bugün
- sözlük kızlarının kekleri22
- gülerken ısınarak terleyip pasta kokan kız7
- ak partililerin apoya villa yaptırması37
- dantelli sütyen takan erkek11
- kürdistan5
- türk açılımı5
- erkekle kadının arkadaş olması5
- nil karaibrahimgil dinleyen erkek5
- neme lazım diyen erkek6
- kitap kurdu erkeklerin hiç osurmaması3
- sen dost ararsan koş mevlana ya3
- betray me masklavi frank lucas kerhaneci yagmurcu4
- filenin sultanları'nın siklenmemesi4
- dindarların çoğunun fakir olması7
- klip çekmesinler diye boş fabrikaya köpek bağlamak3
- yesene beni diyen kız9
- müstehcenlik soruşturmaları4
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı8
- bir lahmacuncunun yapabileceği en kırıcı hareket3
- mehdi'nin türkiye'yi en ileri götüreceği gerçeği2
- 19 eylül 20263
- renault toros4
- kıyıcı yazarlar2
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak8
- diyarbakır2
- ölümden korkuyor musunuz17
- ufuksal yönelimler2
- taşacak bu deniz dizisi3
- sayın mod arkadaşlar2
- amed erxeni2
- feto'nun kamu gizli yapılanmasına operasyon3
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek9
- ölüm korkusundan ölmek3
- palamut7
- intihar düşüncesi7
- az gelişmiş ülkeler2
- kahve kupasını iki elle tutup camdan bakan erko2
- anın görüntüsü22
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- insanın hayvandan koptuğu özgürlük eşiği2
- bara giden erkeğin asıl amacı12
- eyes wide shut2
- abdullah öcalan'a villa yapılması2
- 2026 sonbaharında izmir3
- ayı dövmenin aslında zor olmaması11
- illüminati ve grup sex ayinleri4
- bursa daki iskender festivalindeki görüntüler2
- matrix te yaşadığımız gerçeği8
- sözlük kızları dertleşiyor3
erik gerets e mektup
budur;
sayın gerets; 2005-2006 yılında galatasaray'ı georghe hagi'den devraldınız. o dönemlerde sizi çok eleştirenler, yerden yere vuranlar oldu. devre arasına bile kalmadan gideceğinizi söylediler. siz ise, bu söylenenlere aldırış eteden kısa sürede takımı toparladınız. çekirdek kadroyu bozmadan, gençlere şans vererek takımı yüksek seviyelere taşıdınız. şans verdiğiniz gençlerin, takımı 2005-2006 yılı şampiyonluğuna götüren, kritik, taktir edilmesi gereken katkıları oldu. size 2005-2006 sezonundaki galatasaray için ne kadar teşekkür etsek azdır. fakat;
bu sene neredeyse hem siz, hem galatasaray, tamamen değiştiniz. galatasaray son yılardaki en kötü maçlarını oynamaya başladı. bizim için kritik bir bordeaux mücadelesinde, 4 maçta gol atamamış, 1 puan-ki onu da bizden- toplamış bir bordeaux maçındaki oyununuzu ve galatasaray'ı değerlendirmek isterim;
öncelikle sezon başında, galatasaray'ın bütçesi göz önüne alındığında, başarılı sayılabilecek transferler yapıldı. kimdi bunlar;
Okan Buruk
Mehmet Topal
Marcelo Adrian Carrusca
Emre Aşık*
Junichi Inamoto
Tolga Seyhan
bordeaux maçını ele alayım. amç kadrosu şöyle;
Mondragon, Song, Tolga Seyhan, Cihan, Hasan Şaş, Inamoto, Sabri, iliç, Ayhan, Arda, Hakan Şükür
tolga seyhan: hazırlık maçlarında bile oynamamış bir futbolcu. doğrudan şampiyonlar ligi maçına alınıyor. maçta topa vuramaması ve rakibe kazandırması ile, bir gole mal oluyor. kendisi ile aynı mevkide oynayan emre aşık da kendisiyle aynı kaderi paylaşıyor. o da neredeyse hiç oynatılmadı.
cihan haspolatlı: fatih terim döneminde, defansif orta saha cihan, sağ bek yapılırken, bu kez, bu maçta da sol bek oynatılıyor. maçta ise, sürekli adam kaçırıyor, dönemiyor, müdahale edemiyor. sol bekte oynayan diğer futbolcular; orhan ak ve ferhan öztorun.
sabri: galatasaray'da kaç senedir topa vurmayı, orta açmayın öğrenemeyen tek futbolcu varsa o da sabri'dir. topa abanmaktan başka bildiği bir şey yok. tamam koşuyor. ama koşunca da ne top çalabiliyor ne orta açabiliyor.
inamoto: takıma ısınamamış, defansif orta sahaya da yakışmayan bir futbolcu. aynı mevkide okan buruk yedek bekliyor. top yapabilen bir takımmışız gibi defansif orta sahada ayhan'la beraber o mevkide iki kişi oynuyorlar. ikisi de, günümüz defansif orta sahasına uygun, appiah'ın bir örnek oluşturabileceği, top çalan, hızlı, ofansa da katkıları olan oyuncular değiller.
arda: genç olmasından dolayı, 90 dakikalık maç temposunu kaldıramıyor. fakat; buna çözüm olarak aynı mevkide oynadığı carrusca ile değişmeli oynatılabilecekken, carrusca hiç oynatılmayıp, arda'ya aşırı maç temposu yükleniyor.
ve hakan şükür: 35 yaşındaki, bir zamanların efsanevi oyuncusu, ersun yanal'ı haklı çıkartmak istercesine oynuyor. sanki havadan orta yapılabiliyormuş gibi, kendisine gelen 2-3 ortayı da, maç boyunca harcıyor. pres, koşmak, rakibe basmak gibi kavramları bitmiş. toptan kaçıyor. gözümüzün önünde günden güne çürüyor. ve sadece kafa toplarında kullanılabilecek, çift forvette düşünülebilecek bu adam, tek forvet oynuyor. yedekleri, necati formsuz, ümit karan ve hasan kabze ise oynatılmıyor.
değişiklikler de şöyle yapılıyor;
iliç-Ümit Karan: oyuna ümit karan alınarak forvetteki açık kapatılmak istenirken, orta yapamayan orta saha, iliç'in çıkmasıyla daha da çöküyor.
Hakan Şükür-Mehmet Topal: bu kez, orta sahada oluşan açık kapatılmak isteniyor. fakat; bu kez de forvet hattı bozuluyor. gol gereken maçta, golcü oyundan alınıyor.
Hasan Şaş-ergün: maçın belki de en komik değişikliği. maçın en iyi oyuncularından hasan şaş oyundan çıkarılıyor ve yerine kondisyonu kalmamış, haftalardır, hatta aylardır oynamamış ergün alınıyor. orta saha çıkarılıp yine orta saha alınıyor.
peki şunlara bir göz atalım;
Mehmet Güven
Ferhat Öztorun
Aydın Yılmaz
Özgürcan Özcan
Oğuz Sabankay
aralarında, geçen sezon zaferin mimarı olmuş, ferhat, aydın gibi oyuncular bulunan, paf takımda fırtınalar estiren bu gençler, değil ligde, türkiye kupasında bile oynatılmıyor.
biz ne senden, ne futbolculardan çok şey istemiyoruz sayın gerets. sen bu takımı geçen seneki gibi yönet, futbolcular da geçen seneki gibi oynasınlar yeter. biz nasıl, bu takımı 3-0 yenik iken, galibiyet umudu ile izleyebiliyorsak, uefa kupasını hatırladığımızda hala gözlerimiz doluyorsa, siz de o kadrolar, o galatasaray için oynayın. siz galasaray gibi oynayın yeter ki; 5-0 yenilsek de, hakem taraflı da yönetse, alnımız açık, gururla gezelim. yeter ki siz; galatasaray gibi oynayın.
budur;
sayın gerets; 2005-2006 yılında galatasaray'ı georghe hagi'den devraldınız. o dönemlerde sizi çok eleştirenler, yerden yere vuranlar oldu. devre arasına bile kalmadan gideceğinizi söylediler. siz ise, bu söylenenlere aldırış eteden kısa sürede takımı toparladınız. çekirdek kadroyu bozmadan, gençlere şans vererek takımı yüksek seviyelere taşıdınız. şans verdiğiniz gençlerin, takımı 2005-2006 yılı şampiyonluğuna götüren, kritik, taktir edilmesi gereken katkıları oldu. size 2005-2006 sezonundaki galatasaray için ne kadar teşekkür etsek azdır. fakat;
bu sene neredeyse hem siz, hem galatasaray, tamamen değiştiniz. galatasaray son yılardaki en kötü maçlarını oynamaya başladı. bizim için kritik bir bordeaux mücadelesinde, 4 maçta gol atamamış, 1 puan-ki onu da bizden- toplamış bir bordeaux maçındaki oyununuzu ve galatasaray'ı değerlendirmek isterim;
öncelikle sezon başında, galatasaray'ın bütçesi göz önüne alındığında, başarılı sayılabilecek transferler yapıldı. kimdi bunlar;
Okan Buruk
Mehmet Topal
Marcelo Adrian Carrusca
Emre Aşık*
Junichi Inamoto
Tolga Seyhan
bordeaux maçını ele alayım. amç kadrosu şöyle;
Mondragon, Song, Tolga Seyhan, Cihan, Hasan Şaş, Inamoto, Sabri, iliç, Ayhan, Arda, Hakan Şükür
tolga seyhan: hazırlık maçlarında bile oynamamış bir futbolcu. doğrudan şampiyonlar ligi maçına alınıyor. maçta topa vuramaması ve rakibe kazandırması ile, bir gole mal oluyor. kendisi ile aynı mevkide oynayan emre aşık da kendisiyle aynı kaderi paylaşıyor. o da neredeyse hiç oynatılmadı.
cihan haspolatlı: fatih terim döneminde, defansif orta saha cihan, sağ bek yapılırken, bu kez, bu maçta da sol bek oynatılıyor. maçta ise, sürekli adam kaçırıyor, dönemiyor, müdahale edemiyor. sol bekte oynayan diğer futbolcular; orhan ak ve ferhan öztorun.
sabri: galatasaray'da kaç senedir topa vurmayı, orta açmayın öğrenemeyen tek futbolcu varsa o da sabri'dir. topa abanmaktan başka bildiği bir şey yok. tamam koşuyor. ama koşunca da ne top çalabiliyor ne orta açabiliyor.
inamoto: takıma ısınamamış, defansif orta sahaya da yakışmayan bir futbolcu. aynı mevkide okan buruk yedek bekliyor. top yapabilen bir takımmışız gibi defansif orta sahada ayhan'la beraber o mevkide iki kişi oynuyorlar. ikisi de, günümüz defansif orta sahasına uygun, appiah'ın bir örnek oluşturabileceği, top çalan, hızlı, ofansa da katkıları olan oyuncular değiller.
arda: genç olmasından dolayı, 90 dakikalık maç temposunu kaldıramıyor. fakat; buna çözüm olarak aynı mevkide oynadığı carrusca ile değişmeli oynatılabilecekken, carrusca hiç oynatılmayıp, arda'ya aşırı maç temposu yükleniyor.
ve hakan şükür: 35 yaşındaki, bir zamanların efsanevi oyuncusu, ersun yanal'ı haklı çıkartmak istercesine oynuyor. sanki havadan orta yapılabiliyormuş gibi, kendisine gelen 2-3 ortayı da, maç boyunca harcıyor. pres, koşmak, rakibe basmak gibi kavramları bitmiş. toptan kaçıyor. gözümüzün önünde günden güne çürüyor. ve sadece kafa toplarında kullanılabilecek, çift forvette düşünülebilecek bu adam, tek forvet oynuyor. yedekleri, necati formsuz, ümit karan ve hasan kabze ise oynatılmıyor.
değişiklikler de şöyle yapılıyor;
iliç-Ümit Karan: oyuna ümit karan alınarak forvetteki açık kapatılmak istenirken, orta yapamayan orta saha, iliç'in çıkmasıyla daha da çöküyor.
Hakan Şükür-Mehmet Topal: bu kez, orta sahada oluşan açık kapatılmak isteniyor. fakat; bu kez de forvet hattı bozuluyor. gol gereken maçta, golcü oyundan alınıyor.
Hasan Şaş-ergün: maçın belki de en komik değişikliği. maçın en iyi oyuncularından hasan şaş oyundan çıkarılıyor ve yerine kondisyonu kalmamış, haftalardır, hatta aylardır oynamamış ergün alınıyor. orta saha çıkarılıp yine orta saha alınıyor.
peki şunlara bir göz atalım;
Mehmet Güven
Ferhat Öztorun
Aydın Yılmaz
Özgürcan Özcan
Oğuz Sabankay
aralarında, geçen sezon zaferin mimarı olmuş, ferhat, aydın gibi oyuncular bulunan, paf takımda fırtınalar estiren bu gençler, değil ligde, türkiye kupasında bile oynatılmıyor.
biz ne senden, ne futbolculardan çok şey istemiyoruz sayın gerets. sen bu takımı geçen seneki gibi yönet, futbolcular da geçen seneki gibi oynasınlar yeter. biz nasıl, bu takımı 3-0 yenik iken, galibiyet umudu ile izleyebiliyorsak, uefa kupasını hatırladığımızda hala gözlerimiz doluyorsa, siz de o kadrolar, o galatasaray için oynayın. siz galasaray gibi oynayın yeter ki; 5-0 yenilsek de, hakem taraflı da yönetse, alnımız açık, gururla gezelim. yeter ki siz; galatasaray gibi oynayın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar