bugün
- osuruktan şiirler41
- okul kıyafeti zorunluluğu5
- herşeye x projesi diyip rahatlıyoruz2
- adana kebap7
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı16
- gece pencereyi açık unutup yatmak2
- kanal ayarlama 1500 lira11
- açılım5
- irfan can kahveci3
- sözlükten soğuma nedenleri17
- ben geldim kerkenezler18
- devletin temeli adalettir9
- claudian clouds22
- iyi parti17
- marmara denizi ne yapay ay yıldızlı iki ada2
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- simko315
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- velvet'in aylık geliri6
- kısır9
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- alttaki yazara motto ver16
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- 777 diyen erkolar8
- küçük sürprizler yapmak5
- çerçeve yasa33
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener4
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- yeni anayasa4
- amedspor14
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- akrep burcu kini8
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler27
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- mini elbise4
- şeytanın insanlardan ders alması4
- yazarların özel mesaj sayıları5
- zorunlu eğitim9
- üsteki yazara güzel bir şey söyle10
- aleksey batrakov12
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi9
- gollumun gözü yüzükte6
- sözlük ırkçıları8
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı13
- saçını pembeye boyayan erkek6
dostum, göründüğüm gibi değilim. görünüş sadece giydiğim bir elbisedir. senin sorgularından beni, benim kayıtsızlığımdan seni koruyan, özenle örülmüş bir elbise.
benim içimdeki 'ben', dostum, sessizlik içinde oturur, sonsuzluğa dek kalacak orada, doyulmaz, erişilmez.
ne söylediklerime inanmanı, ne de yaptıklarıma güvenmeni isterim- çünkü sözlerim senin aklından geçenlerin dile getirilmesinden, yaptıklarımsa umutlarının eylemleştirilmesinden başka bir şey değildir.
'rüzgar doğuya esiyor' dediğin zaman 'evet, doğuya esiyor' derim: çünkü düşüncelerimin rüzgarda değil, deniz üzerinde dolaştığını bilesin istemem.
denizlerde gezen düşüncelerimi anlayamazsın, zaten anlamanı da istemem. bırak denizimle başbaşa kalayım.
senin için gündüz olduğu zaman dostum, benim için gecedir: böyle olsa da ben yeşil tepelere değerek oynayan öyle vaktini, vadiden süzülen mor gölgeleri anlatırım; çünkü sen ne karanlığımın türkülerini duyabilir, ne de yıldızlara çarpan kanatlarımı görebilirsin-görmemenden, duymamandan hoşnudum ben. bırak gecemle başbaşa kalayım.
sen cennetine yükselirken ben cehennemime inerim- o zaman bile bu ulaşılmaz uçurumu ötesinden bana seslenirsin,'arkadaşım, yoldaşım' ben de sana seslenirim, 'yoldaşım, arkadaşım'-çünkü cehennemimi görmeni istemem. alevler görüşünü yakacak, duman burnuna dolacaktı. senin gelmeni istemeyecek kadar çok severim cehennemimi.bırak, cehennemimle başbaşa kalayım.
sen gerçeği, güzeli, doğruluğu seversin; ben de sen hoşnut olasın diye bunları sevmenin yerinde ve iyi olduğunu söylerim ama içimden senin sevgine gülerim. gene de gülüşümü göresin istemem. bırak kahkahalarımla başbaşa kalayım.
dostum, sen iyi, ihtiyatlı, akıllısın; hayır sen eksiksizsin- ben de seninle ölçülü ve düşünerek konuşurum. oysa ben deliyim. ama gizliyorum deliliğimi. bırak deliliğimle başbaşa kalayım.
dostum, sen benim dostum değilsin, ama ben bunu sana nasıl anlatacağım? benim yolum senin yolun değil, gene de birlikte yürüyoruz elele.
Halil Cibran
benim içimdeki 'ben', dostum, sessizlik içinde oturur, sonsuzluğa dek kalacak orada, doyulmaz, erişilmez.
ne söylediklerime inanmanı, ne de yaptıklarıma güvenmeni isterim- çünkü sözlerim senin aklından geçenlerin dile getirilmesinden, yaptıklarımsa umutlarının eylemleştirilmesinden başka bir şey değildir.
'rüzgar doğuya esiyor' dediğin zaman 'evet, doğuya esiyor' derim: çünkü düşüncelerimin rüzgarda değil, deniz üzerinde dolaştığını bilesin istemem.
denizlerde gezen düşüncelerimi anlayamazsın, zaten anlamanı da istemem. bırak denizimle başbaşa kalayım.
senin için gündüz olduğu zaman dostum, benim için gecedir: böyle olsa da ben yeşil tepelere değerek oynayan öyle vaktini, vadiden süzülen mor gölgeleri anlatırım; çünkü sen ne karanlığımın türkülerini duyabilir, ne de yıldızlara çarpan kanatlarımı görebilirsin-görmemenden, duymamandan hoşnudum ben. bırak gecemle başbaşa kalayım.
sen cennetine yükselirken ben cehennemime inerim- o zaman bile bu ulaşılmaz uçurumu ötesinden bana seslenirsin,'arkadaşım, yoldaşım' ben de sana seslenirim, 'yoldaşım, arkadaşım'-çünkü cehennemimi görmeni istemem. alevler görüşünü yakacak, duman burnuna dolacaktı. senin gelmeni istemeyecek kadar çok severim cehennemimi.bırak, cehennemimle başbaşa kalayım.
sen gerçeği, güzeli, doğruluğu seversin; ben de sen hoşnut olasın diye bunları sevmenin yerinde ve iyi olduğunu söylerim ama içimden senin sevgine gülerim. gene de gülüşümü göresin istemem. bırak kahkahalarımla başbaşa kalayım.
dostum, sen iyi, ihtiyatlı, akıllısın; hayır sen eksiksizsin- ben de seninle ölçülü ve düşünerek konuşurum. oysa ben deliyim. ama gizliyorum deliliğimi. bırak deliliğimle başbaşa kalayım.
dostum, sen benim dostum değilsin, ama ben bunu sana nasıl anlatacağım? benim yolum senin yolun değil, gene de birlikte yürüyoruz elele.
Halil Cibran
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar