bugün
- donuzlanan başlığıma yazmasın7
- ilkokul bebesine türbanı savunmak40
- manifest dinleyen erkek10
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek40
- cuma namazına gitmek yerine sözlükte takılmak14
- sabahları 2 simit 2 açma 2 poğaça yiyen insan8
- 30 yaş üstü erkeklerin patatese dönmes8
- ağlıyorum sözlük14
- bütün yazarların bir gün öleceklerini düşünmek10
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı19
- ahmet hakan'ın ben böyle yağmur görmedim yazısı9
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı74
- beni seviyor musun sözlük16
- sen farklısın diyen erkek20
- hasidik hanımı2
- platon un mağara alegorisi10
- cuma salatı2
- sözlük ablası16
- anamgile gittiydim bacı gıı diyen kız2
- beşiktaş8
- yazarların sabah kahvaltıları9
- osmanlı dönemiyle gurur duymak7
- 623 000 bin asker kaçağı12
- tulumba tatlısı6
- yavıdiler cumartesi ışık bile açmıyu2
- iddaa oynamayi birakma sebepleri3
- said nursi denilince akla gelen şeyler18
- yüksek enflasyon19
- fon vurgunu15
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı87
- imrandy2
- kant'ın ahlak felsefesinde niyetin önemi3
- dünyanın altı günde yaratılması6
- istanbul'dan uzaklarda2
- volvo ex303
- iltica23
- köpeği hakaret olarak kullanmak13
- ayrıldık36
- günaydın allahın belası sözlük2
- 210 olduğunu iddia eden sözlük beyinin 158 çıkması4
- evde çiçek yetiştiren erkek19
- ikinci kez sünnet olmak11
- abd israil vs türkiye farkı18
- arkadaşlar size bi soru sorucam56
- lig on altıncısından altı yemek6
- gay diyerek hakaret ettiğini sanan insan10
- fon skandalı yasa teklifinin komisyonda kabulü3
- istanbul mahvoldu19
- queen ravenna ve gücü7
- cinler bilinçaltı karanlığında yaşamaktadır7
24 ocak kararları devrimci güçler tarafından deşifre edilmişti ve bu kararlara karşı ciddi bir halk muhalefeti başlamıştı.
ama bir yandan da kararlar meclisten geçmek zorundaydı. çünkü birileri öyle buyuruyordu. halk sefalete biraz daha mahkum edilmeliydi.
türkiye'de faşizme karşı ciddi bir mücadelenin verildiği, sokak çatışmalarının sık yaşandığı, her gün ölü haberleri duyulduğu bir dönemdi. sağ sol çatışması deyip geçmek, gerzekçe bir yaklaşımdır. sağ taraf olarak algılanan taraf, devletin köpekliğini yapmakta, devlet tarafından beslenmekte idi.
sol taraf ise, halkı için halkı ile birlikte mücadele edenlerden ibaretti. devlete karşı!!
bahane hazır idi. sağ sol çatışması.
bir darbe olacağının tespiti devrimci yol dergisinde, darbeden 1 sene önce yapıldı. tkp başta olmak üzere, bütün sol cenah darbe tespitini devrimci yol'un korkaklığı olarak nitelendirdi ne yazık ki, hiç bir önlem alınmadı, birleşik cephe bu tespit yapıldığında kurulabilse idi, faşist darbenin etkisi bu kadar güçlü olmayacak, postalları ile halkı bu denli ezemeyecekti faşistler.
darbe oldu!!
nokta operasyonu ile fatsadan başlatıldı darbe, terzi fikri'nin tutuklanması gerekmekteydi. çünkü demirele göre öoruma değil, fatsaya bakmak lazımdı.
sonra faşist darbe ülkenin dört bir yanını sardı.
sağcı ve solcu bir çok insan işkencelerden geçtiler.
sağcılar ve solcular işkencelerden geçerken islamcı cenah yüzünde kocaman bir sırıtma ile çatır çatır yazılar yayınlıyor, darbeyi yapan faşist generallerin götünü yalıyordu.
ne mi yazıyorlardı dergilerinde?
muhakkak ki, ülkemizi içine düştüğü bu kaos ortamından kurtaran komutanlarımız cennete gideceklerdir.
imza: fettullah gülen
sağcılardan asılanlar da oldu, göstermelik rakamlar ile, keza insan ölümü, cinayet ve idam rakamlar ile tarif edildiğinde çok mide bulandırır. ama faşist darbeyi yapanların amacı şu idi, aşağıdan bir kaç kulu feda edebiliriz, solcuları katlederken, ülkedeki muhalefet damarını ezerken, bir kaç sağcı gencin lafımı olur. demokrat gibi davranmalı ve bak onlardan da ceza çekenler var demeliyiz.
sağcılar yıllarca darbe sonrası, mazlum edebiyatı yaptılar. çok çektik valla, oyuna geldik falan.
kendilerini darbenin mağduru ilan ettiler ki, yaptıkları tek doğru tespit bu idi. evet darbenin gerçek mağdurları idiler onlar.
çünkü fikirleri iktidar da idi ama kendileri hapishanelerde, işkence tezgahlarında idam sehpalarında idiler. peki ne için dövüşmüşlerdi onlar? fikirleri iktidara gelsin diye, ee gelmişti işte, sorun neydi? niye onlar işkence görüyorlardı.
sol cenah asla mağdur edebiyatı yapmadı ve kendisini darbenin mağduru olarak tanımlamadı.
çünkü onlar bu faşist darbenin muhatabı idiler. darbe onları susturmak, varlıklarını ezmek ve böylece halka giydirilmeye çalışılan yeni sürecin önünde oluşması güçlü ihtimal bir toplumsal muhalefet tabanının önünü kesmekti.
solcular, verdikleri devrim mücadelesinde, ölümü göze almışlardı, bilerek çıkmışlardı yola, kendi iradeleri ile. işte bundan mağdur olma durumu yoktu ortada. muhatap olma durumu vardı.
sonra yıllardan 2010 oldu, darbeyi yapanlar hiç bir hükümet sırasında yargılanmadı, hatta yargılanma kelimesi ağza alınmadı. ki bu ülke o dönem işkence gören sağcıların hükümetini de gördü bu süreçte, dincilerin hükümetini de.
şimdi o dönemin ağzından salyalar akarak, darbecileri kutsayanları, çıkmış karşımıza ağlayarak diyorlar ki erdal erene yazık..
allah belanızı versin diyeceğim keza allaha inanmayan biriyim. demiyorum.
ağzınıza aldığınız devrimci isimlerini zikrederken durun düşünün lan bi, sizin cürmünüz yetmez onlar için göz yaşı dökmeye.
neymiş anayasa paketine evet demek 1980 darbesi ile hesaplaşmakmış, kimi kandırıyorsun lan sen?
derler adama.
ama bir yandan da kararlar meclisten geçmek zorundaydı. çünkü birileri öyle buyuruyordu. halk sefalete biraz daha mahkum edilmeliydi.
türkiye'de faşizme karşı ciddi bir mücadelenin verildiği, sokak çatışmalarının sık yaşandığı, her gün ölü haberleri duyulduğu bir dönemdi. sağ sol çatışması deyip geçmek, gerzekçe bir yaklaşımdır. sağ taraf olarak algılanan taraf, devletin köpekliğini yapmakta, devlet tarafından beslenmekte idi.
sol taraf ise, halkı için halkı ile birlikte mücadele edenlerden ibaretti. devlete karşı!!
bahane hazır idi. sağ sol çatışması.
bir darbe olacağının tespiti devrimci yol dergisinde, darbeden 1 sene önce yapıldı. tkp başta olmak üzere, bütün sol cenah darbe tespitini devrimci yol'un korkaklığı olarak nitelendirdi ne yazık ki, hiç bir önlem alınmadı, birleşik cephe bu tespit yapıldığında kurulabilse idi, faşist darbenin etkisi bu kadar güçlü olmayacak, postalları ile halkı bu denli ezemeyecekti faşistler.
darbe oldu!!
nokta operasyonu ile fatsadan başlatıldı darbe, terzi fikri'nin tutuklanması gerekmekteydi. çünkü demirele göre öoruma değil, fatsaya bakmak lazımdı.
sonra faşist darbe ülkenin dört bir yanını sardı.
sağcı ve solcu bir çok insan işkencelerden geçtiler.
sağcılar ve solcular işkencelerden geçerken islamcı cenah yüzünde kocaman bir sırıtma ile çatır çatır yazılar yayınlıyor, darbeyi yapan faşist generallerin götünü yalıyordu.
ne mi yazıyorlardı dergilerinde?
muhakkak ki, ülkemizi içine düştüğü bu kaos ortamından kurtaran komutanlarımız cennete gideceklerdir.
imza: fettullah gülen
sağcılardan asılanlar da oldu, göstermelik rakamlar ile, keza insan ölümü, cinayet ve idam rakamlar ile tarif edildiğinde çok mide bulandırır. ama faşist darbeyi yapanların amacı şu idi, aşağıdan bir kaç kulu feda edebiliriz, solcuları katlederken, ülkedeki muhalefet damarını ezerken, bir kaç sağcı gencin lafımı olur. demokrat gibi davranmalı ve bak onlardan da ceza çekenler var demeliyiz.
sağcılar yıllarca darbe sonrası, mazlum edebiyatı yaptılar. çok çektik valla, oyuna geldik falan.
kendilerini darbenin mağduru ilan ettiler ki, yaptıkları tek doğru tespit bu idi. evet darbenin gerçek mağdurları idiler onlar.
çünkü fikirleri iktidar da idi ama kendileri hapishanelerde, işkence tezgahlarında idam sehpalarında idiler. peki ne için dövüşmüşlerdi onlar? fikirleri iktidara gelsin diye, ee gelmişti işte, sorun neydi? niye onlar işkence görüyorlardı.
sol cenah asla mağdur edebiyatı yapmadı ve kendisini darbenin mağduru olarak tanımlamadı.
çünkü onlar bu faşist darbenin muhatabı idiler. darbe onları susturmak, varlıklarını ezmek ve böylece halka giydirilmeye çalışılan yeni sürecin önünde oluşması güçlü ihtimal bir toplumsal muhalefet tabanının önünü kesmekti.
solcular, verdikleri devrim mücadelesinde, ölümü göze almışlardı, bilerek çıkmışlardı yola, kendi iradeleri ile. işte bundan mağdur olma durumu yoktu ortada. muhatap olma durumu vardı.
sonra yıllardan 2010 oldu, darbeyi yapanlar hiç bir hükümet sırasında yargılanmadı, hatta yargılanma kelimesi ağza alınmadı. ki bu ülke o dönem işkence gören sağcıların hükümetini de gördü bu süreçte, dincilerin hükümetini de.
şimdi o dönemin ağzından salyalar akarak, darbecileri kutsayanları, çıkmış karşımıza ağlayarak diyorlar ki erdal erene yazık..
allah belanızı versin diyeceğim keza allaha inanmayan biriyim. demiyorum.
ağzınıza aldığınız devrimci isimlerini zikrederken durun düşünün lan bi, sizin cürmünüz yetmez onlar için göz yaşı dökmeye.
neymiş anayasa paketine evet demek 1980 darbesi ile hesaplaşmakmış, kimi kandırıyorsun lan sen?
derler adama.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar