasında yaşıyor. neredeyse sanayinin olmadığı ve bu yüzden işçi sınıfının hiç olmadığı bir ülkede sosyalist devrim beklediler ki şu anda bile bu ülkenin halkı bu seviyede değil.
"padişahım çok yaşa" diyen bir halkı sen daha demokrasiyi tanıtmaya çalışırken nasıl olur da karl marx'ı anlamalarını bekleyebilirsin ?
hala biat kültürünü atabilmiş bile değiliz üzerimizden.
ve tarihin görmüş olduğu en büyük komutanlardan ve devrimcilerden olan bu adamın değerini halkı bilmiyor.
ilahi adalet yerini bulacak ancak halk o kadar cahil ki... pişman bile olmayacaklar. çünkü bunun vebalini de ona yükleyecekler...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar