bugün
- sözlükte takılan evli barklı yazarların amacı27
- moğolların araplara saldırma nedeni10
- enayimiknatisii25
- 007 dayı12
- 14 ekim 20266
- ilkokul bebesine türbanı savunmak33
- akrabaların içindeki en zengin insan6
- erkeği karizmatik gösteren şeyler23
- dede nine isimleri4
- seks neden ayıptır8
- dün gece intihar eden sözlük yazarı11
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı85
- arkadaşlar hepinizden nefret ediyorum11
- 007'nin ilk 20 dk gol yemezsek iyi yorumu8
- sözlükteki seks tarikatı5
- 14 ekim 2026 halk tv polis baskını27
- deve sidiği içen piç8
- yogartiksen15
- yeni parti'nin halk tv protestosu3
- naruto dayı seni seviyorum7
- yoğurt yapmanın püf noktaları5
- arkadaşlar linçlemeyecekseniz sizce ben8
- yol3
- birisi bakarken işeyememek2
- israilin husilere karşı suudilere katılması7
- erkek yazarların doğum günlerinin kutlanmaması9
- karım çapkınlık yapmama izin veriyor7
- dem terör partisi22
- 24 yaşında el değmemiş çıtır erkek6
- ayyaş piç3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- kapitalizm işçiye sadece lahmacun vaat ediyor5
- gokyuzunun silinen rengi9
- diktatör erdoğan18
- arkadaşlar size bi soru sorucam45
- akp iktidarı13
- 1 milyon lirayı küçümseyen asgari ücretli3
- lambada titreyen alevin üzerini örtmek5
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı8
- dana şırdan2
- hırt sorununa kesin çözüm8
- piç'i azam2
- bedeviden peydah olup bedevi beğenmemek4
- bu sefer kesin vintange kız olacam6
- gocunun finosu4
- uzaylılar neye inanır6
- windows3
- hacı bayram velinin gaybı bilmesi2
- arkadaşlar ben nişanlanıyorum18
- konyalıların özellikleri10
O sabah!
Bir sabah uyandınız. Havada tuhaf bir iç sıkıntısı. içinize doğmuş gibi, önce yanıbaşınızdaki radyonun düğmesine bastınız. Bir Sezen Aksu şarkısı. "Beni unutma!.." Kanalı değiştirdiniz. Orada da Sezen Aksu var: "Haydi gülümse!.."
Kanalları hızla değiştirmeye başladınız... Hep aynı ses... Hep aynı çığlık... Hep aynı şarkılar... Ama sadece şarkılar...
Kimse konuşmuyor aralarda... Kimse bir şey söylemiyor.
Televizyonun uzaktan kumandasına uzandınız. Karşınıza çıkan ilk kanalda daha önce görmediğiniz bir ev... Önünde bekleşenler...
Ekranın altındaki yazıyı okumakta zorlandınız: "Sezen Aksu'nun evinin önünden canlı yayın!..."
Kanalları değiştirdiniz hızla... Yalnızca haber kanalları değil, büyüklü küçüklü bütün kanallarda hep aynı görüntüler...
"Neler oluyor?"
Telefonunuz çalıyor o sırada... "Yarım saattir arıyorum. Ulaşamadım... Haberi duydun değil mi?"
Gerisini dinleyemediniz. Yeniden ekrana baktınız. Ekranın üzerindeki büyük puntolu yazıyı ancak o zaman farkedebildiniz...
"Kaybettik!"
O yazı hep vardı orada, ama siz nedense farketmemiştiniz. Farkedememiştiniz!
Sonra bir telefon, bir telefon daha... Telefonunuza ardı ardına düşen mesajlar. Yollarda bir kurgubilim filminden çıkıp gelmiş derin bir sessizlik yaşanıyor.
Herkes suskun. Ya da herkes durmadan konuşuyor. Herkes birbirine aynı şeyi söylüyor durmadan... Sesler birleşip, kara haberin sözcüklerini içinde barındıran bir gök gürültüsüne dönüşüyor sonra. Ya sessizlikte paylaşılıyor acı; ya gök gürültüsünde... Sessizlikle gök gürültüsü iç içe ya da...
Ya da herkes bir şarkı mırıldanıyor içinden. iş yerine ulaştığınızda tepedeki ekranın karşısında hiç ses etmeden haberleri dinleyen öbek öbek gruplar. Çoğunluğu erkek...
Kızlar, Sezen Aksu şarkılarını çalıyorlar bilgisayarlarında... Ekranlara Sezen Aksu resimleri yerleştirilmiş çoktan.
Hiç kimse anlamlı bir şey söyleyememiş daha birbirine. Buna ihtiyacı var oysa herkesin.
Sonra "o" yaklaşıyor omuzbaşınıza. Fısıldar gibi sesi:
"Biz ne yapacağız şimdi?"
Bir köşeye çekilip bırakıyorsunuz göz yaşlarınızı. Sabahtan beri yüreğinize yumruk gibi tıkanan buydu işte. içinize bir türlü anlatamadığınız buydu: "Yapayalnız kaldık işte. Kimsesiz kaldık..Yapayalnızım. Kimsesizim.. Öksüzüm..Üşüyorum.."
Evet, biz ne yapacağız şimdi... Şarkısı kesilince hayatımızın ve sevdalarımızın... Biz ne yapacağız?
Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar konuşuyor ekranlarda. "Veda" yarın diyorlar... Devlet töreniyle... Bir çok yerde... Bir çok defa... Belli ki uzun sürecek ayrılmak.
Uçaklar, trenler istanbul'a ek seferler koyuyorlar ülkenin dört bir yanından... Almanya'dan Fransa'dan, Hollanda'dan, Amerika'dan mesajlar geliyor: "Bekleyin bizi de!"
Cenaze töreni deniz kenarındaki tarihi meydanda...
Dev bir koro, "Sen ağlama!"yı ağlayarak ve birlikte söylüyor gibi görünse de... Herkes yapayalnız aslında kendi şarkılarında.
Bayrağa sarılı cenazenin önündeki resim altında şöyle yazıyor oysa, onun bir şarkısından alınmış sözcüklerle:
"Hayat, kadere inat... Seni sil baştan yaşayacağım. Ahdım olsun!"
Yüreğin darmadağınık... içinde Sezen Aksu "Perişanım" söylüyor. Gidiyor işte... Kaldık buralarda bir başımıza...
Sezen Aksu'nun "cenaze töreni"ni anlatan kurgusal bir yazı okudunuz.
Şaşırdıysanız ve üzüldüyseniz söyleyelim: Bugünlerde alıp alacağınız en müjdeli haber şudur ki:
Sezen Aksu yaşıyor..
Derin bir nefes alıp şükredin halinize.. Hayatı onunla paylaşmaya devam ediyoruz işte... Yalnız değiliz.
Aşka ve hayata dair şüphelerle geçip giden günlerde; "yaşarmış gibi,severmiş gibi" akan zamanlarda; "mış gibi,miş gibi" yaparken hepimiz, o yine "taş"gibi çarpıyor hayata ve aşka...
O yaşıyor... Biz yaşıyoruz!..
Ali Kirca 22.02.2005 Sabah Gazetesi
Bir sabah uyandınız. Havada tuhaf bir iç sıkıntısı. içinize doğmuş gibi, önce yanıbaşınızdaki radyonun düğmesine bastınız. Bir Sezen Aksu şarkısı. "Beni unutma!.." Kanalı değiştirdiniz. Orada da Sezen Aksu var: "Haydi gülümse!.."
Kanalları hızla değiştirmeye başladınız... Hep aynı ses... Hep aynı çığlık... Hep aynı şarkılar... Ama sadece şarkılar...
Kimse konuşmuyor aralarda... Kimse bir şey söylemiyor.
Televizyonun uzaktan kumandasına uzandınız. Karşınıza çıkan ilk kanalda daha önce görmediğiniz bir ev... Önünde bekleşenler...
Ekranın altındaki yazıyı okumakta zorlandınız: "Sezen Aksu'nun evinin önünden canlı yayın!..."
Kanalları değiştirdiniz hızla... Yalnızca haber kanalları değil, büyüklü küçüklü bütün kanallarda hep aynı görüntüler...
"Neler oluyor?"
Telefonunuz çalıyor o sırada... "Yarım saattir arıyorum. Ulaşamadım... Haberi duydun değil mi?"
Gerisini dinleyemediniz. Yeniden ekrana baktınız. Ekranın üzerindeki büyük puntolu yazıyı ancak o zaman farkedebildiniz...
"Kaybettik!"
O yazı hep vardı orada, ama siz nedense farketmemiştiniz. Farkedememiştiniz!
Sonra bir telefon, bir telefon daha... Telefonunuza ardı ardına düşen mesajlar. Yollarda bir kurgubilim filminden çıkıp gelmiş derin bir sessizlik yaşanıyor.
Herkes suskun. Ya da herkes durmadan konuşuyor. Herkes birbirine aynı şeyi söylüyor durmadan... Sesler birleşip, kara haberin sözcüklerini içinde barındıran bir gök gürültüsüne dönüşüyor sonra. Ya sessizlikte paylaşılıyor acı; ya gök gürültüsünde... Sessizlikle gök gürültüsü iç içe ya da...
Ya da herkes bir şarkı mırıldanıyor içinden. iş yerine ulaştığınızda tepedeki ekranın karşısında hiç ses etmeden haberleri dinleyen öbek öbek gruplar. Çoğunluğu erkek...
Kızlar, Sezen Aksu şarkılarını çalıyorlar bilgisayarlarında... Ekranlara Sezen Aksu resimleri yerleştirilmiş çoktan.
Hiç kimse anlamlı bir şey söyleyememiş daha birbirine. Buna ihtiyacı var oysa herkesin.
Sonra "o" yaklaşıyor omuzbaşınıza. Fısıldar gibi sesi:
"Biz ne yapacağız şimdi?"
Bir köşeye çekilip bırakıyorsunuz göz yaşlarınızı. Sabahtan beri yüreğinize yumruk gibi tıkanan buydu işte. içinize bir türlü anlatamadığınız buydu: "Yapayalnız kaldık işte. Kimsesiz kaldık..Yapayalnızım. Kimsesizim.. Öksüzüm..Üşüyorum.."
Evet, biz ne yapacağız şimdi... Şarkısı kesilince hayatımızın ve sevdalarımızın... Biz ne yapacağız?
Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar konuşuyor ekranlarda. "Veda" yarın diyorlar... Devlet töreniyle... Bir çok yerde... Bir çok defa... Belli ki uzun sürecek ayrılmak.
Uçaklar, trenler istanbul'a ek seferler koyuyorlar ülkenin dört bir yanından... Almanya'dan Fransa'dan, Hollanda'dan, Amerika'dan mesajlar geliyor: "Bekleyin bizi de!"
Cenaze töreni deniz kenarındaki tarihi meydanda...
Dev bir koro, "Sen ağlama!"yı ağlayarak ve birlikte söylüyor gibi görünse de... Herkes yapayalnız aslında kendi şarkılarında.
Bayrağa sarılı cenazenin önündeki resim altında şöyle yazıyor oysa, onun bir şarkısından alınmış sözcüklerle:
"Hayat, kadere inat... Seni sil baştan yaşayacağım. Ahdım olsun!"
Yüreğin darmadağınık... içinde Sezen Aksu "Perişanım" söylüyor. Gidiyor işte... Kaldık buralarda bir başımıza...
Sezen Aksu'nun "cenaze töreni"ni anlatan kurgusal bir yazı okudunuz.
Şaşırdıysanız ve üzüldüyseniz söyleyelim: Bugünlerde alıp alacağınız en müjdeli haber şudur ki:
Sezen Aksu yaşıyor..
Derin bir nefes alıp şükredin halinize.. Hayatı onunla paylaşmaya devam ediyoruz işte... Yalnız değiliz.
Aşka ve hayata dair şüphelerle geçip giden günlerde; "yaşarmış gibi,severmiş gibi" akan zamanlarda; "mış gibi,miş gibi" yaparken hepimiz, o yine "taş"gibi çarpıyor hayata ve aşka...
O yaşıyor... Biz yaşıyoruz!..
Ali Kirca 22.02.2005 Sabah Gazetesi
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar