bugün
- nervio20
- şizofren denilince akla gelen ilk yazar9
- hangi sözlük kızının eteğinin altındayım4
- tembel avrat böreği5
- sözlük kızlarının kahveleri9
- arkadaşlar galiba kavga var6
- erkeklerin taciz edildiği anlar3
- uludağ sözlük size ne kattı13
- kavga edenlerin hep aynı kişiler olması5
- arkadaşlar moralim çok bozuk3
- etek dikmelik sözlük kızı4
- hasmet ibriktaroglu3
- ne gerek var kavgaya haydi eller havaya3
- şarapçının birden tayyipçi olması7
- şarapçı koala yalnız değildir8
- tayyip bey yaşayan en büyük devrimci liderdir6
- aykolik adamdır4
- fusya semsiyeli yabanci14
- sarapci koala42
- sözlükte yazan ünlüler3
- çomar saldırısı2
- keşan4
- bir kadının en zevk aldığı an5
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı20
- kuş fotoğrafçılığı2
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i7
- dışarıdaki insanların çok iyi olması3
- recep tayyip erdoğan8
- 73m512
- mel mel bey birader2
- friedrich hegel la bi cay icek13
- mutlu ama tekerlek olsun4
- sözlükteki mağara adamları3
- dinen kabul edilir ağlama biçimi3
- amin feryadi2
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci19
- kıvırcık saç8
- yazın anlamının kadın ayağı olması3
- sigara içmeyenleri anlamamak5
- sorgulanmayan eğitim2
- serhat kılıç20
- 4 kez üst üste cumaya gitmemek5
- melissa vargas'dan tokat yemek5
- barbunya2
- sibel canın 35 senedir 35 yaşında gibi görünmesi5
- gece 2 de komşu kızının balkonda seksting yapması4
- sevmediğiniz insanla devamlı karşılaşmak3
- bir kızın aşkı size naptırabilir5
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü13
- 2026 ekonomik krizi2
bu gece/sabah başımdan geçenler ve kafamdan geçenler...
bütün gece uyumadım.
saat 3 gibi "bir film izlemeliyim" dedim kendime.
hemen dvdlerimi aldım elime.
fight club mı izleseydim pulp fiction mu reservoir dogs mu...
pulp fiction u uzun zamandır izlemediğimi anlayıp seçtim.
bu sefer o çantanın içinde ne olduğunu belki anlayabilirdim. *
olmadı yine olmadı...
film bittiğinde hava aydınlanmaya başlıyordu.
hemen bi sigara yakıp balkona koştum ve etrafı izlemeye başladım.
güneş ışıkları apartmanların üst katlarına vuruyordu daha.
sokaklar bomboş.
bikaç belediye aracı yolu filan yıkadı işte. *
sahile doğru süzüldü gözlerim.
bikaç tekne yavaş yavaş açılıyordu.
"sahile inip koşsam mı acaba" diye düşündüm.
sonra nereye kadar koşsam diye düşündüm.
gözlerim bayağı uzağa gitti.
"ohooo hastane burdaysa... bayaa yol varmış lan!" dedim kendime. *
o'na mesaj atayım dedim.
atamadım fakat.
uyuyordu ne de olsa.
hem ne diyecektim?
sahilde koşalım mı?
çıkamazdı ki dışarı.
bunları düşünürken çıksa neler olabileceğine gitti birden aklım.
yine hayallere daldım. (bkz: hayallerde yaşıyor bazı ibneler) *
evinin önüne kadar koşmuşum.
ya da taksiye binip, sana; "koşarak geldim" demişim. *
sahilde yürüyoruz.
kumsala inip ayakkabılarımızı çıkarıyoruz filan.
tıpkı filmlerdeki gibi.
sonra banklara oturup denizi seyrediyoruz.
hiç konuşmadan.
sadece el ele tutuşarak...
tam bunları düşünürken balkon kapısından bir ses duyup kapıya yöneldim.
mutfağın yanından geçiyordum ve ocaktaki yemekleri görüp "hassktir şunları dolaba koyim bozulmasın" dedim.
demez olaydım. *
ilk tencereyi sorunsuzca buzdolabına yerleştirdim.
öteki tencerede bol salçalı makarna vardı. *
tam dolaba götürüyordum ki o lanet olasıca kulp koptu ve bol salçalı makarna yerlere saçıldı.
her yer yağ içindeydi.
o denizi izlerken ki halimden eser yoktu.
sinirlenmiş, küfürler savurur hale gelmiştim. *
bu güzel sabahımın, hayallerimin, sigaramdan aldığım zevkin içine sıçmıştı bir tencere makarna. *
temizlik filan derken acıktığımı farkettim.
fırına inip poğaça alıp kahvaltı yapim dedim.
yaptımda.
her şey tam bir sen eksiktin.
yokluğun en fazla bu gece yordu beni.
bu gece daha fazla kırdı söylediğin sözler.
bu sabah daha çok kapıldım umutsuzluğa.
inanmasan da, inandıramasam da artık,
seni hala seviyorum...
bütün gece uyumadım.
saat 3 gibi "bir film izlemeliyim" dedim kendime.
hemen dvdlerimi aldım elime.
fight club mı izleseydim pulp fiction mu reservoir dogs mu...
pulp fiction u uzun zamandır izlemediğimi anlayıp seçtim.
bu sefer o çantanın içinde ne olduğunu belki anlayabilirdim. *
olmadı yine olmadı...
film bittiğinde hava aydınlanmaya başlıyordu.
hemen bi sigara yakıp balkona koştum ve etrafı izlemeye başladım.
güneş ışıkları apartmanların üst katlarına vuruyordu daha.
sokaklar bomboş.
bikaç belediye aracı yolu filan yıkadı işte. *
sahile doğru süzüldü gözlerim.
bikaç tekne yavaş yavaş açılıyordu.
"sahile inip koşsam mı acaba" diye düşündüm.
sonra nereye kadar koşsam diye düşündüm.
gözlerim bayağı uzağa gitti.
"ohooo hastane burdaysa... bayaa yol varmış lan!" dedim kendime. *
o'na mesaj atayım dedim.
atamadım fakat.
uyuyordu ne de olsa.
hem ne diyecektim?
sahilde koşalım mı?
çıkamazdı ki dışarı.
bunları düşünürken çıksa neler olabileceğine gitti birden aklım.
yine hayallere daldım. (bkz: hayallerde yaşıyor bazı ibneler) *
evinin önüne kadar koşmuşum.
ya da taksiye binip, sana; "koşarak geldim" demişim. *
sahilde yürüyoruz.
kumsala inip ayakkabılarımızı çıkarıyoruz filan.
tıpkı filmlerdeki gibi.
sonra banklara oturup denizi seyrediyoruz.
hiç konuşmadan.
sadece el ele tutuşarak...
tam bunları düşünürken balkon kapısından bir ses duyup kapıya yöneldim.
mutfağın yanından geçiyordum ve ocaktaki yemekleri görüp "hassktir şunları dolaba koyim bozulmasın" dedim.
demez olaydım. *
ilk tencereyi sorunsuzca buzdolabına yerleştirdim.
öteki tencerede bol salçalı makarna vardı. *
tam dolaba götürüyordum ki o lanet olasıca kulp koptu ve bol salçalı makarna yerlere saçıldı.
her yer yağ içindeydi.
o denizi izlerken ki halimden eser yoktu.
sinirlenmiş, küfürler savurur hale gelmiştim. *
bu güzel sabahımın, hayallerimin, sigaramdan aldığım zevkin içine sıçmıştı bir tencere makarna. *
temizlik filan derken acıktığımı farkettim.
fırına inip poğaça alıp kahvaltı yapim dedim.
yaptımda.
her şey tam bir sen eksiktin.
yokluğun en fazla bu gece yordu beni.
bu gece daha fazla kırdı söylediğin sözler.
bu sabah daha çok kapıldım umutsuzluğa.
inanmasan da, inandıramasam da artık,
seni hala seviyorum...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar